ZÜBEYİR  YİĞİT

ZÜBEYİR YİĞİT

SAVAŞI ÇIĞLIKLARI ve PARLATILMIŞ HİZMETKARLAR

Dünyanın yeniden şekillendiği şu günlerde. Sykes-Picot anlaşmasının hortlatılmaya çalışıldığı, 3 Dünya Savaşının çıkacağının vurgulandığı şu günlerde. Türk Milleti olarak,  herhangi bir devletin sınırları içinde yaşayan vatandaşları ile ilgili herhangi bir art niyetimiz yoktur. 

Ülkemizde yaşayan farklı etnik, dini ve dünya görüşüne sahip olmasına rağmen ülke toprağının kutsiyetine inanmış, herhangi bir yurttaşımızın bu sınırlar içinde rahatsız edilmeden, farklılıkların zenginlik olarak görülmesiyle “et tırnak” misali yaşama arzusuna saygımız sonsuzdur. Herkesin de buna saygı duyması gerekir.

Devletin içindeki (belki de) Türk ve Müslüman olmayıp, hangi ülkenin ajanı olduğunu bilmediğimiz zararlı kuvvetler mevcut olabilir. Bu zararlı kuvvetler halkın en gerçek en tabii ve en kutsal eğilimlerini kendi menfaatleri doğrultusunda yönlendirebilirler. Bazı etnik gruplarla zaman zaman ters düşsek te iş başa düştüğünde koyun koyuna aynı mezarda yatmaya razı olduğumuzu vatan uğruna nasıl ölündüğünü gösterdik bütün dünyaya. Zaten bunu gördükleri günden itibaren aramızda nifak tohumları ekmiyorlar mı? (Vatan için nasıl ölünür Çanakkale Destanında mevcuttur.)

Sağ-sol fark etmez, basının, basit ve ciddiyetten uzak bir hadiseyi büyütüp birkaç gün içinde önemli bir devlet meselesi haline getirmeyi kolaylıkla becerdiği şu günlerde, tek yanlı, yalancı basının maskaralığına inanmak yerine gördüğümüz gerçeklere inanmayı tercih etmek, vatan ve vatandaşlık görevidir.

Bu tür basının, bu koca milletin kafasıyla, aklıyla, onuruyla alay etmesi alçaklıktır. Bu şerefli koca milleti ve geleceği kendi düşünceleri doğrultusunda yönlendirmesi abesle iştigalken, yani asli görevini bilerek yanlış yaparken bazı devlet adamlarının bunlara sahip çıkıp karşıt düşünceleri cezalandırması aklın alacağı iş değildir.

Bu tür basının koca bir millet olduğumuzu, şanlı geçmişimiz ile ilgili yaşanmışları, aydınlık geleceğimiz ile ilgili düşüncelerimizi milletin hafızasından silecek şekilde yanlı yapması alçaklıktır.

Ne yazık ki bunda da başarılı oluyorlar!!!

Görülüyor ki son zamanlarda özellikle görsel medyada, her gün ekrandan bağıran çağıran, küfreden yalan söyleyen; namuslu ve vatanperverlerin üzerlerine atılan çamurların çığlığını (“gördüm” “elimde belge var” diye) atan, ve “kaset” yaratan  hainler türedi.

En çok üzüldüğüm Deniz Bölükbaşı bu hiçlikle harcanmadı mı? Oysa “Bölükbaşı” saygın bir soy addır. Aynı Bölükbaşı bu millet uğrunda Atina’da “ASALA” tarafından vurulmadı mı? Meral Şener’in bugünlere geleceği görülmüş olmalı ki harcamaya kalkmadılar mı?

Bomboş bir tenekeden ibaret olanlar bu “alevidir” bu “Kürt’tür” bu “vaftiz edildi” diye araştırma yapmadan veryansın edenler, kısa bir süre içinde parlatılmış olanlardan değil mi? bomboş bir tenekeden ibaret olan bazı şahısları ileri itip, milletin karşısına bir kahraman olarak çıkarıyor ve o şahsın hayatı ömür boyu hayal bile edemeyeceği şöhretli bir konumuna getiriliyor. Adını henüz yeni duyduğumuz şöhretler bu şekilde türemedi mi? Bu türemişler bir müddet sonra siyasi yaşamda yerlerini alıp onların her dediğini yapacak kadar vatan haini olup ülkeye zarar vermiyorlar mı?

Bu sözde fikir babaları anaları bana göre fikir haydutlarından başka bir şey değildir. Yurdumun parçalanması için Sykes-Picot antlaşmasını tekrar gündeme getirenlerin çanağından yiyenler bu gemide birlikteyiz. Hüseyin Çelik’in dediği gibi birlikte batarız. Ben sefaletten kurtulurum sen lüks şekilde ölürsün aramızdaki tek fark bu olur ve öbür dünyada karşılaşırız. SEVR ve Sykes-Picot anlaşmasının tekrar gelebilmesi için Suriye’de çevirdikleri oyunları görmeyecek kadar kör olanlar, 3 Dünya Savaşı  çığlığı atanları duymayacak kadar da sağırdırlar. Sizler alet oldukça alçakların lanetlenmiş hedeflerine ulaşabilmek için yapmayacakları alçaklık yoktur.

Görülen o ki bunlar, çamura batırmaya karar verdikleri bir kimseyi yerden yere vurmak için gereken üzücü olayı buluncaya kadar her yanı didik didik ederlerken maşa olarak ülkemizdeki cilalı hainleri kullanıyorlar. Görüyoruz ki didik didik etmelerine rağmen bir şey bulamamışlarsa yalan, iftira ve karalama kampanyalarına başvuruyorlar. Eğer sizler onların istediklerine alet olur,  onların istediklerini ellerine verirseniz ilk harcanan da siz olursunuz. Bu dünyada olmasa bile öbür dünyada kul hakkının altında ezilirsiniz.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.