ZÜBEYİR  YİĞİT

ZÜBEYİR YİĞİT

DÜNYA KADINLAR GÜNÜ MÜ?

Hangi evlat ananın gözyaşına dayanabilir? Hangi can ananın gözyaşını silerken kendi gözyaşını mendil yapmaz? Ancak çevremize baktığımızda görülüyor ki bu laflarımız biraz afaki oluyor galiba. Zira bugünlerde hiç eksik olmuyor ananın gözyaşı. Hergün yurdumun kanayan bölgesinden bir acı haber alırken eksik olmuyor gönlündeki yas. Her gün bir yiğit devrilirken toprağın kara bağrına eksik olmuyor ananın kirpiğindeki nem!

Dünya da kapital öyle acımasız bir konuma geldi ki ilk vurduğu yer aile oldu. Kardeşi kardeşe düşman kıldı. Üretmemeyi öğretmekten çok emretti. Öyle ki bu emre toprak uydu, su uydu, bulut uydu. Sevgiden yana müthiş bir kuraklık oldu.  Anne kirpiklerinden bulut yarattıysa da maalesef çare olmadı yüreklerdeki kuraklığa.

Kinle nefretle beslenen kardeş düşmanlığı en çok anayı, yani kadını vurmaktadır. Özellikle Ortadoğu’da İslam ülkelerinde (Suriye, Irak, Libya, Mısır vs) kadın aç, kadın mağdur, kadın kendini özlemekte, kadın ölmekte!!! Suudi Arabistan’da “KADIN İNSAN MI?” konulu panel düzenlenmek isteniyor!!!

Bununla kalıyor mu? Asla… Kadınlar dünyanın birçok yerinde horlanmakta, şiddete maruz kalmaktadır. Kimi diliyle, kimi eliyle,  kimi cinsel, kimi benzinle, kimi kurşunla gelmekte kadının üstüne.

Ülkemizde ve dünyada kadınlara; şiddet, ekonomik, sosyal ve siyasal baskı, ötekileştirme gibi bilinçli işkence yapılmaktadır. Kadına hizmetçi rolü verilip akla gelmedik operasyonlar düzenlenmektedir. (açık-kapalı, saçı uzun aklı kısa, eli hamurdan çıkmayan, sırtından sopa karnından sıpa eksik edilmemesi gereken, kuma, çocuk yaşta gelin olma vb.) Kadın bilerek ve isteyerek kendine, bedenine, benliğine yabancılaştırılmaktadır.

Oysa kadın denince insan; öncelikle kendi annesini bir düşünse, insan olmanın kutsiyetini bir kavrasa, Cennettin anaların ayakları altında olduğunu kavrasa kadınların ne kadar önemli bir yerde olduklarını hemen anlarlar.

Tam da kadının bunaltıldığı, kadınlıktan çıkarılıp kişiliksiz, ruhsuz, fiziksel kirlilik, biyolojik bir kalabalık yapıldığı şu günlerde dünya kadınlar gününü kutluyoruz. Hem en büyüklerimizce… Ancak en büyüklerimiz kendilerine oy veren kadınları ana dışarda kalan kadınları gürültü kirliliği, fiziksel kalabalık görüyor olmalı ki ekmeği peşinde koşan kadının kafası gözü kan içindeyken görmüyor!!!

Dünya Kadınlar Günü kutlamalarında yanındaki fotoğrafa bakıp anam-bacım diyen yöneticinin gözü önünde kolluk gücünün Toplumsal Olaylara Müdahale Araçlarından sıktığı suyla titretilmekte, başörtüsünden tutulup yerlerde sürüklenmektedir. Fotoğraftaki kadın görüp ana bacı diyenler, hem de toplumu bilinçlendirme adına kamunun hizmetinde olan kadını görmüyor... Kadın kaşı gözü kan içinde evine döndüğünde varın evladın halini siz düşünün. Evladına mahcup, eşi karşısında başı eğik, konu kamşuları tarafından acınan kadının varın halini siz düşünün.!!!

Hâlbuki kadın her şeyden önce insandır. Kadın üretkendir, kendisine işkence edenleri de bir ana doğurmadı mı?  O halde aynı zamanda kadın bir anadır, eştir, ailenin direği ve devletin çekirdeğidir. Bu kadar büyük özelliklere sahip olan bir varlık nasıl ihmal edilebilir, nasıl zarar verilebilir uzaklaştırılabilir benliğinden…

Bu şartlar altında olmamalı kadın. Bu şartlar altında kutlanmamalı Dünya Kadınlar Gününü. Kadının kirpiğinde nem olmamalı…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.