ZÜBEYİR  YİĞİT

ZÜBEYİR YİĞİT

ÇANAKKALE

Uluyan bir soğuk, şamar gibi bir mart ayazı, şaşkın bir boğaz, kanlı bir baharın 252.000 şehide gebeliği, soğuk bir gecede ölüm sancıları, nice Rafi Hadic’lerin ölümü ile gerçekleşen bir baharın doğumu, mermilerle ısınan havada yanan bedenlerin destanıdır ÇANAKKALE…
Yurt rüzgârları ile Anadolu’dan gelen yar selamı, ana duası, bayrak olmak için gülümseyen bir mehtabın altında nefes nefese, buram buram özgürlük kokan bir toprağın soluklanması, zamanın getireceklerinden korkan düşmanın yüzündeki korkuya rağmen, hain gemileri koynuna almanın mahcubiyetini yaşayan ÇANAKKALE…

Tarihimizin en hüzünlü zaferidir Çanakkale. Yüreğin silah olarak kullanıldığı, yokluklar içindeki bir milletin, çağın en güçlü devlet ve silahlarına topyekün direnişinin destanıdır ÇANAKKALE…

Girdiği çatışmada, insanlık onurunu bir bayrak misali yere düşürmemek adına, yaraladığı düşman askerini, canını tehlikeye atarak, sırtına alıp düşman siperlerine kadar götürme cesaretini gösteren, savaşın yalnızca öldürmekten ibaret olmadığını tüm dünyaya bir kez daha hatırlatan insanlık onurunun zaferidir ÇANAKKALE…

Ya vatan ya ölüm diyen ve vatanın her köşesinden, kınalı elleri bırakıp silahın kapıp cepheye koşan, şehitlik adına kendi eline kara kınalar yakan, Türk milletinin Anadolu’daki varlığının devamı için kendi varlığını, kendi adını unutup, Mehmet ismine razı olan isimsiz kahramanların diyarıdır ÇANAKKALE…

Bir hilâl uğruna, tertemiz alnınızdan vurulmuşsanız bizim için, gönlümüzdeki en kıymetli yer, sizin için serilmiş yer yatağıdır, soyun ve serilip yat koynuma, bizi yok etmek için gelip de kan yerine gül kokan koyunuzda yatanlar gibi yat diyen kucakların diyarıdır ÇANAKKALE…

Yaratanından bir namazlık süre isteyen bir ananın, oğlunu, yârini bir duaya emanet edip, sonra kalkıp umudunun, canının, namusunun bekçiliği için, maviliğe sürülmüş kırmızı hüznü yıkamak için, karlı yollarda bir kağnıya koşulup, soğuk karları sıcak yüreğinde eritmek için, giden anaların cephesidir ÇANAKKALE…

Ölüm cepheden yakın, bir kol kalmış son umut, İsrafil (AS)’ın suru üflediği an, kıyametin kıyamda durduğu an, temiz dudakların yudum yudum şahadetin şerbeti, şahidi bir tek/bir Allah, düşmana bomba diye atılan yürekler avuçlarda, yürekler süngülerin ucunda takılmış Allah Allah diye cepheden yakın olan ölüme giden Mehmet’in şehit olduğu yerdir ÇANAKKALE…

Ölümü korkutan, denizden daha mavi bir çift göz; “Ben size ölmeyi emrediyorum” emrini verir de durur mu Seyid Onbaşı, kaldırmaz mı Çanakkale’yi, Mustafa Kemal Paşa “ÇANAKKALE BİZİM” der de asker toprağı basmaz mı yarasına? Destan yazmaz mı ÇANAKKALE…
Zübeyir YİĞİT

18.03.2013 / Aktarım anında Bu Yazı 677 kez okundu


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.