ZÜBEYİR  YİĞİT

ZÜBEYİR YİĞİT

3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ

Eh biz de 3 Aralıktan uzak durup yılın 364 günü engellilerin yanında yer alalım o zaman. 
Eğer engel ile söz başlarsak bu ülke de kendimizden bahsediyoruz demektir. Zira hepimiz az çok engelliyiz. Evlat sevgisi, açlık, işsizlik, eğitim, komşuluk ilişkilerimiz, sağlık, savunma, terör, çocuk istismarı, öfke yönetimi, kadına şiddet, töre cinayetleri, beşik kertmesi, zorla alı koyma, kapatma, kaçırma, kazıklama, uyuşturucu… 
Bir engelli kardeşimizden bahsederken hamaset naraları atarak engelli kardeşlerimizin de duygularını sömürüp onları rencide ederiz. “Onların bir sürü eksikleri var” “Zor koşullarda yaşıyorlar” “Yanınızdayız” diye söze başlarız. 
Güzel şimdi buradan başlayalım işe. Bulunduğunuz yerde engellilerle ilgili bir dernek var mı? Var da siz mi bilmiyorsunuz? Yoksa neden kurmuyorsunuz? Bu dernekleri illa engelliler mi kurar? Hayır, yardım etmek için direk bir engelliye ulaşıp onun gururunu incitmektense ulaşacağımız bir dernek olsa güzel olmaz mı? O dernek onların sığındığı ve özgüvenlerinin oluştuğu bir yer olmaz mı? Hele de çocuk engelliler ise!
Adam görmüyorsa eksiği ne? Hiç değilse dünyanın pisliğini görmüyor demektir. Bundan ala ne var o halde. Efendim öyle değil işte adam görmüyorsa ışığı görmüyor demektir. Işıkta neler saklı neler. Sevgilinin gözleri, gözlerdeki renkler, gözlerden kalplere uzanan belki eğir büğrü ama sonuçta kalbe giden yollar. İşin şakası bir yana. Söyleyin lütfen gözleri görmeyen bir insanın dünyalık neyi var. Olmamı var elbet korkuları. Göz yok, bacak var işte yetmez mi? Ya bu korku işte onun korkusu. Bacakların da yok olma korkusu. Efendim beyninde sarhoşluk gibi bir engeli barındıran sürücü engelliyi dinler mi? Gözünü de alır ayağını da. 
O halde önerelim. “İçki kötülüklerin anası.” Öyle, doğruya doğru. Doğru olmaya doğru da içki ile ilgili nasıl bir eğitim veriliyor ben bilmiyorum. Ben böyle bir eğitim almadım. Daha benzer bir sürü yıkıcı zararlı alışkanlıkların nice yuvaları yıktığını bilmeyen var mı? Kendine, ailesine, çocuklarına zarar veren insanlar nasıl rehabilite (Bir kimsenin iş yapmaya engel fiziksel ya da ruhsal kusurunu veya yetersizliğini gidermek ve normal duruma gelmesi amacıyla uygulanan tedavi, iyileştirmeye yönelik hizmet) edilir ben bilmiyorum. Bir engeli olan insana nasıl yaklaşılır? Tv kamu spotlarından başka verdiğiniz eğitim var mı? Trafik bir canavarsa, onu yaratanlar mı, canavar olarak değerlendirilenler mi? Ya ağaç yaş iken deyimi yanlış ya da biz bu ilkeyi doğru kabul edip ağacı yaş iken biz eğelim.
Bir istatistikî veri 2012 yılının ilk altı ayında 147 bin kazanın meydana geldiğini ve bu kazalarda 1031 kişinin hayatını kaybettiğini, 95 binden fazla kişinin de yaralandığı, en acısı da yanlış müdahaleler sonucu engelli yaratılması çok acıdır. 
Dikkat ışıklandırılmayan havuzlardan uzak durun, ışıklandırılmış havuzlara elinizi sokmayın, yürüdüğünüz yolun her an bir çökebileceğini unutmayın. Yoksa bir gün, çok sevdiğimiz ve yaşamaya doyamayacağımız bir günü, engele ait iz olarak kazıyabiliriz yaşamımıza. İşte o zaman 364 günün önemini daha iyi anlarız. 
Yolun ortasından gitmeyi alışkanlık haine getiren yayalara sözümüz yok onlar sürücülere her türlü el işareti yapabilirler.
Engelsiz günler dileyerek dünya engelliler gününü acıyla anıyorum. 
Saygılarımla…
Zübeyir YİĞİT

03.12.2012 / Bu Yazı 705 kez okundu


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.