sanalbasin.com üyesidir
reklam alanı
REKLAM ALANI
  • 17 Mart 2018, Cumartesi 0:32
Vildan Öztürk

Vildan Öztürk

KADIN KOROSU CEZA EVİNDE!

Günler öncesinden başlayan bir heyecan… Kadın mahkumlara konser verecekmişiz. Yaşadığımız duygu korku değil kesinlikle sadece nasıl davranacağımızı bilememenin verdiği bir kaygı, birazcık çekingenlik. Güvenlik açısından koromuzdan sadece 20 kişinin katılacağını öğreniyoruz ve kurayla listeyi oluşturuyoruz. ‘’Yaşasın’’ bende varım listede. Sınıf başkanımız ceza evine dair bazı kuralları aktarıyor bize, hepimiz pür dikkat onu dinliyoruz.
---Arkadaşlar metal bir şey bulunmayacak üzerinizde.
---Takılar kesinlikle yok.
---Onları rahatsız edecek göz teması yok.
---Huzur evindeki gibi gidip te yanlarına sırt sıvazlama, ‘’neden buradasın’’
Demek asla yok.
Bu uyarılardan sonra insanın acaba takma dişleri de çıkartmak mı gerekecek diyesi geliyor. ))
Ve nihayet 13.3.2013 Çarşamba sabahı 22 kişiden oluşan koromuz bizi bekleyen araçta yerlerini alıyor. Son uyarılar…’’arkadaşlar alyanslar kalmış’’ bir hamlede onları da çıkarıyoruz. Yüksek duvarların ve tel örgülerin önünde araçtan iniyoruz, elimizde sadece kimliklerimiz var. Bu kadar tedbire rağmen kapıda ötmeyi başarıyoruz. Bizimle uğraşmamak adına işi kolaylaştırıp bizim gurubu başka kapıdan içeri alıyorlar. Etrafımız ‘’ İnfaz memuru ‘’ dolu, eski adıyla gardiyan. Bunlar filimler de gördüğümüz gibi korkunç yüzlü değil, tam tersine çoğu genç kızlardan oluşmuş arada tabiiki birkaç orta yaş abi de var… Ama hepsi güler yüzlü ve sıcak kanlı… eğer bize rol yapmadıysalar tabiiki. Yüksek taş duvarlar arasında uzanan bahçeden son tel örgüyü de aşıp konseri vereceğimiz salona ulaşıyoruz. Etraf infaz memuru kaynıyor. Salon seyirci sandalyeleri ve protokol için hazırlanmış koltuklardan ibaret. Hemen sazların müzik tertibatı yapılıyor ve hızlıca bir prova yapıyoruz. Biz hazırız artık oturup beklemekten başka yapacak bir şey yok. Kısa bir zaman sonra tutuklu kadın mahkumlar salona alınmaya başlıyor. Her yaştan ve her suçtan kadının olduğu bir gurup, kendilerine ayrılan sandalyelere oturuyorlar. Şef’imize her ne kadar göz teması kurmayacağız diye söz verdiysek te bunu pek başaramıyoruz. Kaçamak bakışlarla onları inceliyoruz. Neredeyse kadın kadar da bebek ve çocuklar var. Dünyaya gözlerini parmaklıklar ardında açan çocuklar… Güneşi taş duvarlar arasından görmeye çalışan çocuklar…
Kadınlar donuk ve kızgın bakıyor etrafa, özgürlüklerini yitirmiş olmanın verdiği acıyla… ve en acısı çocuklarını da bu kadere mahkum kılıyorlar. Duygularımızı her ne kadar belli etmemeye çalışsak ta hepimizin yüzüne hüzün çöküyor… fakire para verirsin, hastaya ilaç, bakıma muhtaca elini uzatırsın, ama onlara özgürlüklerini veremezsin çok farklı bir duygu.
İnsan farkında olmadan yüzlerinde suçun izlerini arıyor, kimi o kadar masum yüzlü ki; acaba mı? diye düşünüyor. Yada yaşadıkları neydi de bu şucu işlediler… Bu arada onlarda bizi inceliyor, sanırım yitirdikleri özgürlüklerini görüyorlar bizde. Çoğu kez dalgın ve uzaklara bakan gözlerle karşılaşıyorum, duvarların ardında bırakılan belki ‘’Yar’’, belki de ‘’evlat’’ ya da ‘’ana-baba’’ yı görmek istercesine…
Nihayet konserimiz sevgili Şef’imizin seçtiği hareketli repertuarla başlıyor. İlk şarkılarda neredeyse bizi hiç alkışlamıyorlar. Yavaş yavaş çözülüyor buzları… geçici de olsa gülümsüyor yüzleri. Koromuzun var gücüyle vermek istediği pozitif ve sevgi dolu enerjiyi ancak konserin sonuna doğru alıyorlar. Roman şarkılarında oyunlarıyla bize eşlik ediyorlar. Konser sonunda tutuklu iki genç kadın şarkı söylüyor, sahneye çıkıp. Muhteşem bir ses, şahane yorum… sıra ikinci hanıma geliyor. O kendi yazdığı sözlerle ve bestesiyle sazlarında eşliğinde son derece duygulu olarak şarkısını söylüyor… işte benim bu şarkıda boğazımdaki düğüm gözlerimden süzülen yaşlarla noktalanıyor… insanın, insan olupta duygulanmaması mümkün değil…
Süre doluyor, önce mahkumları salondan çıkarıyorlar… uzaktan sadece el sallayarak vedalaşabiliyoruz. Umutları hiç tükenmesin istiyorum tüm kalbimle, bir gün o taş duvarların dışına çıkabilecekleri sevincini hiç yitirmesinler istiyorum. Yoksa orada ‘’saatler, günler, aylar’’ geçmek bilmez. Hayat kimseyi böyle ağır sınavlarla sınamasın. Bugün ki varlığımız belki yüzlerinde küçücük bir ışık olmuştur, yada acıyan yüreklerine merhem, belki yaşama sevinci, kim bilir?
Sevgili Şef’im ve canım koro arkadaşlarım çok anlamlı bir davranış yaptığımızı düşünüyorum. Bizi böyle bir projede birleştiren Sevgili Şef’ime, Nilüfer Belediyesine sonsuz teşekkür ediyorum. Sevgili Şef’im 105 kadın bilin ki her zaman sevgi ve saygıyla hep yanınızda.
Sevgiyle kalın…

Vildan Öztürk.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 16.11.2018 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 16.11.2018 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 16.11.2018 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 16.11.2018 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 16.11.2018 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 16.11.2018 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 16.11.2018 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 16.11.2018 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 16.11.2018 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 16.11.2018 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 16.11.2018 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 16.11.2018 Günlük Yorumu

NAMAZ VAKİTLERİ
İŞ BANKASI
yukarı çık