sanalbasin.com üyesidir 6
Hozzt satış
Hozzt Satış Ortaklığı
  • 15 Şubat 2016, Pazartesi 21:29
SERDARYILMAZ

SERDAR YILMAZ

Metamorfoz Düşünceler - 1

>>>Beşeri ilişkilerde birebir sohbetler sonrası, gözlemler sonucu ortaya çıkan düşüncelerim...

Aslında her birimiz farklı başkalaşımlar peşindeyiz de, kaçımız bunu başarabiliyor?

Metamorfoz Düşünceler

Zaman zaman derinliklerimizde bir yerlere gizlemeye gayret ettiğimiz sessiz çığlıklarımız, öyle zaman olur ki, azgın dalgaların rüzgârda kabarması gibi, köpürdükçe köpürür ve artık onları hasıraltı ettiğimizi sandığımız bilinmezliklerin içinden, geleğene benzer bir şekilde dışa vurmaya başlar…

Öyle ki, kendi boğazımızdan çıkan sesimizi bile tanımakta zorlanır ve duymaktan bunalırız bazen gittikçe…

İşte böylesi anlarımızda içimizde biriktirdiğimiz, bizim bile ne olduğunu doğru dürüst bilemediğimiz duygular silsilesinin dışa vurduğu bir süreç başlar, biz daha farkında olmadan…

Zihinsel yorgunluğumuzun tavan yaptığı, beynimizin hafızasına kaydettiğimiz bütün hatıralar, büyük bir deprem şiddetiyle beynimizi sallamaya başlar ha bire.

Kafamızı şöyle bir yastığa koyup, uykuyla köşe kapmaca oynamaya başlarız. Tam da o anda alnımızın orta yerine anımsamayı bile unuttuğumuz korkularımız, ya da beşeriler veya sanrılarımız çıkıp geliverirler…

Yarı uykulu hallerimiz olur ya hani;

Bilinçaltımızdaki bütün her şey ortaya çıkar ve çoğu zaman kazanılamayacak savaşlarla doludur her nedense...

Yaşadığımız süreçte, zaman hiç durmadan bugünümüzü bizden çalar durur ve biz hala boşu boşuna geçirdiğimiz o değerli saliselerin kıymetini bilemeyiz…

Sonrasında önce korkaklıkla başlayan bir takım düşüncelerimiz, ilerleyen zamanlarda anlamsız bir zavallılık içinde son bulur ve ruhen çöküş artık kaçınılmaz bir gerçekliktir…

Bir kedinin kuyruğunu yakalayabilmek için ha bire dönüp durması gibi, hayatın merkezinde olmak yerine etrafında döner dururuz…

Oysa durup düşünebilsek, sorgulayabilsek, gereksiz bir sürü çatışmaların arasında kaldığımızı fark etmek, o kadarda zor olmasa gerek diye düşünüyorum.

Yaşanan bütün çelişkilerin içerisinde bile, yakalayabileceğimiz olumlu bir taraf mutlaka vardır…

Belki de tuhaf olan, her günün sonunda durağan bir yaşamın içerisinde sürekli olarak spontane bir şekilde yer almaktı. Kendimizi, her ne kadar bir takım değişikliklere hazır hissetsek de, alışılmışlığın vermiş olduğu atalet duygusu, biz istemesek bile yüreklerimizin bir yerlerine işlemiştir artık…

Bütün bu arayışlarımızın içerisinde, kendi öz benliğimizi yitirmediğimiz sürece, bir çıkış yolu daima vardır…

Gözümün önünden akıp giden zaman denen kavram, her birimizin kişiliğine birçok tecrübeler eklerken, işine geleni de alıp götürür bizlerden. Bu durum, bazen gerçekleri tam olarak kavrayamamıza neden olur.

Yalnız başımıza kaldığımız dakikalarda, zihnimiz bir anaforun ardından bizi garip bir duygusallığa doğru sürükler. Tepkilerimiz, öyle zaman olur ki her ne kadar istemesek de, biz farkında olmadan öfkeye dönüşebilir…

İşte burasında, düşüncelerimizi özgür bırakabilmeyi öğrenmeli ve durmadan düşünmek yerine, hayattın merkezine doğru tecrübelerimizi uygulayabilmeliyiz artık. Bir sürü muammanın arasından sıyrılıp, hayata yeniden bir yerlerinden tutunmalıyız ama geçmişten gelen menfilikler, bir sürü anlam ve anlamsızlıklar silsilesi geride bırakarak. Aksi halde yaşamın tecrübeleri, tabiri caizse bir silindir gibi geçer üzerimizden…

Yaşantımızın delikanlılık çağlarında yaşananlara bakar ve güler geçeriz çoğu zaman. Geçmişte yaşadıklarımız acı bile olsa, genç bir vücudun dinamizmiyle çok daha çabuk atlatılır sıkıntılar. Çünkü yeni uğraşlar bulmak, başka şeylere yönelmek daha basittir gençlik dönemlerimizde…

Buna rağmen her ne kadar anlayamasak bile başımıza gelenleri, yaşımız ilerledikçe hayattan edindiğimiz birikimler, tecrübeye dönüştükçe olgunluğumuzun vermiş olduğu sabırla kabullenmeye çalışırız yaşadığımız bütün güncellemeleri…

 

İşte geçmişten bugüne yaşadığımız, yaşamak isteyip de yaşayamadıklarımızla birlikte, içerilerde bir yerlerde onca olumsuzluklara rağmen var olan, çocukluğumuzdaki o hayta serseriyi, bütün varlığıyla muhafaza edebilmeliyiz…

Bazen gözlemlerimin sonucunda edindiğim düşünceleri, kendiminkilerle karşılaştırdığımda, görünenin ardındaki gerçek yüzleri fark ettiğim zaman, kirli ve ayaz bir gecenin sabahına, kocaman bir baş ağrısı ile uyanan bir insan gibi oluyorum…

Yani aslında insan, bir şeyleri kaybetmeden ya da birilerini incitmeden de mutluluk verici olguları öğrenebilmeli, keşfedebilmeli.

Çünkü öyle bir şey ki, hayat bazen geçmişte kaybettiklerimizi yeniden kazanabilmek için, hiçbir zaman bize fırsat vermeyebiliyor…

Olur ya, kimi zaman kaybettiklerimizin sebepleri her ne olursa olsun, eksikliklerimiz değil belki de sahip olduğumuz fazlalıklardır...

Hayattan ne istediğimizi bilmenin yanında, istediklerimizi yürekten inanarak istemek, birçok oluşumun gerçekleşmesinde de mutlaka çok önemli bir rol oynayacaktır…

Yaratılışımızın içinde yoksa bile bazı oluşumlar, kazanımlar ve kaybedişlerin sonucunda elde edebildiğimiz sabır denen edinim, bu tür karmaşalarda kendimize öyle ya da böyle bir yol seçebilmemize olanak sağlayacaktır mutlaka…

Yaşadığımız toplum içinde kurduğumuz bütün beşeri ilişkilerin merkezinde hepimizin bildiği gibi güven duygusu ilk sırayı alır.

Kaldı ki güven dediğimiz oluşumda öyle birkaç günde oluşan bir edinim değildir. Güven duygusunun oluşabilmesi bazen yıllarımızı alır ve onca yılın birikimi, öyle bir zaman gelir ki, hiç düşünmeden edilen bir laf ya da anlamsız bir trip sonucunda, yerle bir olur…

Başıboş safsatalarımızdan kurtulup, güzel diye nitelendirdiğimiz farkındalıklarla başlayan insan ilişkileri, gereksiz bir sürü saçma sapan düşünceler yüzünden zaman içerisinde yerini absürt bir karmaşaya terk eder…

Böylesi durumlarla karşılaştığımız zaman, kendimizi daha doğrusu benliğimizi, başka diyarlara yelken açarken buluveririz…

Düşündüğüm zamansa, uzaklaşıp giden bizler mi, yoksa diğerleri midir?

SeRDaR

21 Ağustos 2013  01:41


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 14.12.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 14.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 14.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 14.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 14.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 14.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 14.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 14.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 14.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 14.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 14.12.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 14.12.2017 Günlük Yorumu

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık