sanalbasin.com üyesidir 6
  • 08 Mart 2016, Salı 13:35
SERDARYILMAZ

SERDAR YILMAZ

Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nün ortaya çıkışı!

Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nün ortaya çıkışı 8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde yaşanan acı bir olaya dayanıyor.

Bir tekstil fabrikasında greve başlayan 40 bin dokuma işçisinin polis tarafından fabrikaya kilitlenmesi ve akabinde çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçinin can vermesiyle sonuçlanan olay tarihte bir dönüm noktasıdır.

Ağustos 1910 tarihinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonal'e bağlı kadınlar toplantısında, Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 1857'de ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın (International Women's Day-Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

Anma tarihinin 8 Mart olarak saptanışı 1921'de Moskova'da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı'nda gerçekleşti ve adı da "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" olarak belirlendi.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart'ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak anılmasını kabul etti.

Türkiye'de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılından sonra daha yaygın olarak kutlanan özel gün, kapalı mekânlardan sokaklara taşındı.

Kadının bir anne, bir kardeş, bir eş ya da herhangi bir meslek sahibi olmasının ne anlama geldiğini hala anlayamaz ne yazık ki bazı beyinler. Oysa kadın toplum içinde belli bir yeri olan ve insanca yaşamayı sonuna kadar hak eden bir değerdir...

Senede bir gün bile olsa, kadının tarlada çalışmamasını, çamaşırları, bulaşıkları yıkamamasını, o gün yemek yapmamasını isterdim mesela.

Ya da Berdel denen illete ziyan edilmesin. Son zamanlarda artan şiddet ve hunharca ölümlere kurban gitmesin.

Türkiye'de kadın olmak epey zordur ve aslında kadınlarımız için endişeleniyorum şöyle bakınca duruma.

Mustafa Kemal Atatürk’ün kadın hakları üzerindeki düşünceleri dünyada birçok bilim adamına tez olup geliştirme fırsatı vermiş olsa da, Türkiye’de Kadının hakları ve özgürlükleri bir türlü istenilen düzeye, ne yazık ki ulaşamamıştır.

• Kadın cinayet kurbanlarının yüzde 70'i eşleri ya da sevgilileri tarafından öldürülüyor.

• Türkiye’de kadın cinayetleri son 10 yılda yüzde bin 400 arttı. 2002 yılında öldürülen kadın sayısı 66 iken, 2013’ün sadece ilk dokuz ayında bu rakam 842’ye ulaştı.

• Dünyada her 3 kadından 1'i hayatının bir döneminde şiddete maruz kalıyor.

• Her 5 kadından 1'i hayatının bir döneminde tecavüz veya tecavüz girişimi kurbanı oluyor. • Okuma - yazma bilmeyen ve eğitim hakkından mahrum, 1 milyardan fazla yetişkinin 2/3'ü kadın.

• Geçen yıl 135 ülke arasında 124. sırada yer alan Türkiye, raporun ilk yayımlandığı yıl olan 2006'da 115 ülke arasında 105. sıradaydı.

• Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra, 1924 yılında Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun kabul edilmesiyle birlikte, eğitim tek sistem altında toplanmış ve kadınlarla erkeklere eğitimde eşit imkânlar sunulmuştur.

1925 yılında Kıyafet Kanunu ve 1926 yılında kabul edilen Türk Medeni Kanunu ile kadınların yasal statüsü değişmiş, hem aile içinde, hem de bir birey olarak eşit haklar tanınmıştır.

• Kadınlara 1930’da yerel, 1934’de genel seçimlerde seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır.

Özellikle Kurtuluş savaşında ki annelerin, ablaların sırtındaki o kilolarca mermiyi taşıdıkları değişmez bir gerçektir tarihimizde.

Kadın olmak, savaşlarda bile eşinin, kardeşinin, babasının yanında olmak, bütün cefayı onlarla çekmek ve zaferin en büyük parçası olmak da benim ülkemde…

Lakin Türkiye de kadın olmak zordur…

Her çileyi çektirmek, sonrasında ise defalarca aşağılanıp, şiddet uygulayıp sokaklara atılmak, hangi akla ve mantığa sığar ki!

Türkiye de kadın olmak özgürlük için mücadele etmeyi gerektirir. Özgür bir birey olabilmek için mutlaka mücadele edebilmelidir kadınlarımız. Kimse savaşmadan bir şey vermez onlara.

Türkiye de kadın olmak denilince, beyefendiler çıkar meydanlarda, sözde değerini vurgulamaya çalışırlar kadınlarımızın, kıt beyinleriyle. Evlerine döndüklerinde ise illâ dedikleri yapılmak zorundadır.

Ama işin başına gelince de en büyük zulmü yine kadınlara yaparlar, atarlar başlarından “sus be kadın git eve çamaşırları yıka” diye. Ellerinden gelse bir kaşık su da boğacaklar hepsini.

Mesela bahanelerden en önemlisi özellikle de son zamanlarda bazılarının tek derdi, kadının kılık kıyafetidir… Kadından o kadar korkarlar ki, onların ikinci sınıf bir insan oldukları, bilinçaltlarına yerleşmiştir, ya da yerleştirilmiştir. Açık ya da kapalı olması fark etmez, iğnelemek için mutlaka bulurlar kendilerine bir yöntem…

Yıllarca bir mal olarak bakılmıştır çünkü!

Hiçbir zaman, kız fikirleriniz nelerdir, ülke hakkında neler düşünüyorsunuz ya da geleceğe dair hedefleriniz var mı diye sormamışlardır.

Kadının güzel olması, yemek yapabiliyor olması en önemli kriterdir beğenmelerinde… İyi güzelde bakalım kadın seni beğenecek mi?

-Bana ne canım nasılsa biz başarılı erkeklerin arkasında başarılı kadınlar vardır diye sözde yüceltiyoruz ya, yeter o kadar!

E hal böyle olunca şimdi şaşmamak gerekli duruma.

Oysa;

“Cennet Annelerin Ayağının Altındadır” derken bile, kadınların ne kadar muhteşem varlıklar olduğu vurgulanmıştır.

Günümüzde kadınlarımızın birçok yerde hor görüldüğü ve aşağılandığı konusunda hemfikiriz sanırım…

Bu gün kadınlarımıza sadece sembolik olarak verilmiştir. Elbette senede bir gün hatırlayıp geri kalan 364 gün boyunca hor görürsek anlamı olmaz.

Şurası da bir gerçek ki, Kadınlarımızı sadece gördükleri zulümle gündeme getirmeyi doğrusu doğru bulmuyorum. Bunun yanında çok başarılı kadınlarımız var ve Kadınlarımızın kıymetini bilen dünya kadar da erkeklerimiz var.

Resme sadece kendi penceremizden bakarsak olmaz. Elbette isteyen kabul eder, istemeyen etmez ama bugün sadece horlanan kadınları değil diğer kadınları da konuşalım isterim.

Verilen örnekleri tek bir açıdan vermek yerine ara sıra başarılı ve güzel örnekleri de gösterelim. Daima iyi yapılanları öğrenelim ve öğretelim…

Her şeyden önce insan kadın olsun erkek olsun ayaklarının üzerinde durabilmeyi öğrenmelidir. Ha bire karanlığa küfredeceğine, bir kibrit yakabilmeyi akıl edebilmelidir. Gerisi zaten kendiliğinden gelecektir…

İnsan mutsuzluk okyanusuna düşmeye görsün bir. Düşersen eğer çıkması oldukça zordur, bilirim.

Dostoyevski şöyle der;

“Birçok insan, mutlu olduğunu bilmediği için mutsuzdur.”

Şimdi;

Kadın dört mevsimi bir arada yaşayan ve yaşatan bir varlıktır. Fırtına olup yağarken, bir anda güneş olup sıcacık ısıtabilirler. Kadınlarımız başlı başına bir dünyadır. Yürekleriyle konuşmayı tercih edip, gözleriyle gülümseyendir.

Sevgisini verdikçe, kadının şımaracağından dem vuranlar, birlikte çoğalacaklarının farkına varamayanlardır.

Ne kadar yorgun olursa olsun, kadın bir ağız dolusu kahkahaya dünyaları verir. Kaprisleri, korkuları, hayal kırıklıkları, başarısızlıkları, itiraflarıyla birlikte, bir kadını tanıdıkça, sadece ama sadece sevgiye ihtiyaçları olduklarını anlayabilirsin.

Başarı; Kaç kadını değil, bir kadını bile tanıyabilmek, aslında muhteşem bir öyküdür.

Atatürk’ün açtığı yolda kadınlarımızın kıymetini bilelim ve hak ettikleri değeri gösterelim.

Unutmayalım ki güzel şeyler, güzel yapılan örneklemeleri örnek alarak çoğaltılabilir. Kötü örnekleri sürekli gündeme taşıyarak değil.

Son söz;

Kadınlarımız daima baş tacımızdır…

* İstatistik-i veriler 2014 yılı ve öncesine aittir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

NAMAZ VAKİTLERİ
CANLI SKOR - VOLEYBOL / FUTBOL / HENTBOL / BASKETBOL / TENİS - CANLI SKOR
yukarı çık