sanalbasin.com üyesidir 6
Hozzt satış
Hozzt Satış Ortaklığı
  • 11 Şubat 2016, Perşembe 22:21
SALAHADDİNDAL

SALAHADDİN DAL

SEÇİMLER YAKLAŞTIKÇA GÜNEYDOĞU SERTLEŞİYOR MAKAS AÇILIYOR?

Yerel seçimler yaklaştıkça, kayğan bir zeminde liderlerin dansı başlıyor. fütursuzca güven besleyenler, herhalükarda başarı ibresinin kendilerinden yana olduğunu bilenler veya söyleyenler, 50 yıl önceki yöneticilik yıllarımda etrafımı ören etten durdan dolayı nasıl ki, hatalarımı göremiyor idiysem, bu gün de siyasi parti liderleri de benim akibetime uğramış olabilirler.

Özellikle, hiddet ve şiddeti kendilerine ilke edinmiş ve bunu bir düstur olarak görenler, yanılgının içine gömüldüğünün farkına varmıyacak kadar siyasal kültürden yoksul kalmışlardır. Türkiyenin siyasi tarihinde mündemiç bulunan amareler, izler, tarihi karar mazimizde mevcuttur. Ama ne hazin bir tecelliidir ki; gözlere bürünmüş kin ve intikam hırsı öfke denizi haline getirmiştir.

Bu gün batılı ulusların, demokrasiye SEÇİMLER YAKLAŞTIKÇA

geçmeden önceki rejimleri, yani monarşi türündeki idare şekilleri, onları zecri tedbirleri almaya sevk etmiş ve batının şimdiki yönetimini sağlamaya icbar etmiştir.

Görülüyorki, Monarşizm "Bir hükümdarın devlet başkanı olduğu yönetim" tarzıdır. Yani saltanatın bir başka adıdır. Türkçede bunun karşılığı "Kral, İmparator, Şah, Patişah, Prens, Emir, Kağan, Hakan" gibi çeşitli adlardır. Bu da tanrısal bir inanca dayanır. Yani Kral veya Prens Tanrıdan başkasına hesap vermez. 18. y.y. sonlarında, "MEŞRUTİ" adı verilen yeni bir monarşinin doğmasına yol açmıştır. Buna göre hükümdar yetkilerinin bir kısmını yazılı olarak "Yasa veya Anayasa" hükmünde sınırlama getirmek zorunda kaldığı görülüyor.. Nitekim, batılı ulusların başı çektiği "Hollanda, Danimarka, İngiltere, İspanya İsveç ve Belçika gibi halen bu sistemlerini sürdürmektedirler.

Artık günümüz batılı uluslarda, standart demokrasi modellerini geliştirerek daha modern ve gelişmiş ileri demokrasilere yelken açarken, bu sistemden dönüşün ne kadar doğru olacağını, Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK görmüş ve silah arkadaşlarıyla birlikte CUMHURİYET rejimini tercih ederek muasır medeniyetin zirvesine aşama yapacağına inanmış ve "Türkiye Cumhuriyeti Laik ve Sosyal Hukuk Devleti"Anayasasıyla Türk Milletine hüküm vazetmiştir. Hatta batılıların Yasalarını örnek almış uygulatmıştır. Dinin siyasete alet edilmemesi tedbiri işin başından almıştır.

Görülüyorki, son zamanlarda yapılan Yasa değişiklikleriyle, yeni yapılamaya gidiliyor ve getirilen müeyidelerle hiddet ve şiddeti beraberinde getiriyor. Bir yandan ileri demokrasi bağlamında BARIŞ SÜRECİ/KÜRT SORUNU demokratikleşme paketler dizisiyle Yasalaşmaya gidilirken, "Devlet ricalinin" şiddeti siyasilaşmaya eylemleri,seçim mitinglerinde dillendirilmesi düzeyinin düşmesine de neden olmaktadır. Nitekim, siyasi parti liderlerinin bu ve benzeri eylemleri, oy potansiyeli bakımından makasın alabildiğine açılmasına sebebiyet vermektedir. Geçmişin rejimleri tarihe gömülmüş, artık ondan kimse fayda ummasın, batılı uluslarda revaçta olan ileri demokrasi ilkelerine sarılmamuz iktiza etmektedir. Bundan zerrei miskal kadar dönüşü kabili telif değildir.

Son zamanlarda şiddeti marifet bilenler, bunu yiğitlik sananlar, meydanlarda,alanlarda, mitinglerde bağırıp çağırmakla hava atanlar, ne kadar oy kaybettikleri görülmektedir.Tv açık oturumlarında toplumu ve liderleri tahrik edenler, siyaseti gerenler, farkına varmadan kamplaşmayı yaratanlardır.

Örneğin, Uluslararası bir örgütün yaptığı ankette; Ülkemizdeki siyasi partilerin oy dağılımı 15.Ocak.5 Şubat 2014 tarihi itibariyle şöyledir; AKP @, CHP 0, MHP BDP %8 kararsızlar ise %8 de kalmıştır. Buda şiddetli siyasetin partilere ne denli zarar verdiğnin göstergesidir. (kaynak Ayşe Sayın Cumhuriyet)

İktidar partisi veya Hükümet, uyguladığı hiddet ve şiddet politikasıyla büyük oy kaybına uğramasının "Soruşturma rüşvet, kamudaki görevden almalar veya 8 bini aşkın polis/müdür operasyonlarına bağlanması kamuoyunda var olan temayülün en büyük amilidir. O halde tansiyonun düşürülmesi, siyasal diyaloğun başlamasi elzemdir. Tozajı düşürerek ,negatif beyanlardan kaçınılması hükümetin başlangıç noktası olmalıdır. Gerek TBMM de ve gerekde alanlarda kavgayı değil, barışçıl politika izlenmeli ve ülkemize huzurun sağlanmasında rol oynamalıdır.

Salahaddin Dal

Araştırmacı-Yazar (İş Hukuku Uzmanı)

23.02.2014 / Aktarım anında Bu Yazı 549 kez okundu


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık