sanalbasin.com üyesidir 6
Hozzt satış
Hozzt Satış Ortaklığı
  • 11 Şubat 2016, Perşembe 19:16
SALAHADDİNDAL

SALAHADDİN DAL

ERKLER SAVAŞIMI? DEVLET DEMOKRASİSİ Mİ?

Ne hazin bir tecellidir ki; günümüz Türkiyesinde gelişmiş ve ileri demokrasiyi değil, mazisiyle mücehhez olan ve çağımızın gerisinde kalmış bir düzeni tartışacağız.

17.Aralık.2013 başlıyan "BÜYÜK YOLSUZLUK VE RÜŞVET" operasyonuyla ülkemiz uzun zamandan beri "ERKLER SAVAŞI" haline gelmiştir.

Bir yandan hükümetin ve yandaş medyasının kahraman ilan ettikleri İstanbul Başsavcı Vekili ÖZ'ün başlattığı soruşturma ve meydana gelen polisiye operasyonlar devlet erkinden ve hükümet kanadından büyük tepkilere yol açmış, "Kolluk Yönetmenliğinin" tadiline gidilmiş isede, Danıştayın "Yürütmeyi durdurma kararıyla" alevlenen perasyonlarda, 2500 yakın polisin yerleri değiştirilmiş veya görevden almalarla sonuçlanmıştır.

Bu durum muvacehesinde;  Hükümet, zecri tedbirler bağlamında, yeni kararların alınmasında zaruret görmüş, bu meşhur soruşturmayı başlatan C.Savcıları görevden alınmış ve yerlerine başka savcılar atamıştır.

Kamuoyunun düşüncesine bakılırsa, "Cemaat-Hükümet" arasında var olan sürtüşmenin ve büyüyen sorunların cemaat yandaşı olan bazı milletvekilllerin AKP'de istifalarıyla sonuçlanmıştır. Bu durum hükümeti oldukça endişeye sevk etmiş, alınması sakıncalı olan kararların alınmasına neden olmuştur.

Hükümet Yargı üzerindeki hükümranlığını sağlamak bağlamında, HSYK ile ilgili yeni düzenlemeye gitmiş bunun için de Yasa tasarısını hazırlayarak TBMM'ne sevketmiştir. Bu tasarıya göre, gerek soruşturmaların yapılabilmesi, savcıların soruştırmaya tabi kılınması "Adalet Bakanı olan HSYK başkanının iznine bağlanmaya çalışılmaktadır.

Bu durum kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı görüldüğü gibi "Yargı bağımsızlığı" Anayasal ilkesiyle tehlikeye girmiş oluyor. Kurul üyelerini (Hsyk) parlamento tarafından seçilmesi veya aday gösterilmesi Cumhurbaşkanı tarafından atanması gibi çok tehlikeli boyuta uzanması devlet demokrasisinin işler hale getirmesi demektir. "Demokratikleşme sürecinin" başlatıldığı, terörün hız kestiği, kanın dökülmediği, şehitlerin gelmediği günümüzde, halkın huzurundan bahsetmek de mümkün.

SİYASİ PARTİLER

VE OPERASYONLAR ?

Batılı uluslarda olduğu gibi, ülkemizde de düşünülen ileri demokrasi kritelerine bakıldığında, "Sivil toplum örgütleri, sendikalar, siyasi partiler, dernekler demokrasinin temel taşı oluştururlar. Devlet kurumlarında, istikrarın sağlanmasında, "iktidar-muhalefet" anlaşmalarıyla sivil bir Anayasayı gerçekleştirmek mümkündür. Aksi halde bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da havandan su dögmekten başka bir işe yaramayacaktır. Yani bir taraftan iktidar partisi veya hükümet Yasa çıkaracak diğer taraftan muhalefet partileri Anyasa mahkemesine giderek iptal davaları açacak.Bu da parlamenter huzuru ve istikrarı bozacaktır.

Bilinen şu ki;

1) AKP Dinsel siyasetini sürdürür ve bunu ülke genelinde ve özelikle, yerel seçimlerin yoğunluk kazandığı günümüzde, oy hesabı yaparak, ana muhalefeti göz ardı ederse, düşünülen Anayasa kadük olur.

2) CHP Kemalizm ve Laiklik siyaseti üzerinde olmaz olmazımdır derse, mukabil önerilerini, demokratik seçeneklerini bir paket olarak ortaya koymazsa, düşünülen Anayasanın çıkarılması hayal olur.

3) MHP Var olan siyasetini devam ettirirse, termin vermekten kaçınırsa, uzlaşmaz tutumu devam ettirirse, halkın büyük tepkisiyle karşılaşır.

4) BDP Kürtçülük ekseninde siyaseti yoğunlaştırırsa, Demokratikleşme  barış sürecini koz bilip, uzlaşmaz siyasetini devam ettirirse, hayal edilen haklardan mahrum bırakılacak kürtler olacaktır.

5) Türkiye Barolar Birliği Başkanı sn. Feyzioğlu, pozitif bir siyaseten ziyade, tekrar "YARGILAMALARIN YAPILMASINI" öngören çalışmaları kamuoyu  ve Başbakan tarafında olumlu karşılanmış, ancak Akp sözcüzü Hüseyin Çelik'in anlaşılması zor negatif görüş bildirmesi, vefat eden siyasetçilere dil uzatması anlaşılır gibi değildir.

Hükümet "kuvvetler ayrılığı, Yargının bağımsızlığı, özgür basın veya medyanın sağlanması, çalışma hayatıyle ilgili sendikaların özgürce örgütlenmesini öngören ilkeleri tesis ederken, geçmişe bakmalı, hatalı siyasetinden rücu etmeli  ve bunların tekrarlanmaması için uzmanca Yasa tasarıları hazırlanmalı, kin ve intikamdan uzak, uzlaşmacı tutum sergilemeli ve bunu kamuoyuyla paylaşmalıdır.

KCK, Balyoz ve benzeri davalarda konu edilen ve hayali belgelerle ceza verilenlerin tekrar yargılamalarının sağlanması bağlamında, gerekli düzenlemeler yapılmalı ve bunu kamuoyuyla paylaşılması ve herşeyden çok "adalete" ihtiyaç olduğunu toplumsal taleplerden anlaşılmaktadır. Hükümet sivri beyanatlardan ve kırıcı olmaktan uzaklaşmalı uzlaşmacı tutum sergilemelidir.

11.01.2014 / Aktarım anında Bu Yazı 549 kez okundu


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık