sanalbasin.com üyesidir 6
Hozzt satış
Hozzt Satış Ortaklığı
  • 12 Şubat 2016, Cuma 0:22
SALAHADDİNDAL

SALAHADDİN DAL

BATI DA SENDİKALİZM TÜRKİYE DE TAŞARONİZM !...

Batı demokrasilerinde işçi hakları ve sendikal örgütler büyük ve uzun mücadeleler sonucunda elde edilmiştir. Türkiye de ise, pek bedel ödemeden, zorluklar çekmeden verildiği için  bunun kıymetini bilinmeden ellerinden alınmıştır.

Örneğin, 1948 lerde "İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ" Türkiye kabul etmesiyle, aynı tarihte kurulun 5018 sayılı "Sendikalar Kanunu" ile işçilerin örgütlenmesine izin verilmiştir. Ne var ki; İşçiler önce "sendika, Birlik, Federasyon ve Konfederasyon" örgütleri kurmuşlar ise de, pek özgürce çalışma ortamını bulamamışlardır. Zira bu örgütlerin "Yönetim Kurullarına" seçilenlerin yolu önce "Karakol" sonra evleri olduğu müşahade edilmiştir.

Daha sonra yani Sn. Bülent ECEVİT in Çalışma Bakanlığı zamanında  (24.Temmuz 1964) tarihinde çıkarılan 274 sayılı Sendikalar ve 275 sayılı Toplu İş Sözleşmesi,Grev ve Lokavt Kanunu ile işçilerin serbest örgütleme imkanına kavuştuğu bilinmektedir.

Ülkemizde cereyan eden "Sendikal Hareket" Uluslararası örgütlere bağlanmaları üye olma hakkı 1961 Anayasasının getirdiği ve 274 sayılı  Sendikalar Kanunu sayesinde gerçekleşmiştir.

31.Temmuz.1952 de kurulan TÜRK-İŞ Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu kanaliyle batılı sendikal hareketlere katılmış,izlenmiş ve hatta üyesi olmuştur. Başta A.B.D. lerdeki AFLCIO ile ilişkiler kurulmuş, karşılıklı seminerler düzenlenmiş ve bazen de grevler mahallinde izlenmiştir.

Ama günümüz "Türkiye Sendikal hareketinin" üzücü de olsa gerçeği itiraf edersek, etkinliğini yitirmiş, zalim kapitalizme  adeta tutsak olmuş görüntüsünü vermektedir. Örneğin, "TAŞARON" sisteminin yerleşmesi, sendikal örgütlenmenin kadar düşmesi, işçilerin sendikasına ve sendikacılarına karşı güven yitirmesi bunun en başlıca amilidir. Taşaron işçilerinin asgari ücretin dışında hiç bir hak verilmediği,"pazarı,bayramı fazla mesaisi gece fazla dair mesai farkı, yıllık ücretli izin hakkı ve ücreti" talep edenler kapı önüne konulduğu için ve maalesef çaresizliğiyle baş başa kaldığını bilinmektedir.

Batılı Uluslarda durum elbetteki çok farklıdır. TÜRK-İŞ, DİSK, HAK-İŞ VE KESK gibi Konfederasyonların üyesi bulunduğu, ITUC ULUSLARARASI SENDİKALAR KONFEDERASYONU, Türkjiyenin de içinde bulunduğu 160 ülke ve 1500 delegenin katıldığı 3. kongresi Almanyanın Berlin kentinde toplanmıştır.

Kongrede, "SOMA" da olan 301 işçinin olayı damgasını vurmuştur. Kongrenin açılışı "Madenciler için saygı duruşu" ile başlamıştır. ITUC Genel Sekreteri Sharen Burrow un SOMA daki madencinin "BERETİYLE" çıktığı dikkat çekmiştir. Burrow özetle "Yaşamını yitiren madencilerin yetersiz önlem ve mevzuatın" kurbanı olduğunu vurgulamıştır. Ayrıca Burrow, sn.Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN için de "ILO sözleşmesinin uzun yıllardan beri imzalamamış olması, sorumlu tutulacağı söylemiştir.  Ayrıca ILO Genel Direkrörü GUY RYDER de, Yaşamını yitiren madenciler için "ILO acil gündemle toplanarak hareket edeceğini" söylemiştir. ITUC Genel Başkan adayı olan Brezilyalı sendikacı SOAO FELİCİO da, "SOMA faciasının "KAZA DEĞİL CİNAYET OLDUĞUNU" vurgulamıştır. Bu görüşlere paralel olarak da, "Amerikan Birleşik Devletleri" Dişleri Sözcüsü de, "SOMA" da meydana gelen görüntülerin, demokratik ilkelerle örtüşmediği ve "tekme" olayını da şık olmadığını vurgulayarak takipçisi olacağız demiştir.

Görülüyor ki, Batılı Ulus temsilcileri denetim bağlamında işin peşini bırakmayacağını, başta AB olmak üzere, Türkiye üzerindeki özlemlerini ve gözlelerini yoğunlaştıracaklardır. 2 öncelikli sorun bütün çıplaklığıyla ortaya çıkmaktadır.

1. Özgür sendikal hareketin örgütlenebilmesi için zecri tedbirlerin alınması ve acilen "TAŞARONLUK" sisteminin kaldırılması, Sn.Çalışma ve Sosyal Güveklik Bakanı Faruk Çelik in dediği gibi bu emek sömürü düzenine son verilmesi elzemdir.

2. Türkiyede mevcut maden ocaklarının sıkı denetim altına alınması ve teknik tedbirlerin alınmadan işletmeye açılmaması iktiza etmektedir. Keza Sn.Bakan Faruk Çelik in dediği gibi, insan gücünden değil, makinalarla üretime başlaması ve idamesi şarttır.

Bu durum muvacehesinde; İşin ciddiyetine bakıldığın da görülüyor ki, "SOMA MADEN KAZASI" es geçmeyeceği ve  eskileri gibi unutulacağa da benzemiyor. Bir yandan Uluslararası Sendikal örgütler, çalışma teşkilatı ILO ve dış ülkelerdeki demokrasi havarileri bunun takipçisi olacaklardır. Ülkemizde de gerek Anayasamız ve gerekse özel Yasalarımız uyarınca kovuşturma ve soruşturmaların, Yargısal denetim ve kararları doğrultusunda işlem yapılması yürütmenin başlıca vecibelerindendir.

Salahaddin Dal

Araştırmacı-Yazar/İş Hukuku Uzmanı

24.05.2014 / Aktarım anında Bu Yazı 448 kez okundu


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık