Psikolog S.Ceren AÇIKGÖZ

Psikolog S.Ceren AÇIKGÖZ

ŞEHİTLERİMİZ

Ülke olarak zor günler yaşamaktayız. Televizyonu açmaya, gazete okumaya, radyo dinlemeye korkar olduk. Anladığınız üzere şehitlerimizden bahsediyorum. Benim için de bu yazıyı yazmak çok da kolay olmadı.

Ölüm hayatta doğum kadar var olan gerçeğimiz. Ölüm, hepimizin konuşmaktan dahi kaçtığı fakat gerçekliğini kabullendiğimiz bir durum. Yaşlı, genç, çocuk, hasta, kaza sonrası, ani ölümler derken ne zaman, nerede, kime ne olacağını bilmiyoruz. Fakat hepsinin ayrı hayalleri, umutları ve hayat hikayeleri olan gerek vatan borcu için askere giden gençlerimiz gerekse mesleği icabı bu işi yapan yiğitlerimiz var. Onlar belirli bölge ve görevlerde tehlikeye daha yakınlar. Ve maalesef gün gün artan onların hayatlarını kaybetme haberlerini alıyoruz. Onlar bizim şehitlerimiz!

Hepimizin yüreği sızlıyor duyduğumuzda ama bir gerçek var ki ateş düştüğü yeri yakıyor. Eli yüreği bekleyen aileler; evlatlarını, eşlerini, babalarını kaybetme haberini alıyorlar. Beklenmeyen bir zamanda evlatları değil, acı haberleri geliyor. Kolay mıdır bir babanın ‘Vatan sağ olsun’ demesi. Evet vatanımız sağ olsun. Ama vatanımızı koruyan mehmetçiklerimiz de sağ olsun. Sağ kalsınlar!

Haberin gelmesi ile şoka giren aileler, bizlerin üzüntüsünün kat be kat fazlasını yaşıyorlar. Teorik olarak yasın belirli aşamaları var. Bunlara girmeyeceğim fakat bu süreçte hepimize belirli roller düşüyor. Çünkü ülkemizin her bölgesinde, uzak ya da yakın hepimizin ocağına düşer oldu şehit acısı. Korku, mutsuzluk ve umutsuzluk da beraberin de geliyor.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin şehit ailelerine haberi verirken hassas olmasının önemi büyük. Mutluluğu  yaşamak kadar üzüntüyü de dibine kadar yaşamak gereklidir. Ailelerin verdiği tepkiler, söyledikleri sözlerin acıdan kaynaklı olduğunun bilincinde olarak, onlara saygı gösterilmesi gerekmektedir. Hem medya hem de sosyal medya aracılığıyla acılarını her an tazeleyecek cümleler değil, sakinleştirici bir tutum sergilenmelidir. Fakat bu süreç ne yapılırsa yapılsın kolay olmayacaktır. Şehitlik mertebesine ulaşmış olmalarını düşünmek süreçte hissedilen acıyı azatmış görünse bile yaşanılan kayıp gerçeği değişmemektedir. Acının bastırılarak geçiştirilmesi, ilerde telafisi güç psikolojik problemlere yol açmaktadır. Yas sürecinde öfke, çaresizlik ve isyan dönemleri yaşanmaktadır. Bu süreçlerin sağlıklı atlatılması önem arz etmektedir. Bu dönemlerin yaşanılmaması ya da gereğinden fazla yaşanması durumunda bir uzmandan yardım alınmalıdır. Bu durumlarda uzman görüşleri önemlidir.

Kayba uğramış kişilere yardımcı olmak için ne yapabilirsiniz?

Onların yanında olun, acısını paylaşın, saygı duyun, ancak cesaret ve güven veren telkin ve tesellilerden uzak durun. Bunlar işe yaramaz. Aynı şekilde ‘Seni çok iyi anlıyorum’ gibi içi boş cümleler kurmayın. Acıyı hafifletmek süreci kolaylaştırmak niyetiyle kaybı hafife almayın, onu önemseyen tutum gösterin. Onları dikkatle dinleyin. Duygularına ve inançlarına duyduğunuz saygıyı hissettirin.

Tüm şehitlerimiz için Allahtan rahmet, ailelerine sabırlar diliyorum. 

Kendinize ve psikolojinize dikkat edin.

İletişim için : Psikolog S.Ceren AÇIKGÖZ 

PSİKOLOG S.CEREN AÇIKGÖZ'ün aydınlatan videoları 

Yorum:

yağmur 2015-09-05 Tebrikler 
Tebrikler güzel yazı.
Gerçekten ihtiyacımız vardı.
Başarılar

Bu yazı 05.09.2015 tarihinde yayınlanmıştır. 2116


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.