Ayakkabionline TR
Collezione TR
Collezione TR
Psikolog S.Ceren AÇIKGÖZ

Psikolog S.Ceren AÇIKGÖZ

HAYIR! DELİ DEĞİLSİN

Hatırlayacağınız gibi geçen hafta ki yazım psikoloji üzerineydi. Bu hafta delilik kavramı üzerinde konuşacaktık. Bakalım neymiş delilik.

‘Yahu deli misin sen?’ ‘Deli miyim ki ben?’  Ah bizler! Nasılda severiz beylik sözler etmeyi.

Şimdi efendim, delilik; tıbbi bir terim değil, kültürel bir kavramdır.

Geçmişte tüm ruhsal bozuklukları belirtmek için kullanılmıştır, delilik kavramı. Psikiyatrinin kurulması ile birlikte çeşitli ruhsal bozukluklar için ayrı tanılar bulundu ve delilik sözünün bilimsel bir yeri olmadı.

Ruh hastalıklarının tıpkı beden hastalıkları gibi ayrı tanıları vardır. Aslında hepimizin kulak aşinalığı olduğu depresyon, panik atak, şizofreni gibi birçok ayrımı yapılmış tanılardır. Ruh sağlığı tedavisi her zaman patolojik hastalıklar demek değildir. Bazen ilaçlı, bazen ilaçsız tedavi gerekir. Uzmanlar olarak da bu tanıları ölçü almaktayız. Evet, bunlar işin bilimsel kısmıydı.

Gündelik hayatımızda ise doğal olarak çoğu bu bilimsel kavramları bilmiyor. Bunların hepsine geçmişten gelen bir alışkanlıkla ‘Delirdi’ deniliyor. Bir de çoğu kişinin ağzından ‘Depresyona girdim’,  ‘Bende panik atak var’ cümleleri duyuyoruz.  Oysa her sıkıntı depresyon değil, her korku panik atak değildir. Ve bunların hiç birisi de delilik değildir.

Kişide herhangi bir psikolojik hastalık belirtisi fark edildiğinde psikiyatri ya da psikologdan destek alınması söylenir. Ve çoğunlukla ‘Ben deli miyim?’ cevabı alınır. Var olmayan bir psikolojik kavram nedeniyle, korkulara yenik düşülür. Peki bugüne kadar bu korkular ne kazandırdı?

Artık biliyoruz ki delilik psikoloji biliminde var olan bir kavram değildir.

Delilik, bizlerin alıştığı durumlar dışında kalan, tüm tutumları anlatmak için kullanılmıştır. Yani, toplum kuralları dışına çıkan kişilere yakıştırılmıştır. Farklı davranışlar sergileyen birisini gördüğümüz zaman ‘deli olmalı’ ‘kafayı sıyırmış’ gibi tanılar koyarız. Kim bu tanıları koyanlar? Çok uzakta aramayalım; tabi ki bizler!

Delilik ve farklılık kavramlarının ayırt edilememiş olması bu tanıların konulmasına neden olmuştur.  Duygu, düşünce, inanış ve beyin yapısının gelişimi herkes de farklılık gösterir. Standart bir beyin yapısı ve işleyişi olsaydı farklılığa ulaşmamız mümkün olmazdı, tek tip bireyler halini alırdık. O halde ‘Deli gibi çalışıyor, süsleniyor, geziyor’ gibi tümceler de neden hayatımızda yer alıyor?

Psikolog olarak belirtmek isterim ki, biz ruh sağlığı çalışanları,  muayene için gelen kişilere ‘hasta’ dahi demeyiz ve her yerde de bunun altını çizeriz. Onlar hasta değil danışandır, bizler ise danışman. Bu bilince de toplum olarak ulaşmamız önyargıları hayatımızdan çıkarmamıza yardımcı olacaktır.

Kendinize ve psikolojinize dikkat edin.

İletişim için : Psikolog S.Ceren AÇIKGÖZ 

PSİKOLOG S.CEREN AÇIKGÖZ'ün aydınlatan videoları 

Yorumlar:

Yağmur 2015-08-27 Teşekkürler tebrikler
Öğrenilecek ne çok şey varmış yanlış bildiğimiz.
Aydınlanmaya başladık sayende
harika bir yazı güzel psikolog'um heyecanla haftayı bekliyoruz.

Selma Kocatüfek 2015-08-26 Cerencim
Cerencim tebrik ederim

Musa Sarigoz 2015-08-26 Teşekkürler
Teşekkürler.harika olmuş gene

Mehmet Negiz 2015-08-26 Doktorum benim
Doktorum benim...Doktorum benim...

SEVİNÇ 2015-08-26 DEVAM
ÇOK GÜZELDİ DEVAM YAZMAYA

Bu yazı 25.08.2015 tarihinde yayınlanmıştır. 540


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.