sanalbasin.com üyesidir
reklam alanı
REKLAM ALANI
  • 11 Şubat 2016, Perşembe 15:38
NizamettinŞereflier

Nizamettin Şereflier

TÜRKİYE’NİN SEÇİMİ

Bilindiği gibi ülkemizde 7 Haziranda milletvekili seçimleri yapılmış; sonucu itibariyle de hiçbir parti “Türkiye Büyük Millet Meclisinde” tek başına hükümet kurabilecek bir çoğunluğunu sağlayamamıştı.

Akabinde Hükümet kurma görevi “Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan” tarafından, mecliste en çok sandalyeye sahip Ak Parti Genel Başkanı “Sayın Ahmet Davutoğlu’na” verilmişti. Davutoğlu’da tek başına iktidar imkânı olmadığı için önce CHP’ye, ardından da MHP’ye koalisyon görüşmeleri için gitmiş ama 45 günlük süre içinde, mecliste güvenoyu alabilecek bir hükümet kurulamamıştı.

Hatırlanacağı üzere başarısız geçen bu nafile turların sonunda “Sayın Davutoğlu” bir hükümet kuramamış ve görevi Sayın Cumhurbaşkanına iade etmişti. Mecliste bulunan bu dört siyasi partinin 45 günlük sürede bir hükümet kuramaması neticesinde, Sayın Cumhurbaşkanı da “Anayasa” gereği ülkeyi yeni bir seçime götürmek zorunda kalmıştı.

Ak Parti karşıtları, “7 Haziran seçimlerde” göreceli bir başarı elde etmişlerdi ama Ak Partiyi iktidardan indirecek karşıt hükümeti kurma şansını MHP’nin tavrı yüzünden yakalayamamışlardı. Bu koşullarda AK partisiz bir hükümetin bu parlamentodan çıkması da mümkün gözükmüyordu.

Hepimizin malumu bazı çevreler Ak partiyi iktidardan göndermek için başka yollar denemeye kalkıştılar. Bir anda barış sürecini bir tarafa atıp, “PKK terörünü” tekrar hortlattılar. Yeter ki Ak Parti iktidardan gitsin, yeter ki Sayın Cumhurbaşkanı onların çıkarlarına çomak sokmasın!

“Sayın Recep Tayyip Erdoğan”, 30 Ocak 2009 tarihinde Davos’ta düzenlenen “Dünya Ekonomik Formu zirvesinde” İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’e, “One munite” ; bir de üstüne üstlük Birleşmiş Milletlerde yaptığı bir konuşmada “Dünya beşten büyük”, deyiverdi.” Sayın Erdoğan”, bu sözlerinin arkasından batı gözünde “istenmeyen adam” ilan ediliverdi.

Sen misin bunları söyleyen, sen misin Osmanlı’yı canlandırmak isteyen, sen misin Lozan antlaşmasını yırtmak isteyen; senin başına öyle çoraplar öreriz ki, “sen bu ülkeyi yönetemezsin” dediler.  Zaten de Gezi eylemleri ve 17 ve 25 Aralık darbe sürecinden bu tarafa, ülkeyi “Sayın Cumhurbaşkanı ve Ak Partiye” yönettirmemek için ellerinden geleni ardlarına koymadılar.

Düşünebiliyor musunuz,” PKK terör örgütünün” siyasi uzantısı olduğunu açıklamakta bir sakınca görmeyen HDP’liler 7 Haziran seçimlerinde yüzde 13 gibi bir oy almalarına rağmen siyaset yapmayıp, Tayyip Erdoğan düşmanlığına soyundular. Neymiş efendim “Recep Tayyip Erdoğan’ı” “Başkan” yaptırmayacaklarmış.

Yoksa bölgede kurmayı hayal ettiğiniz “Kürt Devletinin” önündeki en büyük engelin “Recep Tayyip Erdoğan” olduğunu düşünüyorsunuz da, bunu açık açık söylemeyip yan yolara mı sapıyorsunuz?

Hani 7 Haziran seçimleri öncesinde “Kürt Halkının” oylarını alabilmek için demokrasi havarisi kesilivermiştiniz. Ne oldu da seçimlerden sonra siyaseti bir kenara atıp; dağdakilerle bir olup savaşı seçtiniz.

Anlaşılan barış sürecinde şehirlere silahlı yığınak yaparak, PKK’nın şehirlere yerleşmesini sağlamışsınız. Sizi kullanan ağababalarınız zaman bu zaman dedi ki, topyekûn bir ayaklanmayı başlattınız. Hatta o kadar ileri gittiniz ki, bölgedeki İlçe başkanlarınız, belediye başkanlarınız birer birer özerklik ilan ederek, Suriye’deki gibi” kantonlar” kuracağınızı zannettiniz.

Malum çevreler 7 Haziran seçimleri itibarıyla göreceli bir başarı sağlamış gibi görünse de; yeni bir seçim kararı, bu çevrelerin morallerini daha da bozmuştur. Ayrıca Ak Parti, bu seçimlerde “400 milletvekili” sayısını yakalarsa paniği malum çevreleri daha da hırçın yapmıştır.

Son “Dağlıca baskını” ve “Iğdır saldırıları”, olayların bu yolda gelişeceğini göstermektedir. Anlaşılan seçimlere yaklaştıkça saldırılar daha da artacaktır. Amaçları bu ülkede güvenlik kalmamıştır deyip seçimleri yaptırmamaktır.

Ama korkunun ecele faydası yok, ne pahasına olursa olsun bu seçimler yapılacaktır. Başka da çıkış yolu yoktur. Türk halkı bu seçimlerde geleceğini oylayacaktır. Ya var olacak ya da yok olacaktır.

Eğer 1 Kasım 2015’te yapılacak seçimlerde Anayasayı değiştirecek bir çoğunluk mecliste oluşmazsa, siyasi kargaşa büyüyerek devam edecektir. Mevcut bu dört partinin, yakın bir gelecekte bir araya gelmesi de mümkün gözükmemektedir.

Ey Türk milleti! Bu seçimlerde şu ya da bu partiye oy atın demiyorum ama geleceğinizi oylayacağınızı unutmayın diyorum. “Zaman partizanlık zamanı değil; birlik ve beraberlik zamanıdır”. Kalın Sağlıcakla!

Nizamettin Şereflier

08.09.2015 / Aktarım anında Bu Yazı 907 kez okundu


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 19.11.2018 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 19.11.2018 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 19.11.2018 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 19.11.2018 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 19.11.2018 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 19.11.2018 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 19.11.2018 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 19.11.2018 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 19.11.2018 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 19.11.2018 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 19.11.2018 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 19.11.2018 Günlük Yorumu

NAMAZ VAKİTLERİ
İŞ BANKASI
yukarı çık