Ayakkabionline TR
Collezione TR
Collezione TR
Nizamettin Şereflier

Nizamettin Şereflier

15 Temmuzun Ardından

Millet olarak 1960, 1980 askeri darbelerini, 28 Şubat Post modern darbesini, ardından 27 Nisan e-muhtırası yaşamıştık ama son olarak 15 Temmuzda yaşadığımız darbe girişimi, darbeden öte bir katliamdı. Katliam diyorum, hiç birisi 15 Temmuz kalkışması kadar canice ve vahşice olmamıştı. Bir millet o akşam, tankla, topla, uçakla, füzeyle yok edilmeye çalışıldı.

Maalesef 21. Yüzyılda bunu da gördük! Bunu yapanlar ne Rum, ne Ermeni, ne de Rus idi, öz be öz bizim içimizden çıkan aklını bir yerlere satmış zavallı, soysuz (dilim evlatlarımız demeye varmıyor ama)ne yazık ki bizim evlatlarımızdı.

Kimse bize, 15 Temmuzu bir darbe girişimi olarak izah edemez, bu bir milletin, bir ümmetin yok ediliş projesinin ortaya konulmasından başka bir şey değildi. Bu Endülüs Müslümanlarının 15. Yüzyılda İspanya’dan sökülüp atılması gibi, bin yıldır Anadolu’da yaşayan Müslüman Türk milletinin; Anadolu’dan sökülüp atılması projesinin hayata geçirilmesi girişimiydi.

Batılı haçlı zihniyeti, Anadolu’nun tekrar Hıristiyanlaştırılması için içimizdeki “FETÖ” hainlerini kullanarak olanca hızıyla bize saldırmış ama milletimiz ve Başkomutanımız Sayın Tayyip Erdoğan’ın kararlı ve cesur duruşuyla bu saldırı şimdilik püskürtülmüştür.

Şimdilik diyorum, çünkü bu soysuzlar bizim rehavete kapılmamızı, 15 Temmuz gecesi yaşadıklarımızı unutmamızı beklemektedirler. Bizim boş anımızı kollamaktadırlar.

Anlaşıldı ki bu soysuzlara karşı millet ve devlet olarak daima uyanık olmak zorundayız. Gevşemek yok! Millet olarak aramızdaki kırgınlıkları, sen ben kavgasını bir tarafa bırakıp safları sıklaştırmalıyız. Artık hattı müdafaa değil, sathı müdafaa zamanı! Artık yurtta sulh cihanda sulh anlayışı da bitmiştir.

Avrupa’nın, (sözüm ona modern dünyanın) bize dayattığı insan hakları, demokrasi gibi kavramlarının bir önemi de kalmamıştır. Bu kavramların arkasına sığınarak bütün kutsallarımıza saldırmışlardır. Her türlü terörü, “PKK, DHKPC, DEAŞ” ve en son olarak da “FETÖ” terör örgütü üzerinden üzerimize boca etmişlerdir.

Neymiş efendim idam cezasını geri getiremezmişiz, eğer getirirsek Avrupa Birliğine giremezmişiz. Başınıza kalsın AB’niz, NATO’nuz; bu saatten sonra değil sizinle birlikte olmak, size selam vermek bile bu milletin hayrına değildir.

15 Temmuzu bir milat kabul ederek, devletimiz ve milletimizin bekası için yapmamız gerekenleri, ne pahasına olursa olsun derhal yapmalıyız. Öncelikle şu Anayasa meselesini bir an önce çözmeliyiz.

 12 Eylül darbecilerinin yaptığı darbe Anayasasıyla ülkeyi yönetmeye çalışmanın, bizlere nelere mal olabileceğini 15 Temmuz gecesi acı bir şekilde tecrübe ettik. Dönem dönem bazı tadilatlar yapılmış olsa da, özü demokratik olmayan bu Anayasadan, bu millet bir an önce kurtarılmalıdır.

İnanıyorum ki, Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın liderliğinde iktidar ve muhalefetimiz, ülkemizin ihtiyaçlarına uygun ortak bir paydada buluşarak çoğulcu, demokratik ve sivil bir Anayasaya yapacaklardır. Millet olarak da hepimizin temennisi bu yöndedir.

Millet, 15 Temmuz gecesi, ne askeri ne de sivil vesayeti kabul etmediğini beyan etmiştir. Bilsinler ki, kimler mızıkçılık yapıp Anayasa uzlaşma komisyonu masalarından kaçarsa, bu sefer tanklar değil ama millet onları ezip geçecektir; bizden söylemesi!

15 Temmuz gecesi şehit düşen vatan evlatlarımızı saygı ve rahmetle anıyor, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Kalın sağlıcakla benim aziz milletim!

Nizamettin Şereflier


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.