Metin Özçimen

Metin Özçimen

BU MİLLET SANA ÇOK SEY BORÇLU KARAOĞLANIM...

Bülent Ecevit in Tarihi Konuşması ile yazıma başlamak istiyorum...                                        

"Biz Demirellerden, Türkeşlerden milliyetçilik dersi almayız.
Sevgili kardeşlerim;
Biz milliyetçiliği; sokak duvarlarına değil,
Kıbrısın topraklarına,
Egenin deniz yataklarına yazmışız,
Biz milliyetçiliği batı anadolunun haşhaş tarlasına yazmışız" 

Türkiye halkına sesleniyorum… Bu dönemde yaşanan kirli siyasetten, oynanan kirli oyunlardan, belden aşağı vurmalardan, haksız rekabetten, çıkar peşinde koşmaktan yorulan halkıma sesleniyorum… Bu liderlerle daha nereye kadar… Ben size gerçek liderden bahsediyorum…

Recep Tayyip Erdoğan’dan bahsetmiyorum…

Kemal Kılıçdaroğlu’ndan bahsetmiyorum…

Devlet Bahçeli’den bahsetmiyorum…

Rahmetli olmuş veya halen yaşayan eski politikatıcılardan bahsetmiyorum…

Ben Temiz, Dürüst, Yalanı, hilesi, çalması, çırpması, hırsızlığı, soygunculuğu olmayan….Yandaşlarına hizmet etmeyen…İşçinin, emekçinin, köylünün, yoksulun liderinden, Dünyanın en değerli politikacısından, Türk gazeteci, şair, yazar, siyasetçi ve Türkiye Cumhuriyeti eski Başbakanından, Halkın KARAOĞLAN’nından bahsediyorum…"Bir bardak çay, bir yaprak kağıt, bir kurşun kalem ve şiir kitabı İşte Bülent Ecevit’in hayatındaki en yakın arkadaşları"

“YARIN”

bir şeyler olacak yarın

duruşundan belli

kırdaki atların

bulutların koşuşundan belli

kazışından köstebeklerin toprağı

karıncaların telaşından belli

bir şeyler olacak yarın

belki bir tomurcuk

belki bir ağacın düşen yaprağı

belki de bir çocuk

pek o kadar göremesek de uzağı

kuşların uçuşundan belli

bir şeyler olacak yarın

öbür günden önemsiz

yarından önemli

Unutulmaz isim Gazeteci-Yazar-Şair-Siyasetçi Bülent  Ecevit’i bu anlamlı şiiri ile sevgiyle anıyorum… Bülent Ecevit kimdir diye merak ediyorsanız işte hayatı…                      

İlk ve Ortaokulu Ankara’da okuyan Ecevit e, lise çağında İstanbul Robert Kolej yolları göründü. Bu yol onun hayatını derinden etkileyen evliliğinin de vesilesi oldu. Kolej’deki bir resim yarışmasında Rahşan Aral’la tanışıp, kısa sürede aşk yaşamaya başlayan Ecevit, 22 Ağustos 1946 tarihinde Çocuk Esirgeme Kurumu salonunda sade bir törenle evlendi. Hemen ardından Bülent Ecevit, Londra Üniversitesi’ne kayıt yaptırdı ve Londra Basın Ataşeliği’nde göreve başladı.

CHP DÖNEMİ

1949 yılında CHP’nin resmi yayın organı Ulus gazetesinde yazmaya başlayan Ecevit, 1954 yılında Amerikan Haberler Merkezi’nin davetlisi olarak Washington’a gitti. Yazılarını Halkçı isimli gazetede sürdürdü. Amerika’dayken aldığı bir telgraf hayatını değiştirdi. CHP’den milletvekilliği adaylık teklif edilen Ecevit, 27 Ekim 1957′de milletvekili oldu.

KIBRIS HAREKATI

15 yılda hızlı atılan adımlar onu 14 Mayıs 1972′de CHP Genel Başkanlığı koltuğuna taşıdı. İsmet İnönü’ye karşı kazanılan zaferin ardından, Kıbrıs Fatihi ünvanına iki yıl kalmıştır. Siyasi hayatının belki de en önemli kilometre taşlarından birisi 1974′teki Başbakanlığında yapılan Kıbrıs Barış Harekatı dır.

DSP

12 Eylül 1980 askeri darbesinin siyasi yasaklısı Bülent Ecevit, eşi Rahşan hanımla bir süre Zincirbozan günlerine mahkum oldu. Ardından eşinin uzun süre genel başkanlığını yaptığı Demokratik Sol Parti’nin başına geçti. 1991′de yeniden Meclis’e giren Ecevit ve partisi, 1998′de ANASOL D hükümetinin düşürülmesinin ardından azınlık hükümeti olarak iktidara geldi. Azınlık hükümetinin başbakanı, 17 Şubat 1999′da tarihi bir açıklama yaptı. Bu rüzgar 18 Nisan 1999 seçimlerinde ise yüzde 21′lik oyuyla birinci parti yaptı.

CUMHURBAŞKANI KRİZİ

Yılların zıt kutbu gördükleri MHP ile koalisyonu Kıbrıs’ta masa tenisi oynarken dile getirir. DSP-MHP-ANAP Hükümeti büyük zorluklarla işe başladı. İki büyük deprem ve ekonomik problemlere bir de Cumhurbaşkanlığı krizi eklendi. 6 Mayıs 2000′de göreve başlayan Cumhurbaşkanı Sezer’in birkaç ay sonra bir Milli Güvenlik Kurulu’nda Başbakan Ecevit’e fırlattığı Anayasa kitapçığı, bir ekonomik krizin de tetikleyicisi oldu. 19 Şubat 2001′de Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın kamu bankaları yüzünden tartışması, piyasada gerilime yol açtı. Dolar 650 bin liradan bir günde 1 milyon 100 bin liraya fırladı. Faizler çıktı, borsa çöktü. Başbakan bu kriz günlerinde o dönem Dünya Bankası’nda çalışan Kemal Derviş’i göreve çağırdı. Derviş süper bakan olarak ekonominin başına getirildi. Ancak Ecevit tıpkı Sezer gibi onunla da gönül köprülerini attı. Zira Derviş de bakanlıktan istifa edip, önce Hüsamettin Özkan ekibiyle, sonra da Bülent Ecevit in en büyük politik rakiplerinden CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’la dirsek temasında bulundu.

HASTALIĞI VE VEFATI

4 Mayıs 2002 de Başbakan Ecevit Başkent Hastanesi’ne basit bir bel rahatsızlığı nedeniyle gitti. Fakat rahatsızlığı büyür, kaburgası kırık, güçlükle konuşan bir Başbakan durumuna düştü. Ecevit, 28 Mayıs 2002′de hastaneden taburcu olduğunda artık eskisi gibi yürüyemiyor ve konuşamıyordu. Bu süreçte, Bülent Ecevit Başbakanlık koltuğunu tüm ısrarlara karşın bırakmadı. Sağlığının ona yapamadığını 3 Kasım 2002 seçimleri yaptı. Birinci parti olarak seçime giren DSP, korkunç bir erimeyle yüzde bire düştü. DSP’ye ve siyasete vedası ilk kurultayda, duygusal bir ortamda gerçekleşti. Karaoğlan, Oran’daki evine çekildi. Bazen bir bilen olarak sahneye çıktı bazen hakkında yazılan kitaplar ve yazdığı makalelerle sesini duyurdu.

18 Mayıs 2006′da son olarak, Danıştay üyesi Mustafa Yücel Özbilgin’in cenazesinde görüntüledi. Bitkin ve yorgun olan Ecevit, üzüntü de eklenince akşam saatlerinde fenalaştı. Beyin kanaması geçiren Bülent Ecevit, Gülhane Askeri Tıp Akademisi’ndeki son çabalara cevap vermeyerek yaşamını yitirdi.

BİZ SANA ÇOK ŞEYLER BORÇLUYUZ…

Bunları bize niye anlatıyor diye söylenenleri duyuyorum… Hani kıymeti öldükten sonra bilinenler var ya! İşte onlardan biridir KARAOĞLAN’ımız…Şu anda liderim diye ortalıklarda gezenler var ya! Evet evet ta… kendileri…Ya, şöyle bir geriye dönüp bakarmısınız? “Ben arkama bakmam, daima ileriye bakarım” derseniz… Hayat size hiçbirşey kazandırmamış derim…                                                         

Bülent Ecevit, kendisi için hayatta kesinlikle çalışmamıştır… Paraya hiçbir zaman değer vermemiş…Parası varsa bile yoksula yatırım yapmıştır…Tarıma önem vermiştir… Köylünün yanında destekçisi olmuştur… İşçinin hakkını sonuna kadar savunan tek adam olmuştur… En önemlisi arkasında kara bir leke bırakmamıştır… Kendisini utandıracak evlatlar bırakmamıştır… Çocuk yapmak kolaydır… Fakat, onları hayata hazırlamak daha zordur…Lider olmak kolay değildir arkadaşlar… Özlemle anıyorum seni benim tek liderimdin…Görüşünceye kadar, dostça kalın…
Facebook:daktilogazetesi metin özçimen 
e-mail:m.ozcimen@mynet.com


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.