sanalbasin.com üyesidir
  • 26 Aralık 2017, Salı 14:17
MEHMET'TENVOLLEYLER

MEHMET'TEN VOLLEYLER

O TRİBÜNLERİ ARIYORUM

Türkiye Deplasmanlı voleybol ligi 1971 yılında ile başladı. İETT takımının şampiyon olduğu, ancak 1971-1972 sezonu sonunda  Tokat , Bolu ve PTT takımlarının mahalli lige düştüğü yılda hem oynanan maçların, hem de spor salonlarımızın ayrı bir atmosferi ve voleybol sporumuza gösterilen yoğun ilgi vardı. Son zamanlarda bazı ilçe takımlarımızın salonlarında iddialı rakip takımlara karşı oynadıkları maçlarda da tekrarlanan görüntülerin geçmiş yıllarda yaşananlardan farkı pek olmasa da onlar ile yarışabilir durumda oldukları iddia edilemez. Bu duruma gelinmesinde bazı faktörlerin ön plana çıktığını görmemiz  ve fark etmemiz sanıldığı kadar zor değil . Öncelikle şehirlerimizde çocuklarımızın spor yapabilecekleri alanlar değişik amaçlar ile farklı yapılaşmalara dönüştürüldü. Küçükken çok iyi anımsıyorum, oturduğumuz mahallede futbol ve voleybol oynayabileceğimiz o kadar boş alan vardı ki,  hangisini kullanalım diye aramızda anlaşamadığımız günleri dahi yaşadık. İlkokul çağımızda ise voleybol ile bayağı yoğun ilişkimiz oldu,  sınıflarda  oluşturulan takımlar beden eğitimi derslerinde muhakkak kendi aralarında maç yaparlardı, hatta ve hatta öğle tatillerinde sınıflar arası voleybol maçları oynanıyordu ve bu maçlar hem öğrenciler, hem de öğretmenler tarafından ilgi ile izleniyordu. Okul takımlarının maçları ise bambaşka heyecan ve keyifli anları yaşamamızı ve bir noktada da enerjimizi desteğe dönüştürdüğümüz güzel zaman geçirmemizi sağlıyordu. Küçüklüğünde ve gençlik dönemlerinde voleybol sevgisini  gerek oyuncu olarak, gerekse de seyirci olarak benliğinde taşıyan bir insanın bu sevdayı terk etmesi sanıldığı ve beklenildiği kadar öyle kolay olmaz, onu bir yaşam tarzı olarak görür ve kabullenir. Ben birçok dostumu, sayısını anımsayamadığım arkadaşımı spor alanlarında tanıdım, özellikle de voleybol salonlarında tanıdım. Gençlik yıllarında tatil günleri en güzel değerlendirilecek olan yerler mevsim itibarıyla yani sonbahar ve kış aylarında tabi ki  spor salonları oluyordu. Bu düşüncede olan ve gerek voleybola , gerekse de basketbola seyirciler  o kadar çok yoğun ilgi gösteriliyorlardı  ki maç saatlerinden çok önce salona girmek ve yer bulmak zorunda kalıyordunuz. Zaten oynanan maçların tadı da  keyfide seyirci ile çıkıyordu, verdikleri destek ile  oyuna heyecanı da getiren , oyuncuları motive eden ve alınan her sayıyı önce sahiplenen hep seyirciler oluyordu ; bu atmosferleri yaşamış olan yakınlarınızın anlatacaklarını dinlerseniz  eminim siz de o devirlere özlem duyarsınız, o maçları birebir yaşayamadığınıza üzülürsünüz. İsterseniz gelin ben size mahalli ligden yenen takımın deplasmanlı lige çıkacağı bir maçtan anımsadıklarımı anlatmaya çalışayım.

Rahmetli Erdal  Önder ( Tavuk Erdal ) yıllarca voleybol sporumuza hem oyuncu hem de antrenör  olarak değişik takımlarda oynayan  , geçtiğimiz yıl aramızdan ayrılan , ismi Bergama Belediyesi Spor Salonuna verilerek ölümsüzleştirilen, defalarca milli  takımımızda başarılı görevler yapmış bir sporcumuz, değerli bir voleybolcumuzdu.

Her iki takım da maçı kazanmak için var güçlerini alana yansıtmaya çalışıyorlar, seyircilerin desteği görülmeye değer, sahada birebir savaş yaşanıyor. Bilinen bir gerçek var , o da oyundan kopmayan, konsantrasyonunu kaybetmeyen ve en önemlisi de sinirlerine hakim olan takımın maçı kazanacağının bilinmesiydi.

Takımını oynatma, hücum adamlarını yerinde ve zamanında kullanma, aksiyonlarını düzenleme ve değişik varyasyonları uygulama görevinin pasörlerce yerine getirildiği bilinir.  Erdalın bu görevler için biçilmiş kaftan olduğu da bir gerçek, o yüzden rakip takım seyircileri sürekli olarak Erdalın üzerine oynuyorlar, onu oyundan düşürmek için çok ilginç bir yol bulmuşlar. Bir taraftar elinde canlı bir tavuk, boynuna kolye gibi  ERDAL yazan bir tabela asmış, her pozisyonda  ‘’ Erdal bak sensin, Erdal bak sensin ‘’  diye maç boyu hiç susmadan Erdalı demoralize etmeyi başardı . Rakip seyircilerin de anımsanmayacak katkıları ve destekleriyle ve haliyle oyundan düşen pasör yüzünden takım yenildi ve rakibi deplasmanlı lige çıktı ama bence maçta galip taraf tribünlerdi, o koltukları hınca hınç dolduran ve oyunun her anında en az parkedeki oyuncular kadar mücadele etmek arzusunda ve niyetinde olan seyircilerdi.

Kim ne derse desin, seyir sporlarının tadı seyirci ile  bir başka güzel , farklı oluyor. Ama boş tribünler önünde ne oynayan oyuncu, ne maçı yöneten hakemler, nede bir avuç seyirci mutlu oluyor, oyundan keyif alıyor. İşte ben yaşadıklarımı anımsayınca geçmiş dönemlerdeki maçları ve tribünleri özlüyorum , ister istemez onları arıyorum, hafızalardaki eski bir şarkı gibi : ‘’ Yine dünya eski hamam, eski tas ‘’ olsun istiyorum, voleybol salonlarımız.

Yeni yılınız kutlu olsun, güzel, sağlıklı ve mutlu geçsin 2018.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Hikmet İnanlı Hikmet İnanlı 26.12.2017 22:37

eskileri hepimiz özlüyoruz ama dönebileceğini hiç hayal bile etmeyelim derim. voleybolu seyrederek öğrendik. şimdi çocuklar maç izlemeye gitmiyorlar. oysa bizler cumartesi ve pazar günleri İTÜ spor salonuna ilk maç başlayınca oturur öğlen öğrenci yemek bileti 125 krş. alır karnımızı doyurduktan sonra akşam son maç bitene kadar seyrederdik.sanıyorum 1967 senesi olması lazım Avrupa şampiyonası vardı. spor ve sergi sarayında polonyalı oyuncuları görünce bunlar güreşçimi diye arkadaşlar birbirimize sorduk. o kadar iri enseleri kalın güçlüydüler. belki de bizler çocuktuk öyle gözüktüler. Rahmetli Erdal abi ile de Göztepe de iken bizler Kurtuluş olarak karşılaştığımızda bir anımız olmuştu. Allah rahmet eylesin. O ve onun gibi abilerimiz öğüt verici öğreten eğiten güzel örnek insanlardı. ne mutlu ki bu güzel insanlardan voleybolu öğrendik. konu belki dağılıyor ama konu Erdal abi olunca yazmadan geçmeyeceğim. o zamanki halk eğitimlerde Değer abi ile voleybol öğretim fotoları vardı. asılıydı. bilmem kaç kişi hatırlar. Mehmet Bey face de yeni tanıştık.bir gün karşılaşırız inşallah iyi günler dilerim.

Mehmet Nilmen Mehmet Nilmen 26.12.2017 22:37

Hikmet hocam siz de duygularınızı ve özlemlerinizi çok güzel dile getirmissiniz. Ben kendi şahsıma bu anımı yazmasam öncelikle kendime karşı sorumsuz davranmış olurdum ki bir noktada geleceği doğru tahmin edebilmek için geçmişi iyi analiz etmemiz gerektiği ve geçmişten ders çıkarmamızın önemini idrak etmek zorundayız diye düşünüyorum.Umarım ve dilerim ki sizler gibi yıllarını voleybol sporu içinde geçirmiş ve geçirmeye devam eden büyüklerimizin de muhakkak yaşadığı ve anılaştıracağı anlar olmuştur ki bu hatıralar genç nesillerce bilinsin diye , onlara rehber olsun diye, kendileri ile özleştirsinler diye muhakkak yazarlar ve yayınlarlar. Ben karınca kararınca kendi yaşadıklarımı yazmaya ve anlatmaya çalışıyorum , artık sizlerden de bekliyorum.İnşallah yolumuz bir gün bir yerde kısmet olur da kesişirse geçmişi şöyle oturup yadederiz, dertleşiriz diyelim. Ben de hem size , hem de Park Antalya Gençlik Kulübümüzde görev yapan Mustafa Serhat Ünal ve Çetin Taş hocalarıma yeni yılda yapacakları karşılaşmalarda başarılar ve iyi yıllar diliyorum.Hoşça kalın sevgili Hikmet hocam.

Hikmet İnanlı Hikmet İnanlı 27.12.2017 00:47

Mehmet Kardeşim güzel duygu ve düşüncelerin için teşekkür ederim. mutlaka yolumuz bir gün Allah nasip ederse kesişecektir. o zaman daha çok anlatma ve anlama fırsatımız olur. Bizlerde park Antalya ailesi olarak sizin ailenizle birlikte yeni yılınızı kutlar yeni yılın sağlık mutluluk ve başarılar getirmesini dileriz. sevgilerimle

Berna Bulut Berna Bulut 27.12.2017 14:03

Kalemine sağlık Mehmet abicim...Sevgiler saygılar

Mehmet Nilmen Mehmet Nilmen 27.12.2017 14:04

Sağolasın Berna, çok teşekkür ediyorum ; benden de size selamlar ve sevgiler.

YAZARLAR

tümü
  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 20.09.2018 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 20.09.2018 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 20.09.2018 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 20.09.2018 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 20.09.2018 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 20.09.2018 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 20.09.2018 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 20.09.2018 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 20.09.2018 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 20.09.2018 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 20.09.2018 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 20.09.2018 Günlük Yorumu

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık