Hasan Uğur Epirden

Hasan Uğur Epirden

VATANSEVERLİK VE POLİTİKA…

Hepinizin çok iyi bildiği gibi yarım asıra merdiven dayamış bir spor ve müzik adamıyım…

44 yıldır da köşe yazarlığı yapıyorum…

Yazılarım geniş bir yelpazeyi kapsıyor…

Doğruları, yalnızca doğruları yazmaya; yanlışların ve aykırılıkların karşısında mücadele etmeye, okuyucularımı aydınlatmaya çalışıyorum…

On binlerce aydın, seçkin bir okuyucu portföyüne sahip olmam, onlardan aldığım elektrik, yaşam sevincim…

Son 15 yılda internet ortamında muhtelif sitelere yazdığım yazı/haber/yazı dizisi ve makale sayısı 10 bini aşmış durumdadır…

Son yıllarda, tek tük serpiştirdiğim politik yazılarımın bazı dostlarım ve okuyucularım tarafından yadırgandığını çok iyi biliyorum…

Ancak bu ülkede, son 12-13 yılı yaşayıp da, gittikçe çirkinleşen bu politik arenada duyarsız kalmak, yani susmak, olan biteni kabullenmek bence “Vatan Hainliği” ve Atatürk’ün yoktan var ettiği, çağdaş, laik, hukukun üstünlüğüne, özgürlükçü demokrasiye dayanan, O’ nun devrim ve inkılaplarıyla emanet ettiği bu cennet vatanın bir yandan emperyalizmin, diğer yandan çağ dışı bir ortama sürüklemek isteyen örümcek kafalı yobaz güruhun neredeyse bölünme aşamasına getirmesi karşısında olması gerekeni yaptığımı zannediyorum ?…

Hukuksuzluk, yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, terör, adam kayırma, torpil, yobaz dayatma, kutuplaşma, gerilim, kadına şiddet, cinayet, yolsuzluk, mutsuzluk, huzursuzluk, kavga, kumpas, kaos, komşu ülkelerle dalaş, geçim sıkıntısı içine gömülmüş ülkemizde elinde Kuran, seçim mitingleri yaparak halka yön gösteren, hedef işaretleyen, bunu da o mevkiye yakışmayan bir üslupla yapan taraf bir Cumhurbaşkanı, hala ülkemizin sorunlarını ve çıkarlarını bir kenarda tutup, kavga eden, birbirlerinin gözünü oymaya, yok etmeye çalışan parti liderlerini görmek içimi acıtıyor, düşüncelerimi paylaşarak, aydınlık yarınlar için bir şeyler yapmayı görevim sayıyorum…

Bu sıraladığım sıfatlar (!) tüm devlet kademelerinde alenen ve hatta ne yazık ve üzücüdür ki yukarılardan güç alan (!), politize olmuş cüretkar (!) Spor Federasyonlarında da minik modeller olarak görülmektedir…

Pis kokulu Türkiye gitti, mis kokulu Türkiye geldi…” diyen bir Başbakan’ın ülkemizi “Yeni Türkiye” savsatası içinde yönetmesi yüreğimi dağlıyor, kanatıyor…

Cami yıkıp, yerine AVM yapan, ülkemizi İlahiyat Fakülteleri, Kuran Kurslarıyla donatan (!) bir zihniyetin, halkı geçim sıkıntısından aklını yitirmek üzere kıvranırken, dünyada emsali görülmemiş bir hovardalık (!) ve gösterişle (!) 5 milyarlık, 1150 odalı (Yanında Cumhurbaşkanı ve eşinin yayılarak (!) kalacağı 250 odalık (!) Yavru Saray da bitmek üzere ?…) malumKaç’Ak Saray”ı güzelim Atatürk Orman Çiftliği arazisini doğa katliamı yaparak yok ederek diken zihniyeti, yüzlerce şaibeli suç dosyasından “Dokunulmazlık” kalkanı arkasına sinerek, Ak’lanmayı, onurunu düşünmeden, yüzsüzce ve hayasızca sözde kurtulduğunu sanan, kavgacı milletin vekilleriyle (!) kokuşmuş bir meclisi görmek beni kahrediyor…

İşte sevgili dostlarım, değerli okuyucularım; Epirden hocanın geldiği son noktanın kısa bir analizi…

Şimdi bu anlattıklarımı paylaşımlarda özümseyemeyen ve anlamak istemeyenler mutlaka çıkacaktır…

Olsun !… Bu satırlarımdan sonra doğrulara geri dönüş yaptıracağım 3-5 kişi bile verdiğim bu mini emeğe misli misli değer !…

Yarın, “Devlet ve Spor”, ertesi gün “Devlet kültür ve sanat” yazılarımla sizlere ulaşacağım…

İşte o zaman Spor emekçisi, voleybol aşığı / Müzik menajeri Hasan Uğur Epirden’in meslekleriyle politik tablo arasında yaşamakta olduğu o med-ceziri sanırım ve de umarım daha iyi anlayabileceksiniz ?…

Aydınlık, mutlu ve umutlu yarınlar dileklerimle…

30.06.2015 / Aktarım anında bu yazı 623 kez okundu


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.