sanalbasin.com üyesidir 6
Hozzt satış
Hozzt Satış Ortaklığı
  • 04 Mart 2016, Cuma 0:01
Hasan UğurEpirden

Hasan Uğur Epirden

TVF NEREYE KOŞUYOR?... HEDEF OKUNU ISKALAYINCA...

TVF NEREYE KOŞUYOR ?...

İster adını “Rezalet” koyun, isterseniz “Skandal” Diye tanımlayın, cumartesi akşamı yaşanan büyük ayıp tüm voleybolseverleri çileden çıkardı... Sayısız telefon ve mail aldım... Hepsi öfke doluydu...

NTV Spor, büyük bir vurdumduymazlık yaparak, Türkiye Voleybol Federasyonunun da gevşekliğinden ve sorumsuzluğunda istifade ederek, en az 1,5 ay öncesi gerek Voleybol Bayanlar, gerekse Basketbol Bayanlar Dünya Şampiyonalarının maç programları, saatlerine varıncaya kadar belli olmasına rağmen, büyük bir beceriksizlikle ve saygısızlıkla, cumartesi akşamı 19.00 da başlayan Türkiye – İspanya Basketbol maçının saatini öne sürerek, 18.00 de TVF ile yapmış olduğu yayın anlaşmasını hiçe sayarak, dahası voleybol camiamızın onuruyla hayasızca oynayarak daha önce yayınlama sözü verdiği, anonsunu yaptığı, Türkiye – Hollanda Voleybol maçınının naklen yayınını iptal etti, televizyonları başına geçip, maçın yayınını bekleyen voleybol severleri çileden çıkardı...

Bu konuya ilişkin gerek NTV Spor dan, gerekse TVF den bir açıklama ve özür yayınlanmaması görülmemiş öfkenin katlanmasına sebebiyet verdi...

Benim gibi, maçı mecburen televizyondan seyredip, voleybolseverlerle paylaşmaktan başka şansı olmayan voleybolumuzun tüm basın emekçileri anons bile yapılma gereği düşünülmeden yapılan bu keyfi, saygısız iptale büyük tepki gösterdiler...

Şunu açık ve net bir dille vurgulamak istiyorum...

Kimsenin voleybolumuzu 2. plana itip, onuruyla oynamaya hakkı yoktur...

Bu skandalda başrol oynayanları şiddetle kınıyorum...

TVF yi ciddiyete, NTV Spor u da voleybol ailesinden, voleybolseverlerden özür dilemeye davet ediyorum...

Bir yanlış anlaşılmaya veya bilinçli olarak hedef gösterilmem olası olduğu için bir önemli açıklama yapma lüzumunu hissediyorum :

Basketbol, saygı duyduğum, Potanın Perileri de heyecenla ve zevkle takip ettiğim bir Milli takımımızdır... Dünyanın ilk dört takımı arasına girmeleri, yarın 3.lük maçına çıkmaları tüm sporseverler gibi beni de ziyadesiyle onurlandırmıştır...

Kendilerine tebriklerimi ve sevgilerimi gönderiyorum...

Aynı ayıp Basketbol a karşı yapılsaydı, eminim, Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel, bizim Mutlu Başkan gibi sessiz ve pasif kalmaz, dünyayı ayağa kaldırır, NTV Spor a bunun bedelini birkaç şekilde ödetirdi ?...

Bu arada Milli Basketbol Takımlarımızın başında, takımlarımızı başarıdan başarıya koşturan Türk antrenörler, yabancı hayranlığı (!) yüzünden Voleybol Milli Takımlarımızı sıradan yabancılara teslim ederek vizyon kaybettiren Voleybol Federasyonumuza bir ibret dersi olmalı ?...

AYNI TEKRAR : BU KADARINA DA PES VALLAHİ ?...

Bu kadar vurdumduymazlık olmaz ?...
Voleybol Federasyonu voleybolseverlerle resmen dalga geçiyor, alay ediyor...

Aynen cumartesi günü olduğu gibi pazar günü de Voleybol Federasyonu resmi web sitesinde yayınladığı günlük TV canlı yayın programında A Bayan Milli Takımımızın saat 18.00 de (TSİ) Kazakistan ile oynayacağı Dünya Şampiyonasındaki son maçı afişe edilmiş durumda... (Cumartesi günü de Hollanda maçı afişe edilmiş durumdaydı...) Oysa anlaşma yaptığı yayıncı kuruluş pazar günü bu maçı yayın akışına almamış durumdaydı...

Bu ne ciddiyetsizlik, ne laubalilik, ne saygısızlıktır ?...
Üstelik dünkü skandal ile ilgili en ufak bir özür olmadığı gibi 2 taraftan da açıklama yok ?...

Voleybolu daha üstlere tırmandırma vaatleriyle göreve gelen Özkan Mutlugil Federasyonu ülkemiz voleyboluna devamlı irtifa ve vizyon kaybettirmeye devam etmekte...

Epirden hoca konuşunca, yazınca, "Epirden hocayı kim okur ?..." diye kitleleri çirkince yalanlarıyla etkilemeye çalışanlar git gide bir batağa saplandıklarının ve voleybolumuza zarar verdiklerinin farkında olmadıkları bir özümseme zafiyeti, farkında olup da bu yola devam etmeleri de düpedüz voleybol katliamıdır !...

NESLİHAN BİLMECESİNİ ÇÖZMEK İÇİN ZEKİ OLMAK GEREKLİ Mİ?...

Neslihan Demir in Dünya Şampiyonasında Milli Takım kadrosunda olmamasının sebebi hala merak konusu... Sporcumuz susuyor, Kulübünün ağzını bıçak açmıyor, en önemlisi Federasyon “Üç Maymun”u oynuyor ?...

Dünya Şampiyonası kadrosuna konsantre olan ve bunun için gerekli tedavi ve hazırlık sürecini geçiren Neslihan Demir in bir kondisyon salonunda (Omuzumda bir problem yok ki, der gibi ağırlık çalışırken fotoğraflanarak) verdiği röportajda geçen “.........çeşitli tedavi yöntemleri ve testlerden geçerek mental olarak kendimi hazırlayınca bir an evvel sağlığıma ve formama kavuştum.......” sözleri dikkatimi çekmişti...

Bu ifadeyi, konusunda uzman bir arkadaşım olan, ünlü psikolog Oben Güney Saraçoğlu na tercüme (!) ettirdiğimde aldığım cevap ilginçti... “Sporcu röportajında sakatlığının geçtiğine, iyi ve hazır olduğuna dair saklı bir mesaj vermiş... Sanırım, korkusundan ve endişesinden daha açık bir ifade kullanamamış ?... Aslında çok da saklı bir mesaj değil. Kendini kanıtlamayı göze alan belirli yeterliliğe ulaştığına güveniyor demektir... ”

Geçenlerde, değerli sporcumuzun twitter sayfasına bir göz attım... 24 Eylül 2014 de aşağıdaki ara ifadeleri buldum : “Nasıl oynadığımı merak ediyorsanız bugün 4 te akatlarda bjk ile hazırlık macımız var bekleriz. Arkadaslar omzum sakat hala 0 smaç vuramıyorum o yüzden alınmadım kadroya. Şaka yapıyorum ha ciddiye almayın.”

Yazılarıma yorumlarıyla katkıda bulunan bir çok okurum gibi ben de olayı çözdüm : Neslihan, başarılı bir tedavi ve hazırlık süreci geçirmiş, Milli göreve hazır olmasına rağmen takıma kasıtlı olarak alınmamıştır !... Bu kasıt ve nedenleri de zaten bundan sonra çorap söküğü gibi gelir ?...
Tıpkı Neslihan ın fan kulüp yöneticisinden aldığım mesajdaki gibi...

İşte o mesaj...

“Merhaba; Bizim de bildiğimiz kadarıyla sponsor Vakıfbank olduğu için Gözde, Naz, Gizem gibi isimler Neriman la Neslihan ı kadroda istemediler, hatta reklamdan da çıkarıldı fark ettiyseniz? İstenmemesinin nedeni ego ve çekememezlik. “En Değerli Oyuncu” gibi ödülleri sürekli Nesli miz aldığı için istenmememiş? Sponsor da VAKIFBANK olunca Massimo da susmuş. Yoksa şu anda da birçok hazırlık maçı yapıldı Eczacıbaşı Vitra da ve Neslihan kadroda pasör çaprazı olarak oynadı ve gayet iyi smaçlar vurdu.”

BURCU HAKYEMEZ E AĞABEY RÖTUŞU...

Yayıncı kuruluşun yorumcusu Burcu Hakyemez kızımızın üstlendiği görev oldukça zor ve meşakkatli... Ancak bazı hatırlatmalar ve eleştiriler yapmak istiyorum...

Bir kere yorumcu olarak, spiker partneri Mehmet Sevinç ten fazla konuşuyor... Çok yanlışlıklar yaptığı diksiyonunda kurduğu devrik cümlelerde yarım bir "es" duraklamasından sonra son heceyi, cilveli (!) bir tonlamayla vurgulu uzatıyor...
Ayrıca voleybol literatürüne soktuğu bazı terimler, ifadeler yanlış... “İlk çeyrek”, “Son çeyrek” tabiri yanlıştır... Basketboldaki 4 devreden her biri için uygulanan bu terimin voleybolda yeri olamaz ?... Çeyrek, dörtte bir demektir, normal setlerde 1-8, 9-16 ve 17-25 veya setin uzaması halinde bittiği sayıdan oluşan 3 ayrı bölüm, “Tie Break” dediğimiz 5. setlerde de 1-8 ve 9-15 veya setin uzaması halinde bittiği sayıdan oluşan 2 ayrı bölüm vardır, bunların hiçbirisi “Çeyrek” olarak tanımlanamaz ?...

“Kontratak” da yanlış bir terimdir... Vücut vücada yapılan sporlarda, rakip hücumu karşılayan/kesen bir takımın karşı hücuma geçmesini ifade eder, voleybolda kullanılması yanlıştır...

Gelelim gene sıkça kullandığı “Penaltı”ya... Bu terim, sadece futbolda kullanılır... Top oyunda iken, bir oyuncunun, kendi ceza sahası içinde rakip oyuncuya yaptığı, cezalandırılabilecek 10 kural dışı hareketten birini veya birden fazlasını yapması durumunda, yapan takımın aleyhine verilen bir ceza atışıdır, kaleye 11 metreden kullanılır, atışı kullananın karşısında kalesini korumak üzere sadece rakip kaleci vardır... Türkçesi, "ceza"dır. Voleybolda kullanılması yanlıştır...

Son zamanlarda hakkındakı yoğun eleştiriler üzerine bu açıklamaları yaptım... Saygı duyup, dikkate alıp almamak tabii ki kendi bileceği iş ?...

SIK REKLAM TEKRARLARI BIKKINLIK YARATIYOR...

Özellikle maç aralarında, takım sponsorları tarafından tekrar tekrar yayınlanan reklam filmleri bıkkınlık yaratarak bu firmalar için avantaj değil dezavantaj oluyor... Bunu bir reklam uzmanına danışırlarsa, ne demek istediğimi çok iyi anlarlar ?...

FEDERASYON REKLAMCILIKTA SINIR TANIMIYOR ?...

Her gün voleybol ile ilgili olmayan haberleri, reklamları, basında çıkan haberler diye yedirmeye çalışan ve bu konuda gittikçe uzmanlaşan (!) bir federasyonumuz var... Eminim, gelecek genel kurulda, bu basında şişirilmiş yer alma sütun santimlerini böbürlene böbürlene, “Bakın, bizim zamanımızda voleybol basında ne kadar yer aldı ?...” diye yedirmeye çalışacaklar akıllarınca ?... Ama o döneme imzasını atacak, belgeleriyle konuşacak, yazacak, koca bir “Mutlugiller Dosyası”yla gerçekleri ortaya koyacak bir Epirden varlığını görmezden geliyorlar ?...

İşte o yüzlercesinden sadece biri, yukarıda açıkça gördüğünüz, 03.10.2014 tarihinde Federasyonumuzun resmi web sitesinde yer alan sözde voleybol haberi ?... Bana çıksın, birisi bunun voleybol haberi olduğunu kanıtlasın, bir daha Federasyonun sitesinin bu fırıldak sayfasına girmeyeceğime söz veriyorum ?... Bu resmen, bilerek insanları aldatmak ve de birilerinin bilerek (!) reklamını yapmaktır ?...

Federasyonun bu reklamlardaki tarifesini merak ediyorum ?... Bir barda şarkıcılık yaparak hayatını idame ettirmeye çalışan bir kardeşimin anonsunu yapmak, komşumun devre mülk satış ilanını vermek, benim kuyruklularla yapılan bir röportajı yayınlamak istiyorum... Sütun santimine kaç para vermem gerekiyor ?... Eğer bu yazıları bedelsiz yayınlıyorlarsa o zaman zan altındadırlar ?... Mali Kongrede bunun hesabı da sorulur ?...
İnsanları, reklamcılıkta sınır tanımayarak, böylesine salak yerine koymak Federasyonumuz için ayıbın kallavisidir !...

GEÇMİŞ OLSUN NEDİM ÖZBEY...

Ülkemizin en önde gelen antrenörlerinden Nedim Özbey geçenlerde başarılı bir bel fıtığı ameliyatı geçirdi... 3 saat süren ameliyatını başarıyla gerçekleştiren Dr. Saffet Erk, ertesi gün sevgili Nedim i yürüttü..
Kısa zamanda sağlığına tam kavuşup, görevinin başına dönecek olan Nedim Özbey e geçmiş olsun diyorum...

OKUYUCULARIM ÇOK BİLGİLİ VOLEYBOLSEVERLER...

Her daim, yazılarımın altına görüşlerini, yorumlarını paylaşanlar gerçekten çok bilgililer, uyanıklar... Voleybolda olup bitenleri çok yakından takip etmekteler...

Gelin, vaktinizin bir kısmını bu yorumlara ayırın ?... Ne kadar haklı olduğumu anlayacaksınız ?...

FEDERASYONUMUZA ÖNEMLİ HATIRLATMA...

Geçen yıl Meksika’da yapılan U23 Bayanlar Dünya Şampiyonası’nda bayrak skandalı kriz boyutunda yaşanmış, aşağıda görülen orantısız ve özensiz sözde Türk Bayrağımız seremonide açılmıştı...

Bunu sert bir dille eleştirmiştim... Konu başta Başbakanlık olmak üzere Gençlik ve Spor Bakanlığı, Gençlik ve Spor Müdürlüğü nezdinde önemli gündem oluşturmuş, federasyonlara ihtar aşamasına kadar gelmişti...

Bu kez de FIVB nin koca Dünya Bayanlar Voleybol Şampiyonasında benzeri yaşandı...

FIVB nin resmi sitesinde kullanılan Türk bayrağımız üstte görüldüğü gibi orantısız, gelişigüzel sergilendi... Üstelik rengi de al değil, turuncuya yakın ?...

Türk Anayasasının birinci kısmında yer alan "Genel Esaslar" bölümünün Bayrağın Şekli kanunda belirtilmiştir...

Bu ayıbı görmemesi imkansız olan Federasyonumuzun sessiz kalması çok üzücü ve düşündürücüdür ?...

Federasyonumuza altını çizerek ve vurgulayarak aşağıdaki resmi ifadelerle hatırlatıyor, tekrar bilgilendirmek istiyorum :

Aşağıda sıraladığım maddeler, Türk Anayasasının birinci kısmında yer alan "Genel Esaslar" bölümünün “Bayrağın Şekli” kanunda belirtilmiştir...

Kanun da genel ifade ile, "beyaz ay yıldızlı al bayrak ifadesi" kullanılmış, ve ardından ayrıntıları beyan edilmiştir... Yapılan yanlışlıklar, renk uyumsuzluğu ve biçim bozukluğu durumlarında ceza uygulanmaktadır...

1- Görselde ki "A" uzunluğu yani ayın dış çemberi merkezinin, uçkurluklara uzaklığı genişliğin, yarısı kadar yani P si olması gerekmektedir...
2- Görselde ki "B" uzunluğu yani ayın dış çemberinin çapı yine genişliğin, yarısı kadar olmalıdır...
3- Görselde ki "C" uzaklığı yani ayın iç ve dış çemberinin merkezleri arasındaki uzaklık, genişliğin 0,0625 katı kadar olmalıdır...
4- Görselde ki "D" uzunluğu yani ayın iç çemberinin çapı genişliğin 0.4 katı olmalıdır...
5- Görselde ki "E" uzaklığı yani yıldız çemberinin ve ayın iç çemberinin uçkurluk yönüne ekseni kestiği noktaya kadar giden uzunluk, genişliğin 1/3 kadar olmalıdır...
6- Görselde gördüğünüz yıldızı çerçeveleyen çemberin çapı ise, yine genişliğin 1/4 kadar olmalıdır...
7- En alttaki "L" uzunluğu ise bayrağın boyunu (uzunluğunu) gösterir ve genişliğin 1,5 katı olması gerekir...

ZEUS EPİRDEN & FINDIK EPİRDEN... ONLAR MUTLU OLUNCA BENDE ONLAR KADAR MUTLU OLUYORUM... HAYVANLARI SEVMEYENLERİN İNSANLARI SEVEBİLECEĞİNE İHTİMAL VERMEYENLERİN BAŞINDA GELİYORUM...

İSPANYOL BASININDAN YORUMSUZ...

HEDEF OKUNU ISKALAYINCA...

Her yazdığım yazı ve yazımdaki eleştirilerime kitleler katılıp, yorumlarken, esas konuşması gerekenler nedense hep “Üç maymun”u oynuyorlar ?...

Susmak, kabullenmektir...”

Öyle demişti bana 1994 yılında Can Yücel ağabey...

Bir kırmızı Doluca yı dipledikten sonra, Ortaköy İskelesine bakan masamızda, devam etmişti...

Bak Tombul ; (Bana hep Tombul derdi rahmetli kendi cüssesine bakmadan...)

Eleştirdin mi, doğru eleştireceksin...

Kalemin bile gurur duyacak seninle...

Yazacak, yazacak, yazacaksın....

Korkmayacak, durmayacak...

Tükenmez inin hakkını vereceksin !...

Doğrularınla hak yolunda öleceksin !...”

Şimdi bazıları hemen ortaya zıplayıp, “Yahu hoca iyi, güzel de, tüm yazdıkların doğru mu ?... Hiç mi yanılmıyor, yanlış yapmıyorsun ?...” diyebilir, haklıdırlardır da ?...

Tabii ki, benim de yanlışlarım olabilir ?... Bilmeyerek, yanılarak ?...

Son 15-16 yılda, internet ortamında, muhtelif web sayfalarında 10 bin makale/yazıyı bulmuşum ?... Çoğunda ortalama 8-10, hatta daha fazla konuyu işleyip, paylaştığımı düşünürsek 100 bin ayrı konu yapar ?... Binde bir yanılma payım olsa, doğaldır, 100 yanlış yapmış olabilirim ?... Ayrıca özür dilemesini bilen, derhal yanlışımı doğrusuyla da düzeltebilecek saygıya ve olgunluğa sahibim ?...

Ama bunun için bazı muhatapların, eleştirdiklerimin bana geri dönerek, açıklamalar yaparak yardımcı olmaları gerekir ?...

Ülkemiz insanında bir müzmin hastalık var... Yazdıklarınıza bazı çok bilmişler (!) “Yanlış !...” der, ama doğrusu nedir eklemez, ekleyemez ?... Bazıları da “Bu böyle olmaz !...” der, nasıl olması gerektiğini söylemez, söyleyemez ?...

44 Yıldır yazıyorum... Sadece 2 kez dava edildim, ikisinden de beraat ettim... Devamlı eleştirdiğim Federasyonumuz bir kez bile tekzip edemedi... Bilgilendirme göndermedi, gönderemedi... Nedeni sizce ne olabilir ?...

Bunun sadece 2 izah tarzı var...

Birincisi ; Yazdıklarım doğru olduğundan, verecek cevapları yok ?...

İkincisi ; 47 yıllık voleybol geçmişi olan Epirden i adam yerine (!) koymuyorlar, ki bu büyük saygısızlık, üstelik terbiye fukaralığı...

HEDEF OKUNU ISKALAYINCA...

(HAYALLERLE YAŞIYORUZ ANCA...)

KRONİK YALAN HASTALIĞI

Üzerinize sakın alınmayınız lütfen !… Sözüm meclisten dışarı !... 

Eskiden sadece zararsız, hatta yararlı yalanlar vardı !... 
Şimdilerde karşınızdaki, en yakınlarınızdan biri bile olsa, sözlerini bir savunma süzgecinden geçirmeden, huzur bulamıyoruz !... 
Aşağıda hepimizin, hemen hemen her gün karşılaştığı ve artık yemediğimiz kronik yalanlardan bir demet sunuyorum !… 
Umarım onların arasında bir veya bir çok yerde kulaklarını çınlatacaklarınız olacak !... 
Kötü bir niyetim yok !... 
Maksat biraz tebessüm ettirebilmek !... 
Buna bugünlerde sanırım çoğumuzun ihtiyacı var !... 
Buyurun !. 
İşte onların en kronikleri… 
Tekmili birden !… 
Gol atmayı sevmiyorum.Asist yapmak daha çok hoşuma gidiyor… 
Bu takımla 100 maç yapsak yüzünü de kazanırız… 
Kesin şampiyonuz… 
Dış transferleri 3 gün içinde bitiricez.... 
Vurduğum topun gol olacağını biliyordum… 
Ben zaten Galatabahçeliydim… 
Yedek olmam önemli değil, mühim olan kazanmış olmak… 
Benzetmişiniz, gece kulübünde gördüğünüz ben değildim ?... 
Topu çizgiden çıkardım hocam ?... 
Kalsaydınız bişeyler yerdik... 
Vallaha sarıda geçtim memur bey... 
Ağzıma içki sürmem… 
Kazanmak önemli diil mühim olan yarışmaya katılmaktı... 
Dünya ahiret bacımsın... 
70 milyon bizi izliyor... 

Parayla işim olmaz...
Bu son sigaram... 
Bütün kadınlar güzeldir... 
İki saat kapıda bekledim, açan olmadı... 
Seni düşünmekten bütün gece gözüme uyku girmedi... 
Sen bi de beni gençliğimde görecektin... 
Ağlamıyorum... Gözüme bişey kaçtı... 
Yemezsen arkandan ağlar... 
Seni leylekler getirdi yavrum... 
Akşama erken gelicem... 
Bu aldığım en güzel hediye... 
Bi oturuşta iki büyük deviririm... 
Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için... 
Ağzıma sigara sürmedim... 
Ben almiyim rejimdeyim... 
Eee ne zaman gidiyoruz içmeye?... 
Biz kadınlar en çok kel erkeklerden hoşlanırız... 
İşim bitsin ben seni ararım... 
Bir kez olsun yüzüm gülmedi... 
Hayatımda hiç ilaç almadım... 
İhraç fazlası bunlar... 
O elinizdeki tek kaldı, başka yok... 
Bitanem... 
Seni Seviyorum... 
Beni seçerseniz size... 
Ben de tam seni arayacaktım... 
Bi şey olmaz... 
Ben eski toprağım… 
Bizi davet ettiler ama gitmedik... 
Valla bu size çok yakıştı... 
Senin annen bir melekti yavrum... 
Bana yan bakan daha anasının karnından doğmadı... 
Merak etme hayatım sekreterimi görsen çok çirkin.... 
Büyük ikramiyeyi kazanmak istemiyorum önemli olan alın teri...
Merhaba karıcım, mesai yeni bitti de... 
Olsa dükkan senin… 
Üzülme sevgilim evlenince anneni yanımıza alırız...
Evi boşaltın, Alamanya`dan oğlum geliyor... 
İki gözüm önüme aksın ki... 
Kilolarımla barışığım, ben böyle mutluyum! 
Formu doldurun biz sizi ararız… 
Bu sene üniversite soruları çok basitti, keşke sınava girseydim... 
Ben her bahar aşık olurum... 
Gerçek aşkı sende buldum... 
2 saat bekledim...Gelmedin !... 
Üşüyosanız ceketimi alabilirsiniz... 
Seni anlıyorum. 
Hatırası var, bunu sana veremem... 
Arkasından değil, burda olsa yüzüne de söylerim… 
Her bedene uyar bu... 
Senin eline kimse su dökemez.. 
Büyük ikramiye hele bi çıksın, bak sana neler alacağım… 
Öğretmenin vurduğu yerde gül biter 
… 
Şöyle bir arabam olsun milyarlarca borcum olsun... 
Benim için önemli olan ruh güzelliği… 
Hediye olmasa inan verirdim. 
Bi arkadaşa bakıp çıkıcam, istersen kimlik bırakayım... 
Faksım gelmedi mi ?... Ama ben kendi elimle çektim… 
Belki biraz sıktı ama hiç merak etmeyin kullandıkça açılır... 
Kitaplarıma bir daha bakayım ama kitabı sana verdiğimden eminim...
Onun için bişeyler yapmayı çok isterdim... 
Ama malesef... Elimden bişey gelmez... 
Sensizlik canıma tak etti... 
Ben hiç yalan söylemem.. 
Turp gibisiniz maşallah… 
İyileşiyorsunuz… 
Bu iğne hiç acıtmaz… 
Akşam elektrikler kesildi, dersimi yapamadım... 
Bunun garantisi biziz abi... 
Telefon şehirlerarasına kapalı… 
Ben zaten böyle olacağını biliyordum... 
100 maç yapsak yüzünü de kazanırız… 
Bi kereden bişey olmaz. 
Biz sadece arkadaşız. 
Ben suçsuzum hakim bey… 
Kuran çarpsın bu son sigaram… 
Son biletler bunlar… 
Hiç acıtmayacak. 
Daha önce hiç kimseyi böylesine sevmemiştim. 
Sizin mutluluğunuz bizim mutluluğumuz... 
Sayısaldan para çıksa, önce kimsesiz çocuklara sonra da yaşlılara bağışlarım... 
Haaa bi de okul yaptırırım... 
Abi kızı görücen bi içim su... 
Beni isteyen çok ta ben beğenmiyorum… 
Adem Bey şu an toplantıda... Kim arıyodu ?... 
Sizden iyi olmasın bi arkadaşım vardı... 
Kuru ekmek bana yeter... Yeter ki huzurum yerinde olsun... 
Size hafif bir kokteyl hazırlayayım… 
bi büyük daha içsem, gene de kullanırım arabayı… 
Aradım... Çaldı çaldı açan olmadı... 
Valla maliyetine bunlar… 
Dünyanın en mutlu çifti olucaz... 
Devletimiz güçlüdür... 
Failler en kısa zamanda yakalanacak...
Bu kış komünizm gelecek.... 
Memuru enflasyona ezdirmeyeceğiz...... 
Bu konuda elimizden geleni yapıyoruz...... 
Benim işçim, benim köylüm, benim memurum... 
İyi ki varsınız…Sizinle iyi ortak oluruz… 
Bu bina depreme dayanıklıdır efendim… 
Siz onun öyle konuştuğuna bakmayın…

Kömürü biz dağıtmadık...

Bizim Hayvan barınağının üzerine barınak yoktur...

Hizmet için meclisteyiz...

Terörü 3 günde bitiricez...

İçimdeki hizmet aşkını...

Eğer kendim için düşünüyorsam namertim...

Herkesi kucaklamak için göreve geldik...

Enkaz devraldık...

EPİRDEN i kim okur ?...

Voleybol salonlarını dolduracağız...

Kendisine davetiye zamanında yollandı...

Barbolini çok iyi seçimimizdir...

Dünyanın en iyi antrenörlerinden birini getirdik...

Türk antrenörleri bizler için çok değerlidir...

10. Yıl Marşı”nı bez yasaklamadım...

Takımımıza inanıyorum...

Hedefimiz aslında Dünya Şampiyonası...

Basın bizim için önemlidir...
Yukarıdakilerin hepsinin birer “Tatlı Yalan” olduğu yalanını söyleyerek bu saflara bir anlık da olsun (Buyurun bir yalan daha…) katıldığımı zannetmeyiniz ?... (Gördünüz mü, aynı cümlede 3 kallavi yalan ?...) 
Yalan, kim ne derse desin içimize işlemiş durumda… 
Bu yüzden kimsenin mecliste birbirlerini yiyen vekillerimize söz söylemeye, eleştirmeye hakları yok !... (Buyrun bir başka yalan ?...) 

Delikanlı, kız arkadaşını sinemaya götürür !... Aşk filmi ikisinin de cinsel iştahlarını kamçılayınca, ve de karanlıktaki minik okşamalardan ikisi de tahrik olunca, filmin sonunu beklemeden dışarı çıkıp bir yer ararlar !... Kentin son evlerini de geçer geçmez, yol kenarına çekilmiş bir kamyon görürler !... Etrafta kimsecikler yoktur… Altına girerler !... 
Aradan ne kadar zaman geçer, bilinmez !... 
Delikanlı omzuna bir elin dokunduğunu fark eder !... 
Bir polistir bu !... 
-Ne yapıyorsun burada ?...” 
Delikanlı, kendisini toparlamaya çalışır… Basar yalanı !... 
-Kamyonu tamir ediyorum memur bey !...” 
Polis endişeli gözlerle delikanlıyı şöyle bir baştan aşağı süzer !... 
-Yalan söylüyorsun !... Kamyon tamir eden sırtüstü yatar !... Sen yüzüstü yatmışsın !... Kamyon tamir edenin elinde alet olur !... Senin elinde kızın sol memesi var !... Kamyon tamir eden ceketini çıkarır !... Sen pantolonunu çıkarmışsın !... Sonra söyler misin bana ?... Kamyon nerede ?...

(Rahmetli Değer Eraybar ağabeyin bu fıkrasını paylaşmak bu güne kısmet oldu... Işıklar içinde yatsın...)

FEHMİ SADIKOĞLU İLE ÇOK ÖZEL...

Türk Basketbolunun unutulmaz oyuncusu, emektar büyük koç...

70 li yıllarda bendeniz voleybolda sıfırdan yetiştirdiğim kızlarımla harikalar yaratır, hem de Notre Dame De Sion u okullarda Türiye zirvesine taşırken o da Basketbolumuzda aynı şeyleri yapıyordu...

Fehmi, 1974-75 szonunda antrenör/oyuncu olarak Beiktaş takımında yer aldı ve takımını şampiyon yaptı... 1979-80 yılında Beşiktaş ın o muhteşem kadrosunda ne yazık ki sakatlandı ve faal oyunculuğuna nokta koydu...

Basketbola 19 yaşıNda başladı... 20 yaşında BJK kız basketbol takımını kurdu... Aralıksız 1984-1985 yılına kadar da çalıştırdı...

1985-86 sezonunda GS erkek takımına geçti ve kız takımını orda da kurup orada da ilk şampiyonluğunu yaşadı... GS erkek takımını da ilk yılımda Türkiye şampiyonu yaptı... 1980 yılında BjK erkek takımı antrenörü oldu... 1984-85de de kızlarda BJK yi Türkiye Şampiyonuyaptı...

1980 yıllarda Atatürk kız Lisesi BJK Kız Lisesi Galatasaray Lisesi, Robet Kolej, Şişli Teraki Lisesi olarak toplamda 25 civarında Türkiye Şampiyonluğunun altında bizzat imzası olan Fehmi, kulüp takımlarında olduğu gibi okulların da alt yapılarında binlerce sporu yetiştirdi onlarca yıldızı da Türk Basketboluna hediye etti...

Yıllar yılları kovaladı... Yaşlarımız katlana katlana bugünlere geldik...

İkimiz de camialarımızın tam içerisindeyiz...

Yani kısacası terk etmedi sevdalarımız bizleri... Bizler de, bizi biz yapan o sevdalarımızla yaşıyoruz hala...

Geçelerde face de görüşürken, Fehmi ye “Yahu Fehmi, seni yazmak istiyorum ne zamandır ama bir şartla... Bana kmsenin bilmediği, çok özel, sıfır kilometrede bir anını paylaşacaksın ?...” dedim...

Beni kırmadı, çok özelinden bir anıyı paylaşıverdi...

İşte o anısı...

Kendi ağzından, kaleminden...

“A Milli takımla hazırlık maçı için Yugoslavya ile Novisad (Nasıl yazılıyor emin değilim) da oynuyoruz! Yıl 1987 falan olabilir? Meşhur Efe Aydan, Erman Kunter takımda o yıllar... Mehmet Ali Tlabar turnike atıyor. Arkadan koşan Yugoslav oyuncu feci bir faulle Tlabar ı iterek havada uçurdu! Bizim bench oraya koşunca Yugoslav benci de koştu. Ortalık karıştı. Çok sinirlendim. Bizim bench de bir tek Erman kalmıştı. Gitme abi dedi. Sen şimdi gör dedim. Yavaşca gittim oyuncular itişip duruyor işler karışmış, daha kızışmıştı. Gözüme faul yapan oyuncuyu kestirdim. Çaktırmadan aralara girip inanılmaz bir güçle midesine vurdum ! Elim karnına girdi adeta. Geri döndüm. Erman ne yaptın dedi ? O oyuncuya çok fena vurdum dedim. Ağabey adam ayakta duruyor bir şey olmamış dedi. Sen birazdan gör ayakta duramaz dedim. Bir sre sonra ortalık yatıştı, benchlere döndük. Erman bak dedim, vurduğum oyuncu kenara gelirken yere yığıldı. Hep beraber güldük. Bir daha da oyuna giremedi. O oyuncu çok meşhur bir oyuncuydu. İsmini vermek istemiyorum. Şu anda Milli takım coach luğu yapıyor.

Rman la kimseye söylememe kararı almıştık. Tam 7 yıl sonra Erman ile bu çok özelimizi seninle paylaşalım dedik ? Aman gençler bizleri idol görmeye devam etsinler ama sakın ola ki bu anlık fevri sanal faul tacizimi örnek almasınlar ?...”

Geçenlerde 69 yaşına giren, (21.09.1945) ve çalıştırdığı okul takımının müdürü tarafından salonda sürpriz pastanın mumlarını üfleyen canım kardeşim, kadim dostum, örnek insan (Şekil A yı saymıyorum, sayılmaz da zaten ?...) Fehmi Sadıkoğlu nu kutluyor, sağlıklı, mutlu uzun ömürler, nice keyifli yaş günleri diliyorum...

BERKANT I ANIYORUZ...

İki yıl önce, 1 Ekim 2012’de kaybettiğimiz Türk Pop Müziği’nin unutulmaz sesi Berkant, bin 800 kişinin katılımı ile düzenlenecek görkemli bir organizasyonla anılacak... Step Organizasyon’un, Kral Pop TV ve Kral Pop Radyo Medya Sponsorluğunda 30 Eylül 2014 Salı gecesi gerçekleştireceği ‘’Berkant ı Anma Gecesi’nde sanat, iş, medya ve siyaset dünyasından seçkin davetliler bir araya gelecek...

Gece Tan Sağtürk’ün koreografisiyle gerçekleşecek olan sürpriz dans gösterisiyle start alacak ve sunuculuğunu Çiğdem Tunç ile oyuncu Tamer Rumeli’nin yapacağı gecede Metin Özülkü ve Orkestrası da sahne alacak...

TİM Maslak Show Center’de düzenlenecek Anma Gecesi’nde, Berkant’ın yol arkadaşı olan sanatçı dostlarının yanı sıra birbirinden değerli pek çok sanatçı Berkant şarkılarını seslendirerek geceye renk katacaklar. Fuaye alanında gerçekleşecek olan kokteylde değişik sürprizler de olacak..

KÖSTENCE DE EPİRDEN BEACH VOLLEY RÜZGARI...

Romanya nın Köstence şehrinde yapılan plaj voleybolu şenliğinde tüm voleybolcu kızlar EPİRDEN BEACH VOLLEY tişortlarıyla yer aldılar... Grubun emektarlarından biri olan antrenör Razvan Ifrim önderliğinde yapılan organizasyon son derece başarılı ve görkemli geçerken, geceleri sporcular EPİRDEN 2014 etap turnuvaları finallerinin videolarını izlediler...

EFSANE TAKIMLARIMIZDAN...

Fotoğrafı İsviçre Montreauux de yaşayan eski Milli voleybolcumuz Yavuz Işılay ağabey gönderdi... Efsane Milli Takımımızın 1962 Atina kadrosu :

Soldan sağa : Deger Eraybar, Tanzer Uçak, Yalcin Sarisözen, Haldun Bazlar, Yalcin Gördürür, Ender Kurt, Orhan Oruç, Erdal Önder, Coskun Duyal, Cengiz Göllü, Yavuz Isilay, Oktay Enünlü...

İŞTE GELMİŞ GEÇMİŞ EN İYİ ŞARKILARDA TOP 20 :

1. SAMANYOLU / Berkant

2. KADINIM / Tanju Okan

3. MEMLEKETİM / Ayten Alpman

4. İSPANYOL MEYHNESİ / Timur Selçuk

5. DAĞLAR DAĞLAR / Barış Manço

6. TAMİRCİ ÇIRAĞI / Cem Karaca

7. ANLASANA / İlhan İrem

8. KOL DÜĞMELERİ / Barış Manço

9. ARKADAŞ / Melike Demirağ

10. BENİM BÜTÜN DUALARIM SENİNLE / Ertan Anapa

11. FİRUZE / Sezen Aksu

12. UNUTAMADIM / Barış Manço

13. DENİZ VE MEHTAP / Dario Moreno

14. RESİMDEKİ GÖZYAŞLARI / Cem Karaca

BİR ACI KAYIP DAHA : NURDAN AYÇELİK...

Yaprak dökümü fena devam ediyor...

2014 Voleybolumuza kabus gibi çöktü...

Voleybola İzmit Yarımca Spor'da başlayan, sonrasında Eczacıbaşı ile Genç ve A Bayan Milli Takımlarımızda görev yapan Nurdan Ayçelik'in de vefatını büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum...

Tanrı'dan rahmet diliyorum...

Başımız sağ olsun...

SON GÖREV...

Ve Cengiz Göllü Ustamızı kalabalıklarla defnettik, sonsuzluğa uğurladık...

Daha önce de paylaşmıştım, bu uğurlamaların en önemli anı Hoca Efendinin cenaze namazında sorduğu “Nasıl bilirdiniz ?..” sorusu ve istediği helalliktir...

Dün Göllü ağabey kitlelerin en içten “Çok iyi bilirdik...” cevapları ve içten gerçek helallikleriyle uğurlanarak bedeniyle toprağa emanet edildi...

Duygusal kucaklaşmaklaşmaların yaşandığı, ismini taşıyan Cengiz Göllü Voleybol Salonu'ndaki hazin tören sonrası, naaşının getirildiği Bursa Ulucami'nin avlusu hafta başı/iş günü olmasına rağmen, Cengiz Göllü'ye son görevlerini yapmak için Türkiye'nin dört bir tarafından gelen sevenleriyle doldu, taştı... Mezarlık kalabalığı zor aldı... Defin sırasında mezarı üstüne bir kürek toprak atabilmek için yırtındım, sonunda o onuru yaşadım...

Bu çok acılı günde hemen hemen tüm voleybol camiasının Bursa'da toplanması ve kucaklaşarak acıyı paylaşması çok anlamlıydı... Bu camia en son Değer Eraybar'ın Teşvikiye Camisindeki cenaze töreninde böylesine kalabalık bir araya gelebilmişti...

Cengiz Göllü Voleybol Salonu'ndaki hazin törende spikerlik yapan (!), onu da önündeki kağıttan bile tekleyerek okuyarak başaran (!) Mutlu Başkan gene yapacağını yaptı, o salonun yapımında en büyük emeği geçen önceki Federasyon Başkanı Erol Ünal Karabıyık'ı mikrofona davet etmedi... Ancak Arzu Göllü bu büyük ayıbı mikrofon kendisindeyken telafi etti, Federasyona ders verircesine ters köşeye yatırdı, Karabıyık'ı nezaketle konuşma yapmak üzere kürsüye davet ederek bir nebze olsun bu ayıbı tek başına telafi etti, “Vefa” kelimesinin ne anlama geldiğini cümle aleme gösterdi... Helal olsun ona... Alnından öpüyorum...

Bu konuşmanın bazı TV'lerden verilen salondaki genel tören yayınından makaslanmış / makaslandırılmış (!) oluşu da küçük insanların ayrı bir Karabıyık Başkan fobisi, kompleksi ve ezikliğidir...

Bu “Pas” geçmeyi salonda hemen hemen kimle görüştüysem ayıpladığını gördüm... Vefakar eşi Hümeyra abla ise evlliklerinin 50. yıldönümünü hastane odasında geçirdiklerini ifade ederken hıçkırıklara boğuldu, hepimizi de ağlattı...

Konuşma yapmaları içn kürsüye davet edilen, Cengiz Göllü'nün sadece Türk voleyboluna değil, Türk sporuna armağan ettiği tarihi kitabın hazırlanmasına ve basılmasına öncülük eden 2 önceki Federasyon Başkanı Ahmet Gülüm, Türk Bayan voleybolunun, A Milli takımımızın ve Eczacıbaşı'nın sembol takım kaptanı Selcan Teoman ve Eczacıbaşı Spor Kulübü Başkanı Faruk Eczacıbaşı da çok duygusal konuşmalar yaptılar, Cengiz Göllü'nün Türk Bayan voleybolunun gelişmesine, Türk kadınının çağdaşlaşmasına öncülük yaptığını, yerinin asla doldurulamayacağına dair vurgulamalarda bulundular...

Bu arada törende bulunan, kısa adı VAD olan ve biz tüm antrenörleri temsil eden Voleybol Antrenörleri Derneği'nin Başkanı Jeyan Erben'e ve de en fazla kez, en fazla süreyle Voleybol Federasyonu Başkanlığı görevide bulunan, aynı zamanda en eski voleybol Milli Takım antrenörlerinden biri olan Naci Bayamlıoğlu Başkana da söz verilse iyi olurdu diye düşünüyorum...

Maalesef ne üzücü ve düşündürücüdür ki, koca Federasyon (!) bunları akıl edemedi veya etmek istemedi ?... Hem de böylesine önemli bir cenaze öreninde ?...

Şimdi başta eşi Hümeyra abla, kızları Emel ve Arzu olmak üzere hepimiz gene klasik bir geçiş süresi yaşayacağız... Allah'ın verdiği dayanma gücüyle acıya direneceğiz... Ancak zaman ilerledikçe acının geri çekilirken bırakacağı boşluğa git gide özlem dolacak, dolacak, taşacak... İşte o sürece dayanılması da bir başka berbat olacak ?...

Cengiz ağabey oturduğu gönül tahtımızda hepimizin son nefesine kadar yaşayacak !... Sonrası... Dedim ya... Tekrar buluşma vakti gelecek, elbet bir gün buluşacağız, bu böyle yarım kalmyacak !...

Özel teşekkür : Üstteki tören fotoğraflarını anında bana ulaştıran Tekin Ateşnal ustaya teşekkür ediyorum...

SAYGISIZLIK, VEFASIZLIK BU OLSA GEREK ?...

Eşsiz antrenör, Türk Bayan Voleybolunu çağdaşlaştıran mimarı, yoktan var eden yetiştirici sihirbazı, büyük usta Cengiz Göllü ağabeyin vefatı sonrası kıldan, tüyden yer ve vakit hırsızlığı yapan spor sayfalarında, spor programlarında üstün körü geçiştirilmesini vefasızlık, nankörlük, dahası saygısızlık olarak nitelendiriyorum...

Pazar günü Kanal D'de Bülent Eczacıbaşı röportajını izledim tesadüfen... Türk voleyboluna çağ atlatan spor devrimcisi Eczacıbaşı Spor Kulübü'nün abidesi Şakir Eczacıbaşı'ndan tek söz yoktu !...

Sports TV'de 2 önceki Başkan Ahmet Gülüm'ün duyarlılığı, spor programını Cengiz Ağabey ile açan Şansal Büyüka'nın zerafeti gönüllerimizi okşadı... Gözümden, dikkatimden kaçanlar varsa, bağışlasınlar...

Bu müstesna insanın aramızdan ayrılmasından sonra bu kulüp çok değişti... Önce forma rengi portakalın rengini aldı, vitaminini ayaklara döktü... Bayanları, kızları bir anda “Kadın” oluverdiler tanımlamalarda ?... Halbuki Şakir bey, herkesin huzurunda, sporcularına “Kadın” diyen ismi lazım değile kaşlarını çatmış, sesini alabildiğince yükseltmiş, “Ben sporcu kızlarıma “Kadın” dedirtmem !...” diye kükremişti...

Yanarım, 3 çok özel insana yanarım... Kulübün, geçmişinden onları çıkardığınızda ne kadar sıradanlaştığı ortaya çıkar...

ŞAKİR ECZACIBAŞI... AYDAN SİYAVUŞ... CENGİZ GÖLLÜ...

Şimdi Eczacıbaşı Grubunun geç kalmış da olsa yapması gereken, bu 3 büyük spor adamının yan yana heykellerini dikmektir...

Yanlış anlaşılmasın, onlar zaten ölümsüzler... Bu 3 heykel Eczacıbaşı'nı sporda daha da saygınlaştırır, ölümsüzleştirir...

Nazım Hikmet'in oğlu, Altınyurt Spor Kulübü'nün babası, her şeyi, Voleybol Erkek Milli Takım eski antrenörümüz, sembol voleybolcumuz Kenan Bengü'nün babası, Edebiyatçı Memet Fuat'ı (Mehmet Fuat Bengü) aramızdan ayrılışının 12. yılında (19 Aralık 2002) saygı, özlem ve rahmetle anıyoruz...

MEMET FUAT BENGÜ'YÜ SAYGI , RAHMET VE ÖZLEMLE ANIYORUZ...

“Onun mavi gözlerine baktığın zaman orada beni de gör..." diyordu Nazım, Piraye'ye 1933'lerde Bursa cezaevinden yazdığı sayısız mektuplarının birinde...
1950'lerde ise Üsküdar cezaevinden O'na yazdığı bir diğer mektupta "Velhasıl sen benim en güzel yıllarımın ve yüreğimin içinde dünyanın en güzel ve en iyi kadın başıyla yan yana ve ondan ayrılmaz bir haldesin..." demişti...

O, öz oğlu gibi sevip, bağrına bastığı Memet Fuat'tı...
Türk edebiyatının en büyük ustalarından birisi olan, yazılarında ağırlıklı olarak düşünce özgürlüğü ile hoşgörü üzerinde duran, çağdaş Türk şiiriyle yakından ilgilenen, sayısız ödül sahibi Memet Fuat hoca ile ilk karşılaşmam 1970 yılında Cağaloğlu yokuşunda oldu...

O ana kadar hiç tanıma onuruna erişemediğim, bu büyük insan, aynı zamanda unutulmaz şairlerimizden de olan, çok sevdiğim, çok şey öğrendiğim ve bende edebiyatın, şiirin ilk pırıltılarını keşfedip, yüreklendiren rahmetli edebiyat hocam Sabri Altınel ile birlikte kol kola yokuşu sohbet ederek tırmanıyorlardı...

1971 yılının sonbaharında İstanbul Teknik Üniversitesi'nin Gümüşsuyu'ndaki spor salonunda Altınyurt ile yapacağımız gençler maçı için Beyoğluspor formasıyla ısınmaya çıkınca o melek yüzlü tonton beyin Altınyurt'un başında antrenör olduğunu görünce çok şaşırdım...

Bu iki rastlantının arasında bağlantı kurmaya çalışırken 5 setlik maç çoktan bitmişti... Üzerinde siyah bir balıkçı yaka kazak vardı...ve kazağının üzerinde, kalp hizasında kırmızı yuvarlak içerisinde, Altınyurt Spor Kulübünün logosu olan siyah bir küçük "a" harfi vardı... Bu armayı daima göğsünde zevk ve onur duyarak taşıdı...

Altunizade ve çevresindeki küçük çocuklara ve gençlere futbolu ve özellikle voleybolu aşıladı ve sevdirdi... Bununla kalmadı, bu gençleri, Altınyurt Spor Kulübü çatısı altında amatörce toplayarak, gizli profesyonellerin oynadığı Deplasmanlı Voleybol Ligine taşıdı...

Ülkemize modern voleybolu getirerek, sadece Altınyurt'ta değil A milli takımımıza da cesaretle uygulatarak öncü oldu ve yeni bir çağ açtı. Benim de büyük keyif alarak aralarında bulunduğum yeni ve fanatik bir seyirci tribünü oluşturdu...

Sabırlı oluşu, kararlılığı ve programlılığı ile sayısız voleybolcu yetiştirdi... Bunların içinde Türk voleybolunun büyük yıldızları olan Dünya'yı ve oğlu Kenan'ı hep senelerce ayakta alkışladık, idareci olarak ta alkışlamaya devam ediyoruz...

Mütevazı, güler yüzlü, hoşgörülüydü... Ancak planlı, tertipli ve disiplinliydi... Tam bir İstanbul beyefendisiydi...

Türk edebiyatına da sadece 80 kitaplık bir kütüphane etmekle kalmadı... Dünya edebiyatının devi Nazım Hikmet Ran'ın da tüm yazılarını, şiirlerini, mektuplarını itinayla derleyerek, sadece Türk edebiyatına değil, dünya edebiyatına onun eserleriyle zenginlik ve zevk kattı...

Memet Fuat Bengü hoca ile konuşmak yükselmek, O'na dokunmak, Nazım Hikmet'e dokunmak gibi bir şeydi...

Edebiyatçı olduğu kadar yayıncıydı... gazeteciydi... Bir kültür adamıydı... Bir ayaklı kütüphaneydi... Bir ekoldü...

Hocamız artık aramızda değil... Kütüphaneler mahzun... Kitaplar biraz daha sararıyorlar...

Altunizade sanki daha sessiz... Dahası, gittikçe artan bir özlem var !... Bu özlem Üsküdar'dan, Kadiköy'den, tüm İstanbul'dan ve hatta tüm Türkiye'den duyulmakta !...

Altınyurt Spor Kulübü'nde hala onun ruhu ve felsefesi hakim !... Memet hoca eminim, bizlerden epey uzaklarda bir yerlerde, belki bir şelalenin dibinde, salkım söğütlerin altında, iki güzel insanla beraber, coşku içerisindedir !... Gönülleri kadar zengin... Hürriyet gibi aydınlık !... Nazım ve Piraye... Ve
karşılarında Abidin Dino vardır... Nihayet mutluluğun resmini yapabilmektedir !... En güzel resim eminim orada yapılan olacaktır !...

15.11.2014 / Aktarım anında 850 kez okundu


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 22.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 22.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 22.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 22.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 22.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 22.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 22.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 22.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 22.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 22.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 22.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 22.11.2017 Günlük Yorumu

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık