sanalbasin.com üyesidir 6
Hozzt satış
Hozzt Satış Ortaklığı
  • 25 Şubat 2016, Perşembe 22:12
Hasan UğurEpirden

Hasan Uğur Epirden

ŞİİRLERİM ZENGİNLİĞİM…

ŞİİRLERİM ZENGİNLİĞİM…

“Her insanın bir öyküsü vardır ama her insanın bir şiiri yoktur !...” demiş Özdemir Asaf… Bu yüzden kendimi şanslı saymaktayım !... Binin üzerinde şiirimin her biri bana bir evlat kadar yakın ve daima bir şeyler anlatır durur !...

Bazılarında karamsardır kelimeler… Peşi sıra hüzün ve acı getirir !... Götürdükleri ise beklentilerle dolu yıllardır !... 
Sevdalar yaşatır insanı, tutkular olgunlaştırır, beklemekse güçlendirir !...

Bazen geleceğine inanarak beklemek bile O’nu içinizde saklar !... Bir umuttur, bir vesiledir, yaşıyor olduğuna inanmaktır !... Bazense gerçek bitiş korkuları sonlandırır her şeyi, tüm yaşanmışları… Kapıyı sıkça çalan anılara küser, açmazsınız gönül kapınızı !... Bu O’nu tekrar bekleme gücünü kaybettiğiniz korkusundandır !... Solan renkler artık boyanmaz olmuştur !... Geride bırakılanlar unutulmaz olsa bile !...

Bir şiirimde ölüme gülmüşüm !... Bir diğerinde gidenle gömülmüşüm !... 

Okuyunca yalnızlığımı daha iyi anlatır birkaç şiirim !... Kalabalıklardaki yalnızlığımı kim benden daha iyi mısralara dökebilir ki ?...

Birinde bir bulutun üzerinde bulursunuz beni… Ellerimde anlamlı sevgiler, benimle yükselerek gelirler !...
Eski bir bakış gönül perdemde tekrar vizyona girmiştir…
Soluk soluğa karaladıklarım, zorlu yarışlarda yorgun düşmüşler, geride kalıp, kaybetmişlerdir !...

Küçüklüğümde ne kadar büyükmüşüm meğer ?... Büyüdükçe gençleşmek olsaydı oysa yaşamda ?...
Çoğu kez de korku duygusuyla duygu korkusu birbirlerini kıskanmışlardır benliğimde…
Gözlerime anılarımı saldım mı, gönlümü bir kırbaçla şaha kaldırdım mı, hep yalnız kalmak isterim !... Ve, saklanmak suskun itiraflarla gecenin koynunda !… İçimde erişilmez kalelerin surları bazen çatlamış, çokça da yıkılmıştır !...
Bir türlü anlaşamamıştır beynimle kalbim !... Birbirlerine küs kaldıkları çok olmuştur !... Tutku zekaya dar getirmiştir benliğimi !... Tıpkı hüsranın umuda yaptığı gibi ?...
Gölgem, karanlıklarda bile peşimden gelir !... Ama aydınlıklarda bilmem niye hep önümdedir ?...

Düşünürüm bazen, birlikteliğimizden bir durakta inince niye yalnız kalan hep ben oldum diye ?... 
Bazen mısralarım dolu dolu suskunluğumu haykırırlar !... Herkes duyar, duyması gereken hariç ?... Uzaklıklar niye yakınlaşmaz ?... Tezatlık bozulmasın diye midir bu birleşme korkusu ?...

Yorulmadı bir kelime hiç, şiirlerimde… Daima bir yerlerde haykırdı sessizce… “Aşk”tı, anlatamadı derdini, sığmazdı gerçi şiirlere ?... Oranı ondan fazla oluşuydu belki sebebi ?... Mekan fark etmezdi, burası orası, orası burası olabilirdi ama ne ora ne bura o kelimeye yaranamadı gitti !...

Umutlarım şarabın en ateşlisinde yeşile küstü, içtikçe dargın kaldım !... 
Uykularımda gözlerimde fırtınalar, rüyalarımdaki mendireğe sığınamadılar hiç !...
Şiirlerimdeki yaz-boz tahtalarına renkli kelimeler astım !... Geceler acımasızdı, tüm renkleri benden çaldı !...
Onu ararken benliğim yalnız kaldı !... Çoğalan yalnızlıklar bir olup beni boşluklara saldı !...

Yere son düşüşüme kadar kararlıyım yazmaya !… Gönül bu, batmış dikenler bir kere !.... Akar da akar yüreğim, kırmızının her tonuyla !... Kalemim tükenmez değil ama bilmez toprak paklar önlenemez sonu ?...

“Her insanın bir öyküsü vardır ama her insanın bir şiiri yoktur !...” boşuna dememiş Özdemir Asaf !...
Beni boşuna “Zengin” eylememiş ?... 

Yorumlar:

Tülay Gençaslan Atasever 2013-09-19 Çok etkileyici bir yazı
Çok etkileyici bir yazı.Yüreğinize kaleminize sağlık sayın Hasan Uğur Epirden bey..

HASAN UĞUR EPİRDEN 2013-09-19 duygulandırdı
Övgülerınız benı duygulandırdı... Çok teşekkür ederım...

MİRASYEDİLER...

NUR GENCER : “ŞİMDİ GÖTÜRMECİLİK VAR !...”

Türk sporunun efsane idarecilerinden Nur Gencer, bir konuştu, pir konuştu… İşte face’te yazımın altına yazdığı düşündürücü yorum :
“Hocam, voleybol çatırdıyor. Futbol içler acısı. Basketbol zaten utanç verici. Federasyonlar yetersiz ve çaresiz… Balık baştan kokuyor… Spor Bakanı da sporumuzu yönetenler de yetersiz… Ciddi bir reform şart… Sabır ve cesaret gerek… Binayı temelden yıkıp, çağdaş örnekleriyle yeni baştan inşa etmek kaçınılmaz… 
Para her şeyi bozduğu gibi özerk Federasyonlar kılığına girerek sporumuzu da bozdu, bitirmeye başladı... Sporular prim karşılığında oynuyor… Milli forma 2. planda…
Tek çözüm, serbest katılımlı Spor Şurası… Tabii yüreklilerle, özel spor adamlarıyla, inananlarla yola çıkmak kaydıyla…
Türkiye’de neden en kötü endüstri spor acaba ? En çok götürmecilik orada mı yapılıyor acaba ? Bu sportif erozyonu yaz, yazalım. Tek konu üzerine oynayalım. Hak edenlerin katıldığı spor şurasını hayata geçirelim. Başka türlü olmaz. O zaman paneller, beyin fırtınaları vardı. Şimdi ise sadece götürmecilik.
Yorumu önce siz saygıdeğer okuyucularıma bırakıyorum… Arkasından ben konuşacağım… Haftaya…

Kadim dostum, efsane idareci Nur Gencer, bundan böyle köşe yazılarıyla sitemizde olacak… Kendisine “Hoş geldin” diyor, aramıza katılarak kattığı güçten dolayı teşekkür ediyorum…

İDARECİ ZAFİYETİ…

(Aslında bu ara konu başlığını “İDARECİ YOKLUĞU” olarak düşündüm ama çok ayıp olur, farkında olmadan bazı saygıdeğer alıngan idarecileri kırarım düşüncesi ve inceliğimin hükmettiği ellerim bir türlü yazamadı ?...)
Bir spor dalındaki başarıyı yakalarken antrenör / sporcu / yönetici üçgeninin sağlam temeller üzerine oturtulması kaçınılmazdır !...
Ülkemizde maalesef her önüne gelen idareci olabilmektedir… Bu en üst kademelerde bile görülebilmekte… Başlarda antrenörünün üstünde, yanında veya tribünde ensesinde (!) oturan ve de voleybolun 6 kişiyle oynanan bir salon sporu olduğunu öğrenen (!) bazı idareci profilleri kısa zamanda bu işi acayip çözerler, inanılmaz bir bilgi ve hatta teknik donanıma sahip olurlar ve de maç tenkitlerine başlarlar, hakeme “-Hooop bu faul hocam !...” diye şarlarlar, antrenörlerine de ilk altı ve oyunun gidişatına göre de oyuncu değişiklikleri konusunda yardıma (!) soyunurlar !...
İdareci, sporu, insan ve özellikle sporcu psikolojisini iyi bilmelidir… Sakin mizaçlı, hoşgörülü, dürüst ve saygılı olmak zorundadır… Tabii ki oyun kurallarını bilen, iletişimi güçlü, lisanı veya lisanları olan, sporun erdemine vakıf, “Fair play” ruhunu içine sindirmiş “İdeal idareci” profilini noksansız çizebilmiş kişiler tüm antrenör ve idarecilerin hayallerini süslemektedir…
Kanımca voleybolun içinden, sporculuktan, antrenörlükten, hakemlikten gelmeyen idarecilere en azından bir kurs açmak “Yeterlilik” diploması zorunluluğu getirmek gerekir… Kanımca TVF böyle yararlı ve gerekli bir hizmeti programı dahiline almalıdır… Kaldı ki bu ülkenin Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulları vardır !... Bu okullarda “Spor Yöneticiliği Bölümü” yer almaktadır ?... Bu bölümü bitirenlerin ne yaptığını hep merak eder, dururum ?... Bilen varsa beni aydınlatsın lütfen ?...
Geçmişte bir voleybol sitesine görüşlerini açıklayan FIVB Eğitmeni Nejat Sancak ta bu konuya değinmişti… İdarecileri (Tabii ki istisnalar vardır, alınmasınlar ?...) “Ceplerinde para, arkalarında dayıları olan”, sporun erdemnden uzak, voleybol bilgisi, takım psikolojisi, tecrübe dağarcığı açısından, yanımızdan bile geçemeyecek insanlar olduğunu vurgulayarak, ağır da olsa doğru bir öz eleştiri yapmış, ilk once “Yöneticilik Okulu” açılmasının zaruriyetini vurgulamıştı !...
Murathan Mungan’ın bir sözü çok hoşuma gider… “Ülkemizde her şey oluyorsun, bir tek rezil olmuyorsun ?… Çünkü çok unutkan bir toplumuz !...”
Konuştuklarımızı, yazıp çizdiklerimizi, haklı olarak sert eleştirilerde bulunduklarımızı lütfen bir kenara atıp, unutulmaya terk etmeyelim ?... Ve de daima doğruların yanında olup kararlılıkla sovunalım… Zira yanlışları görmek, müdahale hakkı tanır !...

İPTALLER ÜZÜCÜ...

Federasyon antrenör eğitim kursları açıyor, arkasından katılımcı olmadığı için iptal ediyor… (Mersin ve Batman’ı örnek verebilirim…) Ben yazdıktan sonra da nedense anında web sitelerindeki iptal duyurusunu yok ettiler… Bu iptaller gerçekten üzücü ve düşündürücü…
Son tarih seçimlerini okulların açılıp takımların yoğun çalışma temposuna girdiği eylül ayına rast getiren Federasyon’da hata üzerine hata, falso üzerine falso görmek artık olağan oldu ?... "Türk voleybol ekolünü yaratacağız…” sloganıyla göreve pek bir havalı, hoş ancak eli boş gelen (Plan, program, hedefsiz geldiler, 1 yıldır da telaffuz ettikleri yok !...) Özkan Mutlugil ve arkadaşları, şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında, bizlerle ve doğrularla yüzleşmekten korkarak ve devamlı kaçarak şu anda voleybolumuzu dibe vurdurmak üzere ?...

MUHTEŞEM SEMİNER…

TVF MHK’sının Hakem ve Gözlemciler Derneği’yle Ankara’da bir büyük otelde ortaklaşa düzenlediği “Hakem ve Gözlemci Semineri” organizasyon olarak dört dörtlüktü… Belli, müthiş özen gösterilmiş, olağanüstü emek sarf edilmiş ?... Tek tip tişortlar, içerikli program, nitelikli konular ve moral, özgüven… Şüphesiz bugüne kadar yapılanlar arasında açık ara en iyisiydi… Zaten organizasyona katılanlar da, şimdiye kadar olanların en iyisi olarak nitelendirdiler…
Başta rüzgarıyla, ciddiyetiyle, özverisiyle seminere yüreğini koyan, mütevazı bir oto tanımlamayla “Ben general değil, askerim !...” diyen MHK Başkanı Ümit Sokullu olmak üzere MHK’nın ve derneğin saygın üyelerini içten kutluyorum…

Türk voleybolunun olmazsa olmazları olan gururumuz güzide hakemlerimize de böylesine bir organizasyon yakışırdı… Zaten memnuniyetlerini dile getirdiler…
650 Hakem, 180 Gözlemcinin katılımıyla gerçekleşen olağanüstü organizasyonun dünyada eşi benzeri görülmedi…

Ancak gene de kafama takılan ufak tefek ayrıntıları hoşgörü beklentisi içinde Ümit Başkan’la ve yanındaki yol arkadaşı dostum Suat Carlı’yla telefonda tam 1 saat 17 dakikalık uzun sohbetimizde özel olarak, uzun uzun paylaştım… Tahammül sınırları içinde, yorgunluklarına rağmen lütfedip hoşgörüyle dinlediler ve de hak verdiler…

Seminer tabii ki, tartışmasız çok faydalı ve de gerekli…
İletişim çağının inanılmaz nimetleri göz önüne alındığında bu bilgilendirmelerin bundan böyle, sanal ortamlardan da, bilgisayar üzerinden web sitelerinden yazı, fotoğraf ve videolarla yapılabileceği düşüncesindeydim… Ancak bu görkemi gördükten sonra düşüncelerim beynimin dehlizlerinde utanıp, saklandılar…

TAKKE DÜŞMEDEN KEL ZATEN GÖRÜNÜYORDU ?...

“Takke düştü, kel göründü…” sözü Barbolini dışında anlam kazanır oldu… Zira Barbolini’nin keli zaten takkesiz de (!) açıkça gözükmekteydi…

Defalarca yazdım, çizdim, camia A Bayan Milli Takımımızın başına, gizli operasyonla (!), yangından mal kaçırır gibi, A Bayan Milli Takımımızın başına alel acele getirilen ve camiamızın tepkisini çeken, “Büyük yanlış” olarak nitelendirilen Galatasaray’ın İtalyan antrenörü Barbolini’nin, verilen süre ve olanaklarla zerre kadar yarar sağlamadığı, aksine beraberinde düşüş getirdiği görüldü…

Akdeniz Oyunları, arkasından Grand Prix ve son olarak da Avrupa Şampiyonasında yaşanan zincirleme mega başarısızlık sonrası onurlu bir davranışla istifa edeceğine, pişkince verdiği demeçler traji komik… 
Tekrarlamakta ısrar ediyorum… Federasyon alınan her hezimetten birinci derecede sorumludur ve de vebal altındadır ?...

YELİZ’DEN MEKTUP VAR…

Korelilerin, Japonların elinden kaptığı Yeliz Başa’dan anlamlı, bir o kadar da özlem dolu, çok duygu yüklü bir mektup aldım… Voleybol severlere yazmış… Aynen paylaşıyorum…

“Sevgili voleybol severler,
Ülkemden çok uzakta, bayrağımızı en yukarılara taşımak ve ülkemi en iyi şekilde temsil etmek için çıktığım bu yolda, sizin verdiğiniz destek ve dualarınızla yolumda emin adımlarla hedefe doğru ilerliyorum.
Bu yola baş koydum.Yola çıkarken sadece eşim, ben, ufak bir valiz, inanç ve büyük bir iman vardı taşıdığımız.
Destekleriniz ile bir aile olduk ve bu sevgi ve destek yumağı büyüdü. Antrenman ve maç temposu yoğunluğundan çok sık cevap veremiyorum, lütfen kusuruma bakmayın. Hepinize desteklerinizden dolayı ayrı ayrı teşekkür ediyorum…
Dualarınızın, desteklerinizin devamını lütfen esirgemeyin.
Saygı ve sevgilerle…
Yeliz BAŞA”

Bu sporcumuz, bazı Milli sporcularımızın (!) maddi geleceğini bile koruma amaçlı (!), deklarasyonunda vurgulayabilme hassasiyeti gösteren (!) Federasyonumuzun umurunda olmayabilir ancak ben sınırsız gönül desteğimi sürdürüyor, kendi kadar ruhu da güzel ve ayrıcalıklı kızımıza üstün başarılar diliyorum…

Fotoğraf : Metin Timur Tüfekçiler (Teşekkürler…)

BİRER PLAKETİ ÇOK GÖRDÜLER…

Daha önce de yazdım… Federasyonda tık yok ?... 
Çok ayıp ediyorlar…
Türk Bayan Voleybolundaki büyük başarılara imza atmış 2 kızımız malumunuz üzere voleybolda Milli Takım kariyerlerine, onurlu bir zamanlama ile nokta koymuşlardı… 
Ancak Federasyonumuz onlara resmi bir teşekkürü çok gördü, birer plaketi esirgedi…
Vefa bu olmamalı ?...
Çok yazık, üzücü ve de düşündürücü…

BİR İSİM, BİR GÖRÜŞ : SELAY YÖNEY…

Selay Yöney, eski bir voleybolcu… Ancak günümüz voleybolunu yiakından takip edenlerden… Geçenlerde bana bir mesaj gönderdi… Aynen alıntı yapıyorum…
“Sevgili Hasan, Büyük şehirlerde İl Temsilciliklerinin yanı sıra İl Temsilciliğine bağlı olarak İlçe Temsilcilikler i de kurulursa fena olmaz düşüncesindeyim. Örnek, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana… İlçeler fikrime ilave olarak bu ilçelerde olan muhtarlıkları da tabanda ele alıp, genişletmek daha da faydalı olur…
Fikir ilginç geldi, paylaşayım dedim…

Düğünde çifti ilk kutlayanlar arasında Burhan Felek salonunun “İhtiyar Heyeti” de vardı… İşin en ilginç tarafı tribünün tecrübeli “Kare As”ı ağır ağabeylerin o voleybol mabedinde yerdeki ter damlalarına kadar görmelerine rağmen gözlerinin tam önündeki bu aşkı ıskalamalarıydı…

BAHAR-GUIDETTI ÇİFTİNE MUTLULUKLAR DİLİYORUM…

Aşk uzun bir aradan sonra tekrar antrenör ve oyuncusunun kapısını çaldı… Bahar ve Guidetti’yi tebrik ediyor, mutluluklar diliyorum…

19.09.2013 / Aktarım anında 1134 kez okundu


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 18.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 18.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 18.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 18.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 18.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 18.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 18.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 18.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 18.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 18.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 18.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 18.11.2017 Günlük Yorumu

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık