• 13 Şubat 2016, Cumartesi 2:52
Hasan UğurEpirden

Hasan Uğur Epirden

PLAJDA KASIRGA…

Hasan Uğur Epirden,Volley Hotel de yapılan Plaj Voleybolu Değerlendirme Toplantısı ndaydı. Sizler için bu toplantıyı değerlendirdi...

Yıllardır ihmal edilen, üvey evlat muamelesi yapılan yerlerde sürünmesine rağmen “Tek Adam”, namı diğer eski Federasyon Başkanı Erol Ünal Karabıyık tarafından dostlara sahte gökkuşağı renklerine boyanarak takdim edilen plaj voleybolu, yeni Federasyon yönetimi tarafından ciddiye alındı ve bir “Beyin Fırtınası” toplantısıyla masaya yatırıldı… Toplantı tam bir kasırga şeklinde geçti, tartışılmadık konu kalmadı…

İstanbul Volley Hotel’de Başkan Özkan Mutlugil tarafından yönetilen, Başkan vekillerinden Mustafa Ekşi, plaj voleybolu komitesi koordinatörü Erkal Taş, gene voleybol Federasyonu’nu temsilen Gönenç Bengisun ile Hilmi Tokuş, Ömer Mihaliçcık, Dünya Baltacıoğlu, Metin Görgün, İlker Çeteci, Onur Ergenç, Soner Erdoğmuş, Emir Akdoğan, Hatice Can Tonbul, Mert Erkılavuz, Oğuz Değirmenci, Murat Giginoğlu, Gökhan Saygı, Sinem Beltan, Hayrettin Durak, Tayga Baltacıoğlu, Atay Doğu, Selçuk Şekerci, Volkan Göğtepe, Mehmet Dengiz, Ahmet Tuncay, İbrahim Dağıstanlı, Yusuf Hacıibrahimoğlu, Hayrettin Durak ve şahsımın (Hasan Uğur Epirden) katıldığı 6 saati aşkın toplantıda plaj voleybolu artılarıyla ve eksiklikleriyle didik didik edildi…KIŞ LİGİ..

İlk ele alınıp tartışılan, dünyada bir ilk olan ve ses getiren kış ligiydi… Ülkemizde 9 aya yayılan yaz yelpazesinin es geçilip, kışın lig yapılması, hemen hemen tüm katılımcılar tarafından şimdilik, bu sezon için, ok yaydan fırladığı için, devam edilmesi konusunda görüş birliğine varıldı… Ancak lig maçlarının turnuva şeklinde 15 günde bir oynanmasının, yaz aylarında ise sık turnuvalar yapılmasının yararlı olacağı da eklendi…Bu yaz turnuvalarında kaliteli yabancı takımların katılımının yarar getireceği konuşuldu… Toplam plaj voleybolu bütçesinin yarısının yaz ayları turnuvalarında kullanılmasının uygun olacağı vurgulandı…

Kış liginin Erkeklerde 8, Bayanlarda ise sadece 3 takımla tamamlanması ve halen de takvime alınan bu yılki ligde de şu ana kadar aynı sayıda başvuru olduğu bu katılımın oldukça az olduğu, bu yüzden şimdilik liglerin ileri bir tarihe ertelendiği Federasyon tarafından açıklanması ardından takım adedinde nasıl bir artış yapılabileceği tartışıldı…

Plaj voleybolunun ülkemizdeki öncüsü Dünya Baltacıoğlu ligin tutmadığını, katılımın yetersiz olduğun, TV yayınlarına müsait olmadığını, üstelik bedel ödendiğini, sponsorların kış ligine rağbet etmediğini, turnuva şeklinde yapılmadığından plaj voleybolu ruhunun çiğnendiğini, gereken değer verilmediğinden seyirci gelmediğini, bu yüzden dünya standardına getirilmesine ve 5 yıldız otel seviyesinde VIP servis verilmesine gayret gösterilmesi gerekliliğine işaret etti…

Gene plaj voleybolunun ülkemizdeki öncülerinden Metin Görgün, eski Başkan Erol Ünal Karabıyık zamanında, kendi sporcusunu yaratma düşüncesiyle yapılan kış ligiyle plaj voleybolunun piyasasında linç edildiğini iddia etti… Plaj voleybolunun kendi yıldızlarını yetiştirerek ortaya çıkarmasına dikkati çeken Görgün, ekonomik gelişmesi için devletin, federasyonun ön ayak olmasının doğru olacağını belirtti… “Sporcu yetiştirmek Federasyonun işi, ancak organizasyon bir ihtisas alanıdır..” dedi, bu ligin maçlarının NTV Spor tarafından yayınlanmasını dezavantaj olarak nitelendirdi…

Türk plaj voleybolunun önemli merkezlerinden Hopa turnuvalarının mimarı ve emekçisi İbrahim Dağıstanlı eskiden tüm Milli salon voleybolcularının yazları plaj voleybolu oynamak için can attıklarını, şimdilerde ise var olan az sayıdaki voleybolcunun ellerinde imkan olsa salona kapak atacaklarını ifade ederek ters bir göçten söz etti…

Plaj Voleybolu Milli Takım antrenörümüz Atay Doğu ise aynen Dağıstanlı’nın sözlerini doğruladı, ancak Erol Ünal Karabıyık dönemi öncesi eski Federasyon Başkanlarını plaj voleyboluna ilgisizlikler suçladı, hatta içlerinde, “Bana ne plaj voleybolundan ?...” diyenin bile olduğunu iddia etti… “Ancak şimdilerde Dünya klasmanında Türk Bayrağı görebiliyoruz, Londra Olimpiyatlarında elemelerde son elemelere kadar geldik, Dünya Plaj Voleybolu Ligimizi konuşuyor… Plaj Voleybolu Ligi sayesinde sporcularımızı gelişirdik, zinde tuttuk !...” dedi… Kulüp isimlerinin ön plana çıkarılmasının ve şov yönünün cazip olmasının önemini savundu…

Uzun yıllar Amerika’da plaj voleybolu oynayan Oğuz Değirmenci, Plaj Voleybolu Ligi için erken olduğunu, bu sporun yaz aylarında, doğal ortamında ivme kazandığını, ülkemizde temelin olmadığını, alt yapının henüz oluşturulamadığını, oynayan yetişkin görmediğini, oysa bunun çok önemli olduğundan söz etti, “Yaş sınırlaması olmamalı, sistemde esas bütçenin yaz aylarına kaydırılmalı, kış ligi yazın başarı kazananlarla yapılmalı, ülkemizde organizasyon ve sporcu kıtlığı var !...” dedi..

Sporcularımız, Volkan ve Hakan Göğtepe, Murat Giginoğlu, Hatice Can Tonbul, Emir Akdoğan dünyada ses getirdikleri kış liginin zinde kalmaları yönünden faydalı olmasına karşın, takım azlığı ve monotonluğunun kendilerini rahatsız ettiğini, bu ligin turnuvalar şeklinde oynanmasının, hatta üst düzey yabancı takımlarının da katılımıyla daha yararlı olacağını dile getirdiler…

Diğer önemli saptama ve görüşler ise şöyleydi :

Dünya Baltacıoğlu : “Mini Beach Volley yapmalıyız…”

İlker Çeteci : “Federasyon’dan isteğimiz, pay ve hakem ücretlerini üzerimizden alması, ödül para ödülü miktarını bizlere bırakması…”

Metin Görgün : “Federasyon bütçeyi ikiye ayırmalı…Oyuncular ve organizatörler…”

İbrahim Dağıstanlı : “Federasyon organizatörlere neler verip veremeyeceğini açıklamalı…”

Atay Doğu : “Alt yapı turnuvaları yapılmalı… Turnuva yerlerinde halkın yoğun olduğu yerler seçilmeli…”

Oğuz Değirmenci : “Yıllık faaliyet takvimi belirlenmeli… Belki çok saha var ama kira isteniyor… Para harcayacak kesimi işin içine çekmeli… Dünyanın en büyük takımlarıyla bir patlama turnuvası yapılmalı… Bir plaj voleybolcunun yetişmesi için en az 2 yıllık sıkı bir çalışma gerek… Türkiye’de uzun sporcu/blokçu eksikliği görüyorum…”

Onur Ergenç : “Çocuklara plaj voleybolunu sevdirmek için çizgi film, oyuncak, maskot yapılmalı…”

Mehmet Dengiz : “Takım puanı olduğu gibi ferdi puanlama da yapılması gerek ?...”

Hasan Uğur Epirden : “Kış Ligi yapılsın ama 9 aylık iklim yelpazesi olan ülkemizde yaza kıran mı girdi de boş geçiriyoruz ?... Böyle bir lüksümüz olmamalı, yaz aylarını dolu dolu geçirmemiz şart… Ülkemizde faal/lisanslı 15-20 bayan, 40-50 erkek sporcunun olması, Plaj Voleybolu Liginin, turnuvaların 3 bayan, 6-7 erkek takımıyla yapılması çok üzücü ve düşündürücüdür… Plaj voleybolunda merkez olarak Antalya Lara veya Alanya’da konaklama uzantılı birkaç plaj saptanmalı, pilot bölge olarak da İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Bursa, Mersin seçilmeli, bu bölgelere organizatör/antrenör dağılımı yapılmalıdır… Mini Beach Volley’e önem verilmeli, yıldız, genç, A ve Veteran kategorileri oluşturulmalı, mümkün olduğunca çok eğitim verilmeli, turnuva yapılmalıdır… Halkın ayağına gitmeliyiz… Dünyanın en iyi takımlarıyla halkın en çok bulunduğu meydanlarda, festival alanlarında turnuvalar düzenlemeli, plaj voleybolunu kitlelere sevdirmeliyiz… Kendi modelimizi sosyal, ekonomik, coğrafi, hatta politik yapımızı göz önüne alarak sentez bir modeli üzerine oturtmalıyız… Plaj voleybolu için istenen pay kaldırılmalı… Plaj voleybolunun gelişmesi için bir yönetmelik değişikliyle kulüpler mecbur tutulabilir ?... Amerikalı Troy Tanner ülkemiz plaj voleyboluna bir ateşleme, bir heyecan getirdiği ama sadece küçük ve dar bir süreçte fala bir katkıda bulunmadığı görüşünden hareketle, tüm yıl mesai yapacak bir başk yabancı antrenörün göreve getirilmesinden yanayım… Ayrıca Federasyonun vakit geçirmeden FIVB düzeyinde bir Plaj Voleybolu Antrenör kursuna ev sahipliği yapması ve bir çok gönüllü antrenöre kucak açması gerekliliğinden yanayım… Sadece ülke voleybolunda değil, ülke sporunda en büyük eksiklik planlama zafiyeti ve takvim oluşturmadır… Bu konuya azami önem vermek, üzerinde çalışmak zorundayız… Hedefimiz 2016 ve 2020 Olimpiyat Oyunlarında yer almak olmalıdır… Bunun için sporcu ve takım sayısını çok yukarılara taşımak, planlı, programlı çok çalışmak zorundayız… Plaj Voleybolunun bir yaşam biçimi olduğunu unutmamalıyız…”

ECZACIBAŞI VİTRA - AZARAİL BAKÜ MAÇ YORUMU

ZORDAN KOLAYA… 

Televizyonun karşısına oturduğumda keyifli, heyecanlı ve çekişmeli bir müsabaka izleyeceğimi umuyordum… Tüm bunları maçın çok az birkaç bölümünde bulduğumu söyleyebilirim…

Maçın ilk 2 setinde zorlanan ve Azarail Bakü’nün etkili servisleri ve blokları karşısında bocalayan Eczacıbaşı Vitra, birbirinin skor yönünden hemen hemen kopyası olan ilk 2 sette de 15-20 geri düşmesine rağmen, Neslihan ın ve Sokolova’nın etkili hücumları, Poljak’ın blok, Gülden’in defans performansına oyuna giren kaptan Esra’nın hatasıza yakın oyunu, Özge’nin pas dağıtımındaki gayreti ile çevirmeyi başardı ve 25-22, 25-23 kazandı…

Morali bozulan ve oyundan iyice düşen rakibi karşısında temsilcimiz 3. seti güle oynaya 25-12 gibi süper bir skorla kazandı, 3 puanı cebine koymakla kalmadı grup 1.liği için de büyük avantaj sağladı…

Azarail Bakü’de Amerikalı Hodge’nin, Hollandalı Flier’in gayretleri yetmedi…

Maçın yıldızı Sokolova’ydı… Ancak Neslihan, sonradan oyuna giren Esra, gayretiyle Özge’nin, defansıyla

Gülden’in de galibiyette rolleri büyüktü…

Eczacıbaşı Vitra seyircisi maç boyunca hiç susmadı, takımları başarısında pay sahibi oldular…

Ancak bu skora rağmen Bakü’deki maçın çok zor geçeceğini düşünüyorum…

Bu arada maçın oynandığı Burhan Felek Spor Salonunda internet erişiminin son derece yetersiz ve sıkça da kesik olması tüm basın mensuplarını çileden çıkardı...

Eczacıbaşı VitrA: Shashkova ****, Büşra **, Neslihan ****, Sena ***, Poljak ***, Özge ***, Gülden (L) ***, Petrovic ?, Esra ***, Asuman ?

Azerrail Bakü: Wensink **, Radecka **, Samec **, Anzanello **, Flier ***, Hodge ***, Korotenko (L) **, Stam **, Carocci **, Ulkar *, Wilson **, Grbac *

Setler: 25-22, 25-23, 25-12

VAKIFBANK RESİTALİ

Uralochka deplasmanında temsilcimiz Vakıfbank, mükemmel bir oyundan sonra rakibini 3-1 yenerken göz doldurdu, CEV Şampiyonlar Ligi’nin favorilerinden biri olduğunu gösterdi…

Maçın ilk 2 setinde 2 takım da büyük bir taktik savaşı verdi…

25-23, 22-25’lik setlerle durum 1-1 olduktan sonra maçın tamamen temsilcimizin üstünlüğüne geçişi o ana kadar takımımızda aksayan Saori’nin (**) yerine kaptan Gözde’nin (***) girmesiyle başladı…

3. seti zor da olsa 26-24 kazanan temsilcimiz 4. sette resmen şov yaparak, bu seti ezici bir üstünlükle 25-13, maçı da 3-1 kazandı, 3 puanı hanesine yazdırarak grup 1.liği için büyük avantaj elde etti…

Uralochka yıllardır sahasında bu kadar açık farklı set kaybetmemişti...

Maçın yıldızı Brakoçeviç’ti (****)… Etkili servis, hücum ve blokları ile maça damgasını vurdu…

Maçın bir diğer yıldızı Fürst’tü (****) Rakip hücumlara karşı duvar örüp bıktırıp oyundan düşüren Fürst, yaptığı seri kısa hücumlarla da Uralochka defasını dağıttı…

Takımımızın başarısındaki diğer isim ise pasörümüz Naz’dı (****) Takımı mükemmel oynattı…

Glinka (***) defansta zaman zaman aksamasına karşın file üzerinde vazifesini yaptı…

Bahar da (***) vazifesini yapanlar arasındaydı…

Gizem ***) arı gibiydi… Mükemmel defans yaptı, hücum ve müdafaa dublajlarında olması gereken yerlerde çok iyi toplar çıkardı…

Melis ve Güldeniz oyunda kaldıkları kısa sürelerde vazifelerini yaptılar…

Maçta dikkatimi çeken, 2 koçtu…

Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük bayan voleybol takımı koçu olan 74 yaşındaki Korpol’un eski canlılığı ve azarlama kasırgası yerini lodosa (!) bırakmış ?... Emekli bir asker gibiydi, sandalyesinden sadece molalarda ve set aralarında ayağa kalktı…

Guidetti ise gençliği, dinamizmi ile bir sahaya girip, manşet almadığı kaldı… Hep ayakta, taktik verdi…

Tebrikler…

AYIP KERE AYIP…GALATASARAY DAİKİN...

Televizyonun başına Galatasaray Daikin’i keyifle seyretmek için oturdum… Yeni transferlerle Şampiyonlar Ligi’nde çok şey beklediğim sarı-kırmızılı dişi aslanlar tel tel döküldüler… 
Kendilerinden en az 2 gömlek aşağıda olan, grupta puansız son sırada bulunan Romen rakipleri Dinamo Bükreş karşısında hata rekoru kıran kızlarımız 2. seti vermekle kalmadı, 4. sette görülmemiş bir skorla 0-9, 2-11 geriye düştüler, seti de 14-25 gibi açık farkla kaybettiler…
Son sette de yaprak dökümü devam etti… Tie-break setini de varlık gösteremeden 10-15, maçı da 2-3 kaybeden Galatasaray Daikin rakibine düşlerinde bile göremeyecekleri bir maç hediye etti… Bu kadar ruhsuzluk ve sorumsuzluk olmaz, olmamalı da… Birileri bu kızlara o formanın değerini anlatmalı…
Astronomik transferlerle hayatlarında görmedikleri parayla top oynayan kızların bu oyunlarından ve sonuçtan utanmaları gerekir… 
Şampiyonlar Ligi’nde sözde ilk sıralara oynayan, hatta “Şampiyonluk” hedefleyen Galatasaray Diakin’in bu voleybolla işi sadece “Şampiyonlar Ligi”nde değil, ligimizde bile zor… 
Lo Bianco dışında ayakta kalan yoktu…

Bu arada büyük ümitlerle getirilen, sözde dünyanın en iyi antrenörü (!) Barboloni efendinin maç sonrasında sırıtması ekran başında beni çileden çıkardı… Bu adamın yerine kenarda Cemil İpekçi dursaydı sonuç bundan daha kötü olmazdı… Sırt çevrilen Türk antrenörlerine yazık !... Hakaret ediliyor resmen…

Canla başla mücadele eden misafir takımı da kutluyorum…

Galatasaraylı taraftarların sabırlarına ve desteklerine hayran oldum !...

ECZACIBAŞI FARKLI AMA…

2 İddialı takımın zaman zaman vasatın üzerine çıkan maçında Eczacıbaşı Vitra, sıkıntılı günler geçiren ve geçen sezonu aratan Fenerbahçe karşısında beklediğimden daha kolay sonuca gitti…

Fenerbahçe’de sakatlığı geçen Eda (***) formasına kavuşurken, trafik kazası geçiren kaptan Seda maçı tribünden seyretti… Seda’nın yerine oynayan Meryem (*) şansını iyi kullanamadı… İlk setteki tutukluluğunu sonraki 2 sette üzerinden atan Kim’in (***) ve pasör Nilay’ın (***) gayretleri yetmedi… 
Paula (**) Nilay’ın köşeye yatırdığı enfes pasları tecrübesiyle kullanırken eski günlerinden uzakta gözüktü…
Okuniewska (**) da ortada zayıf kaldı…
Nihan (**) gayretliydi ancak pasör noktasına çok daha olgun manşetler getirmek zorunda…
Oyuna 2 kez Meryem’in yerine giren ve kısa sürelerle oyunda kalan Elif için eleştiri yapmayı uygun görmüyorum…

Eczacıbaşı Vitra bence Vakıfbank ile birlikte şimdilik Şampiyonluğun en önde gelen adayları… Ancak bu performansı Şampiyonlar Ligi hedefleri için yeterli bulmadığımı da ifade etmeliyim…

Neslihan (****) gibi bir süper starın yanı sıra Sokolova (***), Poljak (***) ve gittikçe yükselen seviyesi ve olgunluğuyla takıma büyük katkıda bulunan Büşra’nın (***) ve Senna’nın (**) file üstündeki etkili oyunları ile sonuca kolay giden Eczacıbaşı Vitra’da Senna’nın manşet handikabı özellikle servis karşılamada dezavantaj yaratmakta… Ben düşünmeden, Senna’nın yerine gözüm kapalı Esra’yı tercih ederim… Bu takımda Esra (**) bugünkü gibi zorlanılan anlarda oyuna sokulacak, yedek pozisyonunda bekletilecek bir oyuncu olamaz ?...
Gülden’i (***) zevkle seyrediyorum… Arı gibi çalışkan, mükemmel top topluyor… Bugün de görülmez kahramanıydı maçın…
Gelelim Özge’ye (***)… Hırsıyla, tecrübesiyle takımı çok iyi oynatıyor… Ancak blokta çok yeterli olduğu söylenemez…

Maçın en önemli seti, bence ilk setti…
Kafa kafaya giden ve 25-21 sona eren bu sette Fenerbahçe’nin tam 8 servis kaçırması ve sadece tek blok yapabilmesi, Kim’i yeterince kullanamaması seti vermesinin, dolayısıyla maça ortak olamayışının en önemli etkenleriydi…

Servislerden söz etmişken, dünyanın 2 süper starı, bence en iyi pasör çaprazı Neslihan ile en iyi köşe smaçörü Kim’in bazuka servis düellosu seyir zevki açısından görülmeye değerdi…

Maçı 1.293 biletli seyirci izlemesine karşın salon hala boş gözüküyor…
Maçların televizyondan yayını, İstanbul’un malum trafik keşmekeşi ve kaybettirdiği zaman bu konuda büyük rol oynamakta… Seyirciyi salonlara çekmek için ilginç ve cazip katkılar düşünülmesi kaçınılmazdır… 
Ben bir öneride bulunuyor, miniklerden A kategorisine kadar lisanslı tüm voleybolculara “Serbest giriş Kartı” verilmesini salık veriyorum… Bu tüm sporcuları salonlara daha çok çekecek, bağlılıklarını ve görgülerini arttıracak, 7.600 kişilik salon da bomboş gözükmeyecektir…
Bu konularda pası Federasyonumuza atıyorum… 
Umarım asist yapmış olurum ?...

GALATASARAY DAIKIN İTE KAKA…

Şampiyonlar Ligi’nde grubunun en zayıf takımı, kendi seviyesinin 2 gömlek altındaki Dinamo Bükreş’e İstanbul’da sapır sapır dökülerek 3-2 mağlup olan Galatasaray Daikin rövanşı ittire kaktıra 3-1 yenip 3 puan alır, grup liderliğini korurken maç içinde kendisine yakışmayan alışageldiğimiz o inişli çıkışlı, istikrarsız grafiğini çizdi, gene tat vermedi… 
Maçın en gayretli oyuncusu Neriman’dı (****)… Calderon (****) ile gene hücum yükünü çekerken, Gioli (***) de destek verdi… Sinem (***) en olgun maçını oynadı… Molnar (**) 3. setin ortalarında biraz gözüktü, o kadar… Lo Bianco (***) gayretliydi ama manşetlerle buluşabilmek için göbeği çatladı… Necla da (**) gayretli ama bu takımın liberosu değil…

Galatasaray Daikin’de sabah akşam servis karşılama ve file önü blok koşusu üzerinde ekstra antrenmanlar yapılmalıdır… Pasör çaprazı sıkıntısı hat safhada… Molnar gereksiz bir transferdir… Sinem veya Nilay pasör çaprazında çok daha fazla verimli olur düşüncesindeyim… Lo Bianco’yu rakip hücumlarında ortaya çekme düşüncesi acizliktir… Her set en azından birer kez ön pozisyona bir blokçu, arka pozisyona da pasör koyarak birkaç sayı avantajı kazanılabilir ?...

Japon Libero Şampiyonlar Ligi’nde takımı derleyip toparlayacaktır… Ama ligimizde bu görüntüyle gene 4.lüğe çakılı oynarlar…

İşte büyük havalarla ve beklentilerle getirilen İtalyan koç Barbolini’nin sınavı da bu eksikleri tamamlayıp, tamamlayamamasıyla ortaya çıkacaktır… Yoksa o da “Fuzuli Transferlun Listesi”nin başında sezonu tamamlar ?...

Maç hakkında fazla yorum yapmak içimden gelmiyor…
25-21, 13-25, 13-25, 24-26 biten setler takımımızın istikrarsızlığının boyutunu açıkça anlatmaktadır…

Bu arada son setin, yani en az 1 puanın ev sahibi takımın ikramı olduğunu da vurgulamadan geçemeyeceğim...
Son sayılarda ev sahibi takımın 12 metreye vurduğu top, üst üste kaçırdığı 2 servis olmasa maç 5. sete kalacaktı…
Sonuç olarak Galatasaray’ı zor günlerin beklediğini düşünüyorum…

ECZACIBAŞI ŞAŞIRTTI…
Almanya’da rakibi Dresten’i kolay geçen Eczacıbaşı Vitra, rövanşa  rehavet içerisinde çıkınca maç daha ilk setin başında takımımız için tehlike sinyalleri vermeye başladı…

Tam bir blok restleşmesi halinde geçen ilk sette takımımızın hücumlarını file üzerinde durduran Dresten, çok iyi de defans yapınca seti almakla kalmadı, “Maça da ortağım !...” dedi… 

Neslihan’ın kötü gününde oluşu ve diğer köşe smaçörlerinin de ilk setteki düşük performansları, önde götürdükleri seti rakibe kaptırmalarına sebep oldu…

İlk sette Durum 22-22 iken Petroviç’in kaçırdığı servis ve Dresten’in arka arkaya 2 “Ace” sayısı seti konuk takıma kazandırdı… 

2. setten itibaren sahada sadece etkili servisleriyle mücadele eden Neslihan’a karşın oyuna ağırlıklarını koyan Sokolova ve Esra oyuna önce dengeyi getirdiler, sonrasında da oyunun lehimize dönmesini sağladılar…

Gene beklenen oyununu pas dağıtımında gösteremeyen Özge’nin yerine alınan Asuman’ın da farklı alınan 2. sette ve sonrasında gelen sıkıntılı galibiyette rolü büyüktü…  

3. set gene büyük çekişmeye sahne oldu… Dresten’in hırslı ve mücadeleci oyunu sürerken 2 takım da birbirlerini sert, sert servislerle bozmaya çalıştı… Sokolova’nın etkili yüksek hücumları, takımın en istikrarlı oyuncusu Esra’nın ise akıllı smaç plaseleri ile 23-23’e kadar gelindi.. Izquierdo’nun 6 no’nun derinliklerine vurduğu smaç plase, arkasından o ana kadar takımın en etkili hücumcusu Sokolova’nın outa vurduğu topla gene set gene rakip takımın oldu… 

Müsabaka boyunca takımın file üzerindeki en önemli silahlarından Poljak’ın yeterince kullanılamayışı, son dönemlerde istikrar abidesi Büşra’nın resmen unutuluşu (!), file önü koşularında ağır kalan ve asla takıma oturmuş Büşra’nın yerini tutmayan Petroviç’te bu denli ısrar edilmesi maçı bu duruma getiren faktörlerin arasındaydı… 

4. Sette farklı önde götürmesine rağmen Drestenli voleybolcuların maça asıldıkları görülüyordu… 16-11’de bile tereddütlerim devam ediyordu… Dresten’in inatçı defansı, zor çıkardıkları toplara rağmen ortadan kullandıkları seri kısa toplarla fark 1 sayıya kadar düştü… (23-22)… O sırada kaçırdıkları servis, arkasından outa vurdukları topla setlerde 2-2 eşitlik sağlandı… 

Tie-Break seti Esra’nın fileye vurduğu smaçla başladı…

Karşılıklı sayılarla geçen sette Sokolova tekrar sahnedeydi…

8-5 ile sahalar değişildi…

Petroviç’in smacı ve ardından maç boyunca yaptığı ilk ve tek blokla fark 4 sayıya çıktı…  Sokolova bu kez blokta kaldı, hemen akabinde de hıncını aldı… Neslihan’ın plasesi takımı rahatlattı… Esra’nın auta vurduğu top sonrasında blok outu, Sokolova’nın filede kalan plasesi, ardından tekrar file üstü hatası tam endişe yaratacakken, Asuman’ın nefis pasına tek ayak arkasına dolanarak vuran Poljak maça noktayı koydu… 

Ülkemizin voleybolda “Süper Star”ı Neslihan (**) şansız bir günündeydi… Rekor hatayla oynadı…

Maçın yıldızı tartışmasız Esra’ydı… (****) Geçen maçta yerine Senna tercih edildiği için kenar yönetimi tenkit ettiğim Esra takımı ateşleyen ve galibiyette en büyük hissesi olan sporcuydu… Müthiş kaptanlık yaptı… Smaç vurdu, bir çok kritik sayı kazandırdı… Blok yaptı, manşet aldı, defanstan enfes toplar çıkardı, taktik servis attı… Onu alkışlıyorum…

Sokolova (***) takımın en iyi 2. oyuncusuydu… Galibiyette önemli rol oynadı… Zaman zaman sorumluluk alarak Esra’ya destek verdi…

Poljak (***) kendisi sıkça unutulmasına rağmen, olgun voleyboluyla, blokları ve aralardaki kısa seri hücumlarıyla maçın gizli kahramanıydı…

Yukarıda da ifade ettiğim gibi, Petrovic (**) şu anda Büşra’yı kesecek oyuncu değil… Özge de (**) bugün beklenileni veremeyenlerdendi… Yerine görev verilen Asuman (***) şansını iyi kullandı…

Senna oyunda çok az kaldı… Gülden de (**) vasat bir maç çıkardı…  

Kısacası Eczacıbaşı sezonun en kötü oyununu oynadı… 1 puanı rakibine kaptırdı ancak bu günkü oyunuyla hayal kırıklığı yaşattı, hedefleri için beklentilerimizi törpüledi…                                                                          Eczacıbaşı Vitra: 3 Alman Dresdner:2

15.11.2012 / Aktarım anında 956 kez okundu


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
1 Beşiktaş 34 23 8 3 43 77
2 Medipol Başakşehir 34 21 10 3 35 73
3 Fenerbahçe 34 18 10 6 28 64
4 Galatasaray 34 20 4 10 25 64
5 Antalyaspor 34 17 7 10 7 58
6 Trabzonspor 34 14 9 11 5 51
7 Akhisar Bld. Genç. 34 14 6 14 4 48
8 Gençlerbirliği 34 12 10 12 -1 46
9 Kasımpaşa 34 12 7 15 -4 43
10 Atiker Konyaspor 34 11 10 13 -5 43
11 Karabükspor 34 12 7 15 -10 43
12 Aytemiz Alanyaspor 34 12 4 18 -11 40
13 Osmanlıspor FK 34 9 11 14 -8 38
14 Kayserispor 34 10 8 16 -11 38
15 Bursaspor 34 11 5 18 -24 38
16 Çaykur Rizespor 34 10 6 18 -9 36
17 Gaziantepspor 34 7 5 22 -35 26
18 Adanaspor 34 6 7 21 -29 25
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
1 Medicana Sivasspor 34 17 11 6 24 62
2 Yeni Malatyaspor 34 18 7 9 7 61
3 Eskişehirspor 34 16 11 7 18 56
4 Boluspor 34 16 6 12 3 54
5 Göztepe 34 15 8 11 4 53
6 Giresunspor 34 15 8 11 6 53
7 Altınordu 34 14 11 9 8 53
8 Ümraniyespor 34 12 12 10 4 48
9 Balıkesirspor 34 10 12 12 8 42
10 Vartaş Elazığspor 34 12 11 11 8 41
11 Denizlispor 34 11 10 13 1 40
12 Manisaspor 34 11 9 14 -6 39
13 Gaziantep BB 34 9 10 15 -9 37
14 Adana Demirspor 34 8 15 11 -4 36
15 Samsunspor 34 9 9 16 -19 36
16 Sanliurfaspor 34 9 9 16 -8 36
17 Bandırmaspor 34 9 8 17 -9 35
18 Mersin İdmanyurdu 34 6 11 17 -36 26
    Takımlar O G B M Av P
1 Gümüşhanespor 26 17 4 5 27 55
2 MKE Ankaragücü 26 17 4 5 23 55
3 Hatayspor 26 13 7 6 13 46
4 Menemen Belediyespor 26 12 9 5 13 45
5 Karşıyaka 26 12 5 9 9 41
6 Niğde Belediyespor 26 11 8 7 8 41
7 Kastamonuspor 26 11 7 8 8 40
8 Sarıyer 26 10 8 8 4 38
9 Eyüpspor 26 11 4 11 -9 37
10 Etimesgut Belediyespor 26 10 6 10 5 36
11 İnegölspor 26 6 14 6 0 32
12 Aydınspor 1923 26 8 7 11 -4 31
13 Tuzlaspor 26 8 6 12 -8 30
14 Bugsaşspor 26 6 11 9 -1 29
15 1461 Trabzon 26 5 13 8 0 28
16 Tokatspor 26 6 10 10 -4 28
17 Kırklarelispor 26 4 9 13 -12 21
18 Kayseri Erciyesspor 26 0 2 24 -72 -1
    Takımlar O G B M Av P
1 İstanbulspor 26 17 3 6 21 54
2 Erzurum BB 26 14 7 5 23 49
3 Amed Sportif 26 14 6 6 13 48
4 Kocaeli Birlik Spor 26 13 6 7 6 45
5 Keçiörengücü 26 12 8 6 11 44
6 Sivas Belediyespor 26 11 9 6 9 42
7 Pendikspor 26 10 6 10 -1 36
8 Nazilli Belediyespor 26 9 8 9 -5 35
9 Bucaspor 26 11 4 11 -6 34
10 Zonguldak Kömürspor 26 8 9 9 2 33
11 Konya Anadolu Selçukspor 26 9 5 12 -9 32
12 Kahramanmaraşspor 26 7 10 9 -5 31
13 Hacettepe Spor 26 7 9 10 1 30
14 Fethiyespor 26 7 8 11 -6 29
15 Anadolu Üsküdar 1908 26 5 11 10 -10 26
16 Fatih Karagümrük 26 6 7 13 -9 25
17 Büyükçekmece Tepecikspor 26 6 5 15 -17 23
18 Ofspor 26 5 5 16 -18 20

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 23.07.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 23.07.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 23.07.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 23.07.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 23.07.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 23.07.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 23.07.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 23.07.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 23.07.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 23.07.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 23.07.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 23.07.2017 Günlük Yorumu

NAMAZ VAKİTLERİ
penti
yukarı çık