sanalbasin.com üyesidir 6
FOTO HABER
  • 25 Şubat 2016, Perşembe 22:05
Hasan UğurEpirden

Hasan Uğur Epirden

MUTLUGİL’E ÇOK AÇIK MEKTUP...

MASKELİ YÜZSÜZLER
Onlar da bilirler “YÜZSÜZ” olduklarını… Onun içindir hep maskeyle dolaşmaları… Güldüklerine bakmayın, bakışlarına aldanmayın, samimiyetlerine sakın inanmayın, uzattıkları ele asla kanmayın !... Onlar “MASKELİ YÜZSÜZLER”dir !...

Hiçbir işi beceremedikleri için hep pozitif insanlara kıskanarak sokulurlar !... Onlardan beslenmeye, nemalanmaya, onların aklını ve gücünü kullanarak, onları erişemeyeceği yüksekliklere basamak yaparak tırmanmaya, günlerini egoistçe sadece kendileri için kurtarmaya çalışırlar… Sonra da o kendilerine gönüllü basamak olanları da yok etmeye çalışırlar… Zira kendilerinin ne kadar güçsüz, kabiliyetsiz ve basiretsiz olduklarını en iyi bilenlerdir o sanal basamaklar ?... O tip güçlü, bilgiç, tecrübeli kişilerin etraflarında dolaşmalarından eziklik duyarlar, rahatsız olurlar ?...

Bu yaratıkların çoğu kapkara sanal gözlük takarlar, yakalarını kaldırırlar. Elleri daima ceplerindedir !... Işığı, aydınlığı hiç sevmezler !... Çünkü her türlü pisliklerinin, aykırılıklarının karanlıklarda gözlenemediğini düşünürler !... Ama gün aydınlanıp, beyazlar egemen olduğunda tüm pislikleri lekeler halinde ortaya çıkar, kokudan geçilmez !... Beyazın baskıcı ve egemen sistemlerine karşı bir direniş sembolü olduğunu bilmeyen bu kirli oyuncular, içinde karanlıklarda kulaç attıkları denizin bir gün öfkeyle kabaracağından ve onları yutacağından bihaberdirler !... O karanlık diplerde kaçınılmaz bir karanlık son onları beklemektedir !...

Sizlere tavsiyem, etrafınıza daima dikkatle bakınız !... Mutlaka birkaç “MASKELİ YÜZSÜZ” göreceksiniz !... Onları bir an önce saptayınız ve uzakta tutunuz !... Vakit geç olmadan, hava iyice kararmadan !... İçine edecekleri gece doğmadan !... Göreceksiniz karlı çıkacaksınız !...
Ben öyle yapıyorum… Gönlüm rahat, beynim temiz, huzurluyum !... 
Yazılarımda sanırım bunun yansımasını görebiliyorsunuz ?...

MUTLUGİL’E ÇOK AÇIK MEKTUP…

Sayın Özkan Mutlugil ;

Her seçiş bir vazgeçiştir der Jean Paul Sartre…

Genel Kurul öncesi Başkan adayıyken, faydalı olacağına inanarak size bir mektup yazmış, yayınlamış, beklentilerimi dilimin döndüğünce, anlaşılır biçimde samimiyetle ifade etmiş, dikkatinizi pozitif yönlere çekmeye çalışmıştım…

Sizlerin de içinde zorlanarak ta olsa, her icraatını kabullenip yer aldığınız “Tek Adam” Erol Ünal Karabıyık’ın saltanatına son verirken, liderliğinizdeki o zamanın mülayim kimliklerden kurulu ekibinizin daha hür, çoğulcu ve paylaşımcı bir moda geçeceğini düşünmüş, reformist çoğu aile bireylerimiz gibi bunu yürekten gerçekleştireceğinizi ummuştum… Çünkü size ve ekibinize çok güvenmiştim…

Genel Kuruldaki, plansız, programsız, hedefsiz o cılız konuşmanıza rağmen sonrasında saygı duyduğum ve güvendiğim ekip arkadaşlarınızla kısa zamanda bu açığı kapatacağınızı düşünmüş, seçimi size kazandıran unsurların başında gelen, çoğu delegenin Karabıyık’tan kurtulma sendromunun (!) bile açıkça fazla üzerinde durmamıştım… Hiçbir karşılık beklemeden, gözdağlarına, tehditlere rağmen sizlere verdiğim olağanüstü bu desteği cümle alem bilmekte…

Arşivime geri dönüp, o mektubu ve sıcak yorumlarımı buldum… Üzülerek anladım ki duvarlara konuşmuşum, birçok konuda fazla iyimser olmuşum, boşuna vakit kaybetmişim ?... Başta Plaj Voleybolu olmak üzere sonraki rötuşlarım için de aynı düşünce ve duygular içindeyim…

Beni çok yanılttınız, hayal kırıklığına uğrattınız ve de sonunda çok basit sorularıma bile cevap verme cesaretinde ve/veya saygısında bulunmayarak desteğimi kaybettiniz… Sadece hepimize kayıtlı olduğunuz makamınıza olan saygım sürmekte… Artık bu konuda daha gerçekçi, Sartre’cıyım !...

Epirden hoca sizin için bir şey ifade etmeyebilir, ama ya voleybol ailemizin benim gibi düşünen diğer bireyleri ?... Onları da yok sayarsanız, benden söylemesi, tepetaklak olursunuz, bilesiniz… Geriye kalan 3 yıllık saltanatınız (!) çok zor günlere gebe… Bir liderin bu denli eleştirildiği, tepki gördüğü, destek yitirdiği bir koltukta kendine temsil ettiği toplumun görüş ve önerilerini dikkate almadan, merak edilip, yönlendirilen sorulara kulaklarını tıkayarak, kendine çeki düzen vermeden, güven erozyonu içinde inatla oturmaya devam etmesinin ne denli zor ve hazin olduğunu, geçmişte yaşadığımız onca canlı örneklerle en iyi bilenlerdenim…

Etrafınıza bakmaktan, bizlerin içine girmekten, fikir paylaşımında bulunmaktan bu çekingeniz, bu korkunuz niye ?...Gelin oturun karşımıza, hedeflerinizi, programınızı, tercihlerinizi, icraatlarınızın nedenlerini paylaşın, sorularımıza cevap verin ?... Bu sizin bir nevi vazifeniz ?... Kapalı kapılar ardından çıkınız, esrarengizliğe son veriniz, şeffaf ve anlaşılır olunuz… Korkmayınız, bizler sizin daha hala tanıyamadığınız kadar voleybol emekçisi sevgi insanlarıyız ve daima doğrulardan yanayız… Korkmayınız bizlerden ?... Eğer bu tavrınızın kendinizi dev aynasında görmekten (!), bizleri olası bir kompleks tetiklemesiyle (!) küçük, önemsiz adamlar olarak algılamanızdan kaynaklanıyorsa, onu da delikanlıca söyleyin, bilelim, kendimizi size ve mertebenize (!) layık olma (!) çabasına girelim, hatta onun da (varsa ?...) eğitimini (!) alalım ?...

Bakınız, size yazdığım mektupta beklentilerim neymiş, ne kadarı gerçekleşmemiş kırmızılarda görünüz ?... O kıpkırmızı bölümleri sindire sindire okumanızı rica ediyorum…

SÖZÜN BİTTİĞİ YER…

* Gerçekleşenler…* Gerçekleşmeyenler…* Belirsizler…

Yönetim Kurulunu ve hatta alt kurullarını camiada yıpranmamış, geniş zamanları olan, çalışkan, tecrübeli, güvenilir, sevinç ve heyecan yaratacak kişilerden oluşturmalı… Bu kişilere yetki vermeli, sık sık toplanmalarını ve tartışmalarını sağlayarak çalışmalarında önlerini açmalı…

Kulüplerle eşit yaklaşımlar içerisinde olmalı, sıkı diyalog içerisine girmeli, problemlerine, sıkıntılarına ve de önerilerine ortak olmalı, çözüm bulmalı…

Plaj voleyboluna, Erol Ünal Karabıyık’ın aksine, doğruları bularak, gereken önemi vermeli, çok iyi bir ekip kurmalı,yaz aylarını çok iyi değerlendirmeli,organizatörlere destek vermeli,pay adı altında karşılıksız (!) alınan mantık dışı ücreti kaldırmalı veya karşılığında hizmet sunmalıdır…Gene ihmal edilen, bir türlü becerilemeyen Plaj Voleybolu Merkezi mutlaka tesis edilmeli, pilot bölgeler saptanmalı, kapsamlı ve yepyeni bir sayfa açılmalı, gerekirse (ki bence şart) bir zirve yapılmalıdır…

Merkez Hakem Komitesi yeniden tanzim edilmeli, kaos yaratan, oldukça yetersiz gördüğüm mevcut MHK Başkanı Aydın Öztürk bu yapılanmanın kesinlikle dışında bırakılmalıdır…

Lig statüleri daha verimli olmalıdır…

Yabancı oyuncu sayısı tekrar gözden geçirilmelidir…

Bu arada görev süresi dolan Motta ile yollar ayrılmalıdır… (Bunun için zamanlama çok uygundur…) Milli Takımlarımızın teknik ve idari kadroları yeniden oluşturulmalıdır…

Başta Milli Takım antrenörlerimiz olmak üzere üst düzey antrenörlerimiz Uluslar arası kurslara, seminerlere ve turnuvalara gönderilmeli, böylelikle dünya voleybolun yakından takip etmeleri sağlanmalıdır...

CEV ile ilişkilerimizde stratejiler planlanmalı, FIVB yönetim ve kurullarına mutlaka temsilcilerimiz sokulmalıdır...

Dış ilişkilerimiz açısından eksik olarak gördüğüm dil bilgisi dikkate alınmalı, güçlendirilmelidir...

Hafife alınan ve çok önemli ve kapsamlı olarak gördüğüm “Menajerlik” görevi bir eğitim süreci geçirildikten sonra çok isabetli, ehil kişilere verilmelidir...

Milli takımlarımızın alt yapısını oluşturacak taban çalışmalarına olanca ız verilmeli, tüm Türkiye taranmalı, gelecek vaat eden adaylar kamplara alınarak eğitimden geçirilmelidir. Bu arada karma çalışmları yapılmalıdır…

Voleybol İl Temsilcileri çok titizlikle seçilmeli, desteklenmeli, denetlenmelidir…

Karabıyık’ın olumlu icraatlarından olan TVF Lisesi daha rasyonel ele alınmalı ve yönetilmelidir…

Gene Karabıyık’ın olumlu görüşü ancak yanlış icraatı ve takipsizliği nedeniyle okullara ne olduğu, kullanılıp kullanılamadığı meçhul olan araç gereçlerle (Top/file vs…) yapılandırılmaya çalışılan “Mini Voleybol”un hayata geçiriliş ve işleyiş dişlileri tekrar gözden geçirilmeli, icraatla kalmamalı, sonuç alınmaya, meyveleri toplanmaya başlamalıdır…

Basın/Medya ilişkilerine gereken değer verilmeli, önemsenerek ve de değer ve saygı gösterilerek düzeltilmelidir…(Ancak son zamanlarda bu anlayış yara almıştır…)

Özellikle Milli şampiyonalar Ankara dışındaki şehirlere de dağıtılmalıdır…

Gelişen dünya sporlarındaki “Marketing” en dikkate alınması gereken eksikliklerimizden biridir… Çok profesyonel bir kadroya ihtiyaç vardır… Bu konuda kapsamlı, titiz bir çalışma yapılmalı, proje hayata geçirilmelidir…

Anadolu Kulüpleri ile sıkı diyaloga girilip, sorunları ve beklentileri, gerekirse ayrı bir üst kurul teşkil edilerek giderilmelidir…

Voleybolun tüm gelirlerinden kulüplere hatırı sayılır geri dönüşüm sağlanmalıdır…

Tesisler daha etik ve yararlı kullanılmalıdır… (Büyük kiralar istenildiği için çoğu zaman bomboş kalmaktalar…)Başta Basın Tribünü olmak üzere tüm eksikleri tamamlanmalıdır…

Basın ve medya ilişkilerine değer verilmeli, olumlu bir platforma oturtularak, canlılık süreklilik ile ivme kazandırılmalıdır… Milli Takımlarımızın gerek iç gerekse dış organizasyonlarına basın/medya konuk edilmeli, haber/sonuç/fotoğraf zenginliği yaratılmalıdır… Karabıyık tarafından tesis edilen, ancak yanlışlıklar yapıldığı, özen gösterilmediği için büyük tepkilere maruz kalan ve de gene Karabıyık tarafından sanki cezalandırılma süreciyle devamı iptal edilen “Basın ve Medya Odülleri” yarışması tekrar, bu kez amatörce değil, çok özen gösterilerek, imrendirici unsur ve ödüllerle yeniden yapılandırılmalıdır… Bu kapsamda gene Karabıyık tarafından nazarı dikkate alınmayarak yarışma dışı bırakılan Web siteleri bu kez kucaklanmalı, desteklenmelidir…

Camiamız geçmişiyle, küskünleriyle sarıp sargılanmalı, bütünlük ve güç birliği sağlanmalıdır…

Kesinlikle Veteranlar Ligi kurulmalıdır…

TVF Web sayfası profesyonel ellerde yeniden yapılandırılmalıdır…

BU NE BİÇİM BALKAN ŞAMPİYONASI ?

Türkiye Voleybol Federasyonu tarafından Sakarya’nın Karasu ilçesinde düzenlenen Plaj Voleybolu Balkan Şampiyonası sessiz sedasız yapıldı…

Yapıldı yapılmasına da, Balkan ülkeleri her nedense bu şampiyonaya hiç ilgi göstermediler, hatta oralı bile olmadılar… Şampiyonada bayanlarda, 5 Türk, 2 Bulgar ve 1 Romen olmak üzere sekiz bayan takımı (!), erkeklerde ise 6 Türk, 2 Bulgar, 3 Sırp, 1 Arnavutluk ve 1 Yunan olmak üzere toplam 13 erkek takımı mücadele etti… Özellikle takım adedi açığını kapamaya yönelik de olsa (!) özellikle bayanlarda bazı takımlara Milli forma teslim etmek bu kadar ucuz olmamalıydı ?... Kürsüde yer alan İzolda – Burcu çiftimizi tebrik ediyorum…

Yıldız Erkekler Dünya Şampiyonasına büyük bir maharetle (!) denk getirilen bu organizasyona birkaç voleybol Web sitesi dışında basın da haliyle rağbet etmedi… Karasu gerçekten çok iyi ev sahipliği yapmış, belli… Belde varını yoğunu ortaya koymuş, o da belli… Çok kaliteli, plaj voleybolu iyi bilen, seven bir seyirci kitlesi gördüm TV’den izleyebildiğim kadar… Ancak Şampiyona katılım zafiyeti açısından isminin yanında çok cılız kalmış… Erkeklerde vasat bir final seyrettim, kızlarda da vasat seviyede olmasına rağmen çekişme ve heyecan bir nebze renk kattı… Karasu Belediyesini, muhteşem seyircisini kutluyorum…

O ödül diye verilen sıradan 20 liralık (!) sözde kupalar organizasyona hiç mi hiç yakışmadı… Trilyonlarca bütçesi olan Federasyonumuz ucuzculuğa kaçarak bunu her turnuvada yapıyor… Biraz kalite ve kürsüye saygı lütfen ?... Ben amatör halk turnuvasında bile o ödülleri vermeye utanırım…

Arnavutluk, Bosna ersek, Bulgaristan, Karadağ, Makedonya, Moldova, Romanya, Sırbistan, Türkiye, Yunanistan’ın oluşturduğu (10 ülke) Balkan Voleybol Birliği (BVA) bence ne iş yapar çok merak ediyorum… Üstelik bu birliğin en baba ülkesi Türkiye’nin Federasyon Başkanı Özkan Mutlugil de 2010’dan itibaren bu birliğin Genel Sekreteri… Yani BVA’nın Sekreteryası Türkiye tarafından yönetilmekte…

Genel Kurullarında onlarca delege turistik bir güzellik (!) içinde bir araya gelir, çok büyük çaylı pastalı, yemekli toplantılarda voleybolun imajının nasıl arttırılacağı tartışılır, ama bu tartışmalardan bir gelişme ve sonuç çıkmaz ?... Balkan Şampiyonaları ne yazık ki eski cazibelerini yitirmiş, gazozuna sıradan turistik (!) turnuvalar haline gelmiştir…

Mali krizin kendini en fazla gösterdiği Balkan bölgesinde CEV ve FIVB’den gelen mali destekler de nedense fayda etmemektedir ?… Topluluğun parası, olanakları olan ağır ağabeyi (!) TVF’ye sık sık bu tip organizasyonlar yamanır, yıkılır…

İddia ediyorum, bana sadece 1 ay süre ve maddi olanak tanınsın, bu 10 ülkeden toplam en az 20 takım getirmezsem Plaj Voleybolu organizatör kimliğime son veririm…

Pro-Beach adı altında yapılan seri turnuvalarda özellikle bayanlarda toplam kaç takım / sporcu katılmış, nasıl bir aşama yaratılmış, açıklayabilen varsa beri gelsin, bir anlatıversin ?... En son KKTC’de yapılan turnuvaya 2 veya 3’ü KKTC’den olmak üzere 6 takımın katılması tam bir tescilli fiyaskodur… Anlayamadığım diğer hususlardan biri, mademki koca (!) Balkan Şampiyonası’na 5 bayan takımı bulabiliyorsun, Kıbrıs’a niçin 3 takımla katılıyorsun ?... Diğeri ise üstte de ifade ettiğim gibi, Milli forma bu denli kolay, yani “Şipşak” hangi kriterlerle verilmekte ?... Milli formamız plaja inildiğinde bu kadar ucuzluyor mu ?...

Sorular cevapsız, ama detaylar düşündürücü ?…

Bu arada, Rusya’nın başkenti Moskova’da gerçekleştirilen 2013 CEV Gençler Plaj Voleybolu Kıta Elemesi’nde, H Grubu’nda, bayanlarda mücadele eden Milli ikilimiz Esra Betül Çetin ve Selin Yurtsever, gurubunu 2. sırada tamamlayarak 2014’de gerçekleştirilecek final turnuvasına katılmaya hak kazandı… Tebrik ediyorum…

KAPALI KAPILAR ARDINDA YILDIZLAR ELLERİNDEN GELENİ YAPIYORLAR…

Ankara ve İzmir’de yapılan 2013 FIVB Erkekler U21 Dünya Şampiyonası’nda takımımız yenilgisiz grubunda 1. oldu… Kürsü şansları var… Yakın takibe aldım ancak tek bir amatör kameradan (!) maç seyretmek, bütünü yakalayabilmek gerçekten çok zor…

Özellikle Çin maçında gençlerimizi çok beğendim… Özellikle seri kombine atakları, file önü blok koşuları fevkaladeydi… Saymadım ama 5 sette, çoğu köşelere olmak üzere belki 20 kez 3’lü blok yaptılar, tarihi Çin settine karşı Türk blok setti kurarak Tie-break’te rakiplerini abandone ettiler, sahayı dar getirdiler… İşte yarınlarımızın güvencesi sporcularımız… 
Bu jenerasyona büyük yatırım yapmamız gerekiyor…

Bu arada, Federasyonumuzun takımımızın maçlarını yayınlatmaması veya yayınlatamaması çok tepki aldı… Maçları TVF’nin güvenlik kamerasından (!) biraz daha gelişmişi olan FIVB sitesi kamerasından seyretmeye çalıştık ?...

Voleybol Basınının da davet edilmediği Şampiyona bizlere sadece kuru bir prestij bıraktı… Oysa böylesine bir fırsatın sadece voleybolumuz açısından değil, ülkemizin tanıtımı açısından da büyük yararlar sağlardı ?... Yazık oldu… “Oldu da bitti Maşallah..” mantığı…

FEDERASYON BASIN DAVETLERİ KONUSUNDA TASARRUFA MI BAŞLADI ?...

Gerek U21 Dünya Şampiyonasında, gerekse Balkan (!) Plaj Voleybolu Şampiyonasında Federasyon önceki duyarlılığını ve bonkörlüğünü (!) nedense göstermedi, tercih ettiği (!) birer gazeteci kardeşimizi davet etmeke yetindi… Sanırım ekonomi düşüncesiyle (!) vites küçülttü ?... Basında da organizasyonlar gereken alakayı görmedi… Şimdi aynı uygulama Avrupa Bayanlar Şampiyonası Finalleri için de görülüyor ?... Türk Voleybol Basınının ağır topları maçları evlerinde, televizyonlarından seyredecekler… Sakın kendimi o grubun içinde gördüğümü zannetmeyin… Cengiz Tokgöz, Alev Anakök, Enver Bağlarbaşı, o grubun tartışmasız başını çekmekteler…

Epirden hoca yazdı mı, hele eleştirdi mi rahatsız oluyorlar, kulaklarımı çınlatıyorlar ?... (O çınlama konusunu ilerde ayrıca işleyeceğim… Delikanlılık yüze konuşmaktır, veya yazmaktır, arkadan konuşmak değil ?... Yakışmıyor ?...) Doğruyu yapsınlar, olması gereken beklentilere cevap versinler, eleştiri yerine övgü yağdırayım ?... Aksi takdirde karşılarında daima beni bulmaya devam ederler…

“Şu Epirden hoca olmasa, Türk voleybolu ne rahat yönetirdik ?...” diyeceklerine, “Şu Epirden hocayı dinlesek, Türk voleybolunu ne güzel yönetiriz ?...” deseler ?... İnatçılığın tedavisi görüşlere saygı ve alçak gönüllülüktür… İşte bu yüzden kaygılıyım…

BİR VOLEYBOL SEVERİN ELEŞTİRİSİ…

Levent Eskiçeri isimli İzmirli voleybol severin yorumu çok dikkat çekiciydi…

Tüm spor severleri yakından ilgilendiren bu duyuru zafiyeti Federasyonumuzda kronikleşme yolunda… Duyarlı voleybol severin eleştiri okları maalesef Federasyonumuzun gövdesine saplanıyor… İşte yorumu… Noktası virgülüne dokunmadan…

Merhabalar..İZMİR de (Aynı zamanda ANKARA da )Düzenlediğimiz U-21 FIVB DÜNYA GENÇLER ŞAMPİYONASI nı bir kaç gündür izlemeye çalışan eski bir Voleybolcu aynı zamanda hala Amatör olarak oynayan bir Sporcuyum.İzmir de Böyle bir organizasyonun varlığından bizim gibi Voleybolsever ve sporun her dalını takip etmeye çalışanlar hariç HİÇ KİMSENİN BİLMEMESİ İÇİN GEREKEN HERŞEY YAPILMIŞ ve BAŞARILMIŞTIR!!! ..Bu Federasyonun İzmir çalışanları NE YAPAR? Bilboard ları geçtim,Duvar Afişleri veya Tahtalara yapıştırılan Alalade Afişlerdende mi YAPMAZ BE KARDEŞİM..Spor Salonunun Girişine konulan 2 Banner 4 Afiş den BAŞKA BİRŞEY YOK,YOK.YOK !! Oysa İzmir de Toplam 4 İlçe Merkezine( Konak-Karşıyaka-Bornova-Gaziemir )Koyacağınız 1 Adet REKLAM Banner ları ile veya Afişler ile en azından Kapalı Spor Salonuna 100-150 seyirci çekersiniz..Kaç gündür gidiyorum Toplam 40-50 kişiyi bulmayan( Bir çoğu bizler gibi bu işin Vefakar ve Cefakar Voleybolseverleri ) BU mudur? Dünya Şampiyonasına verdiğimiz Önem? Şu OKULLAR da BİTEN VOLEYBOL u sevdirmek için oraya 40-50 Öğrenci gelse,Seyretse,Voleybol sevgisi KAZANSA NE OLUR?Hadi onları da geçelim,Birkaç Spor Yüksek Okulu Öğrencisi,Öğretmeni,Coach u,Hocası gelse de İZMİR de Dünyanın Ekol Olmuş Ülkeleri( ABD-RUSYA-BREZİLYA-İTALYA-FRANSA-SIRBİSTAN v.s)ni Bir seyretse de BİRAZ VOLEYBOL AŞKI UYANSA! Ama YOK! Kimse gelmesin Kimse Seyretmesin BİZ BİZE AMAN KİMSE DUYMADAN,BİR ARIZA ÇIKARMADAN BİTSE DE GİTSEK...İŞTE BU ÜLKE nin BU KAFADA OLAN FEDERASYON u ve O NUN İZMİR TEMSİLCİLERİ....ARKADAŞLAR;İNANIN ÇOK ÜZÜCÜ ve VOLEYBOL İÇİN ÇOK ÜMİT KIRICI HAREKETLER BUNLAR..ÇOK YAZIK ! ÇOOOOOK !.... Saygılarımla”

BARBOLINI KÖTÜ SEÇİM...

Eski bir köşe yazımda ele aldığım, “Motta’nın yerine Galatasaray Daikin’in İtalyan coach’u Massimo Barbolini’nin isabetli, yani doğru bir seçim olup olmadığı konusu hala hararetle tartışılıyor...
Büyük bir kesim bu atamaya şiddetle karşı çıkıyor…
Yeni Federasyonumuzdan seçilir seçilmez, kendi antrenörlerimize değer verip, sahip çıkıp, Milli Takımlarımızın başına getireceğini umanlar yanılgıya düştüklerini anladılar… 
Ben her zaman Türk antrenörlerden yanayım… Türk voleybolu bugün güç ve saygınlık olarak bir yerlere geldiyse biz, Türk antrenörleri sayesindedir… İrtifa kaybettiği anlarda da ülkemizi dolar cenneti gören ve “master”larını (!) yapan yabancı antrenörleri görüyoruz ?...

Kimse darılıp gücenmesin, biri bana “Tek Adam” Karabıyık’ın tercih ettiği Marco Aurelio Motta ve Veljko Basic’in Türk voleyboluna ne kazandırdıklarını izah etsin ?...
Ben bu antrenörlerle dünya klasmanında bilmem kaçıncı yerde talim ediyorsam, varayım, kendi antrenörlerimle birer derece altında yer alayım ?... Kaldı ki iddia ediyorum, çok daha iyi sonuçlar alırız… Ben kendi antrenörlerime aşırı güveniyorum… Üstelik kendi antrenörlerime dolayısıyla da kendime prestij sağlar, ülke voleybolumu yabancı antrenörler cenneti ve çiftliği (!) olmaktan kurtarırım…
Altını çizerek vurguluyorum…
Massimo Barbolini bize bir şey kazandıramaz !...
Veljko Basic de…” demiştim…

Nitekim sonunda Motta ve Basic ile yollar ayrıldı… Ancak gitti eterleri, geldi beterleri…

KOCA ÇINAR 81 YAŞINDA…

Türk sporunun gerçek duayenlerinden, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin en eski ve kıdemli üyesi, yaşayan efsane Erdoğan Arıpınar sessiz sedasız 81 yaşına girdi… 
Kendisini saygı ve sevgiyle kutluyor, sağlıklı ve mutlu nice yıllar diliyorum…

CENGİZ TOKGÖZ 46 YAŞINDA...

Ben 46 diye biliyorum ama Facebook sayfasında yanlışlıkla 4 ile 6 yer değiştirmişler, 64 olmuşlar... Çok ayıp da etmişler...
Nice yıllara Cengo cuğum...
Bu arada 11 aydır şeker yazılar yazıyorsun, sana hiç yakışmıyor ?... "Mayın Tarlası"ndaki mayınlar bazı kişiler (!) tarafından temizlendi mi yoksa ?...

“NOEL BABA”NIN BELDESİNDE PLAJ VOLEYBOLU…

05-06-07-08 Eylül 2013...
NOEL BABA nın diyarında, EPİRDEN BEACH VOLLEY DEMRE BAYANLAR & HALK PLAJ VOLEYBOLU ŞENLİĞİ’ndeyiz...
Plaj voleybolu, yat gezileri, deniz keyfi, gece eğlenceleri, Noel Baba yı ziyaret...
En Başarılı Takıma Türk voleybolunun en büyük yaşayan efsane, hocaların hocası : ENVER GÖÇENER’in ismini taşıyan dev kupa verilecektir…
Tüm masraflar (Yol + Transferler + Konaklama + Yemekler + Geziler) her zaman olduğu gibi EPİRDEN BEACH VOLLEYtarafından karşılanacaktır... 
Ana tablo tamamlanmıştır… Teşekkür ederiz…

Bakıyorum da kılıfı çoktan hazırlamışlar… 2020 İSTANBUL için işlerin iyi gitmediğini Hükümet çok iyi biliyor… 
7 Eylül akşamı çok söyleyeceklerim olacak !...

YUNUSLARA ÖZGÜRLÜK !...

HAFTANIN FOTOĞRAFI…

MUTLUdeGİLim

Eski Başkan “Tek Adam”ı birçok konuda eleştirmiş, onun göremediği veya görmek istemediği doğruları bir bir vurgulamıştım ama o inatla anlamak istememişti…

Camianın büyük bir bölümünün desteği, azınlığın muhalefeti var… Camianın çoğunluğu bizi destekliyorlar… Azınlık bir gurubun muhalefeti var… Organize oldukları için bu gurubun sesi sanki daha fazla çıkıyor olabilir ?...” diyerek bana göndermede bulunmuş, beni neredeyse karşısında organize örgüt (!) kurmakla suçlamıştı… Sonunda olanları biliyorsunuz ?...

Şimdi gene beni takmayan, sorularıma cevap verme nezaketi göstermeyen Federasyonumuzun itibarlı Başkanının kulağına 40’lı derecelerden kıyak yaparak kar suyu kaçırıyorum…

Durum hiç iyiye gitmiyor sayın Başkan, kıymetli yönetici dostlarım ?... Sayın Başkan ; daha hala şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında, istediğiniz kadar “Benden iyi ahçı yok !...” deyin, mutfağınızdan lezzetli yemekler çıkmıyor, aç kalıyoruz ?... Çıkanları yiyenlerin de da midelerinde gaz (!) yapıyor !...

Federasyonunuza güven, dolayısıyla gönül desteği gittikçe azalıyor… Bunu göremiyor musunuz, yoksa görmek işinize mi gelmiyor ?... Gelin sayın Başkan, durumu net görebilmek için, sizce daha güvenilir olmasını (!) da düşünerek, kendi web sitenizde referandum niteliğinde hilesiz, hurdasız bir anket düzenleyin ?... Yönetiminizden memnun olanlar ve olmayanları, hayal denizinizde fazla açılmadan görelim ?... Bize de yanıldığımızı görmek düşsün ?... Ne dersiniz ?...

Sayın Başkan, ne olur bir kez de inat etmeyi bırakın, fikirlerimizden istifade ediniz, eleştirilerimizden pay çıkarınız ?... Türk voleybolu ve plaj voleybolu işte o zaman çok daha fazla irtifa ve prestij kazanacaktır !... Elde, gittikçe azalan malzeme ve kredi stokunu afiyetle (!) yemeği bırakınız ?... Size bir husumetimiz yok !... Yaka kartlarınız, kartvizitleriniz inanın bizi sadece saygı bazında, “Voleybolumuzu Yöneten Kişiler” olarak ilgilendiriyor ?... İnsanları dinleyin, görüşlerine değer verin… Emin olunuz, şu andakinden çok daha fazla sayılıp, sevileceksiniz, dahası güven tazeleyeceksiniz... Aksi takdirde ben yolun sonunu hiç de iyi görmüyorum… Koltuğunuz 3 yıl tamamen size ait ancak o koltuğa çok yakışarak oturmanın hazzı ve onuru bir başkadır, unutmayın ?... Koltuk ve oturan arasındaki sevgi, saygı değerleri farklıdır, bunu da özümseyiniz…

Şimdi biliyorum, bana gene kızacaksınız, içinizden söveceksiniz, kulaklarımı çınlatacaksınız ama günün birinde aynı sayın Karabıyık Başkan gibi o koltuktan emekli olduğunuz zaman (!) beni ve benim gibileri çok anacaksınız ?... Yanınızda şimdikilerden acaba kaç kişi olacak, sizi kaç kişi ne kadar aralıklarla arayacak, hatırınızı soracak göreceksiniz ?… Ben sizi yormadan söyleyeyim… Sadece birkaç vefakar voleybol dostu… Hem de ummadığınız bir kesimden… O özümseyemediğiniz (?) gruptan…

AVRUPA ŞAMPİYONASI NDA NAKLEN YAYIN KAOSU...

A Bayan Milli Takımımız, Avrupa Şampiyonası’nda Almanya, Hollanda ve İspanya ile A Grubu’nda Almanya’da mücadele verecek…

Sultanlarımızı bu çok önemli turnuvada seyretmek için gerçekten sabırsızlanıyoruz… Ancak büyük bir handikap var… Yazımın yayına hazırlandığı şu ana kadar naklen yayın konusu çözümlenebilmiş değil… Mala gitme hesapları yapan (!) yetkili kuruluş (Saran Holding), bu işe gönüllü olan bir / iki TV kanalından fahiş yayın hakkı ücreti isteyince, bu kanallar geri çekildiler… Yayın planları uyanık (!) grubun elinde patlamak üzere… Şampiyonaya sadece 4 gün var ve bu kaos hala devam etmekte… 

Eğer son dakikada bir sürpriz anlaşma gerçekleşmezse, olan voleybol severlere olacak ?... Bu kadar bencillik, karaborsacılık olamaz (!)  Pes doğrusu ?...

2020 İSTANBUL’U AVUCUMUZUN İÇİNDEN KAÇIRDIK !...

2020 Olimpiyat Oyunlarının ev sahipliği için TOKYO onanıyor...
7 Eylül tarihindeki oylama öncesi derin istihbaratımdır...
Yerlerde sürünen hukuk ve demokrasi... Kısıtlanan özgürlükler…
İnsan hakları ihlali...
Faşizan ülke yönetimi...
Gezi olayları... Tazyikli su, biber gazı, darp...
Şike...
Doping...
Hükümetin ve yanlılarının Türk kadınına ve özellikle bayan sporculara bakış açısı...
Yanlış politikalar...
Bilgisizlik, tecrübesizlik...
Bunlar yetmiyormuş gibi savaş horozlanmaları ve ithal güdümlü (!) naraları...
Daha sayayım mı ?...
Tarafsız gözle bakacak olursak, IOC yerden göğe kadar haklı... 
Olimpzimin ruhuna her yönden defalarca kurşun sıkan bir ülkeye ev sahipliği ve-ril-mez !...
7 Eylül gecesi çok çarpıcı bir dosyayla karşınızda olacağım…

U21 TAKIMIMIZA BÜYÜK YATIRIM YAPMALI…

Ülkemizde, bir avuç seyirci desteğinde (!) yapılan U21 Genç Erkekler Dünya Şampiyonası’nda çocuklarımız 6. oldu… 
Hedef Fransa maçını alsalardı yarı final oynayacaklar, belki de kürsüde yer kapacaklardı… Olmadı, sağlık olsun… Ancak takımı fizik ve teknik olarak beğendim… Sadece diğer Milli takımlarımızda olduğu gibi taktik eksiklikler gördüm… O da üzerinde çalışılırsa zenginleşebilir ?...
Ağabeyleri Dünya sıralamasında 47. sıradayken üst sıraları zorlamaları memnuniyet verici…
Bu takımımıza yatırım yapmalı, üst düzeyde bol dış temasla tecrübe kazandırılmalı… Dilerim, bu sporcularımız kulüp takımlarında da yer bulurlar, pişerler ?…

SULTANLAR PRESTİJ VE İMAJ TAZELEME PEŞİNDE…

Sultanlarımızın bu yıl hedeflerini ıskalamaları (!) sonunda gözler Avrupa Şampiyonası Finallerine çevrildi… 
Grand Prix finallerini seyrettim… 
Brezilya dahil gerçekten yenemeyeceğimiz takım yoktu… O 6 takımın arasında olmamamız çok büyük hayal kırıklığıdır… 
Sanırım patron (!) Barbolini bu mini Dünya Şampiyonasını önemsemedi, hedef olarak Avrupa Şampiyonluğunu seçti ?... 
Şimdi Avrupa Şampiyonası finalleri kızlarımız için çok daha önemli bir sınav haline geldi… Prestij ve imaj tazeleme zamanı…
Barbolini ve müzmin destekçileri (!) için de tahammül sınırımızda en azından kürsü bekliyoruz… Ancak hedef tabii ki Avrupa Şampiyonluğu… Kürsüyü ıskalamaları halinde Barbolini’nin derhal, uçağa binmeden istifa etmesi gerekir…

Takımda bir iç ahenk bozukluğu seziyorum… Duyumlarım da bunu doğrulamakta… Şampiyona sonrası bu gizemli parantezi açacağım…

BİR YORUM…

Bir voleybol sevdalısı yazmış… Katılmamak elde değil ?...
“Yetenek sporcuyu ŞÖHRET yapar,karakter ise EFSANE!!!
Benim için Efsane Gülden’dir. Tam bir hanımefendi, kompleksiz, egosuz, abla gibi, tam bir örnek sporcu, bir okadar da mükemmel bir yetenektir. Ama onu da yediler maalesef... Vefasızlar, kıza bir teşekkür plaketi bile vermediler, keza yine Esra’ya!!! :)) yazık üzülüyorum....”

Yorum sizlerin ?...

MİNİ VOLEYBOL PROJESİ NE OLDU ?...

Erol Ünal Karabıyık Federasyonunda çok önemli bir proje hayata geçirilmişti… “Mini Voleybol”…
Haftada 40 dakikalık tek bir Beden Eğitimi dersini bile fazla gören zihniyete sahip Milli Eğitim Bakanlığı ile ortaklaşa bir projeydi… Okullara binlerce mini voleybol seti dağıtıldı…

O zamanlar defalarca görüşümü paylaşmış, MEB ile doku uyuşmazlığı yüzünden bu projenin su alacağını, yürüyemeyeceğini dilimin döndüğünce anlatmış, denetlemenin de imkansız olduğunu vurgulamıştım…

Şimdi gene cevabını alamayacağım bir soruyu duvarlara (!) soruyorum… Mutlugil Federasyonu bu projeyi devam ettiriyor mu, yoksa vazgeçti mi ?... Devam ettiriyorsa neler yapıyor ?... Neler düşünüyor ?... Rakamlarla bilgi ve hedef verebilirler mi ?...

VAH ÇOCUKLARIMIZIN BEDEN EĞİTİMİNE ?...

Yeni Eğitim ve Öğretim yılı herkese  hayırlı ve uğurlu olsun. 
1-4 sınıfların ardından, 5-8 sınıflarda da beden eğitimi ders programı değişti… Kısaca programa göz attım; TTK kararı ile 1-4 sınıfların devamı şeklinde kısa bir 5-8.sınıf  programı hazırlanmış… Bu yılla beraber ders kademeli olarak uygulanacak ve 2006 yılında değişen program da kademeli olarak kaldırılacak ?...

Geçen yıl 5.sınıflarda beden eğitimi ve spor, 6-7-8.sınıflar da ise beden eğitimi diye yer alan programda  bir değişiklilik olmamıştı… 
TTK bu yıl 5.sınıflarda yeni programın uygulanacağını açıkladı

PROGRAMDA YER ALAN AÇIKLAMA:

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı
SAYI: 56 
TARİH: 19/06/2013
KONU: Ortaokul Beden Eğitimi ve Spor Dersi 
(5, 6, 7 ve 8. Sınıflar) Öğretim Programı
Temel Eğitim Genel Müdürlüğünün 12/04/2013 tarihli ve 43769797/101.01/589507 sayılı yazısı üzerine Kurulumuzda görüşülen Ortaokul Beden Eğitimi ve Spor Dersi (5, 6, 7 ve 8. Sınıflar) Öğretim Programının, 2013–2014 Öğretim Yılından itibaren uygulanmak üzere ekli örneğine göre kabulü, Söz konusu öğretim programına göre; sadece öğretmenlerin kullanması amacıyla ilgili Genel Müdürlük tarafından uygulama kılavuz kitabının hazırlanması, Kurulumuzun 28/08/2006 tarihli ve 349 sayılı kararı ile kabul edilen İlköğretim Beden Eğitimi (1–8. Sınıflar) Dersi Öğretim Programının, 2013–2014 Öğretim Yılından itibaren ortaokul 5, 6, 7 ve 8. sınıflar ile ilkokul 1 ve 2. sınıflardan başlamak üzere kademeli olarak uygulamadan kaldırılması kararlaştırıldı.

BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETMENLERİNDEN ONURLU PROTESTO…

MEB’in en son açıkladığı kontenjanlarla branşları oldukça mağdur edilen, istenilen sayıları verilmeyen Beden Eğitimi öğretmenleri branşlarının hak ettiği değere kavuşması ve yeterli kontenjan verilmesi için Türkiye’nin dört bir yanından gelip, 05 eylül 2013 tarihinde saat 13.00’te Ankara’da, Milli Eğitim Bakanlığı’nın önünde toplanıp, bir basın açıklaması yapacaklar… 
Bu onurlu mücadelelerinde yanlarındayım…

Bu arada, Türkiye’de yaklaşık 33.000 atama bekleyen beden eğitimi öğretmeninin olduğunu hatırlatmak istiyorum… Ayıp kere ayıp…

PLAJ VOLEYBOLUNDA SPORCU SAYISI HALA DÜŞÜNDÜRÜCÜ…

Artık “Çiçeği burnunda” diyemeyeceğim, neredeyse 1 yılını doldurmakta olan Federasyonumuz bu yaz yel değirmeni (!) formülüyle bolca plaj voleybolu turnuvası yaptı, eğlendi, eğlendirdi, dereceye girenlere teneke kupaların yanında para ödülleri dağıttı… Bayağı da hareket oldu…

Sadede gelelim ?... Kaç yeni sporcu (Yazlıkçıların dışında) katıldı orduya ?... Ordunun kıdemli, kıdemsiz mevcudu bayanlarda ve erkeklerde kaç kişi oldu ?... Yani kısacası bu kadar gürültü ve patırdı ne kazandırdı Türk plaj voleyboluna ?... Ey duvar dostum, sana soruyorum ?...

EPİRDEN 2013 Konyaaltı… Oturma izinleri olmayan (!) buna karşın büyük bir cüretle (!) ülkemizde 1 hafta tatil yapıp maçlar oynayan kaçak (!) Kosova, Ukrayna ve Bulgaristan çiftleri…

PLAJ VOLEYBOLUNDA CEVAP BEKLEYEN SORULAR…

Plaj voleybolunda öncelikle aşağıdaki sorulara Federasyonumuzdan açık ve net cevaplar bekliyorum… Gene sessiz kalacaklarını bile bile ?...

* Özellikle organizatörlüğe, ev sahipliğine ve sponsorluğa soyunup bu spora gönül koyup, destek çıkanlara karşılığını neyle, ne kadar verdik ?... 
* AKP Belediyelerinin kızlarımızın giysilerine tavır koyma girişimlerine, yandaşlarından korktuklarından kaynaklanan örtülü (!) engellemesine ne diyorsunuz ?...
* Özellikle “Tek Adam” Erol Ünal Karabıyık hegemonyasındaki 6 küsur yıllık dönemdeki bilgisizlik ve kapasitesizlik dolayısıyla ortaya çıkan yetersizlik ve yanlışları özümseyebiliyor musunuz ?... Ne gibi iyileştirmelerde bulundunuz ?...
* Plaj Voleybolu’nun salon voleybolunun gölgesinde, cazibesiz yapısıyla “Üvey Evlat” muamelesi gördüğüne şahit misiniz ?...
* Şu anda gerek ev sahipliği, gerek kulüpler, gerek sponsor güçleri, gerek basın & medya, gerekse seyirci açısından cazip hale getirilebilmesi için neler yapılması gerektiğine dair fikirleriniz var mı, nelerdir ?... 
* Plaj voleybolumuzun şu andaki yönetiminden ve gidişatından memnun ve huzurlu musunuz ?...

Plaja hayatında üç beş kere şöyle bir uğrayan Federasyon Başkanımız sayın Özkan Mutlugil’in buna karşın FIVB Plaj Voleybolu Komitesine seçilmiş olmasını, FIVB’nin büyük kıyağı olduğunu biliyoruz… Ancak bu konudaki büyük eksikliğine ve tecrübesizliğine karşın bu seçim Plaj Voleybolumuz için büyük şans, dahası fırsattır… Bu fırsatın ne şekilde değerlendirilmesi düşünülmekte ?... Plan, program ve hedefler nelerdir, merak ediyorum ?...

HOCALARIN HOCASI GÖREV BAŞINDA…

Hocaların hocası Enver Göçener yönetiminde 3. lige hazırlanan Haydarpaşa Lisesi Spor Kulübü Voleybola gönül vermiş sporcuları bekliyor…

TAKIMA BAKAR MISINIZ ?...

Efsane Milli Takımımız…
Ayakta soldan sağa : Tanzer Uçak, Yalçın Gördürür, Ender Kurt…
Çömelenler soldan sağa : Değer Eraybar (M), Yavuz Işılay, Erdal Önder…
Fotoğraf tam müzelik…
Yavuz (Işılay) ağabey göndermiş… 
Fotoğraf 60’lı yılların ortalarında Yunanistan – Türkiye Milli maçına ait… Aşağıda ise o maçtan bir enstantanede Yalçın’ın smacı görülüyor… Zamanın Federasyon Başkanı rahmetli Vahit (Çolakoğlu) ağabey, hazırlık maçı olduğu için takımımızın maça düz beyaz forma ile çıkmalarını uygun görmüş…
Dikkat çeken detay, yardımcı hakemlerin o zamanlar sandalyede oturarak maç yönetmeleri… Baş hakemlerin de kulede oturmalıkları vardı… Oturarak maç yönetirlerdi…

Federasyonumuzun bu nadide fotoğrafları toplaması, olmayan arşivine (!) istiflemesi, sonrasında da müzesinde sergilemesi gerekir ?...

Defalarca söyledik, yazdık, çizdik, nafile…
Her halde angarya telakki ediyorlar ?...
Ne üzücü ?...

AHMET BESLER’DE HAZİNE VAR !...

Bu görevi sevgili Ahmet Besler bizler namına gönülden üstlenmiş, yüzlerce kıymetli fotoğraftan oluşan bir koleksiyonu var… Herkes, efsaneler dahil hala fotoğraf akıtmaya devam ediyor… 
Biraz kımıldayın beyler ?... Voleybolu yönetmek, sadece maç programı tanzim etmek yabancı antrenör angaje etmek değildir ?... Bu konuda da duyarlılığa davet ediyorum… Genç nesiller voleybolun efsanelerini tanımıyor, sizler tanıtacaksınız, bunu beceremiyorsanız, yetki ve olanak verin, bizler yapalım ?...

SAYGI İLE VEFA NERELERDESİNİZ ?...

Gene defalarca yazdım, çizdim, paylaştım…
Aramızdan ebediyete uğurladıklarımızı yaşatalım, hatta yaşayan efsaneleri, bağrımıza basalım, onurlandıralım diye mücadele verdim, hala da vermeye devam ediyorum…

Önerimi tekrarlıyorum…
1) Aşağıda çıkardığım, Türk voleyboluna dönemlerinde muhtelif hizmetler vermiş, ancak maalesef artık aramızda bulunmayan emekçilerimiz için (Eksikler varsa, tamamlanabilir ?...) Voleybol salonlarımızın girişine birer pano koyalım, üzerlerine bu değerli büyüklerin pirinç üzerine isim plakalarını çakalım… 
2) Onlar için bir tribün ayıralım, koltukların arkalarına gene isim plakalarını yapıştıralım… 
Bunları yapmak çok mu güç ?... 
Sizlere sesleniyorum…
Saygı ile vefa nerelerdesiniz ?...

İŞTE ARAMIZDAN EBEDİYETE YOLCU ETTİĞİMİZ SEMBOLLERİMİZ :
(Alfabetik sırayla son listem…)

Adem Dokur, Ahmet Aktaş, Ahmet Dikeç, Alaettin Güneş, Aleksandr Holyavkin, Ali Topçuoğlu, Alper Başaran, Anuş Bakış, Aral Sürek, Aras Güvercin, Aslan Üst, Aşkın Tuna, Atilla Bostancıoğlu, Atilla Boronkay, Avram Barokas, Ayhan Demir, Ayşe Himmetoğlu, Aziz Yücegüney, Bahattin Karacaaba, Basri Baba, Benjamin Novaro, Bilgin Peremeci, Bumin Bayer, Celal Çavdaroğlu, Cemil Karahan, Cumhur Atılgan, Değer Eraybar, Deniz Esinduy, Ecmel Tercan, Edip Kürklü, Edip Özkılıç, Ekmel Özver, Ercüment Uçarı, Erdoğan Kutkan, Erdoğan Partener, Erdoğan Sezgin, Ergin Akıncı, Ergün Erdiner, Erol Özen, Faik Edgü, Faruk Aşkan, Fazıl Kafadar, Ferruh Erez, Fikret Saygınsoy, Fevzi Akkan, Fulay Cankat, Gökalp Topçam, Gültekin Gürel, Haktan Kaymaz, Haldun Bazlar, Hasan Salgır, Hasan Sözen, Hatica Coşkunkaya, Hayrettin Nilsu, Hayri Karabilgin, Hilmi Tükel, Hüseyin Altuncu, Hüseyin Arıboğan, Hüseyin Aynuksa, İbrahim Sarıtürk, İbrahim Selet, İbrahim Vuran, İhsan Uras, İlhan Akar, İlhan Önder, İrfan Özkonuk, İsmail Vuran, Kahraman Bağatır, Kamil Tekdamar, Kazım Güzel, Kemal Türen, Kemal Uslu, Lidya Kostanda, Lui Şalabi, Marsel Şalabi, Mehmet Ali Yalım, Mehmet Bengü, Mehmet Kadiroğlu, Mehmet Kaya, Mehmet Ülkütaşır, Meno Zamboğlu, Metin Bıkmaz, Metin Filmer, Mesut Kişisel, Mustafa Doğan, Muzaffer Tuncalp, Necdet Türkantoz, Necla Evren, Necdet Altınel, Necdet Oktay, Nedret Aloğlu, Nejat Altav, Nejat Görman, Nusret Vuran, Oktay Enünlü, Oktay Kökten, Orhan Cürdaneli, Orhan Sönmez, Orhan Yamanoğlu, Osman İdikut, Ömer Faruk Arkın, Özdemir Gözüodlu, Özdemir Nişancıoğlu, Paidar Dobra, Paidar Demir, Pavlo Ditkowski, Rafet Hamurcuer, Recep Ogan, Sabahattin Erman, Sacit Seldüz, Sadi Gülçelik, Salih Al, Sarper Kartal, Semih Atalay, Sezai Türkeş, Sırrı Sümer, Suat Kesim, Sedat Erener, Sema Bora, Sinan Erdem, Siray Özgüden, Şahap Yeşerenyuva, Şakir Eczacıbaşı Şeref Tunca, Şevket Güventürk, Teoman Sepken, Tevfik Aynel, Tuna Baltacıoğlu, Tunç Başaran, Tunç Kurtböke, Turan Hakkut, Turan Şar, Turhan Erdil, Türker Topel, Ünal Barkoy, Üner Özkan, Vahit Çolakoğlu, Valentin Holyavkin, Vedat Ertan, Veysi Dikeç, Yılmaz Akınlar, Yılmaz Eser.

VOLEYBOLCU FABRİKASI ESKİŞEHİR DSİ BENTSPOR…

Eskişehir Bayan voleybolu denilince akla gelen ilk kulüp DSİ Bentspor’dur… Yıllarca bir fabrika ciddiyetinde ve disiplininde çalışan bu kulübün başarısında en büyük pay, emektar hocaları Kazım Tokat’tadır… DSİ Bentspor sezonu genç, yıldız, küçük ve minik takımlarıyla aştı… Genç takım Kazım Tokat hoca ile, yıldız takım Anıl Tokat’la, küçük takım Bekir Doguç’la, minik takım ise Şener Yiğit’le sezona hazırlanıyorlar… Fotoğrafta Kazım Tokat hoca ile genç takım görülüyor… İntizama ve simetriye bakar mısınız ?...
Tüm takımlara başarılı bir sezon diliyorum…

BABASININ İZİNDE, DOĞRULARIN BERK ABİSİ…

Geçenlerde ülkemizin tek kedi ve köpek maması üreticisi Çağatay Yem Sanayi’nin daveti üzerine gidip, İzmir Pınarbaşı’ndaki dev tesislerini gezmiş, ithal mamalardan nemalanan pet shop ve bazı veteriner hekimlerin halka internetten, aracısız ve taptaze, kargosu dahil neredeyse üçte bir mama ulaştıran bu güzide firmadan nemalanamadıkları (!) için aleyhte yürüttükleri yakışıksız dedikodu kampanyasının ne kadar asılsız olduğunu, dev laboratuarlarından el değmeden bilgisayar ortamında ürettikleri mamulleri bizzat yerinde görmüştüm…

Yabancı firmalardan tüketiciye üretimlerinden yaklaşık 6 ay sonra, 3-4 aracıyla katlanıp fahiş fiyatla satılan bayat ürünlere karşı bizlerin kapısına kadar 1-2 günde kargoyla ulaşabilen bu aracısız, taze üretim yapan Çağatay Yem Sanayi’ni korumak gerekliliğini düşünmekteyim… 
Israrla denemenizi tavsiye ediyorum…

Firmanın kurucusu Oktay Çağatay’ın izinde yürüyen müteşebbis oğlu, kaliteden ve de en iyisini, mükemmelin, sağlıklısını üretme prensiplerinden asla ödün vermeyen, ve de gözümün önünde üretilen bir avuç kedi mamasını leblebi misali yiyen Fabrika direktörü Berk Çağatay’a o tesislerdeki özeni, disiplini ve hijyeni gördükten sonra hiç şaşırmadım…

Berk Çağatay, haklarında çıkarılan asılsız ve sevyesiz dedikodulara karşın iddialı bir çağrıda bulunuyor… “Ülkemizin her köşesinde tam teşekküllü laboratuarlar var, hakkımızda böyle yakışıksız ithamlarda bulunanlara sesleniyorum… Her hangi bir ürünümüzü tahlil ettirip inceletsinler… Bize bu suçlamalarını belgelerle ispat edemedikleri takdirde hepsi birer müfteridir…”

03.09.2013 / Aktarım anında 2000 kez okunmuştur.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 6 5 1 0 11 16
2 Beşiktaş 6 4 1 1 5 13
3 Göztepe 6 4 1 1 4 13
4 Fenerbahçe 6 3 2 1 4 11
5 Kayserispor 6 3 2 1 2 11
6 Medipol Başakşehir 6 3 1 2 0 10
7 Akhisar Bld. Genç. 6 3 1 2 -2 10
8 Bursaspor 6 3 0 3 3 9
9 Trabzonspor 6 2 2 2 1 8
10 Kasımpaşa 6 2 2 2 0 8
11 Yeni Malatyaspor 6 2 1 3 -1 7
12 Aytemiz Alanyaspor 6 2 1 3 -3 7
13 Atiker Konyaspor 6 2 0 4 -1 6
14 Medicana Sivasspor 6 2 0 4 -3 6
15 Karabükspor 6 1 2 3 -2 5
16 Gençlerbirliği 6 1 1 4 -6 4
17 Antalyaspor 5 0 3 2 -4 3
18 Osmanlıspor FK 5 0 1 4 -8 1
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
1 Giresunspor 6 4 2 0 7 14
2 Çaykur Rizespor 5 4 0 1 5 12
3 Vartaş Elazığspor 6 3 2 1 2 11
4 Altınordu 6 3 1 2 6 10
5 Ümraniyespor 5 3 1 1 4 10
6 İstanbulspor 6 3 1 2 1 10
7 Adanaspor 5 3 0 2 -2 9
8 Boluspor 6 2 2 2 2 8
9 Balıkesirspor 5 2 2 1 1 8
10 MKE Ankaragücü 6 2 2 2 1 8
11 Adana Demirspor 5 2 1 2 -1 7
12 Gazisehir Gaziantep FK 6 1 3 2 2 6
13 Manisaspor 6 2 0 4 -2 6
14 Erzurum BB 6 1 3 2 -3 6
15 Samsunspor 6 1 2 3 -4 5
16 Eskişehirspor 6 0 4 2 -3 4
17 Gaziantepspor 6 1 1 4 -10 4
18 Denizlispor 5 0 1 4 -6 1
    Takımlar O G B M Av P
1 Menemen Belediyespor 2 2 0 0 5 6
2 Keçiörengücü 2 2 0 0 4 6
3 Amed Sportif 2 1 1 0 7 4
4 Afjet Afyonspor 2 1 1 0 2 4
5 Sivas Belediyespor 2 1 1 0 2 4
6 Tokatspor 2 1 1 0 2 4
7 İnegölspor 2 1 1 0 1 4
8 Bucaspor 2 1 0 1 2 3
9 Sancaktepe Belediyespor 2 1 0 1 1 3
10 Etimesgut Belediyespor 2 1 0 1 1 3
11 Bodrumspor 2 1 0 1 0 3
12 Hatayspor 2 1 0 1 -1 3
13 Kocaeli Birlik Spor 2 1 0 1 -2 3
14 Tuzlaspor 2 0 1 1 -3 1
15 Sarıyer 2 0 0 2 -3 0
16 Kastamonuspor 2 0 0 2 -4 0
17 Eyüpspor 2 0 0 2 -5 0
18 Mersin İdmanyurdu 2 0 0 2 -9 0
    Takımlar O G B M Av P
1 Altay 2 2 0 0 5 6
2 Bandırmaspor 2 2 0 0 4 6
3 Sanliurfaspor 2 2 0 0 4 6
4 Gümüşhanespor 2 2 0 0 2 6
5 Kırklarelispor 2 1 1 0 1 4
6 Karşıyaka 2 1 1 0 1 4
7 Fethiyespor 2 1 1 0 1 4
8 Konya Anadolu Selçukspor 2 1 0 1 1 3
9 Nazilli Belediyespor 2 1 0 1 -1 3
10 Zonguldak Kömürspor 2 1 0 1 -3 3
11 Sakaryaspor 2 0 2 0 0 2
12 Bugsaşspor 2 0 1 1 -1 1
13 Hacettepe Spor 2 0 1 1 -1 1
14 Pendikspor 2 0 1 1 -2 1
15 Fatih Karagümrük 2 0 0 2 -2 0
16 Kahramanmaraşspor 2 0 0 2 -2 0
17 Silivrispor 2 0 0 2 -3 0
18 Niğde Belediyespor 2 0 0 2 -4 0

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 25.09.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 25.09.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 25.09.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 25.09.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 25.09.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 25.09.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 25.09.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 25.09.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 25.09.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 25.09.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 25.09.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 25.09.2017 Günlük Yorumu

NAMAZ VAKİTLERİ
penti
yukarı çık