Hasan Uğur Epirden

Hasan Uğur Epirden

İŞTE BU OLMADI TAYYİP EFENDİ...

İŞTE BU OLMADI TAYYİP EFENDİ...

Teröriste bile çok daha hoşgörülü olan Hükümet’in “İleri demokrasi”si o kadar ilerlemiş ve uzaklaşmış olacak ki gözlerimin kapsama alanı dışında kaldı bugün de ?... Bu Ülkede Habur engellenmedi, Şeyh Saitler...

in yürüyüşlerine ses edilmedi… Cumhuriyeti kutlamak isteyene bu hoşgörüsüzlük nedir ?... İnsan Hakları Bildirgesi madde 4 der ki "Herkesin silahsız ve saldırısız toplanma özgürlüğü vardır." Miting ve yürüyüş de bu ifade özgürlüğünün bir parçasıdır... Vatandaşların bu hakkı güven içinde kullansın diye polisi kullan Tayyip efendi, durdurmak için değil ?... Hele hele tartaklamak, coplatmak, yüzlerine biber gazı, üzerlerine tazyikli su sıktırmak hiç değil... Bu gün senin yüzünden Cumhuriyet’e hain bir tacizde Hem de ellerinde bayrak, yüreklerinde Atatürk sevdası, sinelerinde tam bağımsız, laik, çağdaş Türkiye ruhu olan kendi vatandaşına, heykelinin önünde, dünya televizyonlarının huzurunda… Tarih bugünü kaydetti… Gün ola, harman ola Tayyip efendi ?... Seninle sandıkta görülecek hesabı var aydın Türkiye’nin… Sonrası, paçavraya çevirdiğin, er geç hakiki kimliğini bulacak Adalet önünde…

CUMHURİYET İÇİN YÜRÜYECEĞİM…

29 Ekim bizim için “Padişahın Kulu” olmaktan “Özgür Yurttaş” olmaya geçişin yıl dönümüdür… 
Zamanında yasaklardan yakınanların, kürsülerde ağlayanların Cumhuriyet Bayramı kutlamalarını yasaklamaya kalkışmasını hainlik olarak nitelendiriyorum…
Antalya’da elimde şanlı bayrağım, göğsümün sol yanında Atatürk sevgim, tüm benliğimde Vatan sol göğsümde onlara inanmış bir yürek olacak… Bağımsız, özgürlükçü, tam demokratik bir Cumhuriyet için yürüyeceğim…
Kaç gündür düşünüyorum, acaba dünyada kuruluş bayramını yasaklarla yaşayan başka bir ülke daha var mı diye ?...? 
Kendi Cumhuriyet Bayramı’nı savaşa dönüştürmek isteyen bir zihniyetin, Suriye’de Bayram barışı istemesi ne kadar inandırıcı olabilir ki ?... Yasaklayan bu zihniyet; özgürlük ve demokrasiden söz edemez…
Bu millet bu Cumhuriyeti sokakta bulmadı… Ateşten geçtik, kan döktük, cephelerde barut kokladık… 
İstanbul’da bayrak asmayı, Ankara’da yürüyüş yapmayı, Anıtkabir’de Devlet Töreni düzenlemeyi yasaklamış bir Hükümetin bizleri yönetmesini içime sindiremiyorum…
Yasak ve baskı üstüne kurulan her siyaset yıkılmaya ve yok olmaya mahkumdur… Hiçbir milliyetçi aydın toplumsal dinamik yasaklarla ya da korkutarak durdurulamaz !...
Bireysel özgürlüklerin yok edildiği demokrasiler kaçınılmaz olarak diktatörler yaratır… 
Politikacilar õlür devrimciler õlmez.Mustafa Kemal bir devrimciydi siz sadece politikacisiniz.29 ekimde meydanlardayiz. Cumhuriyet izin alınarak kurulmadı…
29 Ekime “Yasadışı Eylem” demek hakarettirş… Bu ülke Habur’u kabul etti, 29 ekim kutlamasını mı kabul etmiyor ?... 
NE MUTLU “TÜRK’ÜM” DİYENE… NE MUTLU “ATATÜRKÇÜYÜM” DİYENE…

9’U 5 GEÇE TEK VÜCUDUZ…

Ulus olmanın, millet olmanın, ülke olmanın bir takım gerekleri vardır… Milli ve manevi değerlerimizden ödün vermemiz asla düşünülemez… Bizler ulusal bayramlarımızı coşku ile tüm halkın katılımı ile, kitlelerle kutlamadığımız müddetçe, bir anlam ifade etmez, etmeyecektir… 

Gelinen noktada yapılan uygulama, açıklamalarla ve yasaklarla milli bayramlarımızın hemen, hemen hepsine gölge düşürülmektedir… 

29 Ekim Türk milleti için çok çok önemli bir gündü… Milletimiz bu günü coşku ile saygı ile, onurlu bir şekilde, hoşgörü ve birlik beraberlik duyguları içinde kutladı… Taşkınlığa, anlamsız gürültü ve patırtıya mahal vermeden, provokatörlere dikkat ederek, elimizde ay yıldızlı bayrağımızı ile yollarda, sokaklarda, alanlarda hep birlikte olduk…

Ankara’da ellerinde sadece Türk bayrağı, yüreklerinde ATATÜRK olanlarımızın üzerlerine Hükümetin polisi tarafından terörist muamelesi yapılarak tazyikli su, biber gazı sıkıldı… Ama aydı halkımız yılmadı, Anıtkabire Ata’mızın huzuruna yürüdü…
Bu duygu, Türk olmanın, Cumhuriyet ve değerlerine , kurucusuna, bayrağına sahip çıkmanın ayrıcalığıdır ve de diğer devletlerden bizleri soyutlayan en önemli farktır, etkendir…

Bugün bu tablo yeilenecektir…
Tüm yerel yöneticilere, Belediyelere sesleniyorum… 
Kamu alanlarını Bayraklarla, Büyük önder Atatürk’ün poster ve afişleri ile süsleyin !...
Vatandaşlarımıza sesleniyorum… 
Evlerinize, iş yerlerinize, araçlarınıza Bayrak ve Atatürk posterlerinizi asın…
Çocuklarımıza artık öğrenimlerinde esirgenen bilgileri verin, Atatürk’ü, Kurtuluş Savaşını, onun devrim ve ilkelerini anlatın, sözlerini aşılayın !...
29 Ekimler, 10 Kasımlar, 23 Nisanlar, 19 Mayıslar, 30 Ağustoslar onurumuzdur, gururumuzdur, namusumuzdur… O günlere anlamlarıyla sahip çıkmak her Türk vatandaşının en asil görevidir…

Tüm milletimizi sağcısı, solcusu, Hükümet sempatizanı, muhalefet yanlısı top yekun sağduyulu olmaya ve sükunet içinde hoşgörülü bir biçimde şanlı bayrağımız ile, provokatörlerin tahriklerine kanmadan, kimseyi kırıp, üzmeden, hiçbir şeye zarar vermeden, kardeşçe 10 Kasımı yüreğimizde ATATÜRK sevdasıyla anmaya çağırıyorum… 
ATATÜRK’ün biz evlatlarına bu yakışır…

Aktarım anında bu yazı 1000 kez okundu. 10.11.2012


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.