Hasan Uğur Epirden

Hasan Uğur Epirden

GERÇEK FAKİRLİK

Her şeyleri vardı… Bahçe içinde bir köşkleri, arabaları…
Mutlu olmasına mutluydular ama afacan oğulları şımarık yetişmişti… Okul arkadaşlarını küçümsüyor, onlara hava atmaktan büyük zevk alıyordu…
Anne ve baba olarak bu konudan oldukça rahatsızlık duyuyorlardı…
Baba kırsal kesimde doğmuş, büyümüş, başarılı bir tahsil hayatı sonrası tanınmış bir iş adamı olmuş, alnının teriyle şehrin sayılı zenginleri arasına girmesi fazla uzun sürmemişti…
Hafta sonuydu… Baba oğluna seslendi…
“-Hafta sonu tatilini baba-oğul baş başa geçirmeye ne dersin ?...”
Maksat oğluna hayatın bazı gerçeklerini, bir başka yüzünü göstermekti..
Bunun için seçtiği yer de şehir dışında, mütevazi bir dağ köyüydü…
Doğduğu, çocukluğunu geçirdiği köydü bu köy…
Muhtar emminin evine konuk oldular…
İki gün göz açıp kapayana kadar geçti…
Bağdaş kurup, yer sofrasında çorbaya kaşık salladılar…
Dağdan gelen kaynak suyunun aktığı, dere yanındaki köy çeşmesinden kana kana su içtiler… Doğa, hayvanlar… Meyve ağaçları, sebze bahçeleri… Tertemiz bir hava… Ve etraflarında güleç yüzlü insanlar… 
Bu iki gün, gördükleri ve yaşadıkları bambaşka şeylerdi küçük delikanlının… 
Bir dolu gözlem ve bilgiyle donandığı dönüş yolunda babası direksiyon başındaki kısa sessizliğini bozdu…
“-İnsanların bu kadar fakir oldukları halde şikayet etmeden nasıl geçindiklerini, buna karşın ne kadar mutlu olduklarını gördün mü ?...”
Babasının buna benzer bir soru soracağını bekliyordu…
“-Evet !...” diye başını salladı…
Baba sınamak ister gibiydi…
“-Neler öğrendin peki …”
Beklenen soru gelmişti… Ve o, bu soruyu cevaplamaktan büyük zevk alacağı biliyordu…
“-Şunları öğrendim baba !...” diye başladı söze… “-Bizim evde bir köpeğimiz var !... Onlarda üç köpek, bir sürü kedi, atlar, kuzular, tavuklar… Bizim bahçede büyük bir havuzumuz var !... Onlarda gürül gürül akan dereleri… Bizim evimizde birkaç saksı çiçek, bahçede iki ağaç ve küçük bir bölümde çimler var !... Onlarda göz alabildiğine uzanan çayırlar, her türlü ağacın bulunduğu bir koru, her türlü meyve ve sebzenin yetiştiği kocaman bahçeleri… Bizim görüş alanımız karşı apartmana kadar… Oysa onlar bütün bir ufku görebiliyorlar… Ve daima yüzleri gülüyor…”
Oğlu sözünü tamamladığında babası söyleyecek bir şey bulamadı… Ama çok mutluydu…Alınması gereken ders alınmıştı… Ama devamında tüm yorgunluğunu ona unutturacak bir cümle daha işitecekti…
“-Teşekkürler baba !... Ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğin için !...”
Baba yutkundu… Göz yaşlarını frenlemeye çalıştı… vitesteki elini biricik oğlunun başına götürdü, saçlarını okşadı !... Anne bahçe kapısında bekliyordu…
Başını açık pencereden sarkıtırken elini salladı, bağırdı…
“-Anne !... sana köy ekmeği ve tarhana getirdik !...”
…………………….
Hayata biraz da çocuk gözüyle ve yüreğiyle bakabilmek, ve küçük dersler alabilmek ne güzel değil mi ?...
Ve bu bakışlar içerisinde pay sahibi olabilmek ?...

Hasan Uğur Epirden 1974

15.10.2012 / Aktarım anında Bu Yazı 535 kez okundu


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.