Hasan Uğur Epirden

Hasan Uğur Epirden

BİR VARMIŞ, BİR YOKMUŞ...

Yıllar önce Manşet Gazetesi ndeki köşemde yazdığım yazı...
Siz siz olun, fazla merak buyurup derinine inmeden sadece masal niyetine okuyunuz...

Bir varmış, bir yokmuş...
Tüm yaşantısını çıkarları biricik dolarları üzerine kurmuş SAM AMCA, çok uzaklardaki çıkar dostları MÜHÜRDAR efendiye ve onun tonton yaveri DEFTERDAR efendiye, uslu durdukları ve çok iyi laf dinledikleri için, mükafat olarak tam 

8,5 kutu çukulata, gofret vereceğini söylemiş...
Söylemiş söylemesine de bu çok cazip hediyeyi verirken de yan komşularının, SADDAM ül kasrın bahçesine, MÜHÜRCÜ efendinin tüm mahalle çocuklarını yollamasını ve askercilik oynatmasını da şart koşmuş... 
Oraya girmenin sadece elma ve armut ağaçlarını korumak için olmadığını bilmesine rağmen MÜHÜRDAR efendi gelecek çukulata ve gofretler hatırına buna göz yummak için ve SAM AMCA sına şirin gözükmek ve ondan daha çok "Aferin" alabilmek için mahallenin çocuklarına emretmeye kalkmış...
İyi güzel de, hiç bir aile çocuğunun komşu bahçesine girmesine bir türlü razı olmazmış. Hatta bu konu onları aşırı sinirlendirmiş, sabırları da taşmaya başlamış... MÜHÜRDAR efendiye açmışlar ağızlarını... Yüzüne tükürenler bile olmuş... Ama gelin görün ki MÜHÜRDAR efendi "-Yarabbi şükür !..." diyerek pişkinliğin doruğuna çıkmış...
Zaten komşu bahçe SAM AMCA nın gönderdiği bir sürü velet tarafından talan ve işgal altındaymış... Korkudan borozancıbaşı olan evin reisi sırra kadem basmış... 
Ağaçlarda bir tek meyve bırakmamacasına SADDAM ül Kasrın altını üzerine getirmişler... Saddam ül Kasrın da gençleri durur mu... Onlar da arada bir yakaladıklarını bir güzel döverlermiş... Bu yüzden beceriksiz ve korkak gençlerinin daha fazla mağdur olmalarını önlemek için MÜHÜRDAR efendinin yollayacağı ve sözde dengeyi sağlayacak, hatta kuvvet ibresini ters çevirebilecek olan gençler de herşeyin bilincindelermiş...
Bahçeleri ve evleri talan olan, viraneye dönen SADDAM ül kasr sakinleri de şimdilik mecburen, başsız kalarak, boyun eğdikleri ama mutlaka bir gün bir "iyilik" (!) düşündükleri bu müsibet veletlere, gönderen ve başlarına salan amcalarına ve de neredeyse asırlık komşularına haklı olarak fena bozulmakta hatta ateş püskürmektelermiş...
Dedim ya bu bir hikaye...
Fesatça sakın siz siz olun bir yerlere çekmeyin, benzerlik kurmayın !...
Ama "Her hikayede ve anlatılanda bir gerçek payı olduğunu söylerdi büyüklerimiz..." diyorsanız, valla o kadarına karışamam !...
Ancak kıssadan hisseyi ayırmak için de kahin olmak gerekmiyormuş !...
Hikayenin sonu mu ?...
Siz başına bakın esas !...
Bir varmıııış... bir yokmuuuuuşşş !...

*ROL DAĞILIMI :
ANLATAN : Bir hikaye sevmez...
MÜHÜRDAR : Eskinin BAŞBAKAN ı
DEFTERDAR : Eskinin MALİYE BAKANI
SAM AMCA : Eeee onu da siz bulun canım !...

06.09.2012 / Bu Yazı 494 kez okundu


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.