sanalbasin.com üyesidir 6
FOTO HABER
  • 04 Mart 2016, Cuma 1:35
Hasan UğurEpirden

Hasan Uğur Epirden

BAYRAĞIMIZA SAYGISIZLIK...AKLANDILAR MI YANİ ŞİMDİ?...TEPKİLER SÜRÜYOR...

Voleybolumuzun ünlü çarkıfeleklerinden ismi lazım değil ama lakap olarak “Zenne”nin cuk oturduğu, hisli (!) muhterem çenebaz telefonun öbür ucunda... “Ya hocam çok fazla gidiyorsun bu cefakaaar, vefakaaar federasyonumuza, asil başkanımıza...” diyerek daha başında arama sebebini kısa yoldan anlatmaya başladı... Bakmayın ben sözünü kesmesem elindeki kağıda yazdıklarının tümünü okuyacak, vaktim de dar... 
Ben “Voleybolumuz prestij kaybediyor, Mutlu Başkan onlarca soruma suskun kalıyor, ya beni dikkate almayıp saygısızlık yapıyor, ya da tüm yazdıklarım, iddia ve ithamlarım doğru, o yüzden cevap veremiyor ?...” diyorum. Karşımdaki yalaka arsız bir ses tonuyla, “Hocam valla çok çalışıyorlar, vakitleri yok !...” cevabını veriyor... Hem de çarpılma pahasına (!) yemin ederek ?...
“Karabıyık Başkanın görev süresinde neler yaptığını alt alta yazsan kitap olur...” diye bastırıyorum, “Fabrika Voleybolunu biliyor musun ?... Mimari deha harikası kubbeli, minareli plaj voleybolu salonunu hiç gördün mü hocam ?...” diyor duraklıyor bir an, “Ya galiba minaresi yok ?...”diye sendeliyor ?...
“Seyirci nerede, salonlar sinek avlıyor, oysa caddeler, AVM'ler, tüm eğlence yerleri tıka basa dolu ?...” diye bastırıyorum, bizimki hazır cevap, “Ah şu İstanbul trafiği yok mu ?...” diyerek şip şak suçluyu buluyor...
Afedersiniz, tuvaletim gelince, telefonu masamın üzerine bırakıp hacetimi gideriyor; buzdolabından da bahçe portakallarından sıktığım bol vitaminli sürahimi alıp masama dönüyorum... Telefonımun şarjı bitmiş ?... Garibim kim bilir kaç dakika daha konuşup durdu bilmiyorum?... 4 Gün oldu tekrararamadı...
Anlayacağınız bazen iyi şeyler de oluveriyor hayatımızda...
**************************
Günlerden bir gün hamama gideceği tuttu Sadrazam hazretlerinin...
Bir yanında birinci veziri, bir yanında ikinci veziri, bir yanında üçüncü veziri...
Sonra efendime söyleyeyim Peşkircibaşı, Nalıncıbaşı, Sabuncubaşı... Velhasıl tam dört yüz kişilik kafile peştamal takıp girdiler hamama, geçtiler kurnaların başına üçer beşer...
Sadrazam deseniz, yan gelip yattı göbek taşına...

Memleketin en ünlü tellakları sardılar dört yanını, kimi elini kaptı, kimi bacağını...
Bir keseleme sürtme faslı başladı... 
Tam on iki saat, on iki ünlü tellak incitmeden keselediler hazretin mübarek vücudunu...
Öylesine kir çıktı ki sormayın, her biri nah parmağım gibi... “Aman efendim bu ne kiri?” demeye kalmadı, keselerin altında eriyip gitti koskoca Sadrazam...
Bütün maiyet erkânı yerinden fırladı; 
“- Nettünuz devletliyü?” dediler tellaklara...
Tellaklar cevap verdi;
“- Biz yıkadık, keseledik. Devletlinin kirden ibaret olduğunu bilemedik... Suç bizde değil... Neyleyelim, kir bitti, sadrazam elden gitti...”
Rahmetli Ümit Yaşar Oğuzcan ağabeyimin bu şiirini hatırlayıverdim birden... Sizleri bilemem ama kapsama alanımda Sadrazamın akıbetine uğrayacak birkaç kişi var ?... Hoş belki hamama bile gerek kalmadan, kirlerden arınınca elden gidecek olan ?...

GENE BAYRAK REZALETİ, GENE “TIK” YOK ?...

Fransa'da oynanan Nantes VB – Fenerbahçe Grundig Şampiyonlar Ligi maçında gene bayrak rezaleti yaşandı... Fenerbahçe kafile başkanı belli ki oraya turistik seyahat için gitmiş ?...

Yukarıdaki Türk Bayrağı diye asılan bayrağı göremeyen, görmezden gelenlerden ses seda yok ?...

Bu nasıl bir umursamazlık, ciddiyetsizlik, sorumsuzluktur, anlamakta zorluk çekiyorum... Milli değerlerimizin en önünde gelen bayrağımızla ilgili bu skandal da gene soğutularak geçiştirilmeye çalışılıyor ?...
Her şey unutulur, bayrağa saygısızlık unutulmaz !... Konunun üzerine üzerine gideceğim... Nasıl mı ?... Herkes görecek !...

UNUTULDU SANILMASIN ?...

Meksika’da Ekim 2013'te yapılan, U23 Bayanlar Dünya Şampiyonası’nda yukarıdaki bu güne kadar voleybolumuzda görülen en büyük bayrak skandalı yaşanmış; bunu 09 Ekim 2013 tarihinde ve izleyen köşe yazılarımda esef duyarak kullanmış, şiddetle kınamıştım...
Orantısız ve özensiz, rengi oranja çalan sözde Türk Bayrağımız seremonide açılmış; kimsenin ne o esnada, ne de sonrasında gıkı çıkmamıştı...
Hatta bu yazım üzerine, Federasyonumuz tarafından turnuvaya Kafile Başkanı olarak atanan Yönetim Kurulu üyesi Ahmet Göksu, şahsıma duyduğu kini Federasyonun metazori yaptığı Basın Toplantısında sözlü ve mütecaviz hareketlerde bulunarak göstermiş; işi “Sen kimsin ?...” deme cüreti göstermeye kadar getirmişti...
Gerek Milli gerekse Kulüp takımlarımızın kafile başkanlarının birinci vazifeleri, Milli sembollerimiz olan bayrağımız ve Milli Marşımızla ilgili gereksinimleri çantalarına koymak olmalıdır. Müsabaka öncesinde salonda bu konuda sıkı ve özenli bir kontrol yapmayı da ihmal edilmemelidir. Bunları biz mi öğreteceğiz ?…

DERS NİTELİĞİNDE BİR ÖRNEK...

Yıl 1992... Ülke : Romanya... Bayanlar ve Erkekler Balkan Gençler Şampiyonası... Erkekler Bükreş'te, Bayanlar Tuna nehri kenarında, Bükreş'e 216 km /2,5 saat mesafedeki Braila kentindeydi...

İlk işim her iki tarafa da her gün zamanında yetişebilmek içi özel bir araç tutmak ve bunun için maç saatleri konusunda ağırlığımı koymak oldu...

Erkek takımı antrenörümüz Semih Oktay, yardımcısı Murat Över, Bayan takımı antrenörümüz Adnan Kıstak ve yardımcısı Altan Gökçay'dı... Ekibimizde hakem olarak da sevgili Mustafa Elitez vardı...

Önce Braila'yı, salonu, oteli kontrol ettim... Hatta ülkemizde uluslar arası Antrenör Kursu veren, dünya çapında hocalarım Murafa ile bol bol sohbet edecek, diğer hocam Sotir'i de kalmakta olduğu Huzur evinde ziyaret edebilecek zamanı dahi bulabildim...

Ancak Bükreş'e dönüp takımımızın antrenman yaptığı maç salonuna girdiğimde dehşetle irkildim... Salona, sanki kömürlükten çıkarılmış, pis, buruşuk sözde Türk Bayrağı asılmıştı... Derhal ilgilileri aradım, geldiler... Bir salonu başlarına yıkmadığım kaldı; İnter Continantal otelinde kalan CEV delegesini de yemeğinden kaldırıp salona getirttim... Bu arada Romanya Voleybol Federasyonu Başkanı da patırdıyı duyup koşa koşa salona geldi... İkisine de gece diğer takımların antrenmanları bitmeden o bayrağın yakışır biçimde yenilenmemesi halinde 2 takımımızı da turnuvadan çekeceğimi bildirdim... Oysa çantamda her boyda bayrağım mevcuttu...

O bayrak jet hızıyla oradan indirildi, yıkanıp, kurutulup ütülendi ve asıldı, anımsayanlar çok iyi bilirler... Gecenin ilerleyen saatlerinde şanlı bayrağımızın pırıl pırıl asıldığını gördükten sonra fuar içindeki kaldığımız Spor Oteline geldiğimde tüm ekibimiz derin uykudaydı...
Bu arada, bana bu sınırsız yetkiyi veren Başkanım Sayın Naci Bayamlıoğlu'na hala şükran borcum vardır...
Kıssadan hisse sadece... Özümseyebilenlere..

ANAYASA'DA BAYRAĞIMIZIN ŞEKİL TANIMI...

Türk Anayasasının birinci kısmında yer alan "Genel Esaslar" bölümünün Bayrağın Şekli kanunda belirtilmiştir...

Bu ayıbı görmemesi imkansız olan Federasyonumuzun ve ulüplerimizin sessiz kalması çok üzücü ve düşündürücüdür ?...

Federasyonumuza ve kulüplerimize altını çizerek ve vurgulayarak aşağıdaki resmi ifadelerle hatırlatıyor, tekrar bilgilendirmek istiyorum :

Aşağıda sıraladığım maddeler, Türk Anayasasının birinci kısmında yer alan "Genel Esaslar" bölümünün “Bayrağın Şekli” kanunda belirtilmiştir...
 

Kanun da genel ifade ile, "beyaz ay yıldızlı al bayrak ifadesi" kullanılmış, ve ardından ayrıntıları beyan edilmiştir... Yapılan yanlışlıklar, renk uyumsuzluğu ve biçim bozukluğu durumlarında ceza uygulanmaktadır...

1- Görselde ki "A" uzunluğu yani ayın dış çemberi merkezinin, uçkurluklara uzaklığı genişliğin, yarısı kadar yani P si olması gerekmektedir...
2- Görselde ki "B" uzunluğu yani ayın dış çemberinin çapı yine genişliğin, yarısı kadar olmalıdır...
3- Görselde ki "C" uzaklığı yani ayın iç ve dış çemberinin merkezleri arasındaki uzaklık, genişliğin 0,0625 katı kadar olmalıdır...
4- Görselde ki "D" uzunluğu yani ayın iç çemberinin çapı genişliğin 0.4 katı olmalıdır...
5- Görselde ki "E" uzaklığı yani yıldız çemberinin ve ayın iç çemberinin uçkurluk yönüne ekseni kestiği noktaya kadar giden uzunluk, genişliğin 1/3 kadar olmalıdır...
6- Görselde gördüğünüz yıldızı çerçeveleyen çemberin çapı ise, yine genişliğin 1/4 kadar olmalıdır...
7- En alttaki "L" uzunluğu ise bayrağın boyunu (uzunluğunu) gösterir ve genişliğin 1,5 katı olması gerekir...

SEYİRCİ NEDEN MAÇLARA GELMİYOR ?...

Geçen yıl yaptığım bir anket yol göstericiydi... Bizler yazıyor, yol gösteriyoruz, maalesef Voleybol Federasyon bildiğini (!) okuyor, çıkmaz, dar sokaklarda dolaşıyor… Türk voleyboluna vakit kaybettiriyor…

Federasyon’un ele alması, üzerinde çalışma yapması kaçınılmaz en önemli konulardan birisi “Seyirci zafiyeti”ne çözüm arayıp, bulmasıdır… 7-8 Bin kişilik salonlarda 20-30 biletli seyirciye oynanan maçlar zevk vermiyor… Sporcuların şevkleri kırılıyor… Sponsorlar ve yatırım yapan kulüpler için itici, bezdirici bir durum bu… Yazılı basının git gide elini ayağını voleybolumuzdan çekmesi de cabası… Voleybolumuz, Milli ve hatta kulüp takımlarıyla Avrupa, dolayısıyla Dünya voleybolu platformunda yaptığı zirveden her an uçuruma yuvarlanılabilir ?…

Peki ne yapmak gerek ?… Voleybol severleri tekrar salonlara nasıl çekebiliriz ?… Federasyonun bu konuyu oldukça deşmesini, masaya yatırıp, herkesi geniş bir konsültasyona davet etmesi kaçınılmaz...

Geçen yılki anketin sonuçlarına bir göz atarak dersimize başlasak, ne dersiniz ?…

İŞTE O ANKETİMİN SONUÇLARI…

Geçen yıl bir anket yapıp, “Voleybol maçlarında seyirci sayısının gittikçe azalmasının sebebi sizce nedir ?...” diye sormuştum… Birden fazla şıkkın işaretlenebilmesine de olanak tanımıştım…

Oylamaya 475 kişi katılmıştı… Ortaya çıkan sonuç tablosu şuydu :
a) Bilet bedelleri pahalı… 192

b) Maç saatleri ters… 363

c) İstanbul trafiği bezdirici… 264

d) Ulaşım zor ve bütçemize uygun değil… 188

e) Salonların ısıtılması ve soğutulması yetersiz… 187

f) Futbol seyircisinin küfürlü, tacizci tutumu… 401

g) Maçların televizyonlarda naklen yayınlanması… 206

h) Genelde takımlar arasında kuvvet dengesizliği… 259

ı) Yeteri kadar tanıtım ve duyuru yapılmaması… 362

j) Yabancı sporcu ve antrenörlerin çokluğu… 59

k) Diğer (Lütfen yazınız) 72

O GÜNKÜ BİRKAÇ ÖNEMLİ GÖRÜŞ…

TSYD Başkanı Naci Arkan : “Voleybol Federasyonumuzun basın ile iletişimini çok kötü ve yetersiz… Maç saatleri seçimleri yanlış… Maçlarla ilgili yeterli duyuru yapılmamakta…”

FIVB Antrenör Eğitmeni Nejat Sancak : “Kalite yok !… Salonlar çağ dışı, kafeterya yok, restoran yok, toplu taşıma zayıf, salonların oturma düzenleri çok rahatsız, set arası ve molada boş saha seyrediyorsun, oynanan diğer maçlarla ilgili bilgi vermek yok !… Takımlar ligden çekildiğinde herhangi bir yaptırım yok !… Deplasman organizasyonları yok. Ligler homojen değil. Büyük kuvvet farkları var ! En önemlisi: Türkiye’de her konuda olduğu gibi, Voleybolda da adalet yok !… Bu adaleti sağlama konusunda da her hangi bir çaba yok !… Kulüplerin bütçeleri TVF tarafından denetlenmiyor !… Bütçelerin verimli harcanıp harcanmadığı, kulüplere İDDAA’dan verilen paraların doğru kullanılıp kullanılmadığı denetlenmiyor !… İdareciler çok yetersiz ve zayıf !… Yönetmelik, spor hukuku, personel yönetimi, verimlilik, istatistik, pazarlama ve sponsor ilişkileri gibi konularda bilgileri olmadığı gibi, öğrenmeye, eğitimlere ve kurslara katılmaya niyetleri de yok !… Federasyonun da bu kişilere (Bence voleybol için en önemli grup bu olmalı) herhangi bir zorlaması olmadığı gibi birbirlerine sürekli sanki çok başarılı bir iş yapıyorlarmış gibi gülücükler gönderiyorlar !… Voleybolda eğitim denince akla sadece antrenör ve hakem eğitimi geliyor… Halbuki bu iki grup ta voleyboldaki en eğitimli gruplar… En eğitimsiz grup ise maalesef oyuncular… Oyuncular, oyun kuralları, “Fair Play”, doping, kariyer yönetimi, basın ve halkla ilişkiler, davranış ve etik gibi konularda hiçbir eğitime tabi tutulmuyorlar… Sonuç olarak bütün bu unsurlar toplam kaliteyi ve voleybola gelen seyirci adedini direkt veya dolaylı olarak pozitif veya negatif olarak etkiliyor…”

M. Korhan Gün (VOLEYBOLX Sitesi editörü / Yazarı) : “Tüm sezon boyunca birkaç maç dışında oyun kalitesi yok denecek kadar az. Maç saatleri genellikle birbirleri ile çakışıyor. Maçların tanıtımları neredeyse yok. Kulüpler ve Federasyon tarafından lige bir heyecan katacak organizasyon ve tanıtım yok. Ligdeki rekabet ve heyecan salon dışına yansıtılamıyor. Basının ilgisi ise zoraki. Anadolu takımları ya kapanıyor yada can çekişiyor. Liglerimiz İstanbul – Ankara ligi olmuş durumda. Bu iki büyük şehirde de eskinin aksine sosyal etkinlik alternatifleri saymakla bitmez. Bu yüzden seyircide maçları artık tercih etmez oldu. Benim düşüncem TV’lerde de voleybol maçı izleme oranı düştü. Reytingler yerlerde sürünüyor. Bu durumu aşmak için yeni organizasyon ve farklılıklara ihtiyaç var. Bu maç öncesi yada sonrası mini konserler olabilir. Bulunacak sponsorlarla salona gelenlere promosyonlar olabilir. TV ve gazetelere maçlar ile ilgili reklamlar olabilir. Maç sırasında şovlar yapılabilir. Aslında bunların bile nasıl bir etki yapacağı konusunda tereddütlerim var. Çünkü dibe vurmuş durumdayız. Canlandırmak çok zor olacaktır. Hafif hafif denemelere başlamak lazım.”

Saygun Keskin (Eski voleybolcu / Köşe Yazarı) : “Maçlara seyirci getirebilmenin formülünü bulan zaten en büyük başkan olacak…”

Selay Yöney (Eski voleybolcu) : “Problem yönetim zayıflığında ve seyirci eğitim düzeyinden başlıyor… Eski voleybol adamları bir araya getirilmeli, görüşlerinden faydalanılmalı…”

Müfit Erdoğ (İstanbul Göztepe Kulübü sorumlusu) : “MİLLET MAÇIN NERDE NE ZAMAN OYNANDIĞINI BİLMEZSE MAÇA NASIL GİDECEK., GAZETELERDE BİLE SON SAYFA HABERİ OLARAK KÜÇÜK BİR KÖŞEDE VERİLEN HABERLERLE SEYİRCİYİ MAÇA GETİREMEZSİNİZ. FEDERASYON BAŞKANI MEDYA İLE İYİ GEÇİNMELİ VE GİDİP DURUMU İZAH ETMELİLER. BİZ BİLE MÜNFERİD OLARAK İŞİ ZORLADIĞIMIZDA AMATÖR KULÜPLERİN BİLE HABERLERİNİ YAPABİLİYORKEN KOSKOCA FEDERASYON UYUYORMU ?. KULÜPLER DE ELLERİNİ TAŞIN ALTINA KOYARAK KULİS YAPMALILAR VE MEDYAYA ELLERİNDEN GELEN BASKIYI GÖSTERMELİLER. MEDYA KULLANILMADAN SEYİRCİYİ MAÇA GETİREMEYİZ YOKSA… DEV FİRMALARIN REKLAMA İHTİYACI MI VAR DA TELEVİZYONLARDA GAZETELERDE REKLAM VERİYORLAR, MEDYADA DUYURU YAPIYORLAR?, TÜRK VOLEYBOLUNDA İŞİN BURALARA GELMESİNİN TEK SORUMLUSU FEDERASYONDUR.”

Okuyucularımdan Ramazan Çevik : “İstanbul’daki sporseverlerin seçimini futboldan yana kullanılmakta… İstanbul’da çok alternatif var ve doyum yaşanıyor… Günümüzde insanlar sadece hafta sonları 1 maç izlemeye vakit ayırabiliyor… Bunu da 3 büyüklerin futbol maçlarına giderek gideriyorlar…”

Okuyucularımdan Erdem Cürgen : “Liglerde büyük oranda güç farkı var… Televizyon yayınları son derece düzensiz, şifreli, şifresiz kanalda karışık yayınlanıyor…
Ayrıca toplu taşıma da, otoparklar da yetersiz… Sadakat kart uygulaması olsun, maçlara gittikçe ödüller, bedava biletler, oyuncularla tanışma, maskot, eşantiyonlar, maç günleri, ufak ödüller olsun… Uygun fiyatlı bir catering sağlansın… Salonlar kışın sıcak olsun…”

Okuyucularımdan Mehmet Koşar : “Voleybol seyircisi bilinçlidir hocam. Futbol gibi körü körüne maç izlemez güzelin iyinin hakkını verir… Voleybola da siyaset bulaşmış. Adam kayırma hakem seçme vb. şeyler oldukça bilinçli seyirci olayın farkına varıyor ve maça gitmiyor. Zaten takımlar arasında çok büyük fark olduğundan izlemeye değer bir kaç maç oluyor onlarda da bu sahneleri görünce insan soğuyor… Önce voleybola gönül vereni elde tutmalı sonra seyirci çekmeli…”

BİR OKUYUCUM SORUYOR; “HOCAM MAÇ YORUMLARINIZI NEDEN KESTİNİZ?”

Canan Balkış isimli okuyucum uzunca bir mektup yazmış, göndermiş...

Kısaca özetlemek gerekirse başından sona Federasyonla ilgili aşina eleştiri ve malum sitemlerle dolu... Fabrika voleyboluna geniş yer ayırmış... Özetle, “O Fabikadan oyuncu yetişmez, oyuncunun yetişeceği yer kulüplerdir, kulüplerin alt yapılarına destek verseler en doğru şeyi yaparlar.” diyor...

Sadece bir sorusuna cevap verme gereği duydum...

“Hocam maç yorumlarınızı neden kestiniz? Zaten kimse doğru düzgün maç yorumu yapmıyorlar, sadece maçı yazıyorlar. Sizin maç yorumlarınızın tadı ve seviyesi bambaşka, ne olur hiç olmazsa önemli maçları yorumlayın?

Kısaca cevaplayayım...

Sevgili Canan Balkış; Ben maçların şifreli kanaldan verilmesine oldum olası karşıyım... Bu yüzden üç kuruş menfaat için yüzbinlerce voleybolsevere çalım atan Federasyon bu yanlış tutumunu sürdürdüğü müddetçe maç yorumu yapmayacağım... Buna ister “protesto” ister “tavır” deyin, kararım bu yönde...

AKLANDILAR MI YANİ ŞİMDİ?...

Haftalardır çok konuşulan ve voleybolumuzun 1. gündem maddesi olan 5. Mali Genel Kurul bugün Ankara da yapıldı...

114 delegenin katıldığı Kurulda görevdeki federasyonun, Faaliyet Raporu ve Denetleme Raporu oybirliği ile kabul ve ibra edildi... Tahmini Bütçeler ile gündemin diğer maddeleri ve TVF Ana Statüsü ile ilgili verilen değişiklik önergesi oybirliği ile kabul edildi...

Hesapları oy birliğiyle (!) ibra oldu...

Yani sözüm ona aklandılar, geniş yetkiler kuşandılar ?...

Etik bulmadığım “Açık oylama” sistemiyle yapılan ibrada birçok delege, fişlenme endişesi ve korkusuyla, istemeye istemeye bunca aykırılık iddiasına cevap veremeyen federasyon yönetimi için el kaldırdı... Zaten delegelerin büyük kısmı bildiğiniz gibi Federasyon mensupları ve de özel olarak seçilen kibar sempatizanlarından (!) oluşmaktaydı...

Voleybolumuz, “HURŞİT YAZILARI”nda ele alarak paylaştığım onlarca yanlışlık ve hovardalık cambazlığına rağmen kalkan bu sorumsuz ve sorunsuz (!) ellerle kirlendi... Bir bakıma Federasyonun ekmeğine tereyağ sürüldü, icraatına ortak olundu...

Sorduğum uzman soruların birine bile cevap veremeyen Federasyon aklanmış mı oldu şimdi ?...

Göreve gelirken tüm camiayı kucaklamaktan, şeffaf yönetimden, görüş ve eleştirilere açık olduklarından bahseden Mutlu Başkan, son dönemde şahsı ve federasyon hakkında kamuoyunda yapılan yorumlar ve çıkan söylentiler ile ilgili yasal işlem başlatacaklarını belirterek, sözlerini tamamlamış ?... Yani aklı sıra bana mesaj yollamış ?... Demek ki kucaklama anlayışı buymuş ?...

Yazdığım ve cevapsız kalan iddialarla ilgili olarak Türk adaletinin önüne çıkmak beni asla korkutmaz, voleybolun 47 yıllık bir emektarı olarak beni ancak gururlandırır, vicdanen rahatlatır...

Şunu açıkça iddia ediyorum, Mutlu Başkanın açacağı davada karşıma çıkması beni değil, onu, dolayısıyla dava arkadaşlarını üzer, irtifa kaybettirir...

Diğer açıdan da veremediği onlarca sorumun resmi yoldan sorulmasına ve aydınlanmasına vesile olur ?...

Belgeler konuşmaya başlar... Ulaşamadıklarımın da mahkeme kararıyla dosyaya girmesi sağlanmış olur ki, bu da beni mutluluktan uçurur....

Tüm dünya kimin kim, neyin ne olduğunu görür...

Umarım 2 sene içinde dava karara bağlanır da Genel Kurula girerken delegelerimizin yoluna ışık tutar ?...

Bir çift sözüm de Karabıyık Başkana; Genel Kurul fotoğrafları ve aldığım bilgiler, kongreye katılmadığınızı söylüyor... Dün aradığımda, "Hurşit Yazıları Finaldeki tavsiyenizi dikkate alacağım." demiştiniz ama kongreye katılarak voleybol camiasına karşı sorumluluğunuzu yerine getireceğinizden hiç kuşku duymamıştım... Zaman zaman "tekadam" diye eleştirsem de biz sizi " gözünü budaktan, sözünü dudaktan esirgemeyen" bir kişi olarak tanıdık... Beklentimiz çok yüksekti... Hayal kırıklığı yarattınız Başkanım... En azından bende..

Bu arada Mutlu Başkanın meslektaşı ve dostu, Polonya Voleybol Federasyonu Başkanı Mirosław Przedpełski nin bir yolsuzluk soruşturması kapsamında gözaltına alındığını, yargılanacağını duydum... Hapis cezası söz konusuymuş ?... Çok üzüldüm... 

Erkeklerde dünya şampiyonu bir ülkenin koca başkanı ne hallere düşebiliyor, karizmayı tam ortadan çizdirebiliyor ?... Eeee... Toplumun emanetini yönetme ve kamu hizmeti şakaya gelmez ?... Görevi ihmal ve kötüye kullanma, yolsuzluk şeref erozyonudur, adamı bir anda tepetaklak eder, kartvizitini bir anda karartır ?...

Olacakları ve sonucu önceden bildiğim için zamanımı boş yere harcamamak için Antalya daki evimde daha hayırlı işler (!) yaptım... Ama kazayla (!) delegeler içinde yer alsaydım, tek başıma kalacak olsam da elimi “İbra etmeyenler” anonsunda kaldırırdım...

Muhtemelen çarşamba günü “MALİ KONGRE, FAALİYET RAPORU, MUTLU BAŞKANKONUŞMASI” ile ilgili yorumlarımı paylaşacağım... Mutlu Başkanın açacağını ilan ettiği davada biraz daha tuzum, biberim olsun ?...

Ayrıca basitlik kokan “EKŞİ” bir davranışı da es geçmeyeceğim ?...

FEDERASYONUN CENGİZ TOKGÖZ AYIBI...

Cengiz Tokgöz...

Türk voleyboluna tam 40 yılını adamış bir basın emekçisi...

Voleybol Basını deyice akla gelen ilk isimlerden...

Kendine özgü ifade biçimiyle Türkçemizin “Ağır Abi Lehçesi”nin (!) hakkını veren, bazen yanlışlığın karşısına dikilen , bazen kantarın ayarını kaçırsa da sözünü esirgemeyen klasik Fatih çocuğu...

Geçenlerde ayak üzeri muhabbet ettiğimizde, onun da bir çok kişi gibi Federasyona kızgın ve küskün olduğunu, ümidini yitirmiş vaziyette gördüm, hiç mi hiç yadırgamadım..

Neslihan ın Milli Takımmız kadrosuna alınmama sebebinde o da benim gibi sakatlık açıklamasının inandırıcı olmadığını ısrarla savunuyor savunuyor...

Hatta, daha önce de bana söylediği gibi Federasyon doktorunun bu konuda önceki sağlık açıklamasıyla, sonrakinin birbirleriyle örtüşmediğini hatta tam tersi olduğunu iddia ediyor... Cengiz 41 yıllık dostumdur, onu çok iyi tanırım, ruhunu bilirim... Asla yalan söylemez !...

Üstelik Federasyonun uzman doktoru önceleri Tokgöz e doğru bilgileri sıcağı sıcağına vermesine karşın sonrasında sanırım yönetim kurulunun etkisinde ve baskısında kalıp 180 derece çark etmiş, tam tersini söylemiş, arkadaşıma aklınca ters köşe yapmış, akabinde de Federasyon 4 sayfa bir deklarasyon yayınlayarak Tokgöz ü ağır ifadelerle suçlamış ?... Bu yakışıksız deklarasyonu ayıplıyorum... Herkesin yeri doldurulur ama Cengiz Tokgöz ün çok zor ?...

Arkadaşıma karşı yapılan haksızlığa ve saygısızlığa, yazı dizim yoğunluğu dolayısıyla ancak içimde ukte kalan düşüncelerimi siz saygıdeğer okuyucularımla paylaşabildim ve de rahatladım...

Herkes haddini ve geldiği yeri bilecek !...

TEPKİLER SÜRÜYOR...

CENGİZ GÖLLÜ'nün adının verildiği spor salonunda düenlenen törendeki aksaklıklar, özellikle bu salonun yapılması ve “Cengiz Göllü Voleybol Salonu” isminin verilmesinde çok büyük emeği geçen önceki Başkan Erol Ünal Karabıyık'a mikrofonda söz verilmemesi çok tepki almıştı... İşte, sansürsüz o görüntüler...

Kızı Arzu Göllü'nün emri vaki yaparak Federasyonun bu ayıbını hafifletmesine rağmen, o kısmın bazı TV yayınlarında makaslanması (!), Eczacıbaşı Spor Kulübü tarafından düzenlenen tören sonrasında da aynı davranışın sürdürülerek TVF'nin resmi web sitesinde de sitesinde de yayınlanan haberde de görmezden gelinmesi tepkileri daha da arttırdı...

TEPKİLER SÜRÜYOR...

Duyarlı voleybol severlerden ve spor adamlarından Bursa'da Cengiz Göllü'yü uğurlarken Federasyonun organize ettiği tören ile ilgili facebook ve twitter'dan paylaşılan ilginç tepki ve yorumları var... Bu konuya ilişkin aldığım telefon sayısı da 100'e yakın...

Osman Aklıcı : Sayın EPİRDEN, Voleybolumuzun önemli şahsiyeti, emekçisi, savaşçısı, Cengiz ağabeyimize Allahtan rahmet, kederli ailesine sabır ve başsağlığı diliyorum. Cengiz ağabey‘in cenaze töreni nedeni ile düzenlenen ve kendi adını taşıyan spor salonunda başlayıp odunluk mezarlığında son bulan programla ilgili notlar düşmüşsünüz. Böyle acılı günlerde okuyucularınızla paylaşacağınız konular daha farklı şeyler olması gerekirken art niyetli beyefendiler buna izin vermiyorlar. Sayın federasyon başkanımızın sunumu kendisinin yapması hiç olağan ve şık bir şey değildi. Çok düşündüm nedendir diye, muhtemelen acı kaybımızın töreninde aksaklık olmasın düşüncesi olabilir dedim. Çok heyecanlı idi. Nedendir diye düşündüm. Yine muhtemelen acısı büyük olduğu içindir kanaatine vardım. Saygı duruşunu anons ederken 1 saniyelik, bir dakikalık diyerek anons yapması, saygı duruşunu başlattığının 30 saniye sonra farkına varması ve sunum boyunca çapraz duran bacaklarını düzeltip saygı vaziyetine geçmesi de hep bundandır diye yorumladım. Son konuşmacı konuşurken sporcu çıkış tünelinde ayakta dikilen mahşerin dört atlısına dönüp ”konuşmacı var mı?“ diyerek sorması onlardan aldığı “hayır yok keselim!“ gibi işaretler neticesinde orada konuşmayı en çok hak edenlerden birisi olan sayın KARABIYIK‘ı unutması (!) Sayın Arzu GÖLLÜ ‘nün uyarısı ile sayın KARABIYIK'ın duygularını paylaşması, hepsi sayın başkanın heyecanı ve üzüntüsünden dolayıdır diye düşündüm. Beyefendilere sayın KARABIYIK’ ı hatırlatan son kale de gitti. Tekrar Allahtan rahmet diliyorum.

Nur Gencer : Bu yazdıkların doğruysa, ki doğrudur, önce ARZU GÖLLÜ'yü candan kutlarım, sonra da ÖZKAN MUTLUGİL'i nefretle kınarım, kendisinin bundan böyle tam karşısında olacağımı, basketbol ve voleybol federasyon başkanlarının bu ülke için utanç kaynağı olduklarını düşündüğümü ilan ederim............ ezikler, avantacılar ve din istismarcıları sarmış etrafımızı, Mutlugil soyadına büyük saygım vardır, onun için bundan sonra onu nasıl ötekini TUR-GAY diye anıyorsam, bunu da ÖZKANDIRICI olarak anacağım.....

Kemal Çelenk : Bravo Arzu Göllü'ye, yakışanı yapmış. Fakat bu federasyon her geçen gün Erol Ünal Karabıyık yönetimini aratıyor ve de aratmaya devam edecek, durum onu gösteriyor.

Abdullah Gümüşbaş : UNUTMA, UNUTULANLAR UNUTANLARI HİÇ BİR ZAMAN UNUTMAZLAR.

Ziya Nur Sezen : Gene bir rezalete imza atmayı başardı bu küçük adamlar desene... Karabıyık başkanı yok sayanlar yarın bu camiada pek de hayırla yad edilmeyecekler...

KENAN BENGÜ, NUR GENCER'E, BEN DE KARABIYIK BAŞKAN'A SORDUM...

(Nur Gencer'in facebook sayfasından aynen alınmıştır...)

Nur Gencer : ÖZKANDIRICI, VOLEYBOL FEDERASYONU BAŞKANI OLUR KENDİSİ?? BÜYÜK BİR SAYGISIZLIK VE DENSİZLİKLE, DUAYEN SPOR ADAMI CENGİZ GÖLLÜ'NÜN VEFATI NEDENİYLE YAPILAN ANMA TÖRENİNE ÇOK DEĞERLİ, "CENGİZ GÖLLÜ" SPOR SALONUN İNŞASINI TEMİN EDEN, ÇOK KISA BAŞKANLIK DÖNEMİNDE VOLEYBOL SPORUNA YILLARDIR YAPILANDAN FAZLA TESİS KAZANDIRAN SN. ÜNAL EROL KARABIYIK BEYEFENDİYİ KÜRSÜYE DAVET ETMEMEK CESARETİNİ GÖSTERMİŞ, KENDİSİNİ VE KURULUNU ŞİDDETLE KINIYORUM, ESEF DUYUYORUM........

Osman Uraner : Nur abi ben salonda yoktum, camide söylediler birçok kişi çok üzüldüm. Ölümün dargınligi, kavgası olmaz denir...hiç değilse bunu başarabilsek...

Nur Gencer : BEN NEFES ALDIĞIM SÜRECE, SON NEFESİMİ VERİNCEYE KADAR BU VEFASIZ, ........ KİŞİLERLE MÜCADELE EDECEĞİM, SABIR,SABIR.......

Kenan Bengü : Konu hakkında bilgi sahibi misin abicim? Ben değilimde, bilgin var mı diye merak ettim?
Erol beye teklif gitmişte konuşmak istememiş olabilir mi??? Erol başkanın bazen enteresan mütevazilikleri vardır...


Nur Gencer : HAYIR öğrendim, camide herkes bu konuyu konuşmuş, çok kişiden duydum, küçük oğlum Orhun Gençer'de oraya benim adıma göndermiştim, ona da cenaze sırasında telefonla sordum, ayrıca Erol beyi Arzu Göllü, kürsüye davet etmiş, ondan da bir tekzip, yalanlama gelmedi, velev ki yanlış, sen memnunmusun Özkan beyden....... Özür dilemesini daha iyi bilirim, hata yapıyorsam söyleyin, kolay iş değil bu yaşta basketbol ve voleybol federasyonunla uğraşmak.

Kenan Bengü : Ben bilmediğim için sordum. Özkan'dan memnunmusun konusu ayrı. Ben şu anda voleybolun içinde değilim, o yüzden fazla detay bilmiyorum. Benim memnun olmamda çok önemli değil. İşin içindekilerin fikri önemli... Camiadan memnun musun dersen ona "hayır" derim

Nur Gencer : benim de alakam yok zaten, kendimce "Doğrucu Davut" rolünü oynıyorum.

Not : Mütevazılık ile mütevazilik anlamlarını sanırım Kenan Bengü kardeşim yanlışlıkla birbirine karıştırmış ?... Ben ikisinin de tam anlam karşılıklarını siz saygıdeğer okuyucularımın yanlış bir anlam çıkarmamanız için müsadelerinizle hatırlatayım...

Mütevazı : Alçak gönüllü, gösterişsiz, iddiasız... Mütevazi : Birbirine paralel olan... (Son zamanlarda "Paralel Yapı" tanımlamasında fazlaca geçmekte ?...)

İŞTE İŞİN DOĞRUSU...

Facebook ve Twitter'dan paylaşılan yukarıdaki görüşler sonrası işin doğrusunu öğrenmek üzere Karabıyık Başkanı aradım... Yukarıdaki yazışmaları aktardıktan sonra, Cengiz Ağabeyin cenaze töreninde konuşması yönünde bir teklif alıp almadığını, aldıysa bu teklifi, enteresan bir "mütevazilik" göstererek (!) reddedip etmediğini sordum... Bu tartışmayı anlamsız bulduğunu, uzatmanın Cengiz Hoca'ya saygısızlık olacağını söyledi...

Asıl saygısızlığın yüzlerce voleybol severin huzrunda ve Cengiz Ağabey'in naaşı önünde birileri tarafından yapıldığını, bu davranışlar görmezden gelindikçe, bazılarının sınırları giderek daha çok zorladıklarını söyledim... Ben sorumu ısararla tekrar edince, Arzu Göllü'nün tören esnasındaki daveti dışında hiç kimsenin konuşması yönünde bir daveti ya da teklifi olmadığını ekledi...

Cengiz Ağabeye gösterdiği dostluk, yakınlık ve kadirbilirlik için, Bursa'da adının verildiği salon için teşekkür ettim... Verdiği cevap "mütevazi"(!) değil ama "mütevazı" kişiliğini ortaya koyuyordu:

"Cengiz Hocamız çok daha iyilerine, fazlasına layık Hasan Bey" dedi ve ekledi: "Biz sadece vesile olduk. Voleybolun, Cengiz Hocamız ve onun gibi özverili voleybol sevdalılarının mücadeleleri sonucu oluşan prestijini ve gücünü harekete geçirdik. Bozbey Başkan'dan arsayı bu prestij ve güç aldı. Salonun yapımında kullanılan mali imkanlar ise zaten voleybola aitti. Sonuç olarak yapılanı voleybol ailesi yaptı. Cengiz Hocamızın voleybola adadığı bir ömre ve hizmetlerine duyulan şükranın ifadesi olarak sağlığında kendisine armağan bir armağan verdi. Biz de o gün voleybol ailesi adına bu armağanı sunma görevini üstlenmiş olduk. Hepsi bundan ibaret..."

ECZACIBAŞI'NDAN USTAYA VEFA DOLU UĞURLAMA...

27 aralık cumartesi günü Eczacıbaşı Spor Kulübü'nün Cengiz Göllü ustanın ardından kendi spor salonunda düzenlediği duygu yüklü, vefa dolu tören, hem büyük ustanın bir kez daha kusursuz ciddi bir organizasyonla yuvasında tekrar anılması, Bursa'daki cenaze törenine de katılamamış olanlar açısından çok iyi bir vesile oldu...

Orada değildim ama, tüm dostlarımın anlattıkları, organizasyonun mükemmel ve içten olduğu...

Eczacıbaşı grubunu tebrik ediyor, başsağlığı dileklerimi bir kez daha sevenleriyle paylaşıyorum...

SPONSORSUZ LİGLERİN ADI BU YIL CENGİZ GÖLLÜ BAYANLAR & ERKEKLER LİGİ OLSUN !...

Bir öneride bulunuyorum...

Tabii ki Federasyona...

Hazır isim sponsoru yokken, Liglerimizin adı “CENGİZ GÖLLÜ BAYANLAR & ERKEKLER LİGİ” olsun ?...

Final maçları da Bursa Cengiz Göllü Voleybol Salonunda yapılsın ?...

Liglerin "İsim Sponsorluğu" konusunda düşük bir ücretle de olsa bir gelişme olduğu istihbaratını aldım... Bu sponsor anlaşması yapılsa bile sezonun adı "CENGİZ GÖLLÜ SEZONU" olabilir ?...

Hoş olmaz mı ?...

Eczacıbaşı denilince hep bu üçlü gelir aklıma... Paylaştıktan sonra gördüm ki kitleler de aynı benim gibi düşünüyorlarmış ?...

Bu 3 efsanenin aziz hatıraları ve Türk sporuna verdikleri büyük katkıları önünde saygıyla eğiliyor, tekrarlıyorum, ECZACIBAŞI'nın bu 3 efsanenin heykellerini dikmesini bekliyorum...

KEŞKE...

Vefatı sonrası, Cengiz Ağabeyin "Yalnız voleybolda değil diğer spor dallarında da bir benzerini görmediğim bu belgesel..." diye tanımladığı kitabını tekrar elime aldım... Yeniden okurken voleybolumuzun önemli isimleri bir bir gözümün önüne geldi...

Cengiz Ağabeyin; Sinan Erdem'le ilgili, "Galatasaraylı milli voleybolcu Sinan Erdem yedeksubaylık nedeniyle Ankara'ya geldi ve kısa süreliğine de olsa Demirspor'da antrenörüm oldu. Tek branşta çalışırsam daha başarılı olacağımı bana ilk söyleyen o oldu." cümlelerini,

Şakir Eczacıbaşı'yla ilgili, "Şakir Bey mutlak başarı hedeflerini müdürlerine ezberletmiş, voleybolda başarı çıtasını sürekli yükseltmeyi kurumsal idealler arasına sokmuştu."ifadelerini,

Erol Ünal Karabıyık'la ilgili, "Ülkemizin her zaman övünç duyacağı ölümsüz eserleri var eden Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı ... Çok değerli bir başkanla dört yıl çalışma imkanı buldum ve onunla birlikte voleybolun geldiği noktayı görme şansına eriştim."cümlelerini okurken "keşke"li bir özlem cümlesi döküldü dudaklarımdan...

"TMOK'un eski merhum Başkanı Sinan Erdem, önceki Voleybol Federasyonu Başkanı Erol Ünal Karabıyık, Eczacıbaşı'nın efsane Başkanı merhum Şakir Eczacıbaşı, Hocaların Hocası merhum Cengiz Göllü, merhum Memet Bengü, merhum Değer Eraybar ile Enver Göçener aynı döneme denk gelselerdi keşke ?..." dedim...

Bu arada en çok kez ve en uzun süreyle voleybolumuzun patronluğunu zamanın çok güç şartlarında üstlenen efsane Başkan Naci Bayamlıoğlu'nun ve de ilk Başkanımız merhum Vahit Çolakoğlu'nun da haklarını vefa borcumuzla birlikte yememek gerek düşüncesindeyim...

İnsan böylesine kısır ve kötü bir Federasyon karşısında işte böyle şeyler düşünüyor, kurgular yapıyor ?...

2014 VOLEYBOLDA YILIN “EN”LERİ :

Voleybolda Yılın “EN”leri anketime 352 duyarlı voleybolsever katıldı...

Yılın en başarılı voleybol web sitesi…

1) VOLEYBOLX

2) VOLEYBOLUNSESİ %5

3) MAYIN TARLASI & DAKTİLO SAYFASI %3

31.12.2014 / Aktarım anında 856 kez okundu


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 6 5 1 0 11 16
2 Beşiktaş 6 4 1 1 5 13
3 Göztepe 6 4 1 1 4 13
4 Fenerbahçe 6 3 2 1 4 11
5 Kayserispor 6 3 2 1 2 11
6 Medipol Başakşehir 6 3 1 2 0 10
7 Akhisar Bld. Genç. 6 3 1 2 -2 10
8 Bursaspor 6 3 0 3 3 9
9 Trabzonspor 6 2 2 2 1 8
10 Kasımpaşa 6 2 2 2 0 8
11 Yeni Malatyaspor 6 2 1 3 -1 7
12 Aytemiz Alanyaspor 6 2 1 3 -3 7
13 Atiker Konyaspor 6 2 0 4 -1 6
14 Medicana Sivasspor 6 2 0 4 -3 6
15 Karabükspor 6 1 2 3 -2 5
16 Gençlerbirliği 6 1 1 4 -6 4
17 Antalyaspor 5 0 3 2 -4 3
18 Osmanlıspor FK 5 0 1 4 -8 1
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
1 Giresunspor 6 4 2 0 7 14
2 Çaykur Rizespor 5 4 0 1 5 12
3 Vartaş Elazığspor 6 3 2 1 2 11
4 Altınordu 6 3 1 2 6 10
5 Ümraniyespor 5 3 1 1 4 10
6 İstanbulspor 6 3 1 2 1 10
7 Adanaspor 5 3 0 2 -2 9
8 Boluspor 6 2 2 2 2 8
9 Balıkesirspor 5 2 2 1 1 8
10 MKE Ankaragücü 6 2 2 2 1 8
11 Adana Demirspor 5 2 1 2 -1 7
12 Gazisehir Gaziantep FK 6 1 3 2 2 6
13 Manisaspor 6 2 0 4 -2 6
14 Erzurum BB 6 1 3 2 -3 6
15 Samsunspor 6 1 2 3 -4 5
16 Eskişehirspor 6 0 4 2 -3 4
17 Gaziantepspor 6 1 1 4 -10 4
18 Denizlispor 5 0 1 4 -6 1
    Takımlar O G B M Av P
1 Menemen Belediyespor 2 2 0 0 5 6
2 Keçiörengücü 2 2 0 0 4 6
3 Amed Sportif 2 1 1 0 7 4
4 Afjet Afyonspor 2 1 1 0 2 4
5 Sivas Belediyespor 2 1 1 0 2 4
6 Tokatspor 2 1 1 0 2 4
7 İnegölspor 2 1 1 0 1 4
8 Bucaspor 2 1 0 1 2 3
9 Sancaktepe Belediyespor 2 1 0 1 1 3
10 Etimesgut Belediyespor 2 1 0 1 1 3
11 Bodrumspor 2 1 0 1 0 3
12 Hatayspor 2 1 0 1 -1 3
13 Kocaeli Birlik Spor 2 1 0 1 -2 3
14 Tuzlaspor 2 0 1 1 -3 1
15 Sarıyer 2 0 0 2 -3 0
16 Kastamonuspor 2 0 0 2 -4 0
17 Eyüpspor 2 0 0 2 -5 0
18 Mersin İdmanyurdu 2 0 0 2 -9 0
    Takımlar O G B M Av P
1 Altay 2 2 0 0 5 6
2 Bandırmaspor 2 2 0 0 4 6
3 Sanliurfaspor 2 2 0 0 4 6
4 Gümüşhanespor 2 2 0 0 2 6
5 Kırklarelispor 2 1 1 0 1 4
6 Karşıyaka 2 1 1 0 1 4
7 Fethiyespor 2 1 1 0 1 4
8 Konya Anadolu Selçukspor 2 1 0 1 1 3
9 Nazilli Belediyespor 2 1 0 1 -1 3
10 Zonguldak Kömürspor 2 1 0 1 -3 3
11 Sakaryaspor 2 0 2 0 0 2
12 Bugsaşspor 2 0 1 1 -1 1
13 Hacettepe Spor 2 0 1 1 -1 1
14 Pendikspor 2 0 1 1 -2 1
15 Fatih Karagümrük 2 0 0 2 -2 0
16 Kahramanmaraşspor 2 0 0 2 -2 0
17 Silivrispor 2 0 0 2 -3 0
18 Niğde Belediyespor 2 0 0 2 -4 0

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 25.09.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 25.09.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 25.09.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 25.09.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 25.09.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 25.09.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 25.09.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 25.09.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 25.09.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 25.09.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 25.09.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 25.09.2017 Günlük Yorumu

NAMAZ VAKİTLERİ
penti
yukarı çık