Ferda Yalçın

Ferda Yalçın

PROFESYONELLİK LAFTA KALMASIN.

Profesyonel olmak lafla olmuyor, küme düşmek an meselesi. 
Profesyonel olmak “Konuşmasının, seçtiği kelimelerin, davranışının, görünüşünün ve genel durumunun başkaları üzerinde yapacağı etkiyi dikkatlice düşünen ve karşısında ki insanlar üzerinde istediği etkiyi yaratacak biçimde davranan kişi veya bu şekilde davranmak.” Olarak tanımlanabilir.
İlk bakışta samimiyetsiz gibi görünen bu tanımlama tam da böyle değil. Profesyonellik iş hayatında gerekli olduğu kadar başka pek çok ortamda da çok aranan bir vasıf.
Şimdi gelelim “profesyonel” olanı nasıl anlayabileceğimize…
Birinci madde dış görünüşe gösterilen özen ve temizlik, bunun koşullara ve ortama uygun ve yakışır olması.
İkincisi başkaları tarafından nasıl algılanacağını anlıyor olmak. Örneğin herkesin takım elbise ile katıldığı bir toplantıda “ne var bu delikli kot pantolonda, en iyi marka, bunlar anlamıyor” şeklinde savunma yapmanın mantıksızlığı. Anlaması gereken onlar değildir.
Bir üçüncüsü başkaları üzerinde “pozitif etki” yaratacak olan davranışları önceden hesaplayabilmek ve buna uygun davranmak. Bu maddeyi biraz “rol yapma” gibi düşünebilirsiniz ancak hayat sadece siyah ve beyaz değil. Karşınızdaki kişiye çok kötü bir olayı “pozitif” sonuç alacak şekilde aktarmanın bir yolunu bulmalısınız diye düşünmelisiniz. Yoksa iş “negatif” olmak, “kötü” olmak ise bu zaten en kolay şeydir.
Son bir madde ; insanlar ile göz temasından kaçınmaz, isimleri ile hitap eder, arkadaşlık oluşturmak ister. “Profesyonel” işini bilen kişi olduğuna göre insanlar ile iş yapabilmenin, hangi ortamda olursa olsun en sağlıklı iletişimi kurmanın yollarını izlemek zorunda olan kişidir aynı zamanda.
Bir profesyonel yaptığı işi sever. Yaptığı iş hayalinde olan iş olmayabilir ancak o noktada o işi yapmak üzere ona güvenilmiştir, mızmızlanmak profesyonel bir kişinin davranışları arasında olmamalıdır. Eğer yapmayacak, aksatacak ise o işi bırakmak da profesyonel bir davranıştır.
İnsanlar beklentilerine cevap aldıklarında motive olurlar. Bu da biraz özverili olmaktan, yapılan iş her ne ise ona ve karşındaki kişiye saygı duymaktan geçen uzun ve herkesin başaramadığı bir yol. Etrafınıza bir bakın. Herkes yaptığı işin uzmanı sanki. Kimse burnundan kıl aldırmıyor.
Tevazu yok, disiplin yok, kural yok ama hep “ben “ var. Egoyla profesyonel olmayı karıştırıyor muyuz acaba? Bence çorba kıvamında ama kimse çorbayı ben yaptım diyemiyor, demiyor. Oysa hatasız yol almak mümkün değil. Yanlış yapa yapa doğrulara ulaşılır. 
Profesyonel olabilmek, bunu davranışlara, konuşmaya, hayatın her safhasına yerleştirebilmek çok kolay değil. Kaçımız becerebiliyoruz bunu samimi olalım. Bir özeleştiri yapalım. Önce kendimizi değerlendirelim sonra başkalarının davranışını, duruşunu irdeleyelim. Aksi halde renk cümbüşünün en şaşalı yerinde, alkışların en ses getirdiğini sandığımız anda, oldu işte en iyiyim dediğimiz yerde büyü bozuluverir. Bizi en yukarıya taşıyan her ne ise küçük bir zaaf gördüğünde, boşluk yakaladığında ya da bizden at başı önde olduğunu düşünebileceği bir yenilikle bir oluşumla karşılaştığında alaşağı edilmemiz kaçınılmaz. Tıpkı taraftarı azalan alkışlayanı biten ve motive olamadığı için performansı düşen birinci lig takımlarının birden küme düşmesi ve bir daha 1.ligde top koşturmasının uzun süre mümkün olmaması gibi. Doğa boşluk kabul etmez unutmayın. Bugün var olan yandaş, yoldaş, taraftar, seven kitle bir de bakmışsınız sizi ayaklar altına almış. 
Küme düşmek yolun sonu mu? Değil elbette ama birden tavan yaptırılmış egolar yerle bir olunca bedenin, zihnin toparlanması ve verimli bir işe kanalize olması çok ama çok zor ve uzun bir süreç.

Gürhan Olcaytürkan 2013-02-07Tebrikler
Ferda hocam ne yazık ki güzel birlikteliklerde hep ayrımlar köşe başında bekler.Yazınızdan çıkardığım anlama göre herkesin her işi bilmesi ve taşın altına elini koymaması. Her iş başlar sürer ya da biter. Bunlar olurken saygı ve dostluk zedelenmemeli..Tebrikler.

07.02.2013 / Aktarım anında bu yazı 750 kez okunmuştur.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.