Ferda Yalçın

Ferda Yalçın

DÜĞÜN İKİ KİŞİYE NE OLUYOR KÖTÜ KOMŞUYA

"Düğün iki kişiye ne oluyor kötü komşuya" dedim. Dedim ama aslı biraz daha farklıdır bu sözün. Düğün olur iki kişiye, kaygısı düşer deli komşuya. Asıl söyleniş şekli budur bu muhteşem sözün. Akılsız kişi, başkalarının eğlence programlarında bir aksama olmasın diye çabalar manasında söylenmiştir.
"Kraldan çok kralcı olmak" diye bir deyim var ya hani dilimizde. Bu ikisi çok tamamlıyor bence birbirini. Kraldan çok kralcı olmak, bir kimsenin meselesini o kimsenin kendisinden çok takip etmek, bir kimseyle ilgili herhangi bir olay olduğunda o kimsenin kendisinden çok taraftar olmak anlamında kullanılıyor. Bu tarz bir davranış sergileyen kişiler hani dostum, arkadaşım ayağından haybeye yapmazlar bunu. Destekledikleri veya savundukları kişileri çıkarları doğrultusunda destekler ve savunurlar. Örneklerini etrafınıza baktığınızda fazlasıyla görebilirsiniz... Al gülüm ver gülüm. Bugün sana ama yarın illaki bana bak karışmam haaa... Bu kişiler destekledikleri kişi veya kişiler ne yaparsa yapsın, ne derse desin hemen harekete geçer, bütün olumsuzlukları baştan bertaraf etmek için hayatının çabasını sarf eder ve şakşakçılığa başlar."Türkiye seninle gurur duyuyor" tezahüratını yapıştırıverirler. Aynı kişiler, desteklediği kişi kendi çıkarlarını desteklediği sürece, o kişiyi hayatları pahasına gözlerini sakınmadan korurlar, ona söz söyleyen olduğu zaman o kişiden önce savunmaya başlarlar, onu eleştiren olduğu zaman o kişileri de sindirmeye çalışırlar... Bu böylece sevdiğim olağanüstü sözlerden biri olan "körler sağırlar birbirini ağırlar " şeklinde bir süre devam eder. Ama hani bir söz daha vardır bilirsiniz sizlerde; buraya da çok denk düşecek gibi geliyor bana. "Keser döner sap döner gün gelir hesap döner" Ne nereye kadar döner kimi yaralar kimi sağ bırakır bilinmez ama desteklenen kişi veya kişilerle çıkarları çatışmaya başladığı anda her şey tepe takla oluverir. 
Dün can ciğer kuzu sarması olanlar bir de bakmışsınız kanlı bıçaklı. Ortalıkta akıllara ziyan söz düelloları, atıflar, imalar can yakmaya niyetlenmiş isyan cümleleri cirit atmaya başlar.

Alınıp verilemeyen, paylaşılamayan nedir diye soran çok olur hal böyle olunca. Verilen cevaplar aynı yönü gösterir genelde. Ama bir ayak havadadır batıl batıl ya da Allah’ım affet yalan söyledim diyerek içinden dualarla söylenir gerçekle örtüşmeyen fâsid cümleler. Rabbime sığınırım tüm kötülüklerden şer’ den derken asıl kötülüğü içinde nasıl büyütüp yeşerttiğini bilmezden gelerek fitne fücur kazanı kaynatanlar unutmadım sizleri de. Kazan kaldıranlar da var aslında arada. Onları da yok kabul etmemek gerekir. Çünkü onlardır aslında yılanın başı. Ara ara ateşe odun atarlar biraz bekleyip nabız yoklarlar ve mekâna dönerler muzaffer komutan edasıyla. Görev tamamlandı alan ısıtıldı bakın şimdi gevşemelere, yanmalara, kanmalara.

Sahi ne diyordum ben. Nasıl da dağıldı ısıyı görünce kelimeler bile. Düğün dedik; iki kişiye, ne oluyor kötü komşuya. Kimse kimsenin avukatlığına soyunmasa, danışma ücrete tabii olsa, dava kazanılmışsa ödeme bekletilmeden yapılsa ne iyi olur değil mi? Düğün sahibi de rahat nefes alsa. Kötü koşular gecenizi sabote ederse buna karşı önlemi sadık dostlar sizden önce alsa. Aslanlar gibi siz duymadan sizi korusa savunsa. İyi uykular olsun cümlenize…

Bir sürü deyim, atasözü derken biri var ki onu söylemeden geçmek bize yakışmaz.

AHESTE AHESTE ÇIKACAK ALINMIŞ TAZE AH’lara…

(Asla gönderme içermemektedir.)                                                           FERDA YALÇIN (Şair ve Yazar) 

13.03.2013 / Aktarım anında bu yazı 1090 kez okunmuştur


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.