Ferda Yalçın

Ferda Yalçın

ANKARA’DA YAŞAYAN ŞAİR VE YAZARLARDAN BASINA VE KAMUOYUNA

Ağır baskılara, toplumsal yaşama yapılan müdahalelere, savaş çığırtkanlığına, ırkçılığa, zamlara, işten çıkartmalara, iş cinayetlerine ve gerici eğitime isyan edip sokaklara dökülen halkımızın toplumsal sorumluluk bilinci gelişmiş birer özgür bireyi olarak biz aşağıda imzası bulunan, Ankara’da yaşayan şair ve yazarlar;
Her yeri hapishaneye çevrilmiş bir ülkede yaşamak istemediğimiz için,
Kardeş halkların düşman edilmesine hayır dediğimiz için,
Roboski de, Reyhanlı da yaşanan katliamları lanetlediğimiz için,
Dinimize, dinsizliğimize karışıldığı için,
Tersanelerde, kömür ocaklarında, makine dişlileri arasında gerçekleşen ölümlere karşı olduğumuz için,
İstemediğimiz eğitim sistemlerinin dayatılmasına karşı çıktığımız için,
Mahallemize yapılacak parka, sokağımıza dikilecek ağaca başkaları karar verdiği için,
Yatak odalarımız da dâhil, yaşam alanlarımıza müdahale edilmesine karşı çıktığımız için,
Boğazı sıkılmış dereler, son kökü sökülmüş bitkiler, sonuncusu da gelecek yıl ölecek olan son kuşlar için,
Geceleri sokaklarda, köprü altlarında yatan çocuklar için,
Ötekileştirici, cinsiyetçi politika ve söylemleri reddettiğimiz için,
Küçümsenen aidiyetler için,
İzlenmeyi, gözetlenmeyi, fişlenmeyi vahşi bir baskı biçimi olarak gördüğümüz için,
Demokrasinin, P nin diktatoryası olmadığını bildiğimiz için,
Her gün yüzümüze karşı yalan söyleyen politikacıları istemediğimiz için,
Sadece yalan söyleyen, sermayenin ağzıyla konuşan ve reklâmlarla beynimizi uyuşturan medyayı istemediğimiz için,
Yeryüzünde her şeyi ticari meta olarak görmediğimiz, her şeyin para demek olmadığını bildiğimiz için,
İçtiğimiz içkiye, nerede ve saat kaçta içeceğimize karışılmaması için,
Sanat ve sanatçının özgürlüğü ve devrimci bir yaratı için,
Yeryüzünün hepimize yetecek büyüklükte olduğunu bildiğimiz için,
İnsanca yaşamak için,
Sınıfsız, sömürüsüz ve sınırsız bir dünya için,
Duyduğumuz sorumluluk bilinciyle, öfkelendiği için demokratik haklarını kullanan halka uygulanan; katliamlar, ağır yaralanmalar, hukuksuz gözaltılarla sonuçlanan devlet terörünü lanetliyor ve bu şiddetin derhal durdurulmasını, açık ve anlaşılır biçimde halktan özür dilenmesini bekliyoruz.
A. Adnan Azar, Abdülkadir Budak, A. Galip Kabasakaloğlu, Abdullah Nefes, Abdülkadir Paksoy, Ada Öztürk, Adnan Caymaz, Adnan Gerger, Ahmet Aydın, Ahmet Telli, Ahmet Yıldız, Akif Kurtuluş, Alaattin Topçu, Ali Balkız, Ali Rıza Kars, Arıkan Demirci, Arif Berberoğlu, Attila Aşut, Aydan Yalçın, Aydanur Saraç, Aydın Afacan, Ayhan Bingöl, Ayşe Kaygusuz Şimşek, Ayten Kaya Görgün, Babür Pınar, Banu Kıran, Barış Çelimli, Bircan Çelik, Celal İlhan, Celal İnal, Cengiz Kaplan, Cennet Bilek, Cevahir Bedel, Çiğdem Sezer, Ejder Demir, Emrah Serbes, Eray Karınca, Erdal Atıcı, Eren Ali Gül, Erendiz Atasü, Erhan Kuzhan, Erhan Pınarbaşı, Ertuğrul Özüaydın, Ethem Baran, Fadıl Öztürk, Faruk Güçlü, Fethi Yıldırım, Fettah Köleli,Ferda Yalcın,Filiz Kılınç, Gülsen Gülbeyaz, Gülümser Heper, Günay Güner, Gürsel Korat, Habibe Eğriboyun Ağaçdelen, Hasan Hüseyin Beydil, Hasan Sertkaya, Hasibe Ayten, Haydar Ünal, Hüseyin Atabaş, Hüseyin Şahin, İbrahim İspir, Jan Paçal, Kerim Akbaş, Mahmut Sezen, M. Mahzun Doğan, Mehmet Aydın, Mehmet Öngeoğlu, Mehmet Özer, Murat Kalaycıoğlu, Mustafa Albayrak, Mustafa Ergin Kılıç, Müslüm Kabadayı, Necati Aslanmirza, Nevin Koçoğlu, Nizamettin Uğur, Nursen Kurban, Orhan Göksel, Orhan Tüleylioğlu, Osman Mehmed, Osman Namdar, Özcan Öztürk, Ramazan Teknikel, Recai Ulutaş, Selami Karabulut, Sema Güler, Serap Erdoğan, Serdar Aydın, Serdar Koç, Suat Öney, Sultan Su Esen, Şenay Eroğlu Aksoy, Tayfun Özkan, Turgay Delibalta, Turgut Koçak, Turgut Türksoy, Ufuk Koca, Umut Yaşar Abat, Vedat İçen, Volkan Şenkal, Zerrin Taşpınar.

DİYABET, YAŞAM BOYU SÜRECEK BİR UĞRAŞTIR.

Diyabet, başta karbonhidratlar olmak üzere protein ve yağ metabolizmasını ilgilendiren bir metabolizma hastalığıdır ve kendisini kan şekerinin sürekli yüksek olması ile gösterir. Diyabet hastalarındaki temel metabolik bozukluk, kan yoluyla taşınan glükozun (şekerin) hücrelerin içine girememesidir. Normal koşullarda besinlerden elde edilen veya karaciğerdeki depolardan kana salınan glükoz pankreas tarafından salgılanan İNSÜLİN hormonunun yardımıyla hücre içine girer ve orada yakılarak enerjiye dönüşür. Hücrelerin üzerinde değişik maddelerin girmesine izin verilen kapılar vardır. Bu kapılar normalde kilitlidirler ve uygun anahtar varlığında açılırlar. Diyabet, hücrelerin üzerindeki glükoz kapısının açılamaması durumudur. Bu örnekten ilerlersek diyabet, anahtar işlevi gören İNSÜLİN hormonu yetersizliğine ve/veya insülinin etkilediği reseptörlerin (hücre kapısındaki kilidin) bozukluğuna bağlı gelişmektedir.
Birçok ülkede halen şekerin büyüklerin hastalığı olduğu gibi bir yanılgı vardır. Bu nedenle çocuklarda tanı gecikmektedir. Bu gecikmeler maalesef ölümlere neden olmaktadır. Bu tür bildiriler sayesinde çocukların daha erken tanı alması, tedavi yoluna daha erken girmesi, eğitilmeleri mümkün olur. Böylece bu çocukların tüm hayatlarını sağlıklı geçirmeleri sağlanabilir.

ÇOCUK DİYABETİ FARKLIDIR!
Diyabet çocuklara ve ailelerine eşsiz darbeler vurur. Çocuklar her gün şekerlerini ölçer, insülin yapar, yemeklerini şekere göre ayarlar. Bir yandan da aynı çocuk, normal çocuklar gibi eğitimine devam eder ve bluğ çağına gelir. Bu gelişimin sağlıklı yürümesini sağlayabilmek için çok kişinin beraber hareketi önem taşımaktadır. Diyabeti tedavi eden ekip kadar aile ve okulun da birlikte hareket etmesi lazımdır. Bu şekilde alınacak önlemler sayesinde tip 1 ve tip 2 diyabetli çocuklar mümkün olan en az zararı görürler.

Diyabetle yaşayan çocuk çektiği sıkıntılardan iyi bir psikolojik yardım, duyarlı bir aile ve okulda öğretmenlerinin yardımlarıyla kurtulabilir.
UNUTMAYIN HERKES POTANSİYEL DİYABET HASTASIDIR. BEN DEĞİLİM DEMEYİN.

Aktarım anında bu yazı 750 kez okunmuştur.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.