Fatma Madi

Fatma Madi

Voleybolu Eleştiri - Yorum

Birkaç gündür aklıma takılan bir şey var..

Özelikle sosyal medyada voleybol yazarlığı yapanlar; klavyemizden dökülen kelimeleri ne kadar özenli seçiyoruz?

Facebooktaki grup ve sayfalarımızda  günde binlerce kişiye ulaşan  yazılarımıza,  ne kadar dikkat ediyoruz?

Hitap ettiğimiz kitlenin yaş ortalaması kaç?

Voleybola ilgileri nasıl başlamış ve neden devam ediyor?

Bunları hiç düşünüyor muyuz?

Benim bilgim ve tecrübem sayfadaki yüzlerce kişiden daha fazla olabilir ama ben bu bilgi ve tecrübeyi doğru sunabiliyor muyum?

Oyuncuları eleştirirken gerçekten tarafsız olabiliyor muyum?

Galiba biz bunların hiçbirini düşünmüyoruz.

Aklımızda olan dilimizden önce parmaklarımıza, oradan da klavyeye dökülüveriyor..

Bizi takip edenlerin çoğunlunu çocuklar ve gençler oluşturuyor. Öyle ağa babalar çok da okumuyor o sayfalarda yazdıklarımızı. Kendimizi kandırmayalım!..

Birçoğunun voleybola ilgisi Filenin Sultanları’yla başlamış. Yani ’95 ve sonrası doğumlular.

Taraflı tarafsız en çok  Neslihan’la voleybolu sevdiler. İster kabul edelim, ister etmeyelim.

Onlar için en önemli voleybol idolü hatta.

Ve biz bunu da bilmiyoruz. Ya da göz ardı etmek işimize geliyor.

Olamaz mı ? Olabilir.

Herkesin doğrusu en doğru değildir.

İsteyen yazdıklarımı okusun, isteyen okumasın diyemez hiçbirimiz. Çünkü okunmasını istediğimiz için yazıyoruz.  Yoksa  maçımı izler, oynanan oyunu beğenmediysem kendi kendime “cik cik”  der, alır çayımı geçer Karadeniz’in karşısına yudumlarım. Olur biter.

Ama yapmak istediğimiz o değil ! Biz bir şeyi biliyorsak ve doğru olduğuna da inanıyorsak, bunu ulaştırabildiğimiz kadar kişiye ulaştırma derdindeyiz. Üzüntümüzü de sevincimizi de bizim anlattıklarımızla  paylaşacak insanlar arıyoruz. 

Daha önceleri de çok kez ifade etmişimdir;  bir takımın oyuncusunu eleştirirken onu başka takımların oyuncularıyla kıyaslamamaya özen gösteriyorum.  Ama bazı arkadaşlarımız öyle laflar ediyor ki cevap vermek durumunda kalıyorum. O ayrı.

Eskiden bunu daha sık yapıyordum. Ama artık yoruldum bu sabit fikirlerden.

Hepimiz bir kulübün taraftarıyızdır. Değilim diyen yalan söyler.

Lakin bu taraftarlığımız, rakip takımın oyuncularını yerden yere vurma, hatta onların sevenlerini voleyboldan anlamayanlar olarak görme hakkını vermiyor bize. Vermemeli de.

Benim için A pasörü çok iyidir, arkadaşım için B pasörü. 

Ben orta oyunculara daha çok pas atan pasör severim.  Arkadaşım köşeleri oynatan pasör sever.

Bu  ne A pasörünü daha kötü yapar ne de B pasörünü.

Bakış açımızla ilgili bir durumdur sadece.

Yine bu durum bizim pasörler gibi pasörleri beğenmeyen, onun yerine hem köşe hem de orta oyunculara hızlı yatık toplar atan pasör tipini beğenen arkadaşlarımı voleyboldan anlamıyor yapmaz.

Yazılarımızı yazarken birazcık bu  ve benzerlerine dikkat edebilmeyi temenni ediyorum.

Aksi insanları voleybolculardan ve bizlerden uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramıyor.

   fatma  madi


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.