Fatma Madi

Fatma Madi

SESSİZ KALMA HAKKI KULLANILAMAZ !

Her güne yeni bir tecavüz, taciz haberiyle uyanıyor ya da günü o haberlerden biriyle kapatıyoruz.
Bazılarının failleri önce açıklanıp, sonra da ‘iyi hallerinden dolayı’ ödüllendirilirken, bazıları da sessiz sedasız kapatılıyor.
Bizler de bu duruma “Sussak vicdan razı değil, konuşsak mağdurların acılarını derinleştiririz”den korkuyoruz. Tıpkı bakmasak, görmesek, duymasak, konuşmasak Şehit haberleri gelmeyecek, ailelerinin canı yanmayacak sandığımız gibi..

İki gün önce başladığım, yukarıdaki sebeplerden dolayı bir türlü kelimelerini bir araya getirip toparlayamadığım bu yazıyla uğraşırken ne acı tesadüftür ki,
“Uşak’ta zihinsel engelli çocuğa cinsel tacizde bulunuldu” haberini okuyordu radyodaki spiker. 
Bu taciz ve tecavüzler biz farkında olmasak da sokaktan okula, spordan iş yerine, aklınıza gelebilecek yaşamın her alanında ve her mekanda olabilen, sıradan vakalar halini aldılar.
Sosyal medya hesaplarımızda neden boy boy çocuklarımızın fotoğraflarını paylaştığımızı hiç düşündük mü?
Çünkü bizler sadece kendi çocuğumuzu değil tüm çocukları seviyorduk. 
Biliyorduk ki hepimiz aynıyız.
Orada fotoğrafları paylaşıyoruz, beğeniyoruz da ya sokakta?
Eskisi gibi tanımadığımız çocukların başını “anne-babası beni sapık zanneder mi?” korkusu olmadan okşayabiliyor muyuz? Başına, yanağına dokunmayı geçtim uzaktan gülümseyebiliyor muyuz?

Dünyada çocuk bayramı olan tek ülkeydik ve bu bayramı çocuklara armağan eden tek lider de bizimdi. Biz önce o lideri Atatürk’ü çıkarmaya başladık hayatımızdan. Sonra yarım yamalak çocuk bayramını kutlar olduk. O da muhtemelen yıllardır bayram için ülkemize gelen yabancı ülke çocuklarına ayıp olmasın diyedir.

Kimin çocuğu varsa, onunla çocuklaşın” diyen bir peygamberimiz de vardı bizim ama onu da hayatımızdan çıkardık. Peygamberimiz (s.a.s.)’i ve İslam’ı kendimiz okumak yerine, televizyonlardan, iki göz yaşı döküp milyonları ceplerine indirmek için dini kullanan dincilerden dinlemeyi tercih ettik. Böylece iki önemli şeyimiz elden gitmiş oldu.
1 – Milliyetimiz.
2 – Dinimiz.
Voleybol sitesinde tüm bunların ne işi var?” diyeniniz olabilir. Bende olsam bende derim.
Derim de, son günlerde Sözcü gazetesinde bir iddia atıldı ortaya. İddia diyorum çünkü haber ne doğrulandı ne de yalanlandı. Öyle ortada kaldı. Haberi yapan kişi takip edeceğini söyledi. Haberin taraflarından olan Spor Bakanlığı’nın da takip edeceğini ? düşünüyorum.
http://l.facebook.com/l.php?u=http://www.haberkonseyi.com/bakanlikta-taciz-tecavuz-porno-skandali-23780h.htm&h=rAQFKY_Jc&s=1

Haberi buradan okuyabilirsiniz.
Okuduktan sonra şu soruları da kendinize sorabilirsiniz;
Madem bu haber yalan, neden muhatabı bunu yazan gazete ve muhabiri hakkında ‘iftira’ suçlamasında bulunmuyor?”
İddia doğruysa konuyla ilgili neden bir açıklama yapılmıyor?”
Bu bir iddia ama okuldan, servisten, sokaktan korkan ailelerin bir de spordan korkmalarına da zemin hazırlamıyor mu? Halk eğitim kursunda voleybol öğrencilerine cinsel istismarda bulunan hoca haberi henüz velilerin ve çocukların zihinlerinde tazeliğini korurken, üstüne bu iddiaların gelmesi iyice korku psikolojisinin yerleşmesini sağladı. Çocukların spor yapmasının önemini ve güzelliğini anlatmaya çalışan bizlere aileler;
Balık baştan kokar. Bakanlıkta bunlar oluyorsa alt kademelerde neler oluyor da kimse söylemiyordur!” demeye başladılar bile.

Spor Bakanlığımızın kendi çalışanlarını bu iddiadan, bizi de bu durumdan kurtarması, sorulara net cevaplar vermemiz için bu olayı aydınlığa kavuşturması gerekiyor. Spor Bakanlığı gibi devletin en üst kademelerinden biri böyle bir konuda sessiz kalma hakkını kullanamaz! Ayrıca Bakanlık sessiz kaldıkça ilerde bu tür iddia haberlerin yapılmasına da zemin hazırlamış olmuyor mu?

Eğer üç maymunu oynayarak ülkemiz taciz, tecavüz haberlerinden, iddialarından kurtulacaksa bunu hep beraber yapmaya hazırız. 
Sessiz kalmak çözümse hep beraber susalım.
Lakin sustukça sıra bize gelmiyor mu ?


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.