Fatma Madi

Fatma Madi

BİR MAÇ HİKAYESİ… TRABZON İÇİN ÇOK ÖZEL BİR GÜNDÜ!

3 Nisan 2016 Trabzon şehri için çok özel bir gündü!

CEV Challenge Cup’ta finale çıkan İmperyal Hastanesi İdmanocağı Bayan Voleybol Takımının bu tarihi başarısına tanık olma günüydü.

Böyle özel bir günde şehrimin bu muhteşem kulübünün yanında olmak istedim. Kendimden daha çok yeğenlerimin orada olabilmesi için günler öncesinden planlar yaptım. Aralarında daha önce de birlikte maça gittiğimiz Atakan’la birlikte, ilk kez bir voleybol maçına gidecek olanların heyecanları görülmeye değerdi. Sırf çocukların gözlerinde o duyguyu görmek bile en büyük kupayı almaktan daha güzeldi.

Ama bir sorunumuz vardı !

Son günlerdeki terör olaylarından, çocuk kaçırmalarından, tacizlerden, tecavüzlerden dolayı aileler çocuklarını değil maça, okula gönderirken bile tedirgin olur hale gelmişler!
Trabzon’da bu olaylara rastlanmamasına rağmen yine de ülkenin genel tablosu çok kötü etkiliyor insanları.

Nasıl gidileceği, çocukların nereden alınıp nereye bırakılacağı işini de hallettikten sonra nihayet maçı izlemek için yola çıktık.

Maç saat 15’te başlayacaktı. Ancak daha önceki tecrübelerimden en az yarım saat önce salondaki yerimizi almamız gerektiğini biliyordum. Bir saat öncesinden salondaydık. Yarım saat sonra tüm salon dolmuştu. Üstelik maçı TRT Spor canlı yayınlayacak olmasına rağmen !
Bundan önceki maçları sahasının tarafleks olmamasından dolayı yayınlanmayan İdmanocağı’nın , bu sezon lig ve Avrupa kupaları da dahil evinde oynayacağı bu son maçı da olsa yayınlanması ve sırf televizyon için sahasının serilmesi yine de bunca geç kalınmışlığa, ihmale rağmen sevindiriciydi.
Gönül bunların TVF yardımlarıyla çok daha önceleri yapılmasını isterdi ama maalesef bugüne kadar gelindi !

Ben çocukların bir kısmıyla yerimize oturup, gelecek olan iki yeğenime de yer ayırabildikten sonra hemen karşımızdaki VİP tribününde Hasan Uğur Epirden’i aramaya başladım. Maça geleceğini biliyordum ama olması gereken yerde yoktu. 
Bir aksilik olmamıştır inşallah ?” diyerek salonun dışına çıkıp kendisini telefonla aradım. 
Geldim, basın bölümündeyim.” 
Deyince çok şaşırdım! 
Hadi canım” dediğimi umarım yüksek sesle söylememişimdir !
Çünkü İdmanocağı’nın özel davetiyle gelmiş Sayın Epirden gibi değerli birinin basına ayrılan yerde değil de kulüp başkanının yanında olması gerekmiyor muydu ? Yıllarca bize; ‘önemli şahsiyetler’ bu işi böyle yaparak oyunun doğru ve güzel tarafını unutturmuşlardı. Büyüklük, yanında gezdiğiniz insanın makamı değil, kendi gönlünüzün yüceliğidir. Ama dün onu anlayamayacak o kadar çok basından tanıdık sima vardı ki eminim dağ gibi egolarından, Hasan Uğur Epirden’in bu yüce gönüllüğünü görememişlerdir bile! 
Basına ayrılan bölüme inemediğim için tekrar yerime geçip oturdum. Tam karşımızda milli takım eski kaptanı Özlem Özçelik tek başına oturuyordu. İdmanocağı’ndaki bazı oyuncuların menajeri olduğunu bildiğim için kızları izlemeye gelmiştir, bütün sezon televizyondan görememiş şimdi canlı izleme fırsatı bulmuştur derken milli takım eski hocası Marco Aurelio Motta ve eski başkan Erol Ünal Karabıyıksalondaki yerlerini aldılar. 
İster istemez aklıma takılan (aslında temenni ettiğim) Erol Ünal Karabıyık’ın TVF’nin başına geçip tekrarMotta ile çalışmaya mı başlayacak sorusu oldu.
Sayın Karabıyık’ın kendisine yapılan onca haksızlıktan sonra, son derece haklı olarak çok kırıldığı, tekrar adaylığı düşünmediği söylense de ben inanıyorum ki; onun gibi şahsi çıkarlarından önce ülkesini düşünen kişiler Türk voleybolunu, özellikle milli takımlar düzeyinde düştüğü bu yerden tekrar yukarı çıkarmak için sorumluluk almaktan çekinmeyecektir!
Hele de 19 Mayıs salonundaki seyirciyi gördükten sonra aslında Anadolu’da voleybola ne kadar ilgi olduğunu, bu ilginin başarı için ateşleyici güç olduğunu ama maalesef Anadolu takımlarının kaderlerine terk edildiğini, liglerin sponsor bulamadığını, bankalar hariç diğer kulüp başkanlarının ne kadar zor şartlarda takımlarını ayakta tutmaya çalıştıklarını en iyi kişi olarak elini tekrar taşın altına sokmasını umut ediyorum!..

Maçla ilgili çok şey söylemem gerek yok.
İlk maç 3-1 yenilmişti takımımız ve ikinci maçın da ilk setini kaybedince oyuncularda ister istemez düşüş oldu. 
Ligde ikinci sezonun geçiren bir takım için, ligin hemen başında Balkan Kupasını almış olmak, ondan sonra CEV Challenge CUP’ta finale kadar gelmek çok büyük başarı. Bu başarılarda emeği geçen herkesi ayrı ayrı tebrik ediyorum. İdmanocağı spor adına üzerine düşen görevi yıllardır fazlasıyla ve layığıyla yerine getiriyor. Voleybolda aldığı bu başarılar hem kulüp hem de Trabzon şehri için tarihi önem taşıyor.
Ortada böyle bir voleybol takımı var.

Dün maça şehir dışından gelenler ve televizyonları başında olanların da gördüğü çok iyi taraftarları var.
Geriye Trabzonlu iş adamlarına bu takıma sponsor olarak sahip çıkmaları kalıyor.
Trabzon’un sadece futbol değil aynı zamanda spor şehri olduğunu, kimliğinde Trabzon yazanıyla, Trabzon yazmayıp ama Trabzonlu olanıyla hep beraber kanıtlamalıyız!

Bizim yeğenler şimdiden önümüzdeki maçlar için plan yapmaya başladı bile.
Hatta ilerde büyüyüp çalışmaya başladıklarında beni de maçlara götüreceklerine söz verdiler.
Yetkililere duyrulur.
Görüldüğü üzere ben geleceğe yatırımımı yapıyorum. 
Görev sırası sizde! Bilmem anlatabildim mi?

Filenin Paçileri finalde kaybetti! Maç haberi için tıkla


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.