Fatma Madi

Fatma Madi

BİR KIZ ÜÇ ERKEK YA DA ÜÇ KIZ BİR ERKEK EKSENİ!

İkinci Dünya Savaşı sonunda bazı ülkeler gördüler ki; can kayıplarının yanısıra maddi kayıplar ülkenin her alandaki büyümesini durduruyor ya ya da geriye goturuyor.
Yine bu bazı ülker dünyanın her yerine kendi barış larını götürmekten geri kalmadılar.
Ancak dünyanın bu hamileri görevlerini layıkıyla yerine getirebilmek için her türlü askeri fedakarlığı yapsalar da hiçbir silahın medya kadar güçlü olmadığını öğrendiler.Bir erkek üç kadın
Başlangıçta radyo ve sonrasında televizyonun amacı eğlence ve haber vermek olsa da gazetelere göre çok daha hızlı ve de etkili birer propaganda aracı olduklarının farkedilmesi uzun sürmedi.
Bunu çağımızın olmazsa olmazı internetin keşfi takip etti. İnternet sayesinde bu bazı ülker, bizim toplum psikolojisinden sürü psikolojisine daha hızlı yol almamızı sağladı.
Televizyonlarda en çok izlenen kanallara şöyle bir bakarsak, yarışma ve dizilerden geçilmediğini görürüz.
Yarışmaların formatları ve dizilerin de yüzde sekseninin konusu üç aşağı beş yukarı aynı.
Bir kız üç erkek ya da üç kız bir erkek ekseninde dönüp duruyor.
"Haber kanalları var" diyebilirsiniz. Evet var ama "bağrışan adamlardan sıkıldım, iki dakika başka şey bakayım" deseniz haber falan kalmıyor. Çünkü baktığınız yerdekiler daha yüksek sesle bağırıyor.
Öyle planlanmış ki her şey ne olursa olsun ama ekran başındakinin düşünmeye vakti olmasın.
Soru sormayan, hiçbir şeyi sorgulamayan bireylerin yetişmesi için teknolojinin tüm nimetleri emrinize amade edilmiş. 
Mesela şimdi âkiller listesindeki oyuncuları eleştiriyoruz ya !
Onları daha çok para kazanmak için canım Yaprak Dökümü nün içine ettiklerinde de eleştirecektik.
Bir damat düşünün ki evin annesi dışında onunla birlikte olmayan, aşk yaşamayan kadın kalmasın. Hakkını yemeyelim Fikret de uzak durmuştu..
Bu sadece bir örnek. Bu vb o kadar çok dizi film var ve hepsinde de öyle âkil kişiler oynuyor ki seyretmekten kendimizi alamıyoruz.
Son günlerde hükümetin aldığı ve uygulamaya koyduğu herbir karar ülke gündemine bomba gibi düştü ve hangi birine ne tepki vereceğimizi bilemez olduk.
Bunların sonuncusu (en azından ben bu yazıyı yazana kadar) da Sağlık Bakanlığının T.C. ibaresini kaldırmasıydı. 
Ne var ki evdeki hesap çarşıya uymadı. Yapılan protestolar sonucu bu ülkede milyonlarca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının olduğunu anlayan bakan geri adım attı.
Bizler de ilk kez interneti bu kadar doğru bir şekilde kullanmayı başardık. Galiba milyonlarca kişinin isimlerinin başına T.C. yazması birilerini dürttü..
Sayın bakan bu kararı tabii ki gece rüyasında görüp, sabahleyin de uygulamaya koymadı. 
Peki neden sağlıkla başlandı ?
Can havliyle girilen bir yerde tabelaya ne kadar dikkat edilir ?
Bu vb adımlar insanlara empoze edilmeye çalışılan alt kimliğiniz önemlidir ile başlayıp Türkiye Cumhuriyeti nin parçalanması, yalnızca âkil oynatıcıların uzun vadede kazanmayı planladıkları bir savaştan ibarettir.
Bugün gelinen son nokta suç;
"aman çocuğum ses etmesin" diye onu televizyonun, internetin başına oturdan anne-babalarda, bu tehlikeyi en başından kavrayamayan eğitimcilerimizde, sanal alemde vatan kurtarıp iş oy atmaya gelince aynı hassasiyeti gösteremeyen bizlerde.
Yapmamız gereken önümüzdeki yerel seçimlere kadar şapkamızı önümüze koyup düşünmek.
Bu seçimler herbirimizin bize akıl vermeye çalışanlardan daha âkil olduğumuzu gösterme fırsatıdır.
Küçük bir not:
Lütfen face duvarlarında gösterdiğimiz hassasiyeti seçim zamanı sandıkta da gösterelim ki bazı âkilliler gerçek gerçek bireyler olduğumuzu unutmasınlar.

unutmayalım ki;
hatasız kul olmaz ama kula kulluk edene de yazıklar olsun.

fatma madi

13.04.2013 / Bu Yazı 691 kez okundu


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.