sanalbasin.com üyesidir
reklam alanı
REKLAM ALANI
  • 07 Nisan 2018, Cumartesi 10:55
BEKİRYALÇINKAYA

BEKİR YALÇINKAYA

Eyyy! MACRON! Arabuluculuk Bedelin Kaç Kuruş?

Eyyy! MACRON! Arabuluculuk Bedelin Kaç Kuruş?

Bekir YALÇINKAYA/Ankara  

 

  Tarih 1524..

   Bundan tam 494 yıl öncesinde, tarihi kapkara bir millet ve devlet geleneğine sahib Fransa; genelde dünyaya şâmil bir ‘Sömürgeci Devlet Düzeni’ zihniyetiyle yola çıkıyor.

    Dünya coğrafyası içinde Batı-Doğu nerede Hıristiyan Âlemi varsa onlara müstesna, Asya’dan Afrika’ya henüz kendilerini savunmaktan yoksun, fakir.. Medeniyet adı altında geliştirilmiş, lâkin insan kıyan makinelere sahib olamayan Afrika ülkesinin kabilelden milletleri üzerinde şiddetli bir insan hakları gasbıyla SÖMÜRGECİ’liğe başlıyor.

   Ve bu Fransa için 1524 tarihi; Afrika'nın batısında ve kuzeyinde 20'den fazla ülkede hâkimiyet kurduğu zamanların en evveli olarak makus tarih sayfalarında yer alıyor..

   Bu Fransa, 300 yıl Afrika’nın yüzde 35'ini kontrolü altında tutarak; Senegal, Fildişi Sahili ve Benin’i Köle Ticaret Merkezleri olarak kullanıyor ve onların bütün kaynaklarını sömürdükçe sömürüyor.

   Peki lâfa gelince Soykırım adına mangalda kül bırakmadan Türkiye’ye saldıran Fransa bununla yetiniyor mu?

    Pektâbii ki yetinmiyor.

   Bu Sömürge Devleti Fransa, 1. Dünya Harbi’nde nice ülkeleri bağımsızlık va’adi altında kendi tarafında savaşa sürüklüyor. Nihayetinde kandırıldıklarını ve ‘Hürriyetinize!’ denildikçe oyuna geldiklerini anlayan bu ülkelerin başlattığı isyanlara da acımasızca imkân vermiyor.      Nihayet, beş asır devam eden bir koloniyel dönemin bağımsızlık savaşları, Sömürülen Afrikalı halklardan 2 milyon insanı hayatından ediyor.

    Bu durumun vahşetine dair Sömürgeci Fransa’ya en güzel cevab olarak Senegal Millî Eğitim Eski Bakanı, aynı zamanda bir Tarihçi olan İba Der THİAM, Fransa ve O’nun dâhil olduğu öteki Avrupa ülkelerinin Senegal'deki Sömürge Dönemi’nde hakları ellerinden alınan halkların, ‘Zincirlenmiş şekilde, pazarda satışa çıkmayı bekleyenler’ olduklarını beyanla, Avrupa'nın çeşitli limanlarından kalkan gemilerle, Afrika'da seçilen "Genç, sağlıklı kölelerin Köle pazarlarında pazarlanmak üzre bölgelere getirildiğine’ ve bu yerlerin en önde geleninin de Senegal'deki GOREE adası olduğuna dikkat çekiyor.

  THİAM, devamla diyor ki; "Goree adası, Afrika'nın çeşitli bölgelerinden toplanmış kölelerle, köle tüccarlarının buluşma noktasına dönüşmüştü. Esirler, köle evinde, küçük bölmelerde birbirlerine zincirlenmiş şekilde, pazarda satışa çıkmayı beklerken, ölenler ya da isyan edenler de denize atılıyordu. Erkek kölelerin değeri, boyları, kiloları ve kas durumlarına göre belirleniyordu. Kadın ve çocuklarda ise diş ve genel sağlık durumları baz alınıyordu."

   Köle Ticareti’nde hizmet veren ve adı Portekizce; ‘YÜZEN MEZAR’ olan ‘TUMBERİO’ namlı iki katlı gemilerde alt katta köleler, üst katta tüccarlar istiflenerek Afrika’dan Avrupa’ya götürülüyor.

   Yine zamanında, Senegal’deki GOREE Adası’nın yanı sıra köle ticaretiyle ünlenmiş bir diğer şehir daha vardır ki o da Fransa Kralı IV. Louis’in adı verilen ‘Saint-Louis’ Köle Pazarları’dır. Avrupalı tüccarlar buradan seçip para yatırarak sermaya kaldırdıkları "En güçlü ve sağlıklı" köleleri, yine aynı gemilerle Fransa başta, bütün Avrupa ülkelerine satışa götürüyorlar.

   Robert SCHUMAN Araştırma Merkezi, 2011'de Birinci Dünya Savaşı'nın kayıblarıyla alâkalı bir rapor yayınlıyor. Bu raporda Fas, Senegal, Cezayir, Tunus ve Madagaskar’dan gelen Sömürge Asker’lerden 71 bin adedinin Fransa saflarındaki savaşlarda hayatını kaybettiği hususu yer alıyor. Bu gerçeği savaşın en azametli cephelerinden ‘Verdun’u 100. Yılda Anma Proğramı’nda konuşan Fransa Eski Cumhurbaşkanı Jacques CHİRAC da teyid ediyor. Bu gerçek; CHİRAC’a, ‘Fransa emrinde veya karşısında ölen Müslüman ve Afrikalı askerlere saygı ve minnet’ duyursa da, peki; 8 Mayıs 1945 SETİF ve GUELMA katliamından Cezayir’in bağımsızlığını kazandığı 1962’ye kadar devam eden Cezayir Bağımsızlık Savaşı'nda hayatını kaybeden 1 milyon kişi için Fransız’dan olan Sarkozy’e veya Macron’a ibret oluyor mu?

   Nerdeee..

  Tarihin en büyük soykırımlarından biri olan ve 800 bin kişinin öldürüldüğü ‘1994’ün Ruanda Soykırımı’nda da Fransa'nın aktif rol aldığı; 2008 Ruanda Araştırma Komisyon raporunda yer alıyor. Ruanda Devlet Başkanı Paul Kagame, 2014'te "Ruanda soykırımında Fransa’nın rolünü kesin olarak tespit ettiklerini" ifade eder etmez ateşlenen Fransa mahçubiyet duyacağı yerde sadece Siyasî Kriz’e başvuruyor. Ruanda Soykırımı dâhil, Fransa aleyhine bugün devam eden birçok uluslararası dâvâ, ne yazık ki esas Soykırım yapanlara bir terbiye,bir ceza olarak neticelenemiyor.

   Niçin? Fransa’ya söz geçirecek ötekiler de bu Soykırımcı ülkenin paykeşleridirlerde ondan..

   İnsanları köle tutmada ve mallarını, mülklerini hürriyetleriyle birlikte yutmada, Otto Benga’yı ‘İnsan mıdır yoksa bir maymundan cinsi hayvan mıdır’ diyerek kafese kapatıp, aylarca Londra’da teşhir eden ve sonunda gururu sebebiyle canına kıyınca OTTO’yu hayvanlıktan çıkarıp ‘İnsanmış’ kabul eden İngiltere.. Bu İngiltere gibi İspanyol, Portekiz, Danimarka, Hollanda, ABD, Belçika, İtalya hattâ Almanya, hattâ Rusya; şu bu birçok Batı ülkeleri arasında en suçlu, en zalim ve en karaktersiz olanı ‘Elbette Fransa’dır.

    Bunlar geçmişte birbirleriyle kan bağıyla bağlıydılar, bugün de böyleler.

   Her gün, Suriye Doğu Gata’sından Afrin’ine kadar bu ülkelerin PKK terörü ve zalim Esed beslemesiyle yine Sömürgeci Devirler gibi enkaz hâlindedir. Çünkü içlerinde Kut’ûl Âmâre’nin kuyruk acısı vardır. Tüneller, iş makineleri, bombalar, silâhlar her türlü mühimmat, her türlü yiyecek içeceklerle teröre destekleri bundandır.

  Yalan, hile ve düzenbazlıkla tıpkı Afrikalı halkları kullandıkları gibi, teröristleri de kullanmaktadırlar. Filistin’e dönüp bakmamaları, Yahudiler’in işgâliyle her gün biraz daha toprağından olan insanları görememeleri, aksine Kudüs’ü Siyon’un Başkenti yapmaya kalkışmaları orada İslam Âlemi’nin mukaddesatı olan Mescid-i Aksa’yı ruhundan sıyırmak ve ayırmak adınadır. Zira burada da Selahaddin Eyyubi’ye olan ebedi kinleri vardır.

   Yüz binlerce Suriyeli yerinden yurdundan edilirken, lânet olası bu Sömürgeci’lerin hiç birinin yüreği sızlamıyor. Aksine birinin kaybolub diğerini nöbet değişimiyle kendi yerine geçirmelerindeki ve de emirlerindeki ‘İşbirlikçi Krallık’ düşkünlerini Hilâfet’e ve Mukaddes Emanetler’e saldırtmalarındaki sinsi emel şudur; ‘Türkiye’yi muhafaza eden asil Müslüman Türk milletini de bu milletten görünen hain teba’asızlarla ortadan kaldırmak..’

    Bunlar; Gün gün ailemize kadar uzanan bir dizi Batı İcadları’nı dâhi elimize tutuşturdular amma, bu milleti zerrece ne dininden imanından ne de milliliğinden Vehhab’lar gibi sapıtamadılar.  Bunu gören ve bilen Alçak Avrupa, Kalleş Amerika ne ederse etsin asla bu ülke ve bu milletin üzerinde bir tahakküm, bir hâkimiyet kurulamayacak, kuramayacaklardır.

    Her türlü lânetine rağmen, bu kirli Fransa’nın başı olan Mecnun Macron da şayet PYD denilen eşkiyalarla Türkiye arasında arabulucu olmak istiyorsa..

    Önce Afrika Ülkeleri’ne arabulucu olacak ve onlara diyet borcunu ödeyecek..

   Sonra Gâzi Anteb’te becerdiği işinin vebaliyle ve Tehcir Başı’lığıyla Müsebbib iken Ermeni Soykırımı Yalanları’na bir açıklık getirip tarihe hesab verecek..

    Sonra da ülkesindeki PKK’ya esaretten kurtulup ‘Terörle Yatıp Kalkan Şedid Bir Devlet’ olmadığını gösterecek..

    Yahu Eşek olan Eşek anlar da anlamaz bu Adam’a sormazlar mı? 

   Afrin’de kazdığınız o tünellerde tüneyen zalimler için bu kadar silâh, lojistik destek, para pul, harcadınız da karşılığında, PYD’nin zavallı Afrin Suriyesi halklarından kestiği haraçlardan ne kadar pay aldınız siz..

    Herhâlde bu kadar böğürmenin bir Sömürü Bedeli olmalı..

   Zira sizin tuttuğunuz bu türlü işlerde vicdan yoktur..

   ‘Önce Sömürmek..’

   ‘Sonra Öldürmek’ vardır..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 19.12.2018 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 19.12.2018 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 19.12.2018 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 19.12.2018 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 19.12.2018 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 19.12.2018 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 19.12.2018 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 19.12.2018 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 19.12.2018 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 19.12.2018 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 19.12.2018 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 19.12.2018 Günlük Yorumu

NAMAZ VAKİTLERİ
İŞ BANKASI
yukarı çık