Aleyna Irmak

Aleyna Irmak

SIR KENT (GRİ AŞOFMANLI ADAM)

Sonbaharın merhaba dediği günlerde
Küçük sahil kasabasının yazdan uzak ılık mevsimiydi .
Hayli üşüten bir hava vardı sahilin kenarında,
Meltemin esintisi aşkı getiriyordu ,iyot kokusuyla ,
Buz tutmuş katılaşmış duygu yoksunu kadına,
Düşünüyordu bir taraftan ne güzel el ele gezen sevgililer diye
kendini düşündü hüzünlendi.
Bizde "aşk nerede kim bulmuş da kaybedecek" derdi her zaman
Yada "Bana göre değil aşkın yumuşak g hali"
Oysa aşk neydiki kadının gözünde hiç yaşamamıştı ?
belkide yaşamayacaktı..
Tüm günü dolaşarak geçirdi. iyot kokusunu alabildiğince ciğerlerine işledi 
Özlemişti eski günlerini...
Her yaz çıktığı tatile tekne gezilerine bu yaz gidememiş tadını çıkartıyordu.
Akşamın kızıllığı boy göstermiş yerini ıssız karanlığa çektiğini farketti. 
Hali kalmamış, gücü tükenmiş, Yorgunluktan ayakları şişmişti artık dinlenmek istiyordu. 
Vakit hayli geç olmuştu uykusu gelmiş mızmızlanıyordu habire kendi kendine
Sahilin diğer ucundaki dükkana doğru yürümeye başladı ,
Arkadaşı dükkanı hala kapatmamış kapatmak gibi bir düşüncesi yoktu 
sanki yoğunluk devam ediyordu,
Yüzüne bakıyor ve onun dükkanını kapatması için yalvarır göz teması sergiliyordu.
Neki insanların gecenin bu vakti alışveriş merakı diyede huysuzluk ediyordu
Kalabalığın verdiği bir huzursuzluk vardı içinde
Bitmiyordu gelen giden gittikçe artıyor öfkeyle bağırıp, 
çıkın dışarıya diye kovup ,atası gelmişti 
Saat gecenin yarısını geçmesine rağmen hala müşteri içerde alışverişteydi
Sıkılmıştı dalgın bir halde bir köşede oturmuş sigarasından bir nefes çekmiştiki
Birden kadına kalın bir ses tonuyla "sizce bu güzelmi" sorusu yöneldi
Kadın afalladı ne diyeceğini bilemedi o an irkilmişti !!!
Uykulu gözleri asık suratıyla bilmiyorum demek istedi ,sesin geldiği yöne başını çevirdi
Hayli heybetli bir o kadarda naif bir adamdı karşısındaki,
Sıradan bir akşamın rahatlığına binayen gri bir aşofman ve beyaz bir tşötr vardı üzerinde 
Sıradandı kıyafeti. Kadın yüzüne bakamamanın verdiği bir utançla kıyafetine dikkat etmişti
kısık bir sesle "evet dedi size çok yakışır"
Bir anda gözleri adamın gözlerine değdi
Ani bir bakışmaydı gri aşofmanlı adamla göz göze gelmesi,
Kalbi yerinden uçacak gibiydi ne oluyordu böyle neydi bu etkilenmişmiydi acaba?
Gözlerin onun üzerinde oluşu tedirginlikde yaratmamış değildi,
hiç tanımıyor kimdir nedir bilmiyordu.
Uzun bir sohbet ortamı oluştu fakat sohbetin konusu bile belli değildi
şaşırmış bir haldeydi kadın...! 
Soru yağmuruna tutulmuş kalakalmışlıklarıyla cevap veriyordu.
Gitmek uzaklaşmaktı niyeti belkide ama gidemiyordu
takıldı biranda gri aşofmanlı adını bile bilmediği adama 
Neydi bu çekim anlamamıştı ,sanki ayakları yerden kesilmiş bir haldeydi
Adamın da ondan farklı bir hali yok tu kadına öyle derinden ve içten bakıyordu ki 
Sanki yıllardır tanıyormuş gibiydi "gözler gözlerin esiriydi"
Simsiyah gizem dolu gözleri yalvarır tarzında söylenenleri duymuyorlardı sanki..
Bakışlar kilitlenmişti ....
Umurunda değildi olan biten adamın ,alışverişi yarım bırakmış herşeyi unutmuş haldeydi
Soru soruyor soruların ardı arkası kesilmiyordu .
Kadınsa şaşkınlık dolu haliyle soruların hiç birini yanıtsız bırakmıyordu,
Hiç tanımadığı birine bu ne cüretti.!
Elinden gelse kapı numarasına kadar isteyecek telini bana ver diyecekti
Bir mahcubiyetin getirisiyle diyemiyordu kalakalmışlıkları yaşıyorlardı,
her ikiside. Sadece gözlerdeki yansıma vardı birbirlerinde .
Çevrede hiç kimse kalmamış bir onlar vardı sanki
Neydi bu alıp götüren benliği bilinmezlik mi ..?
Neydi onları bu kadar birbirine çeken kuvvet ?
Aşk böyle bir şey miydi..?
Kadını beyninden milyonlarca soru geçiyor bulamıyordu
Birden farklı bir ses onu uyardı 
"Haydi canım gidiyoruz "
Arkadaşıydı seslenen gitmeliydi,
Ne kadar çok isterdi oysa orada kalmayı 
Birkaç dakika önce gidelim diye mızmızlanan kadın gitmiş ,
Müşteri gelsin diye dua eden kadın vardı şimdi.
Keşke oracıkta sabahın ilk ışıklarına kadar kalmayı ve 
Gri aşofmanlı adamla uzun uzun konuşmayı sohbet etmeyi ne çok isterdi
Gel sesleri yükseldi irkildi birden kadın kendine geldi gitmeliydi......
Yaşadığı bu kaustan çıkmak arkasına bakmadan gitmek istiyormuydu acaba ?
Uzaklaşıyordu sisli gecede kayboluyordu ki !
Dayanamayıp birden durdu ve baktı geriye.......
Adını bile bilmediği gri aşofmanlı dediği adam 
Gözgöze geldikleri yerde kalakalmış öylece onu seyrediyordu 
İçi parçalandı kadının ...
Nasıl bir duyguyduki bu hiç tanımadığınız belkide bir daha görmeyeceğiniz 
Biri için üzülmek....
Neden canı yanıyordu.... 
Yaşadığının ne olduğunu hala anlayamamıştı kadın donuk bakışları yeniden sarmıştı gözlerini
Karamsarlık çökmüştü bedenine uzaklaşıyor ama istemiyordu dönebilseydi keşke 
Dönemedi ve kendine sır olan kenti terketti....
Nedenler niçinler hep beyninde yer etti aklı kentin dar sokağındaki 
Mistik yosun kokulu cadde de takılı kalmış ,düşüncelerine engel olamayışına 
mana veremez haldeydi.
Yaşadıklarına anlam veremiyor ,çelişki benliğinde yer ediyor, geriye sarmak ve yeniden o anı yaşamak istiyordu.düşünceleri alt üst olmuş,
Bedeni kentin pus tutmuş sisli dar sokağında kalmış,
Gözleri kendinde değil gri aşofmanlı adamın siyah gözlerine hapsolmuştu.
Peki neydi bu kadar onu alıp götüren duygu fırtınası iç dünyasının hazımsızlığı
Küçük bir sahil kenarı hatırası, anısımı.?
Yoksa kısa bir hayalmi ...

"peki hala unutmamış olması o gözleri neyin ifadesiydi"                                                                      

ALEYNA IRMAK

07.03.2013 / Aktarım anında Bu Yazı 1012 kez okundu


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.