Yazı Detayı
07 Şubat 2016 - Pazar 15:37 Bu yazı 1205 kez okundu
 
ANKARA KİTAP GÜNLERİ 2014
FERDA YALÇIN
ferdayalcinaksoy@gmail.com
 
 

Üç küçük afacanla ve uzun yılların birikmişliğine, anılarına, yaşanmışına ve yaşanacak olanlarına her gün yenilerini eklediğim, sohbetlerimize araya çok zaman girse de hep virgülle devam ettiğimiz arkadaşımla geçirdiğim birkaç saatin içinde öyle bir an vardı ki; aklımın derinliklerinde saklanmış olanı gün yüzüne çıkardı sanki.

Kitap fuar alanında ayaklarımızın bizi çeke çeke götürdüğü sahafların olduğu bölüm.

"Sahaf, genel anlamıyla eski, artık basımı yapılmayan ya da ikinci el dergi ve kitapların alınıp satıldığı veya başka bir kitapla değiştirildiği küçük işletmeler ile bu mesleği yapanlardır. Bu tür kitap satış noktalarını, mekânlarını diğer benzerlerinden ayıran en büyük özellik ikinci el ürünlerin bulunabilmesi ve takas yöntemiyle ticaretin gerçekleşebilmesidir. Özellikle artık basılmayan, kısıtlı sayıda basılan fakat güncelliğini koruyan, ihtiyaç duyulan ya da tarihi önemine ilişkin olarak bir değer taşıyan her türlü basılmış eser bu alış verişin konusu olabilir. Sahaflar, bilimsel veriye ulaşabilmenin kütüphaneler dışındaki kaynak sağlayıcıları olabileceği gibi, tarihtekileri ve bellektekileri somut verilerle günümüze taşıyan önemli sosyo-kültürel mekânlardandır."

İşte fuar alanının o taaa arkalarda kalan, gözlerden ırak yerindeydik. Kapakları, sayfaları sararmış hatta artık dokunsan dökülecek hale gelmiş eski kitaplar. Kokuları, sizi sarıp sarmaları öyle güzel geliyor ki. Gövdesinden ayrılmış yapraklarına aldırmadan, en yenilere, taptaze okuyucuya sunulmuş olana ben hala buradayım der gibi asil duruşları. Kutuların içinde, ya da rastgele tahta kitaplıklara öylece atılıvermiş gibi duruyorlar ama çağırıyorlar sanki bağıra bağıra. Bir tanesini alıyorum elime uzun yıllar öncesinin özlemini sarar gibi. Kapağı neredeyse okunmayacak hale gelmiş. İlk sayfasına bakıyorum durmuyor yerinde. Ortalarına doğru korunan renginden sayfa üstlerinde eser yok. Kahverengiye çalıyor artık hatta belki biraz da küf rengine. Birkaç sayfasını üst üste açınca elimde olmadan kokusunu merak ediyorum. Neler neler var bilseniz. Ne yaşanmışlar, ne eller, ne gözler, ne kahve ve çay sohbetlerinin, ne acıların, ne dinmez öfkelerin kokusu. Ama abartmıyorum misk-i amber derler ya işte öyle tatlı bir huzur sarıyor her yanı. İçime işlesin istercesine kokluyorum. Buruk ama hoşluklar bırakan bir hal işte. Çok sevdiğinden ayrılmak istememek gibi, annenin dizi dibinde tatlı uykulara dalmak gibi…

Biraz ilerde eski tarihli Cumhuriyet gazeteleri balya balya yaşça benden büyük ve sararmışlar. Hemen yanında çocukluğumuzun dergileri. Ses,7 Gün, Foto Roman, Pırt ve daha birçoğu. Keyifle tanıdık bir şeyler görme umuduyla nasıl karıştırdım sayfalarını kısacık zamanda bilmiyorum. Meraklı gözler izliyordu o bedeni büyük gözleri ışıl ışıl çocuk halimi. Zaman olsa hepsini bir bir karıştırsam istedim ama imkânsızdı. Kıyısında başka bir stant ve şimdilerde “çocuklarınıza okutmayın ruhsal bozukluklara sebep oluyor” deyip yasakladıkları benim neslimin ve hatta önceki neslin hafızalarında bitimsiz,  tarifsiz güzelliklerle yer alan Ömer Seyfettin kitapları. Tabi bu fırsatı kaçırmıyor hemen birkaç tanesini alıyoruz ufaklıklara. Aynı lezzeti bulmalarını diliyorum içimden. Arada derede kitapların karıştırılmasını , seçilmesini bekleyen “nerede o eski okuyucular” cümlesini sık sık tekrarlayan orta yaş üzeri sahafla da sohbeti ihmal etmiyorum. Böyle bir fırsat kaçar mı hiç.

Onlarca yayınevi, yüzlerce yeni yazar ve kitap var. Yine bir önceki yıl ve daha öncekiler gibi boş stantlar,  kitaplar ve gözleri umutla beklemeyi öğrenmiş ama asla yazmaktan, bu sonsuz ve karşılıksız aşktan vazgeçmemiş gerçek yazarlar. Yazanın çok, okuyanın parmakla gösterilecek kadar az olduğu, lafa gelince hep okuyan, iki lafı bir araya getiremeyen ama yazar olmakta iddialı olanların saymakla bitmeyecek ezici çoğunlukları yanında sadece yazan olmaya çabalayan acemi kalemini gittiği yere sürükleyen, kalemiyle beraber yüreğini de eskimiş, sararmış satırlar arasında mutlu azınlığın içinde taşımaktan haz alarak sardım sarmaladım bütün eski kitap ve dergilerden yayılan yaşanmışı bünyeme. Uzunca bir süre beni idare eder bütün bu yapaylıklar çıkmazında günüme ve tüm zamanlarıma kattıklarım diye düşünüyorum ve nicelerine en kaliteli, en sağlıklı, en donanımlı, en bilinçli  okuyucu kitlesiyle ulaşacağımız kitap günleri diliyorum. (Ferda Yalçın)

13.01.2014 / Aktarım anında Bu Yazı 1119 kez okundu

 
 
 
Etiketler: yazi
Yorumlar
Bizim Gazete
Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Sitemizin çalışmalarını nasıl buldunuz ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Beşiktaş
81
0
6
6
25
37
2
Fenerbahçe
76
0
7
7
23
37
3
Galatasaray
75
0
8
6
23
37
4
Trabzonspor
64
0
7
13
17
37
5
Sivasspor
58
0
7
16
14
37
6
Alanyaspor
57
0
13
9
16
38
7
Hatayspor
57
0
12
9
16
37
8
Gaziantep FK
54
0
11
12
14
37
9
Göztepe
51
0
12
12
13
37
10
Fatih Karagümrük
51
0
12
12
13
37
11
Konyaspor
45
0
14
12
11
37
12
Çaykur Rizespor
45
0
14
12
11
37
13
Antalyaspor
43
0
13
16
9
38
14
Başakşehir FK
43
0
16
10
11
37
15
Yeni Malatyaspor
41
0
14
14
9
37
16
Kasımpaşa
40
0
17
10
10
37
17
Kayserispor
39
0
16
12
9
37
18
MKE Ankaragücü
38
0
19
8
10
37
19
BB Erzurumspor
37
0
19
10
9
38
20
Gençlerbirliği
35
0
20
8
9
37
21
Denizlispor
28
0
21
10
6
37
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı