BARBOLINI’Yİ ÇÖZEMEYENLERE…

Eczacıbaşı Vitra'nın Baş Antrenörü Barbolini'yi Voleybol Dünyasının Duayen yazarı Hasan Uğur Epirden analiz etti İşte Barbolini gerçeği...

BARBOLINI’Yİ ÇÖZEMEYENLERE…

Hasan Uğur Epirden / ANTALYA

Bu kez kısa yazacağım…

Anlayan anlar, anlamayan bildiği (!) yolda devam eder…

Galatasaray’a geldiğinde ufaktan ufaktan sarı kırmızılıları dürtmüştüm…

Bilge Federasyon yönetimi Bayan Milli Takımımızın başına getirdi, takımın canına okudu, devrettiği hasarı Koçum Ferhat bile onaramadı, enkaz yığını haline geldi, tarihi başarısızlıklarla üzüldük, kahrolduk, dahası kızdık…

Adam vatanına döndü, “Oh çok şükür kurtulduk !…” diye sevindik, kısa sürdü, Türk bayan voleybolumuzun lokomotifi Eczacıbaşı dünyada başka antrenör kalmamış gibi, tecrübe dolu sanal listemde depremde en son kurtarılacaklar arasında yer alan (!) bozgun ustası ve kahramanı (!) İtalyanı dünyanın dövizine kıyarak takımlarının başına getirdi…

Kendi salonlarında Vakıfbank maçlarında oradaydım… Takım takır takır oynuyor, Barbolini‘nin hoşuna gitmedi, 2-0 öndeler, 3. sette 8-10 sayı öndeler, telaşlandı (!) emsali ancak dizi filmlerinde görülebilecek bir usta (!) hamleler zinciriyle seti de maçı da büyük bir konukseverlik örneği göstererek Vakıfbank’a altın tepside sundu, karşısındaki meslekdaşı, tilkiye bile papucunu ters giydiren, şeytanı kıskandıran Guidetti de gerekeni yaptı…

O gün oradan ayrılırken bazı çok bilmişler bunun bir “iş kazası” olduğunu savunular…

Sadece içimden güldüm…

Ve salon aynı salon…

Orada değilim…

Rakip bu kez Seramiksan…

Ligin yeni takımı…

Maça çıkarken oynadıkları 7 maçta galibiyetleri yok !…

Mütevazi kadroları var, ama yerinde transferlerle iyi bir takım oluşturmuşlar… İlk hedefleri, öncelikle ligde kalabilmek…

Ve Barbolini efendi canına okuduğu takımla evinde bu şartlarla, devasa bütçeyle kurulmuş, arka arkaya 2 kez dünya kulüpler şampiyonu olmuş kadrosuyla nasıl becerdi, seyretmediğim için bilemiyorum, kendi takımını 3-2 mağlup ediyor ?…

Pes çarpı pes !…

Şimdi soruyorum çok bilmişlere;

Bu 2 maçta Barbolini‘nin yerine takımın başında bu tip durumlarda zaman zaman önerdiğim Fatih Ürek veya Yılmaz Morgül, hatta kırmızı eşofmanlı Şevket Hoca olsaydı, veya takım sahaya koçsuz sürülseydi, “Yahu, çıkın, bildiğiniz gibi oynayın !…” denilseydi, bu 2 maçtaki sonuç daha kötü mü olurdu ?…

Bunları utana sıkıla yazıyorum…

Eczacıbaşı’na çok saygım var ve hala bu kulübün ismi zikredilirken aklıma hep rahmetli Şakir Eczacıbaşı gelir ?…

Sakallarıma ağrı girdi valla…

Ecza dolabında apranax forte olucaktı, sanırım 2 draje kalmıştı, birini hemen yutayım, diğeri de sonraki maça nöbetçi kalsın…

Ne olur ne olmaz ?…



HABERE YORUM YAZIN
Fatma Madi Fatma Madi 07.12.2016

Başta ben de karşı olanlardandım hâlâ da beğendiğim söylenemez ama bekleyip görmek taraftarıyım. En azından sezon sonunda daha sağlıklı eleştiriler yapabiliriz. Elindeki kadro evet yabancıları çok iyi ama onlara ligde eşlik edecek oyuncuların da takıma katkı vermesi gerekiyor. Bu da birlikte çalışarak olur. O süreyi verip, sonra kim ne yapmış'ı bol bol konuşuruz.

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

EN BAŞARILI HABER SUNUCUSU!