sanalbasin.com üyesidir 6
Hozzt satış
Hozzt Satış Ortaklığı

AKLIMDAN ÇIKMAYANLAR (1)…

2014 Ağustos’unda koca bir ayıp yaşanmıştı… Hasan Uğur Epirden yazıları!

AKLIMDAN ÇIKMAYANLAR (1)…
  • 20 Ekim 2016, Perşembe 3:05

Geçen yıl bugün yazdığım yazı, Voleybolx web sitesindeki köşemde yayınlanmıştı…

Şu Facebook’un en güzel yanı eski paylaştığım yazıları tekrar hatırlatması…

2014 Ağustos’unda koca bir ayıp yaşanmıştı…

Grand Prix’nin ev sahipliği yaptığımız ilk 2 ayağında yaşanan bir konu, herkes gibi, şahsımı da ziyadesiyle üzmüştü…

Habertürk Gazetesinin 06.08.2014 günkü baskısında koca puntolarla, Ali Öcal imzasıyla yayınladığı haber çok tartışılmıştı… Unutulmadı da…

Koca puntolarla “ESKİ BAŞKANA VEFASIZLIK BAŞARIYA GÖLGE DÜŞÜRDÜ…” başlıklı haberde,Türk voleyboluna büyük katkılarda bulunan bir önceki Başkan Erol Ünal Karabıyık‘ın Grand Prix maçlarına davet edilmediği, maça eşi ve torunuyla kapıdan, bilet alarak girdiği, Gençlik Spor Müdürlüğü Yönetmeliği gereği Protokolda en önde yeri olmasına rağmen maçları halkın arasında, tribünden izlediği vurgulanmıştı…

Bu konuyu iyice araştırdıktan sonra, kendi yorumumla, 11.08.2014 tarihli “AYNALAR BAZEN YANILTIR…” başlıklı köşe yazıma da taşımıştım… Amacım polemik yaratmak değil, doğruları paylaşarak camiamı ve bana güvenip inanan binlerce okuyucumu bilgilendirmekti…

Beni tanıyanlar iyi bilir, hayatım boyunca kimsenin adamı, maşası olmadım… En ufak bir yalakalığım da söz konusu değildir ?… Kimseden korkmam !… Dobra dobra konuşur, yazmam gerekenleri de kimselerin tesiri ve kapsama alanında (!) kalmadan kaleme alırım… Bu çizgim doğrultusunda, yazdıklarım hakkında cevap hakkı doğanlara da sayfam ardına kadar açıktır ?…

ozkan-karikatur-portre

Yukarıda söz konusu ettiğim haber sonrası, şimşekleri üzerine çeken Mutlu Başkan, Erol Ünal Karabıyık Başkan ile ilgili çıkan bu haber sonrası bir açıklama yapmış, 2014 FIVB Dünya Grand Prix karşılaşmaları içinKarabıyık‘a davetiye gönderilmemesinin söz konusu olmadığını vurgulamıştı…

Bu gazetenin küpürü hala elimde… Mutlu Başkanın açıklaması aynen şöyleydi :

6 Yıl beraber çalıştığımız, voleybola bu kadar hizmeti olan bir isme davetiye göndermememiz asla söz konusu değil… Eline geçip, geçmediğini bilemem ama biz davetiye gönderiyoruz… Grand Prix maçlarında da voleybolun bu günlere gelmesine emek ve katkı sunan herkese davetiye gönderilmiştir… Vefasızlık yorumlarına asla katılmıyoruz… Biz çok büyük bir aileyiz… Bizim kültürümüzde böyle vefasızlık yoktur… Bu haberler bizi üzdü… Erol Başkan zaman zaman maçları tribünden izler… Kendisini protokol tribününe davet ettiğim olmuştur… Ama hep seyirciler arasında olmaktan mutlu olduğunu söylemiştir… Biz bundan da gerekli dersi çıkardık… Artık davetiyeyi kargo ile gönderiyoruz… Grand Prix’nin 2. ayağındaki maçlar için davetiyesini gönderdik… Türk voleyboluna katkı sunan herkes bizim için önemlidir…”

Bu açıklama sonrası kafam Mutlugil‘in bir cümlesine takılıvermişti…

Grand Prix’nin 2. ayağındaki maçlar için davetiyesini gönderdik…”

Yani Mutlu Başkan bu açıklamasıyla aynı zamanda “Grand Prix’nin 1. ayağındaki maçlar için davetiyesini göndermedik…” açıklaması yapıyordu ?…

Bu konuda bir araştırma yapmış, Federasyon tarafından Karabıyık‘a gönderilen söz konusu davetiyenin ilgili kargo MNG’ye 06 Ağustos tarihinde, yani 1. Ayak müsabakalarının sona ermesinden 3 gün sonra, haberin yayınlandığı gün verildiği, Karabıyık Başkan‘a da 07 Ağustos 2014’te, yani 2. ayak müsabakalarından sadece 1 gün önce ulaştığını gene aynı kargo firmasından öğrenmiştim…

İlgili köşe yazımda tüm olup biten ayıpları paylaşırken bir saptama yapmış,
Mutlu Başkan‘ın gazetede yer alan ifadesini pek etik bulmadığımı vurgulamıştım…

Bu ifadeden ben, sanki Karabıyık Başkanın yalan söylediği, bir daha bunu tekrarlarsa (!) kargonun teslim makbuzu ile yalanını ortaya çıkaracağını (!) ima ettiği sonucunu çıkarmıştım…

Kafama takılan ve doğru olmayan bir açıklama bölümü de, Mutlu Başkan‘ın, Karabıyık Başkan‘ınkadrosuna dahil edilip, çalıştığı süreyi 6 yıl olarak telaffuz etmesiydi….

Bunun üzerine notlarıma bakmış, eski yazılarımı incelemiş, Karabıyık Başkanın, 2. Başkanlık döneminde kadrosuna aldığı Mutlu Başkan‘ın, iddia ettiği gibi 6 yıl değil, o güne kadar 20 Kasım 2008 – 02 Ekim 2012 arasında, sadece 3 yıl 10 ay 18 gün çalıştığını saptamıştım…

Ayrca, Mutlu Başkan‘ın kültürüne (!) sahip bir kişinin kabul etmediği vefasızlığın Genel Kurul öncesi nerelerde, nasıl başladığını, sonrasında da nasıl devam ettiğini en iyi bilenlerdendim ?…

Vefa ve saygı konusunda Mutlugil Başkan‘ı, kusura bakmasın ama, bu davranış zinciri halkalarında ve yalan furyasında (!) pek samimi bulmadığımı da okurlarımla paylaşmıştım…

Türk voleybolunun yönetimi, yani patronluğu emanet edilmiş bir lider bence bir dakikasını feda edip (!), telefonla Karabıyık Başkanı aramalı, konuyu duyduğunu, aslında davetiye gönderildiğini ancak ulaşmamış olabileceğini ifade etmeli, üzüldüğünü bildirip gönül almalıydı ?… Yani doğrusu buydu ?…

Hazır telefon sözcüğünü etmişken bir önemli vurgulama daha yapmış, düğün davetiyelerinin bile üzerine davet edilen kişi/kişilerin isimleri yazıldığını, bunun o kişilere verilen değer ve saygının fadesi olduğunu ifade etmiş, gördüğüm kadarıyla Federasyonun davetiyelerinin herkese boş gönderildiğini açıklamıştım… Ayrıca bir Federasyon Başkanının, listesindeki kişilere davetiyelerini kapılarına kadar bile yollamış olsa, teker teker arayarak (Doğrusu da bu) veya aratarak bu davetini sözlü olarak tekrarlamasının da bir kibarlık gereği olduğunu, üstelik bunun kişilerin yaşantısından ve görev mesaisinden çok fazla bir zamanı alıp götürmediğini de eklemiştim…


Federasyonumuzun, 03-07 Ocak 2013 tarihlerinde (2012 Genel Kurulu sonrası ilk resmi Milli Takım organizasyonu) Ankara’da ev sahibi olduğumuz Yıldız Erkekler Avrupa Şampiyonası Grup eleme maçlarınaKarabıyık Başkanı davet etmediklerini de çok iyi biliyordum… O zaman bunu da köşemde yazmıştım…

İşte Mutlu Başkan‘ın bu son açıklamasında söz ettiği protokol tribününe davet, bir kez ve o zaman diliminde, yani davet edilen 300 kişi arasına Erol Ünal Karabıyık Başkan‘ın dahil edilmediği (!) turnuvada olmuştu… Balık hafizası olanlar için hatırlatmamda yarar var !…

Şimdi, lütfen kendinizi bir an Erol Ünal Karabıyık Başkan‘ın yerine koyun… Bir organizasyona davet edilmediğiniz halde voleybol tutkunuz sizi tetikliyor, eşinizle birlikte salonun yolunu tutuyor, kuyruğa girip biletinizi alıp içeri giriyorsunuz ?… Tribünde oturuyorsunuz… Seçimler sonrası ilk kez federasyon tesislerinden birisine, hem de kendi eseriniz olanlardan birine ayak basmışsınız ?… Gören sporcu, antrenör ve tanıyanlar yanınıza gelmiş sizi sarıp sarmalamışken, o zaman çiçeği burnunda olan Federasyon BaşkanıMutlu Başkan lütfedip (!) sizi protokole buyur ediyor ?…
Orada olmam eğer gerçekten samimi olarak düşünülse ve istense, bir davetiye de bana gönderilirdi ?…” diye düşünmez misiniz ?… Gidip de bu şartlarda Şeref Tribününde oturur musunuz ?… Bunu bir onur ve gurur meselesi yapmaz mısınız ?…

Böyle bir olay yaşanmışken, Mutlu Başkan, utanmadan, pişkince Karabıyık Başkan‘ın söz konusu tercihini, onun seyirci içinde maç izleme merakı (!) olarak izah edebiliyordu, hem de Şeref Tribününe davet ettiğini söyleyerek ?…

Ben de olsam, artık o protokol tribününe asla oturmazdım !… Paşalar gibi beni seven, sayan, kıymetimi bilen, benle kucaklaşan sevenlerimin, voleybolseverlerimin yanına otururdum…

İşte onurlu Karabıyık Başkan‘ın yaptığı da bundan ibaretti ?…

Özkan Mutlugil Başkan, voleybol ailemizin büyümesinden söz ediyordu o zamanlar, hala da fırsat buldukça bu yalanı tekrarlamakta ?… O voleybol ailesini büyütmekten (!) söz ederken vefa ve saygı olgularından uzak yapılanları hala hep birlikte utanarak ve endişe duyarak izliyoruz… Allah aşkına atıp tutmaktan, insanları kandırmaktan vazgeçip, şu büyümeyi bana Mutlu Başkanbir izah etsin, nasıl büyüyoruz ?… Ben zerresini pek göremiyorum da ?…

Türkiye’yi uluslar arası kuruluşlarda temsil eden bir avuç insanımız var… O zaman da, en baştaSinem Mavili (CEV As Başkanı), Ümit Sokullu (FIVB Hakem Komisyonu Üyesi), Nihat Ermihan (CEV Hakem Komisyonu Üyesi), Nejat Sancak (FIVB Eğitmeni) ve diğerleri…

Şimdi gene soruyorum, Federasyonumuz, voleybol ailesini büyütürken (!) acaba bu kişilerden hangilerini bu ve benzeri organizasyonlara resmen davet etmiştir ?…

Acaba, davetli listesinde yer alan yüzlerce kişi arasına girmeye layık görülmemiş olabilirler mi ?… Bu kişiler, böyle dışlanmalarına yol açan ne tür suçlar (!) işlemiş olabilirler merak ediyorum ?… Acaba tek suçları görev aldıkları kuruluşlara Karabıyık Başkanın önerileriyle alınmış olmaları olabilir mi ?…

Bu tarz düşüncelerimi beynimin kıvrımlarından kovmak istiyorum, bir türlü başaramıyorum !… Böyle bir nefret, bu tarz bir kompleks bir liderde olmaması gereken zafiyetlerdir ?… Acaba ben mi yanlış düşünüyorum, sıradan senaryolar üretiyorum ?…

Mutlu Başkan, kendisini yoktan var edip, Federasyon Yönetimine alan, sağ kolu olarak yetkilendiren, Balkan Voleybol Birliği Genel Sekreterli’ğine şahsi çabaları ve de forsuyla getiren kişiyi unutmuş (!) olmamalıydı ?… 

Erol Ünal Karabıyık Başkan‘ın çok şeyler bildiğini düşünüyorum… Ama hala susuyor ?… Bu tür polemiklere girmiyor ?… Sabrını da zorlamamakta yarar var hani ?… Camiamız derinden derinden yeterince kaoslar yaşıyor zaten ?…

Şimdi 1 ay sonra seçimli genel kurul olacak…. 200 civarı delege oy kullanarak voleybolumuzun yeni başkanını, yani patronunu seçecek…

Acaba kaçı Mutlu Başkan‘a güveniyor ?… Ya da kuliste gizli hazırlıklar yaptığını sürekli duyduğumuzÜstün Asbaşkan‘a ?…

Bu federasyonun yönetiminde yer alıp, böylesine bir rezil döneme imza atanlara bir şans daha verip vebal üstlenecek misiniz sayın delegeler ?…

“Evet” cevabı olanlarla hala kararsızlıklarını yenemeyenler, lütfen beni takip etsinler, yazdıklarımı, tekrarlayacağım ve ilave edeceğim, cevapsız kalan iddialarla ilgili sorularımı bir kez daha okuyup, özümseyip, ellerini vicdanlarına koyup, düşünsünler…

Herhangi bir yazıma katılmayanlar varsa, iddialarımı sorularıma açık ve net cevaplar vererek çürütsünler !…

Ben de bu sütunlardan özür dileyerek, varsa, yanlışlarımı düzelteyim…

Geçen yıl bugün yazdığım yazı, Voleybolx web sitesindeki köşemde yayınlanmıştı…

Şu Facebook’un en güzel yanı eski paylaştığım yazıları tekrar hatırlatması…

2014 Ağustos’unda koca bir ayıp yaşanmıştı…

Grand Prix’nin ev sahipliği yaptığımız ilk 2 ayağında yaşanan bir konu, herkes gibi, şahsımı da ziyadesiyle üzmüştü…

Habertürk Gazetesinin 06.08.2014 günkü baskısında koca puntolarla, Ali Öcal imzasıyla yayınladığı haber çok tartışılmıştı… Unutulmadı da…

Koca puntolarla “ESKİ BAŞKANA VEFASIZLIK BAŞARIYA GÖLGE DÜŞÜRDÜ…” başlıklı haberde,Türk voleyboluna büyük katkılarda bulunan bir önceki Başkan Erol Ünal Karabıyık‘ın Grand Prix maçlarına davet edilmediği, maça eşi ve torunuyla kapıdan, bilet alarak girdiği, Gençlik Spor Müdürlüğü Yönetmeliği gereği Protokolda en önde yeri olmasına rağmen maçları halkın arasında, tribünden izlediği vurgulanmıştı…

Bu konuyu iyice araştırdıktan sonra, kendi yorumumla, 11.08.2014 tarihli “AYNALAR BAZEN YANILTIR…” başlıklı köşe yazıma da taşımıştım… Amacım polemik yaratmak değil, doğruları paylaşarak camiamı ve bana güvenip inanan binlerce okuyucumu bilgilendirmekti…

Beni tanıyanlar iyi bilir, hayatım boyunca kimsenin adamı, maşası olmadım… En ufak bir yalakalığım da söz konusu değildir ?… Kimseden korkmam !… Dobra dobra konuşur, yazmam gerekenleri de kimselerin tesiri ve kapsama alanında (!) kalmadan kaleme alırım… Bu çizgim doğrultusunda, yazdıklarım hakkında cevap hakkı doğanlara da sayfam ardına kadar açıktır ?…

Yukarıda söz konusu ettiğim haber sonrası, şimşekleri üzerine çeken Mutlu Başkan, Erol Ünal Karabıyık Başkan ile ilgili çıkan bu haber sonrası bir açıklama yapmış, 2014 FIVB Dünya Grand Prix karşılaşmaları içinKarabıyık‘a davetiye gönderilmemesinin söz konusu olmadığını vurgulamıştı…

Bu gazetenin küpürü hala elimde… Mutlu Başkanın açıklaması aynen şöyleydi :

6 Yıl beraber çalıştığımız, voleybola bu kadar hizmeti olan bir isme davetiye göndermememiz asla söz konusu değil… Eline geçip, geçmediğini bilemem ama biz davetiye gönderiyoruz… Grand Prix maçlarında da voleybolun bu günlere gelmesine emek ve katkı sunan herkese davetiye gönderilmiştir… Vefasızlık yorumlarına asla katılmıyoruz… Biz çok büyük bir aileyiz… Bizim kültürümüzde böyle vefasızlık yoktur… Bu haberler bizi üzdü… Erol Başkan zaman zaman maçları tribünden izler… Kendisini protokol tribününe davet ettiğim olmuştur… Ama hep seyirciler arasında olmaktan mutlu olduğunu söylemiştir… Biz bundan da gerekli dersi çıkardık… Artık davetiyeyi kargo ile gönderiyoruz… Grand Prix’nin 2. ayağındaki maçlar için davetiyesini gönderdik… Türk voleyboluna katkı sunan herkes bizim için önemlidir…”

Bu açıklama sonrası kafam Mutlugil‘in bir cümlesine takılıvermişti…

Grand Prix’nin 2. ayağındaki maçlar için davetiyesini gönderdik…”

Yani Mutlu Başkan bu açıklamasıyla aynı zamanda “Grand Prix’nin 1. ayağındaki maçlar için davetiyesini göndermedik…” açıklaması yapıyordu ?…

Bu konuda bir araştırma yapmış, Federasyon tarafından Karabıyık‘a gönderilen söz konusu davetiyenin ilgili kargo MNG’ye 06 Ağustos tarihinde, yani 1. Ayak müsabakalarının sona ermesinden 3 gün sonra, haberin yayınlandığı gün verildiği, Karabıyık Başkan‘a da 07 Ağustos 2014’te, yani 2. ayak müsabakalarından sadece 1 gün önce ulaştığını gene aynı kargo firmasından öğrenmiştim…

İlgili köşe yazımda tüm olup biten ayıpları paylaşırken bir saptama yapmış,
Mutlu Başkan‘ın gazetede yer alan ifadesini pek etik bulmadığımı vurgulamıştım…

Bu ifadeden ben, sanki Karabıyık Başkanın yalan söylediği, bir daha bunu tekrarlarsa (!) kargonun teslim makbuzu ile yalanını ortaya çıkaracağını (!) ima ettiği sonucunu çıkarmıştım…

Kafama takılan ve doğru olmayan bir açıklama bölümü de, Mutlu Başkan‘ın, Karabıyık Başkan‘ınkadrosuna dahil edilip, çalıştığı süreyi 6 yıl olarak telaffuz etmesiydi….

Bunun üzerine notlarıma bakmış, eski yazılarımı incelemiş, Karabıyık Başkanın, 2. Başkanlık döneminde kadrosuna aldığı Mutlu Başkan‘ın, iddia ettiği gibi 6 yıl değil, o güne kadar 20 Kasım 2008 – 02 Ekim 2012 arasında, sadece 3 yıl 10 ay 18 gün çalıştığını saptamıştım…

Ayrca, Mutlu Başkan‘ın kültürüne (!) sahip bir kişinin kabul etmediği vefasızlığın Genel Kurul öncesi nerelerde, nasıl başladığını, sonrasında da nasıl devam ettiğini en iyi bilenlerdendim ?…

Vefa ve saygı konusunda Mutlugil Başkan‘ı, kusura bakmasın ama, bu davranış zinciri halkalarında ve yalan furyasında (!) pek samimi bulmadığımı da okurlarımla paylaşmıştım…

Türk voleybolunun yönetimi, yani patronluğu emanet edilmiş bir lider bence bir dakikasını feda edip (!), telefonla Karabıyık Başkanı aramalı, konuyu duyduğunu, aslında davetiye gönderildiğini ancak ulaşmamış olabileceğini ifade etmeli, üzüldüğünü bildirip gönül almalıydı ?… Yani doğrusu buydu ?…

Hazır telefon sözcüğünü etmişken bir önemli vurgulama daha yapmış, düğün davetiyelerinin bile üzerine davet edilen kişi/kişilerin isimleri yazıldığını, bunun o kişilere verilen değer ve saygının fadesi olduğunu ifade etmiş, gördüğüm kadarıyla Federasyonun davetiyelerinin herkese boş gönderildiğini açıklamıştım… Ayrıca bir Federasyon Başkanının, listesindeki kişilere davetiyelerini kapılarına kadar bile yollamış olsa, teker teker arayarak (Doğrusu da bu) veya aratarak bu davetini sözlü olarak tekrarlamasının da bir kibarlık gereği olduğunu, üstelik bunun kişilerin yaşantısından ve görev mesaisinden çok fazla bir zamanı alıp götürmediğini de eklemiştim…


Federasyonumuzun, 03-07 Ocak 2013 tarihlerinde (2012 Genel Kurulu sonrası ilk resmi Milli Takım organizasyonu) Ankara’da ev sahibi olduğumuz Yıldız Erkekler Avrupa Şampiyonası Grup eleme maçlarınaKarabıyık Başkanı davet etmediklerini de çok iyi biliyordum… O zaman bunu da köşemde yazmıştım…

İşte Mutlu Başkan‘ın bu son açıklamasında söz ettiği protokol tribününe davet, bir kez ve o zaman diliminde, yani davet edilen 300 kişi arasına Erol Ünal Karabıyık Başkan‘ın dahil edilmediği (!) turnuvada olmuştu… Balık hafizası olanlar için hatırlatmamda yarar var !…

Şimdi, lütfen kendinizi bir an Erol Ünal Karabıyık Başkan‘ın yerine koyun… Bir organizasyona davet edilmediğiniz halde voleybol tutkunuz sizi tetikliyor, eşinizle birlikte salonun yolunu tutuyor, kuyruğa girip biletinizi alıp içeri giriyorsunuz ?… Tribünde oturuyorsunuz… Seçimler sonrası ilk kez federasyon tesislerinden birisine, hem de kendi eseriniz olanlardan birine ayak basmışsınız ?… Gören sporcu, antrenör ve tanıyanlar yanınıza gelmiş sizi sarıp sarmalamışken, o zaman çiçeği burnunda olan Federasyon BaşkanıMutlu Başkan lütfedip (!) sizi protokole buyur ediyor ?…
Orada olmam eğer gerçekten samimi olarak düşünülse ve istense, bir davetiye de bana gönderilirdi ?…” diye düşünmez misiniz ?… Gidip de bu şartlarda Şeref Tribününde oturur musunuz ?… Bunu bir onur ve gurur meselesi yapmaz mısınız ?…

Böyle bir olay yaşanmışken, Mutlu Başkan, utanmadan, pişkince Karabıyık Başkan‘ın söz konusu tercihini, onun seyirci içinde maç izleme merakı (!) olarak izah edebiliyordu, hem de Şeref Tribününe davet ettiğini söyleyerek ?…

Ben de olsam, artık o protokol tribününe asla oturmazdım !… Paşalar gibi beni seven, sayan, kıymetimi bilen, benle kucaklaşan sevenlerimin, voleybolseverlerimin yanına otururdum…

İşte onurlu Karabıyık Başkan‘ın yaptığı da bundan ibaretti ?…

Özkan Mutlugil Başkan, voleybol ailemizin büyümesinden söz ediyordu o zamanlar, hala da fırsat buldukça bu yalanı tekrarlamakta ?… O voleybol ailesini büyütmekten (!) söz ederken vefa ve saygı olgularından uzak yapılanları hala hep birlikte utanarak ve endişe duyarak izliyoruz… Allah aşkına atıp tutmaktan, insanları kandırmaktan vazgeçip, şu büyümeyi bana Mutlu Başkanbir izah etsin, nasıl büyüyoruz ?… Ben zerresini pek göremiyorum da ?…

Türkiye’yi uluslar arası kuruluşlarda temsil eden bir avuç insanımız var… O zaman da, en baştaSinem Mavili (CEV As Başkanı), Ümit Sokullu (FIVB Hakem Komisyonu Üyesi), Nihat Ermihan (CEV Hakem Komisyonu Üyesi), Nejat Sancak (FIVB Eğitmeni) ve diğerleri…

Şimdi gene soruyorum, Federasyonumuz, voleybol ailesini büyütürken (!) acaba bu kişilerden hangilerini bu ve benzeri organizasyonlara resmen davet etmiştir ?…

Acaba, davetli listesinde yer alan yüzlerce kişi arasına girmeye layık görülmemiş olabilirler mi ?… Bu kişiler, böyle dışlanmalarına yol açan ne tür suçlar (!) işlemiş olabilirler merak ediyorum ?… Acaba tek suçları görev aldıkları kuruluşlara Karabıyık Başkanın önerileriyle alınmış olmaları olabilir mi ?…

Bu tarz düşüncelerimi beynimin kıvrımlarından kovmak istiyorum, bir türlü başaramıyorum !… Böyle bir nefret, bu tarz bir kompleks bir liderde olmaması gereken zafiyetlerdir ?… Acaba ben mi yanlış düşünüyorum, sıradan senaryolar üretiyorum ?…

Mutlu Başkan, kendisini yoktan var edip, Federasyon Yönetimine alan, sağ kolu olarak yetkilendiren, Balkan Voleybol Birliği Genel Sekreterli’ğine şahsi çabaları ve de forsuyla getiren kişiyi unutmuş (!) olmamalıydı ?… 

Erol Ünal Karabıyık Başkan‘ın çok şeyler bildiğini düşünüyorum… Ama hala susuyor ?… Bu tür polemiklere girmiyor ?… Sabrını da zorlamamakta yarar var hani ?… Camiamız derinden derinden yeterince kaoslar yaşıyor zaten ?…

Şimdi 1 ay sonra seçimli genel kurul olacak…. 200 civarı delege oy kullanarak voleybolumuzun yeni başkanını, yani patronunu seçecek…

Acaba kaçı Mutlu Başkan‘a güveniyor ?… Ya da kuliste gizli hazırlıklar yaptığını sürekli duyduğumuzÜstün Asbaşkan‘a ?…

Bu federasyonun yönetiminde yer alıp, böylesine bir rezil döneme imza atanlara bir şans daha verip vebal üstlenecek misiniz sayın delegeler ?…

“Evet” cevabı olanlarla hala kararsızlıklarını yenemeyenler, lütfen beni takip etsinler, yazdıklarımı, tekrarlayacağım ve ilave edeceğim, cevapsız kalan iddialarla ilgili sorularımı bir kez daha okuyup, özümseyip, ellerini vicdanlarına koyup, düşünsünler…

Herhangi bir yazıma katılmayanlar varsa, iddialarımı sorularıma açık ve net cevaplar vererek çürütsünler !…

Ben de bu sütunlardan özür dileyerek, varsa, yanlışlarımı düzelteyim…

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 20.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 20.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 20.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 20.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 20.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 20.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 20.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 20.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 20.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 20.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 20.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 20.11.2017 Günlük Yorumu

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık