page contents
sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
YEŞİLAY
Kızılay Web Banner 120X600
ANKARA

Feyzioğlu, 'Tuzu kuru olanların ne dediği önemli değil'

Beştepe’de yapılacak adli yıl açılış törenine katılacak olması nedeniyle gelen eleştirilere yanıt veren Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, “Barolardan gelen tüm eleştiriler ağır olsun, olmasın başımın üstüne” diye konuştu. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, birçok baronun Yargıtay’ın Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki adli yıl açılış davetine katılmamasına ilişkin konuştu.

Feyzioğlu, 'Tuzu kuru olanların ne dediği önemli değil'
  • 20 Ağustos 2019, Salı 14:17

‘TUZU KURU OLANLARIN NE DEDİĞİ ÇOK ÖNEMLİ DEĞİL’

TBB Başkanı Feyzioğlu “Türkiye’nin normalleşmesi sürecinde Yargıtay Başkanlığımız önemli bir adım attı, bize elini uzattı. Biz de elimizi uzattık. Tuzu kuru olanların ne dediği çok önemli değil. Adli yıl açılışının çok önemli bir diyalog zemini olduğunu biliyoruz” ifadelerini kullandı. Yapılması planlanan yargı reformuna ilişkin konuşan Feyzioğlu “Değerli bir çalışmadır, inşallah ekimde yasalaşacak, Türkiye’nin önünü açacaktır” dedi. Feyzioğlu’nun açıklamaları şöyle:

YABANCI YATIRIMCI SORUYOR: Bence burada asıl meseleden uzaklaşmamak lazım. Asıl mesele nedir? Türkiye, 1,5 yıldır çok önemli bir sürecin içinde, Yargı Reformu Strateji Belgesi… Fevkalade değerli bir çalışma bu. Adalet Bakanlığımızın çatısı altında tüm barolarımızın, TBB’nin, Türkiye’deki tüm hukuk fakültelerinin, başsavcılıklarımızın, HSK’nın, yüksek mahkemelerin katılım gösterdiği çok etkili, doğru bir süreç yürütüldü. Bu sürecin sonunda bir belge çıktı ortaya. Türkiye’ye yatırım yapmak üzere bekleyen yabancı yatırımcılar var. Daha geçtiğimiz gün bunlardan önemli bir grup İstanbul Sanayi Odasına ‘Yargı Reformu Belgesi’nin içinde ne var, ne zaman çıkacak? Yatırım için bekliyoruz.’ diyor. Bir taraftan işsizlik var. Bu işsizliği azaltabilmemiz için fabrika açılması, yatırım yapılması lazım. Yatırım yapacak olan yerli ve yabancı sanayici faiz indiriminin, teşviklerin, şunun, bunun yanında çok ciddi bir şey bekliyor, Yargı Reformu Belgesi ne zaman kanunlaşmaya başlayacak? Bizim insanımız da iş, fabrika bekliyor. Peki biz bunun önündeki engel mi olalım yoksa bunu destekleyen mi olalım?

Benim sırtımda bunların yükü var. Sırtında bu insanların, meslektaşların, vatandaşların yükünü hisseden hiç kimse öyle istediği gibi keyfi davranamaz. Çözüm üretmek zorundayız.

YARGITAY’IN DENETİMİNE İZİN VEREN BİR ÇALIŞMA: Ben meslektaşlarımın, ezici çoğunluğun dediğini yapıyorum. Yönetim kurulunda da bu değerlendirmeyi yaptık.

Gerçekten düşünce özgürlüğünü mü kullandı yoksa bir terör örgütüne yardım mı etti, onun propagandasını mı yaptı, onun üyesi midir? Bakın bu tereddütlü noktalarda Yargıtay denetimi açılıyor. Düşünce özgürlüğüne ilişkin her konuda Yargıtayımızın yani Türkiye’deki en yüksek mahkemenin denetimine izin veren, bunun önünü açan bir düzenleme getiriyoruz. Bir taraftan diyeceksin ki ‘Gazeteciler niye tutuklu?’ hatta ‘tutsak’ diyeceksin, öbür taraftan da gerçekten gazetecilik mi yaptı yoksa suç mu işledi yani gazetecilik değil de terör örgütü propagandası mı yaptı, bunun Yargıtay denetiminden geçmesini sağlayacak, güvence verecek bir düzenlemenin çıkmaması için uğraşacaksın. Bugün bizi yerden yere vuranlar, temmuz ayında düzenlemenin çıkması için bir gram destek vermemiştir. Biz, çırpındık çıkması için. İnşallah ekimde Meclis’imizin ilk gündem maddesidir ve yasalaşacaktır.

ÖDLERİ KOPUYOR ÇIKIYOR DİYE: Türkiye’nin önünü açacaktır bu düzenleme. Dünyada Türkiye’nin başarılı olmasını istemeyen, bölünmesini, yıkılmasını, gayrimeşru yapıların yönetimi ele geçirmesini isteyen birtakım örgütler, Avrupa’da ve Amerika’da yargı reformu için ‘içi boş, çıkmayacak, çıkması istenmeyen bir düzenleme’ propagandası yapıyorlar. Ödleri kopuyor çıkar diye. Niye? Çıktığı zaman ellerinde malzeme kalmayacak. Biz bu reformun çıkmasını teşvik etmek zorundayız çünkü içindeyiz 1,5 senedir.

Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili ve üyeleriyle gideceksiniz, görüşeceksiniz, özçekimler yapacaksınız ama ‘Cumhurbaşkanı ile görüşmem.’ diyeceksiniz. Yapmayın Allah aşkına, burada samimiyet nerede? Bunu da ben son derece çelişkili buluyorum.

VATANDAŞLARIMIZA HAKSIZLIK GİBİ GÖRÜRÜM: Başka siyasi partilerin grup başkanvekillerini ağırlayacaksınız, onlarla basın açıklaması yapacaksınız, başka siyasi partilerin genel başkanlarını, genel başkan yardımcılarını iki yanınıza alacaksınız, onlarla birtakım nöbetler tutacaksınız, bu, son derece doğal ama kanun çıkarma gücüne sahip partilerle görüşeceksiniz, milletvekilleriyle temasta bulunacaksınız, Adalet Bakanı’yla görüşeceksiniz, kanun çıkmasını teşvik edecek Cumhurbaşkanı ile görüşeceksiniz bu günah. Ben bunu hizmet etmeye yükümlü olduğumuz avukatlara ve bizden hizmet bekleyen vatandaşlarımıza karşı haksızlık gibi görürüm. Biz vatandaşlarımıza, avukatlara hizmet etmek zorundayız ve bu hizmeti de diyalogla yapmak zorundayız. Diyalogla engelleri aşmamız lazım. Yapıcı süreç devam ediyor bunu da biz engelleyen olmayacağız. Ayrıca davet sahibi Yargıtay Başkanlığıdır. Yargıtay Başkanlığı, ‘Bizim binamızda yapılacak.’ deseydi oraya gidecektik. Külliye’de değil, Millet Kongre Merkezi’nde yapılıyor oraya gidiyoruz. Bizde yapsalardı, başımızın üstüne burada yapardık. İnşallah seneye Yargıtayın binası biter, orada yaparız toplantıyı.

Bir kesimin de haklı endişeleri, kaygıları olabilir. Yapıcı eleştiriler başımızın üstüne. Başka saikle, maksatla saldırıya geçen odakların etkisi altında kalmadan fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür bir şekilde eleştirin, başımızla beraber.

BİNLERCE AVUKATIN ÇAY PARASI YOK: 600 ruhsat var burada. Bunlara hesap vermek zorundayız biz. Bunlara iş, aş, ekmek bulmak zorundayız. Nasıl yapacağız bunu? İşte o Yargı Reformu Strateji Belgesi’ni hep birlikte çıkartarak çünkü sanayici o belgenin kanunlaşmaya başlamasını bekliyor. O fabrika açılacak ki bu çocuklar iş bulacak. Türkiye’de binlerce genç avukatın çay parası yok. 5 yıldan az kıdemli 40 bin avukat var. 10 günde 600 avukat eklenmiş aramıza ve daha yağıyor bunlar. Reformu çıkarmak zorudayız.

Bu arkadaşlarımıza tek tek soralım. ‘Siz, benim Yargı Reformu Strateji Belgesi’nin kanunlaşması için çalışmamı istiyor musunuz, istemiyor musunuz?’ diye. Tuzu kuru olanların ne dediği çok önemli değil. Ekmek peşinde, aş peşinde olanların ne dediğini önemsiyorum. Benim sorumluluğum bu genç meslektaşlarıma karşı öncelikle ve onlara sorduğumuzda derler ki ‘Başkan, ne yap yap bu reform belgesinin kanunlaşması için üstüne düşeni yap, slogan yapma, boş konuşma, çalış ve bunu çıkart.’ Dolayısıyla adli yıl açılışının biz çok önemli bir diyalog zemini olduğunu biliyoruz. 4 sene sonra tekrar konuşacağız orada. Konuşma imkanı verilmediğinde gitmedik, konuşma imkanı verildi, gittik. 4 senedir cevap yazıyoruz, ‘Konuşma imkanımız olmazsa katılmayız.’ diyoruz ama Türkiye’nin normalleşmesi sürecinde Yargıtay Başkanlığımız da önemli bir adım attı, bize elini uzattı. Biz de elimizi uzattık. Türkiye’nin normalleşmesine, yeniden kucaklaşmasına katkıda bulunacağız.”

KOMPLEKSİMİZ YOK: Düşmanlıktan beslenen küçük bir kesim var ama vatandaşlarımızın ezici bir çoğunluğu düşmanlık istemiyor. Sorunların çözümünü istiyor. Sorunlar da kavga ederek değil, el sıkışarak çözülür. Sıkılı yumrukla el sıkışamazsınız, birbirinize vurursunuz. Elinizi uzatırsınız, elini uzatır. Elini uzattığında, sıktığında kimseye tabi olmazsınız. Herhalde bazıları sanıyor ki biriyle el sıkışınca sen onun emrine giriyorsun, bizim çok şükür öyle bir özgüven eksiğimiz ve kompleksimiz yok.

Beştepe’de yapılacak adli yıl açılış törenine katılacak olması nedeniyle gelen eleştirilere yanıt veren Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, “Barolardan gelen tüm eleştiriler ağır olsun, olmasın başımın üstüne” diye konuştu.

Tepkilerle ilgili “Tuzu kuru olanların ne dediği önemli değil” sözleriyle baroları kastetmediği belirten Feyzioğlu, “Sosyal medyadan saldırı yapan insanlar. Adliyedeki işler umurunda olmayanlar var. İşte bunlar tuzu kuru. Şezlongunda oturuyor, ayağını uzatıyor, sodasını söylüyor, elinde telefon pıt pıt hakaretini yazıyor. Klavyesini çok kahramanca kullanıyor. Baroları kast edebilir miyim? Cümlenin başlangıcına geldiğinizde ‘baroların her eleştirisi başımızın tacıdır’ demişiz” ifadelerini kullandı.

TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, Habertürk Televizyonu canlı yayınında Didem Arslan Yılmaz’ın sorularını yanıtladı. Diyarbakır, Van ve Mardin büyükşehir belediyelerine kayyım atanmasını değerlendiren Feyzioğlu, “4 ayda ne olmuş olabilir diye bir soru işareti koyuyorlar. İdari tasarrufla seçilmiş insanların görevden alınması halkta çok büyük tepki yaratıyor. Bunun yolu bu değil adli yol olmalıdır. Adli yolun da güvenilir olması lazım” dedi.

‘SANDIĞA GÜVENMELİYİZ’

Seçilmiş kişilerin yargı kararıyla görevden alınması gerektiğini belirten Feyzioğlu, “Olması gereken açısından kanun bu yetkiyi idari makamlara vermemeli. İlla ki yargısal işlemle olmalıdır. Bağımsız, keyfilikten uzak karar veren bir yargıyı inşa etmek lazımdı” diye konuştu.

“Vatandaş demokrasiye küserse bundan hepimiz sıkıntı çekeriz” diyen Metin Feyzioğlu, “Sandığa güvenmeliyiz. Demokrasiyi Türkiye’nin her santimetre karesinde eksiksiz yaşayalım. Suçsuzluk karinesini tüm vatandaşlarımız için geçerli hak olarak benimseyelim. Sözün özü; seçilmiş kişilerin idari işlemle görevden alınması ilk bakışta demokrasiyle bağdaşmıyor. Çok çok zorunlu halde bunu yapıyorsanız, hemen yargıya intikal ettirirsiniz. Vatanın her karış toprağında hukukun aynı şekilde uygulanması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

Yeni adli yıl açılış töreninin Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılacak olmasını eleştiren çok sayıda baro, törene katılmayacaklarını duyurmuştu. Boykot kararlarının ardından açıklama yapan TBB Başkanı Feyzioğlu ise törene katılacağını dile getirmişti.

Kendisine yönelik eleştiri ve tepkileri değerlendiren Metin Feyzioğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

BAROLARIN ELEŞTİRİLERİ BAŞIMIN ÜZERİNE: Katılma ve katılmama kararı alan tüm barolarımıza saygı duyuyoruz. Biz katılma kararı aldık ve bu kararımıza saygı duyulmasını bekliyoruz. Türkiye Barolar Birliği çatı örgüttür. Her baro kendi şehrinde tartışır, konuşur bir karar alır. Kamuoyuyla paylaşmak istiyorsa paylaşır. Bu açıklamaların mümkün olduğunca yapıcı olmasını arzu ederiz. Çoğu da bu şekilde. Barolarımızın dışında saldırılar oldu. Bunları bir kenara bırakıyorum. Barolarımızın eleştirilerini bekliyorduk, Yargıtay’a yönelik serzenişlerini bekliyorduk. Barolardan gelen tüm eleştiriler ağır olsun, olmasın başımın üstüne. Biz aynı yolda, aynı mücadeleyi yapıyoruz.

YARGI REFORMU ÇIKACAK DİYE ÖDLERİ KOPUYOR: Yargı reformunun tam çıkmak üzere olduğu, Türkiye’nin gerçekten sorunlarına derman anlamında büyük adımların öncesinde bunu istemeyenler var. Bunların yargı reformu çıkacak diye ödü kopuyor. Çünkü Türkiye çok önemli bir adım atacak. Yargı Reformu Strateji Belgesi’nin hayata geçmesi için biz avukatlar lokomotif olduk. Her zaman hukuk devleti, demokrasi, hak özgürlükler mücadelesinde en öndeyiz.

TÖRENİ TBB’DE YAPMAYI ÖNERDİK: Sayın Yargıtay Başkanımıza bu tören bizde olsun dedik. Sayın Başkan ‘Türkiye’yi normalleştiriyoruz, geleneğe dönelim’ dedi. Biz açıkçası ‘Gelin Türkiye Barolar Birliği’nde yapalım’ dedik. Biz 4 senedir her yerde yapılan törene katılıyoruz. Çok net söyledim, dinleyici olarak çağrıldığımız yere gitmeyiz, diye. Konuşma imkanımız, hakkımız teslim edildiğinde gider söyleriz dedik. İsmail Başkan’la konuştuk. Gerginlikten beslenenlere rağmen hadi gelin dedik Türkiye’yi normalleştirelim.

EN BAŞTAN BERİ BELGENİN YAZIMINDA BİZ VARIZ: “İki ateş arasında kalacağız” dedik. Başımıza bunların geleceğini biliyorduk. Hizmet yapacaksanız, zor bir süreçten geçiyorsunuz normalleşme adına. O paketin içinde düşünce özgürlüğüyle ilgili her suç tipinden tutuklu ya da mahkum olanların Yargıtay denetiminden geçmesi var.  Yargı Reformu Strateji Belgesi’nin yazımında biz varız. İlk günden itibaren çalıştık ve sonucunu gördük. Orada Sayın Cumhurbaşkanı o belgeyi okudu. Bugün bize çok ağır sözler söyleyenler o gün de dediler ki, ‘Yargı reformu Külliye’de açıklanır mı?’ Rahmetli Sayın Süleyman Demirel, yargı reformunu açıklaması Başbakanlık’ta oldu. Sayın Ecevit’in açıklaması Başbakanlık’ta oldu. Bugün Başbakanlık yok, sistem değişti.

HSK’NIN YAPISI DEĞİŞMELİ: En ufak bir çekincem yok, Anayasa’daki HSK’nın yapısı böyle kaldığı sürece yargı güvencesinden bahsetmemiz son derece zor. Bağımsızlık yüksek mahkemelerin ferasetine ve hakimlerin cesaretine emanet. Stratejik Yargı Belgesi’nin eksikliklerini de söylüyorum. Adım adım olacak. HSK’nın yapısının değişmesi lazım. Ne 2010 öncesi HSK doğruydu ne 2010’dan sonra FETÖ’nün ele geçirdiği HSK doğruydu ne de bugünkü HSK yapısı. Ama siz en güvenilir HSK’yı getirdiniz diyelim, tecrübeli, iyi yetişmiş, hak ve özgürlük penceresinden hüküm vermeyi içine sindirmiş hakim ve üyeleriniz yoksa işe yaramıyor.

KUVVETLER AYRILIĞINDA SIKINTI VAR: Kuvvetler ayrılığına yönelik sıkıntı olduğunu rahat söyleyebilirim. Bütün siyasi partilerimiz demokratik standartlarla yönetilmiyor. Genel başkanların mutlak bir gücü var. Ön seçim zorunluluğu hiçbir siyasi partide gerçek anlamda yok. Dolayısıyla partilerin üyeleri hangi kişilerin aday olarak listelere yerleştirileceği konusunda bir yetki sahibi değil. Bu yapılırsa TBMM gerçek anlamda yürütmenin üzerinde denetleme yetkisini kullanabilir. Bugün milletvekilleri yenden seçilebilmek için genel başkanlarının gözünün içine bakıyor. Oysa kendilerini oraya getiren üyelerin ve seçmenin gözünün içine bakabilseler.

TUZU KURU AÇIKLAMASINDA BAROLARI KASTETMEDİM: Sosyal medyadan saldırı yapan insanlar. Adliyedeki işler umurunda olmayanlar var. İşte bunlar tuzu kuru. Sırtlarında yumurta küfesi yok. Şezlongunda oturuyor, güneşe karşı ayağını uzatıyor, sodasını söylüyor, elinde telefon pıt pıt hakaretini yazıyor. Klavyesini çok kahramanca kullanıyor. Baroları kast edebilir miyim? Cümlenin başlangıcına geldiğinizde ‘baroların her eleştirisi başımızın tacıdır’ demişiz. Bunların içinde üzerine alınan arkadaşlarımız varsa onları bilemem.

KONUŞMAMIZI HERKES BEKLESİN: Davet sahibi Yargıtay’dır. Mekanı ve içeriği belirleyen biz değiliz. Biz konuşma yapacağız. Bir kere konuşmamızı herkes beklesin. Tabi ki hukuk devletini konuşacağız. Fakat o hukuk devlet yolunda önemli bir süreç yürüyor şu anda. Sayın Cumhurbaşkanı da bu sürecin içine katılmış vaziyette. Biz çözüm odaklıyız, yıkım odaklı değiliz. Ben siyasetçi değil hukukçuyum, meslek örgütü başkanıyım. Vatandaşın adliyede haklı talepler var, avukatın haklı talepler var. Çözüm odaklı olmamız lazım, bunun için uğraşıyoruz.

MECLİS ÇALIŞSAYDI BUNLARI KONUŞMAYACAKTIK: Düşünce özgürlüğünün güvence altına alınmasını bir kat daha denetim alınmasını kim istemez? Bunu hayata geçirmek için bizim işin içinde olmamız lazım. Bazı baro başkanlarımız ‘Senin gitmeni önemsiyoruz git, ama biz gitmemekle kırgınlığımızı ortaya koyuyoruz. Temmuz ayında çıkmamasından ötürü kırgınız’ diyorlar. Keşke Meclisimiz çalışsaydı da çıksaydı. O zamanlar bunları hiç konuşmuyor olacaktık.

BİZİ ELEŞTİRENLER KÜLLİYE’YE GİDİYOR: Yargı reformu belgesi açıklanırken sayın Cumhurbaşkanı tarafından, bize niye oraya gidiyorsun diye ağır saldıranlar yine saldırıyor. Aynı arkadaşlarımız Cumhurbaşkanlığı Hukuk Kurulu Bürosu’na gidiyorlar. O da Külliye’de. O kurulun başkanı Sayın Cumhurbaşkanı. Kendileri gitmek istediğinde gidiyorlar. Adalet Bakanımızla görüşüyorlar. Cumhurbaşkanının tayin ettiği bir bakan konumunda. Aynı arkadaşlarımız bir başka siyasi parti başkanıyla fotoğraf çektirip, profil fotoğrafı yapıyorlar. Metin Feyzioğlu kanun çıkaracak ya da kanun çıkarılmasını sağlayacak olan ülkenin Cumhurbaşkanı ile Meclis Başkanı ile görüşülüyor, kıyametler kopuyor.

10-12 DAKİKA KONUŞACAĞIM: HSK’nın yapısının da yine değiştirilmesi gerektiğini söylüyorum. Kürsüde siyaset yapan hakim de istemiyoruz, siyasetin etkisinde olan hakim de istemiyoruz. Kürsüde hukuk yapan hakim istiyoruz. Benim niyetim 10-12 dakikada bütün bu söylediklerimi orada söylemek niyetindeyim. Açılışta yapacağım konuşmanın ana fikri yargı reformudur, kuvvetler ayrılığıdır. (Gazete Duvar)

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

ANKET

PSİKOLOJİN NASIL?

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 19.09.2019 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 19.09.2019 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 19.09.2019 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 19.09.2019 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 19.09.2019 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 19.09.2019 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 19.09.2019 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 19.09.2019 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 19.09.2019 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 19.09.2019 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 19.09.2019 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 19.09.2019 Günlük Yorumu

NAMAZ VAKİTLERİ
yeşilay
yukarı çık